Ana Sayfa » Türkiye » Tc Başbakanı Erdoğan, 24 Tv Yayınında... (1)

Tc Başbakanı Erdoğan, 24 Tv Yayınında... (1)

Erdoğan: ''bizler, Bu Çözüm Sürecinin İçerisinde Her Türlü Enstrümanı Kullanmaya Hazırız. Bu Süreçte En Ufak Bir Kesinti Düşünmüyoruz''.

 
 
Tc Başbakanı Erdoğan, 24 Tv Yayınında... (1)

''BEN KÜRT KARDEŞLERİMİ NASIL BOMBALARIM? BİZ TERÖRİSTİ BOMBALIYORUZ..."

''(BDP'Lİ BELEDİYELER) ONLARIN DERTLERİ ORAYA BİR ŞEY KAZANDIRMAK DEĞİL. NEREDEN GEÇİNİYORLAR, BESLENİYORLAR? BESLENDİKLERİ SADECE İDEOLOJİ, SADECE YATIYORLAR KALKIYORLAR KÜRT SORUNU...''

''BELEDİYELERDEKİ HİZMETLERİ GAZETECİ GÖZÜYLE BİR İNCELEYİN, İNANIN BİR ŞEY GÖREMEYECEKSİNİZ. HELE ŞU HAKKARİ. İNANIN PİSLİK DİZ BOYU. AFRİKA'YA GİTTİK ORADA NEYSE, ORADA DA O''

İstanbul, 26 Ocak 13 (T.A.K.): Türkiye  Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, terör sorununun çözüm sürecine ilişkin ''Bizler, bu çözüm sürecinin içerisinde her türlü enstrümanı kullanmaya hazırız. Bu süreçte en ufak bir kesinti düşünmüyoruz'' dedi.

Başbakan Erdoğan, 24 TV'de canlı yayınlanan ''Sansürsüz Özel'' programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

''Ekonomi 3'e katlanıyor, GSMH borç oranı 3'te bire düşüyor. Borç vermek isteyenlere fırsat vermiyorsunuz. Çünkü borç verecek, yüksek faiz alacak'' sözü üzerine Erdoğan, Türkiye'de bu durumun örnekleri olduğunu, Gaziantep'in krediye fazla açık bir kent olmadığını, kendi ayakları üzerinde ayağa kalkan bir il olduğunu, buradaki Kürt nüfusunun yüzde 35-40 olduğunu, 5. organize sanayi bölgesinin bittiğini, şu anda 6 ve 7. organize sanayi bölgelerinin doldurulduğunu söyledi.

''Talep var fakat talebi karşılayamıyorlar'' diyen Erdoğan, girişimcinin 100 bin metrekare yer istediğini, ancak 20 bin metrekare yer verilebildiğini, burada korkunç bir ihracat potansiyeline sahip olunduğunu dile getirdi.

Erdoğan, Gaziantep'in şu anda Türkiye'nin 1 numaralı fabrika halı üretimine sahip olduğunu, makine üretimine girdiğini belirterek ''Diyarbakır, Van niye bir Gaziantep olmasın? Mesela Van'da ben bir mermer fabrikasının açılışına gittim, hayran oldum ve rakam da büyük değil 50 milyon dolarlık bir yatırım yapılmış, 750 kişi çalıştırılıyor. Eskiden biz mermeri kütük olarak İtalya'ya gönderiyorduk. Şimdi o mermeri topluyor işliyor. 2 milim... Işığa tuttuğunuz zaman hayran oluyorsunuz. Şimdi hem işlenmiş olarak ihracat yapıyor hem de benim ülkemin ihtiyacını karşılıyor. Teröre rağmen bunu yapmış. Şimdi bu Güneydoğu, Doğu, buralarda bunları yaygınlaştırdığımız anda biz sıçrarız'' diye konuştu.

''ÇÖZÜM SÜRECİNDE EN UFAK BİR KESİNTİ DÜŞÜNMÜYORUZ''

Erdoğan, ''Bugünlerde sizin de çeşitli demeçlerle dile getirdiğiniz Kürt, terör meselesinin halledilebilmesi için yeni bir süreç başladı. Toplumda da bir heyecan oluştu. Siz de çeşitli demeçlerinizde sürecin provoke edilmemesini söylediniz. Nasıl gelişmeler? Son günlerde bir durgunluk, bir askıya alma demeçleri var. Bize anlatır mısınız, ne aşamadayız?'' sorusu üzerine, olaya Kürt değil terör meselesi olarak bakmak gerektiğini ifade etti.

Şu anda bir çözüm sürecinin içerisinde olunduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bizler, bu çözüm sürecinin içerisinde her türlü enstrümanı kullanmaya hazırız. Bu süreçte en ufak bir kesinti düşünmüyoruz. Ana muhalefet partisinin 'biz bu işi çözmek istiyoruz ama iktidar yaklaşmıyor' sözleri dürüstçe ifade edilen sözler değil. Nitekim geçenlerde milletvekillerinin yaptıkları açıklamayla baltayı taşa vurdular. Anlayış bunlarda bu. Bunlar daha millet nedir, ulus nedir, kavramı bilmiyorlar. Önce bunları öğrenmeleri lazım. Biz kalktık milletin tanıtımını yaptık. Bunlar bunu öğrenemedi. Tıpkı asabiyetin tanımını öğrenemedikleri gibi. Bunu da öğrenecekler yavaş yavaş. Ana muhalefete 'bunun çözüm yeri parlamentodur' diyor. Biz parlamentoda kapalı oturumlar yaptık. Zaten açık oturumlarda hemen her zaman gündemde bu konu. Bunun dışında ben çağrımı yine yeniliyorum; Anayasa değişikliği mi yapılacak, yasa değişikliği mi yapılacak? Ana muhalefetle bizim oyumuz buna yeter. Yasal düzenlemeye zaten biz yeteriz ama anayasal bir değişiklik gerekiyorsa ana muhalefetle oylarımız rahat rahat yeter. Nedir teklifiniz, gelin bunu yapalım. 3 tane arkadaşıma ben talimatı verdim. Siz de o bana getirdiğiniz 3 arkadaşa talimatı verin otursunlar çalışsınlar, araştırmaysa araştırmayı yapsınlar. Sonra eğer anayasal bir değişiklik gerekiyorsa bunu yapalım. Yasaysa yasa. Bunu dışında genelge vesaire hepsine varız. Yeter ki bu ülkede biz terör belasından halkımızı kurtaralım.''

Telefonda konuştuğu bazı BDP'lilere kendisi hakkında endişelerinin olup olmadığını sorduğunu, bu kişilerin kendisine ''Size güveniyoruz'' dediğini ifade eden Erdoğan, ormanın kenarındaki bir ağaçla uğraşmadığını, kendisinin bir ağacı değil ormanı kurtarmaya çalıştığını aktardı.

''KÜRT KARDEŞLERİMİZ DEĞİL TERÖRİSTİ BOMBALIYORUZ''

Paris'te öldürülen 3 PKK'lının cenaze töreninde söylenen ''Barışı savunduğunu iddia eden Başbakan benim Kürt kardeşlerimi bombalıyor'' sözüne de değinen Erdoğan, şunları ifade etti:

''Ben Kürt kardeşlerimi nasıl bombalarım? Biz teröristi bombalıyoruz. Neredeki? İnlerindeki teröristi bombalıyoruz. Biz, inlerindeki teröristi bombalarız. Niye? O geliyor polisimi arkasından şehit ediyor, kızlarımızı arabasında giderken tarayarak öldürüyor. Birçok yerde bakıyorsunuz 20 tane 30 tane vatandaşımı tarayarak öldürüyor. Yeri geliyor askerimi, polisimi öldürüyor. Silahların bırakılması demek operasyonların bitmesi demektir. Buna da biz varız. Diyorlar ki 'farklı bir ülkeye gidilse ne olur. Burada bize teminat verilir mi'? 'Evet, buna da hazırız' diyoruz. Elimizden geleni sonuna kadar yaparız.''

ANADİLDE SAVUNMA HAKKI

''Dağ kadrosunun tasfiyesi hakkında ne diyeceksiniz?'' sorusuna karşılık Erdoğan, elinden gelen bütün güvenliği bu noktada temin edeceğini, geçmişte yanlışlar yapılmış olabileceğini, ancak kendilerinin taahhütlerini yerine getireceklerini dile getirdi.

Güneydoğu'nun refah ve huzur ortanına kavuşmasının halkın hakkı olduğuna işaret eden Erdoğan, hareketlerinin, öldürmek için değil yaşatmak için olduğunu dile getirdi.

Anadilde savunmaya imkan getiren tasarının hatırlatılması üzerine Erdoğan, kavramlara dikkat edilmesi gerektiğini, anadilde savunma denilmemesi gerektiğini, herkesin en iyi şekilde kendisini nasıl ifade ediyorsa o şekilde ifade etmesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan, bazılarının bunu çarpıtmak istediğini, ''Bu, resmi dil talebini getirir'' dediğini ifade ederek, ''Geçin bu işi. Bu ülkede dilimiz bellidir; Türkçe... Kendi anadilini öğrenmek vesaire... Biz o konuda her şeyi yaptık. Üniversitelerde yaptık. Şimdi ilk, orta, lise buralarda adımlar atıldı. Seçmeli dersler geldi, öğrenmek isterse gider öğrenir. Nitekim 20 bin civarında talep oldu. Öğrenmeleri için ne gerekiyorsa onu yaptık'' ifadelerini kullandı.

''NEDEN 'KÜRT SORUNU YOK' DİYORSUNUZ?

Başbakan Erdoğan, ''Bütün bunları yapıyorsunuz ama 'Kürt sorunu demiyorum' diyorsunuz. Bu, muhatap bazı insanların zihninde geçmiş dönemlerde neden denmemişse sizin de sanki aynı çizgide 'inkarcı, Kürt varlığını kabul etmez' düşüncesinde olduğunuzu düşündürüyor. Neden son zamanlarda ısrarla 'Ben buna Kürt sorunu demiyorum' diyorsunuz?'' sorusu üzerine bunun, Kürt sorunu, Laz sorunu, Çerkes sorunu diye çoğaltılabileceğini, durumun ülkeyi bölmeye götürebileceğini söyledi.

Bu ayrımcılığa düşmemeleri gerektiğinin altını çizen Erdoğan, ülkedeki etnik unsurların hepsinin de sorunu bulunduğunu, bunların sorununu çözmenin kendilerine ait olduğunu, bu sorunları çözmekle mükellef olduklarını vurguladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

''Ben son grup toplantımda 'Ben Kürt kardeşimi seviyorum' dedim. Biz inkarı falan sildik. Ben Kürtçülüğe de, Türkçülüğe de, Lazcılığa da bunların hepsine karşıyım. Ben, Kürt kardeşimi de severim. Kimse yaratılırken ne olarak yaratıldığını bilmiyor ki. Burada benim özellikle ifade etmek istediğim, biz bu ayrımcı çizgiye düşeriz endişesini taşıyorum. Biz programımıza da bunu şu şekilde işledik. Adına isterseniz Güneydoğu, isterseniz terör, isterseniz Kürt sorunu deyin böyle bir sorun var diye girdik. Ben bunu 2005'te bu şekilde işledim. Şimdi geldiğimiz nokta ortada biz buraları düzelttik, geride bıraktık. Şimdi biz iktidar olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da toplu olarak yaklaşık 30 milyar dolar yatırım yapmış. Bu yatırımlar içerisinde kültürel yatırımlardan tutun eğitim, sağlık, altyapı, üst yapı, aklınıza ne gelirse... Yani batı ile doğu arasında ayrımcılığı yıkmışız. Yola çıkarken de biz 'etnik milliyetçiliğe hayır' demişiz. CHP bunu daha bugün söylüyor ama milletvekili hala bu noktaya gelememiş. 'Bölgesel milliyetçiliğe hayır' demişiz. Çünkü batı neyi almışsa Doğu ve Güneydoğu da bunu görecek. Bizim Erzurum'da üniversiteler arası kış olimpiyatlarını düzenlerken niyetimiz o anlayışı oraya taşımak ve oradaki gençliğin bunları görmesidir.''

Erdoğan, bu olimpiyatlarda, spor salonlarında, tiyatrolarda kendini gösteren gençlerin özgüveninin yerine geldiğini dile getirdi.

''HAKKARİ'DE PİSLİK DİZ BOYU''

Diyarbakır'da Suriçi ile kendilerinin ilgilendiğini anlatan Erdoğan, Diyarbakır'da kavşak düzenlemesi yaptıklarını ancak Büyükşehir Belediyesi'nin oraya iş makinesi koyarak, 'bunu ben yapıyorum' dediğini, burasını Karayolları Genel Müdürlüğünün yaptığını anlattı.

Başbakan Erdoğan, şu şekilde devam etti:

''Onların dertleri oraya bir şey kazandırmak değil. Nereden geçiniyorlar, besleniyorlar? Beslendikleri sadece ideoloji, sadece yatıyorlar kalkıyorlar Kürt sorunu... 'Benim Kürt kardeşime ne veriyorsun?' diye sorduğunuz zaman verdikleri bir şey maalesef yok. Öyle bir hal var ki, hizmet noktasında bir şey almadığı halde oyunu gidip ona veriyor. Belediyelerdeki hizmetleri gazeteci gözüyle bir inceleyin inanın bir şey göremeyeceksiniz. Hele şu Hakkari. İnanın pislik diz boyu. Afrika'ya gittik orada neyse, orada da o. Ama nedense yaşayanlar olaya şehircilikte, hizmetten bakmıyor. 'Bana ne hizmet verdin?' diye sormuyor. Yine oyunu veriyor. Ama 'Herhalde bir gün idrak edecekler, doğru neyse ona gelip oyunu verecekler' diyoruz. Neden Hakkari öyle kalsın? Bütün belediyeler ne para alıyorsa biz oraya da aynı parayı gönderiyoruz. Bir ayrım yok.''

(AA/ÖK/GUR)

 
26 Ocak 2013 Cumartesi 09:24
Okunma: 566
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)