Ana Sayfa » Türkiye » Tc Başbakan Yardımcısı Babacan: ''(Güney Kıbrıs Rum Yönetimi İçin) Buldukları Çözüm, Başka Ülkeler İçin Çok Farklı Sıkıntıların Bir Bakıma Hazırlığını Yapmış Oldu. Umarız Ki Başka Ülkeler İçin Benzer Metotlar Uygulanmaz''

Tc Başbakan Yardımcısı Babacan: ''(Güney Kıbrıs Rum Yönetimi İçin) Buldukları Çözüm, Başka Ülkeler İçin Çok Farklı Sıkıntıların Bir Bakıma Hazırlığını Yapmış Oldu. Umarız Ki Başka Ülkeler İçin Benzer Metotlar Uygulanmaz''

''(Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) Ab'ye Üye Ama Bir Avrupalı'nın Yapmaması Gereken Ne Varsa Yapılan Bir Yer Maalesef Orası''.

 
 
Tc Başbakan Yardımcısı Babacan: ''(Güney Kıbrıs Rum Yönetimi İçin) Buldukları Çözüm, Başka Ülkeler İçin Çok Farklı Sıkıntıların Bir Bakıma Hazırlığını Yapmış Oldu. Umarız Ki Başka Ülkeler İçin Benzer Metotlar Uygulanmaz''

Ankara, 28 Mart 13 (T.A.K): TC Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ndeki ekonomik krize yönelik çözümün, başka ülkeler için çok farklı sıkıntıların bir bakıma hazırlığını yaptığını belirterek, ''Umarız ki başka ülkeler için benzer metotlar uygulanmaz. Daha aklı selim, daha güven odaklı çözümler oluşturulur'' dedi.

Babacan, Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) aylık olağan meclis toplantısında yaptığı konuşmada, dünya ekonomisine bakıldığında kritik eşiklerden geçtiğini, 2008-2009 yıllarında başlayan bu krizin henüz bitmediğini, safhalar değiştirerek devam ettiğini söyledi.

Krizin, finans sektörü krizi olarak başladığını, herkesin bankalarda problem olduğu yönünde ifadeler kullandığını anlatan Babacan, daha sonra bir ekonomik kriz haline döndüğünü, büyüme oranlarının etkilenmeye başladığını, işsizlikle beraber bir sosyal kriz haline dönüştüğünü ve arkasından da pek çok ülkede siyasi krizleri tetiklediğini belirtti.

Babacan, şunları kaydetti:

''Şimdi ben hemen her gün Avrupa'daki ya da dünyanın başka yerlerindeki meslektaşlarıma sürekli mektuplar yazmaya başladım. Kimilerine (göreviniz hayırlı olsun) mektupları, kimilerine (bundan sonraki dönemde başarılar diliyoruz) mektupları. Çok sık hükümet değişiyor, çok sık bakanlar değişiyor. Bir politika bütünlüğü, bir süreklilik yok. Sadece son 5 yılda Japonya'da 5 tane başbakan değişti ve benim muhatabım 10 ayrı bakan geldi geçti. Bu siyasi krizin, bu koalisyon, azınlık hükümetlerinin en önemli sebebi, finans krizi, ekonomik kriz, sosyal kriz arkasından siyasi kriz. Siyasi krizler başladıktan sonra da başa dönüp ne finansal krizin ne de ekonomik krizin çözümü mümkün olabiliyor. Çünkü kararlılık konusunda ciddi bir problem var. Net bir bakış açısı pek çok ülkede göremiyoruz. Herkes günü kurtarma peşinde. (Bugün ne yaparım, ne söylerim ki işte biraz prim yaparım, biraz olumlu hava estiririm. Ondan sonrasında kim öle, kim kala). Tabii bu bizi çok kaygılandıran bir durum.''

''KAZAK, KOT PANTOLON VE TERLİKLE AVRUPA'YI TARTIŞTIK''

Başbakan Yardımcısı Babacan, geçen hafta sonu Finlandiya'da çok dar katılımlı bir toplantı gerçekleştirdiklerini bildirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Finlandiya Başbakanı 7-8 kişi davet etti. İşte Danimarka Başbakanı, Letonya Başbakanı, Hırvatistan Başbakanı, Estonya Cumhurbaşkanı vardı, İrlanda dönem başkanı olduğu için oradan bir katılımcı vardı ve bir de beni davet ettiler. 2 gün boyunca cumartesi, pazar, Finlandiya'nın kuzeyinde, Kuzey Kutup çizgisinin de üzerinde bir yerde Laponya denilen bir yerde, ağaç kütüklerden yapılan evlerin olduğu küçük bir yerleşim yerinde kazakları, kot pantolonları giydik. Bir de Finlandiya'da da bizdeki gibi terlik usulü var, ayakkabıyı çıkarıp eve giriyorlar. Terlikleri de giydik, kapandık, orada konuşulanlar orada kaldı. Ne olacak Avrupa'nın hali onu tartıştık.''

Türkiye'nin bu programa AB'ye aday bir ülke olduğu için davet edildiğini belirten Babacan, ''Üyelik ihtimali de hele hele bu dönemlerde artan bir ülkeyiz. Aynı zamanda da Avrupa bunca zorluğu yaşarken çok şükür ekonomide herhangi sıkıntı yaşamayan, tam tersine biraz önceki haritadan da gördünüz çok farklı sonuç alan bir ülkeyiz'' dedi.

Bu toplantıda uzun istişareler yaptıklarını fakat işin dönüp dolaşıp güven noktasında kilitlendiğine dikkati çeken Babacan, ne yapılırsa yapılsın, güven oluşturulmadığında boşuna olduğunu vurguladı.

Babacan, güven oluşturulduktan sonra her şeyin kolaylaştığına dikkati çekerek, atılan adımların güven ortamına zarar mı vereceği, katkıda mı bulunacağının hesabının çok iyi yapılması gerektiğini söyledi.

Geçen hafta sonu IMF, Avrupa Birliği Komisyonu ve Avrupa Merkez Bankası'nın Güney Kıbrıs Rum kesimi ile ilgili yapılacakları tartıştığını anımsatan Babacan, şöyle konuştu:

''Öyle mi olacak, böyle mi olacak... (Tamam anlaştık) dediler, Rumların parlamentosu reddetti. Onlarda biliyorsunuz, bu metod meşhur. Masa başında (evet) derler, ya halka referandumlarda (hayır) dedirtirler ya da giderler parlamentoda reddettirirler. Kolay iş. Bizim Annan Planı öyle oldu. Masa başında (evet) dediler ondan sonra gittiler, 2004'te (bu Annan Planı'nı nasıl referandumda reddettiririz) diye kampanya yaptılar. O günkü Rumların başında olan Sayın Papadopulos, televizyon kanallarına çıktı, ağladı, yalvardı, (bunu ne olur reddedin) diye. Bir hafta önce sen masa başında kabul ettin, imzanı attın. Aynı şeyi yaptılar, bu sefer Avrupalıların kendisine yaptılar. Bu sefer parlamento reddetmiş oldu.''

"AVRUPALININ YAPMAMASI GEREKEN....''

Güney Kıbrıs Rum kesiminde mevduattan geriye dönük vergi alınmasının kararlaştırıldığını hatırlatan Babacan, bunun AB'nin zoruyla olduğunu söyledi.

Babacan, şunları kaydetti:

''Belki de Kıbrıs Rum kesimi için gerekiyordu. Orada haksız bir durum vardı. Zaten bir sürü para aklama meseleleri falan... Avrupa Birliği'ne üye ama bir Avrupalının yapmaması gereken ne varsa yapılan bir yer maalesef orası. Biraz da ceza olsun diye belki düşündüler ama o güven unsuru maalesef bu çözümde zedelendi. Problem yaşayan diğer ülkelerdeki vatandaşlar, mevduat sahipleri ne düşünecek, (Bizim ülkemizde de bir sarsıntı olursa acaba benim mevduatımın başına da bir iş gelir mi?) İnsanlar bankalardaki mevduatına eğer güvenmiyorsa, (bankada param var ama acaba başına bir şey gelir mi) diye kuşkulandığı zaman o ülkede ne olur? Ben açıkça ifade etmeye korkuyorum ama sizler hepiniz iş dünyasının temsilcileriniz, bizzat sanayinin, ticaretin içindesiniz. Felaket olur.''

''BU KARŞILIKSIZ PARA BASMADIR''

Güney Kıbrıs Rum kesimi için bulunan çözümü eleştiren Babacan, şöyle devam etti:

''Buldukları çözüm, başka ülkeler için çok farklı sıkıntıların bir bakıma hazırlığını yapmış oldu. Umarız ki başka ülkeler için benzer metotlar uygulanmaz. Daha aklı selim, daha güven odaklı çözümler oluşturulur. Burada mutlaka devlete, politikalara güveni esas almak, ne söylüyorsanız onu yapmak, söz verince tutmak, hedef koyunca o hedefleri tutturmak lazım. Dolayısıyla işte bu noktada Avrupa Birliği'ndeki sıkıntılar hala giderilebilmiş değil.

Şu anda yapılan ağırlıklı olarak Avrupa Merkez Bankası'nın çok yüksek miktarda karşılıksız bastığı parayla bankaları yüzdürmek ve yine iflas noktasına gelen ülkelerin borçlanmalarını devam ettirmelerine yardımcı olmak. Bizim Merkez Bankamızın kanununda yasak olan bir işlem bu. Bizim Merkez Bankası böyle bir şey yapamaz çünkü bu karşılıksız para basmadır. Bütçe açığını borçlanamadığınız için para basarak kapatmaktır, başka bir şey değildir. Maalesef bu duruma düşmüş durumdalar. Bunu bileceğiz, iyi farkında olacağız ve mutlaka ufkumuzu artık Avrupa Birliği ile Avrupa ile kısıtlı tutmayacağız.''

(AA/AK/HÖ)   FOTOĞRAFLI

 
28 Mart 2013 Perşembe 19:15
Okunma: 499
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)