Ana Sayfa » Türkiye » TC Hükümet Programı TBMM'de

TC Hükümet Programı TBMM'de

TC Başbakan Erdoğan Eleştirileri Yanıtladı: "yeni Bir Anayasa Yapın, Milli Birlik Ve Kardeşlik Sürecini Kararlı Şekilde Sürdürün"

 
 
TC Hükümet Programı TBMM'de
TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Eylül halkoylaması ve 12 Haziran seçimlerinde milletin ''Yeni bir anayasa yapın, milli birlik ve kardeşlik projesini sürdürün'' mesajını verdiğini belirterek, ''Biz yeni bir Anayasa için çağrımızı yapıyoruz ama bu çağrıya daha ilk günden 'Şu var mı, bu var mı?' Oturalım masaya, neyin olması gerekiyor bunları konuşalım. Daha masaya oturmadan adeta yine bir yargı mensubu gibi hesaba çekmenin anlamı yok'' dedi. Erdoğan, TBMM'de 61. Hükümet'in programı üzerindeki eleştirileri yanıt verirken, CHP'li milletvekillerinin yemin konusundaki tavrını eleştirerek, ''Aslında sizin bu salona girmemeniz, giremememiz gerekirdi. Bu İçtüzük'te var. Bir İçtüzük ihlali yapıldı'' dedi.

CHP'li milletvekillerinin sözlerine tepki göstermesi üzerine Erdoğan, ''Yemini ettikten sonra istediğin zaman girersin. Ama yemin etmediğin zaman durumun tribündekiler gibidir. İktidar önüne 2023 gibi bir vizyon koymuşken muhalefet, hala o tartışmaları yürütüyorsa, hala bunları yürütüyorsa, hala eskinin meselelerine takılıp kalıyorsa, 1940'ları aşıp bugünlere gelemiyorsa biz bunu ülke adına sağlıklı hizmet ortamı görmeyiz' diye konuştu.

''MİLLET İKİ MESAJ VERDİ''

Erdoğan,  muhalefetin kendilerini eleştirmesini, yapıcı eleştiriler ve öneriler getirmesini arzu ettiklerini belirterek, bu şekilde hep birlikte Meclis çatısı altında ülke ve millet için hizmet üretilmesini istediklerini söyledi. Yapıcı eleştiriden asla yüksünmediklerini, istişare ve müzakereden asla kaçınmadıklarını dile getiren Erdoğan, milletin istifadesine olan her işte elbirliği yapmaktan, bir ve beraber çalışmaktan asla gocunmadıklarını kaydetti.

''Bizi buraya millet gönderdi ve en nihayetinde hepimiz millet için varız ve millet için çalışıyoruz'' diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''12 Eylül halkoylamasının ardından, 12 Haziran seçimlerinde millet bize şu iki mesajı gayet açık verdi: 'Yeni bir anayasa yapın, milli birlik ve kardeşlik sürecini kararlı şekilde' sürdürün' dedi. 12 Eylülde ortaya çıkan yüzde 58 evet oyunun da 12 Haziranda AK Parti'ye verilen yüzde 50 desteğin de verdiği en önemli mesaj işte budur. Ben burada bulunan her bir arkadaşımın yeni bir Anayasa konusunda istekli ve arzulu olduğunu zannediyordum. Ama dinlediğim konuşmalarda gördüm ki peşinen, şimdiden 'Biz yeni bir Anayasa çalışmasında iktidarla yoğuz' havası var. Doğrusu buna üzüldüm. Bakın yine ön kabuller.

Daha önce çünkü aynı durumlardan geçtik. 'Kapağını açıp kapatırız' veya 'Bize bir çay içmeye gelirler.' O kadar. Bize bu söylendi. O zamanki Meclis Başkanımız Sayın Toptan davet yaptı. O davete MHP ve BDP 'evet' dedi ama CHP o davete 'evet' demedi. Niye? Hiçbir zaman yok. 26 maddelik paketle ilgili bir çalışma... 'Gelin bunu yapalım' dedik. Bir çok sıkıntılar o paketin içine konulabilirdi. Ama baktık ki karşımızda üçlü blok; CHP, MHP, BDP... Burada sadece bir nakarat, geldiler çıktılar kürsüye o nakaratı okudular gittiler. Başka bir şey yok ve oylamalara da katılmadılar. Niye katılmıyorsunuz, katılın. Demokrasinin gereği bu değil mi, Parlamentoda üye olmanın görevi bu değil mi? İşte bugün yaptıklarının tersini orada yaptılar. Farklı bir şekilde yaptılar. Birinde yemin etmemişlerdi, birinde de yemin etmiş olarak aynı şeyi yaptılar. Bunlar demokrasiye yakışmıyor. Egemenlik olayına yakışmıyor.

Diyorum ki 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' anlayışı, size verilmiş bir yetki, bunun gereğini yapın. 'Evet', 'Hayır' dersiniz veya çekimser kalırsınız. Bunlardan birini yaparsınız. 'Gelin bunu burada yapın...' Ama yapmadılar. Burada bir mücadele 15 gün. Bize, 'Aceleniz niye?' dediler. Bundan daha acil ne olur? 15 gün gece gündüz çalıştık. Parlamentodan çıkardık, millete gittik. Ne oldu. Meydanlarda muhalefet 'Hayır' dedi, biz de meydanlarda 'Evet' için gayret ettik. Yüzde 58 bizim halkımız bu anayasaya 'Evet' dedi. Demek ki, bak millet ibreyi düzeltiyor. İşin gerçeği bu. Şimdi de biz yeni bir Anayasa için çağrımızı yapıyoruz. Ama bu çağrıya daha ilk günden 'Şu var mı, bu var mı?' 'Şu var mı'yı, 'bu var mı'yı bırakalım. Lütfen. Oturalım masaya, neyin olması gerekiyor bunları konuşalım, ortak akıl oluşturalım orada bunları konuşalım. Daha masaya oturmadan adeta yine bir yargı mensubu gibi hesaba çekmenin anlamı yok. Masayı kuralım, oturalım bu masada Anayasayı kuralım. Ama sizin Allah aşkına böyle bir derdiniz, böyle bir probleminiz yoksa, kusura bakmayın, biz mevcut yasalarla da ülkeyi idare ederiz. Şunu diyorlar, 'Ee, şu anda Meclis Başkanı dışında 326 oya sahipler, istediğimi yaparım havasında gidiyorlar.'

Bakın biz işin felsefesi olarak söylüyorum; çoğunluğun azanlığa tahakkümüne karşı olan bir anlayışın mensubuyuz. Ama bunu söylerken, kusura bakmayın azınlığın da çoğunluğa tahakkümüne müsaade etmeyiz. Bunu da böyle bilesiniz. Şu anda 326 milletvekilinin burada yapması gereken neyse, biz bunu yapacağız, bunu yapmaya mecburuz. Çünkü milletimiz git 'Orada çalış' dedi, 'yat' demedi. Çalışacağız ve buradan yasalar çerçevesinde çıkarılması gereken neyse, bu yasaları da buradan çıkaracağız. Çünkü biz hizmet edeceğiz. Şimdi bu aşamadan sonra bize düşen bu iki meselede  samimiyetle çalışmak, verilen sözlerin arkasında durmak, Türkiye'yi artık çok farklı bir boyuta, çok farklı standartlara hep birlikte taşımaktır.''

''30 MİLYAR DOLAR EKONOMİYE HARCANSAYDI...''

Erdoğan, terörün bu ülkeye maliyetinin 30 bine aşkın insanın hayatını kaybetmesinin yanında bir hesaplamaya göre 300 milyar doların üzerinde ekonomik bedel olduğunu kaydederek, şöyle konuştu:

''Bu 300 milyar dolar ekonomiye, özellikle de istihdama harcanmış olsaydı bugün Türkiye nerelerde olurdu? Ben bunu muhayyilenize bırakıyorum. Terörün yanında modern, demokratik, katılımcı, özgürlükçü bir Anayasamızın olmaması, en az terör kadar ülkeye bedel ödetmiştir, maliyet yüklemiştir. Enflasyondan faizlere, yatırımlardan borçlanmaya kadar ekonomiyi, günlük hayatı, sokağı, mutfağı ilgilendiren her gösterge, geçmişte yaşanan istikrarsızlık ve güvensizlik ortamlarından ziyadesiyle etkinlenmiştir. Son 9 yılda kaydettiğimiz ilerleme, istikrarın, güven ortamının, demokratikleşme alanında attığımız adımların, aktif dış politikanın bir neticesidir.

Anayasa ve terör sorununu da geride bıraktığımızda inanın Türkiye tüm zincirlerinden kurtulmuş ve bu şekilde de geleceğe yürüyecektir. Bunu böyle bilmenizi isterim. Yeter ki safralarımızı atalım, yeter ki yüklerimizden kurtulalım, yeter ki bize ayak bağı olan meseleleri çözelim, bize engelleyen, bizi yavaşlatan sorunları geride bırakalım.''

''ATATÜRK TALİMAT VERİYOR, İNÖNÜ YAPMIYOR'' 

Erdoğan, ''Program ile ilgili 'Hep bu programda -cek, -cak var' dendiğini'' ifade ederek, ''Gelecek zaman sigasıdır -cek, -cak. Biz 2023'ü ve onun önünde 4 yılı konuşuyoruz. Tabii -cek, -cak diyeceğiz. Şimdiki zaman sigasıyla veya geçmiş zaman sigasıyla konuşulmaz. Ama 9 yılda yaptıklarımız da var bu programın içinde, herhalde bunu da okumuşsunuzdur. Okuduysanız orada neler yaptığımızı da görüyorsunuz. Uçaklarla uçuyorsunuz, yollardan gidip geliyorsunuz, şu barajlardan sular içiyorsunuz. Artık bunları görmemezlikten gelmeyin. Marifet iltifata tabidir. Artık bunları da görün. Şu Hastanelerin, okulların halini gör'' diye konuştu.

Erdoğan, 61. Hükümet programı üzerinde eleştirileri yanıtlarken, 2002'de Türkiye'nin toplam yatırımının 58,6 milyar TL olduğunu, bu rakamın 2010'da 207 milyar TL'ye yükseldiğini söyledi.

Bankaların 2002'de yurtiçinde verdikleri kredi miktarının da 32 milyar TL'den, 2010'da 421 milyar TL'ye, bugün ise 499 milyar TL'ye çıktığını ifade eden Erdoğan, laf atan muhalefet partisi milletvekillerine, ''Size ben bu kürsüde hesabı, kitabı öğretemedim, öğrenemeyeceksiniz bile'' dedi.

Başbakan Erdoğan, ''Şu anda Türkiye büyümede, dünyada yüzde 11 ile birinci sıraya çıkmışsa hikmeti bu. Herkes dünyada birinci olan Türkiye'yi konuşuyor, siz ise yetişemediğiniz üzüme koruk diyorsunuz'' diye konuştu.

Erdoğan, kendisine laf atılmaya devam edilmesi üzerine, ''Yanınızdakine biraz sahip olun, ağzından çıkanları duysun. Cami arazilerine rezidans yapmak size yakışır, bize değil, onları siz iyi bilirsiniz'' diye konuştu.

''GÜRÜZ'ÜN, TEZİÇ'İN OLDUĞU ZAMANLARDA NEDEN SÖYLEMİYORSUNUZ?''

76 üniversiteye 89 üniversite ilave ettiklerini belirten Erdoğan, özel sektörün de üniversite kurabileceğini hatırlattı. Erdoğan, şunları söyledi:

''Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu burada bir ifade kullandı. Diyor ki 'gelin üniversiteler rektörlerini kendileri seçsin.' Bunu şimdi söylüyorsunuz değil mi? Bunu Kemal Gürüz'ün olduğu yerde, Teziç'in olduğu zamanlarda neden söylemiyorsunuz? O zaman CHP yok muydu, o zaman neden söylemediniz? Şimdi mi geldi aklınız başınıza? Çıktılar, 'biz YÖK'ü kaldıracağız.' Kusura bakmayın, YÖK'ü biz reforme ederiz ama YÖK'ü niye kaldıralım. Bu üniversitelerin bir denetimi, düzenlemesi gerekmez mi? Rektörlerin ataması, vesairesi... Bunların hepsini konuşuruz. Bunların hepsini üniversiteler kendileri yapsın. İmtihanlar nasıl yapılacak, bunların hepsini oturur, konuşuruz. Hepsi... Eyvallah ama bir denetleyen, düzenleyen kurumun olması bu işin gereğidir. Kaldı ki YÖK'ü kuran biz değiliz ve YÖK'ten en çok nemalanan sizsiniz, sizsiniz.

3. dönemimizde biz gene güven, istikrar diyoruz; kardeşlik, hukuk ve demokrasi diyoruz. 3. dönemde çok daha gayretli, çok daha hızlı, çok daha coşkulu, heyecanlı bir biçimde reformlarımızı gerçekleştirmek, milletimizi hizmetlerle buluşturmak istiyoruz.

Bu ülkede artık doğu, batı, kuzey, güney kavramlarının sadece coğrafi kavramlar olarak kalmasını istiyoruz. Doğu denildiğinde geri kalmış, kuzey denildiğinde göç eden, orta denildiğinde yoksul, batı denildiğinde göç alan bölgeler kavramını artık gündemden düşürmek istiyoruz. Bizim için Türkiye haritası her bir zerresi ile kırmızı ve beyaza boyanmıştır. Bunun dışında renk kabul etmiyoruz. 74 milyonu bugüne kadar nasıl gönülden kucakladıysak, bundan sonra da aynı şekilde gönülden, yürekten, samimiyetle kucaklamaya devam edeceğiz. Kaygıları, endişeleri, tereddütleri gidermek, önyargıları yıkmak bizim birinci vazifemiz. Tahrikleri aşarak, kışkırtmaları geçerek, 74 milyonun her bir ferdine ulaşmak bizim sorumluluğumuzdur. Herkesin yaşam tarzı, inancı, dili, kültürü, fikirleri, özgürlük kalemi, Hükümet olarak bizim teminatımız altındadır.''

MHP LİDERİ BAHÇELİ'DEN BAŞBAKAN ERDOĞAN'A ALKIŞ

TC Başbakan Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ''dil noktasında'' hassasiyet gösterdiğini ifade ederek, ''Her zaman söylüyoruz Sayın Bahçeli; bu ülkenin resmi dili Türkçe'dir ama herkes ana dilini rahatlıkla kullanabilmeli'' dedi.

Erdoğan'ın bu sözlerini AK Parti'li milletvekillerinin yanısıra, Bahçeli başta olmak üzere MHP'li milletvekilleri de alkışladı.

Yürütme ile birlikte yasama ve yargının da aynı vizyonu paylaşması için, hukuk ve demokrasi içinde mücadelelerini sürdüreceklerini ifade eden Erdoğan, 3. dönemlerinde muhalefet partileri ile farklı bir tarzda, formatta çalışmak arzusunda olduklarını bildirdi. Erdoğan, ''Eğer çalışırlarsa... 2023 vizyonuna muhalefet partileri ile el ele, gönül birliği içerisinde hazırlanmak isteriz. Kırıcı, yıpratıcı, tahrik edici bir dil ve üslup yerine, yapıcı, yol gösterici, uyarıcı bir eleştiri ve muhalefet kültürünün siyasetimize egemen olmasını istiyoruz'' açıklamasında bulundu.

TC Başbakan Erdoğan, Hükümet programının toplumun tüm kesimlerinde ve iş dünyasında olduğu kadar bölgede de yeni bir heyecana vesile olduğunu belirterek, bu programı; toplumun tüm kesimleri, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, iş dünyası, üniversiteler, medya ve kanaat önderleri ile birlikte yürüteceklerini kaydetti.  

12 Haziran seçimleriyle Türkiye'de yeni bir sayfanın açıldığına inandıklarını belirten Erdoğan, ''Artık hedef, bu yeni sayfayı, üzerini gayet ihtimamla doldurmaktır'' diye konuştu.

''BİZ DİNİ YAŞARIZ, TÜCCARLIĞINI SİZ YAPARSINIZ''

TC Başbakan Erdoğan, AK Parti hükümetlerinin bu 4. programının, diğerleri gibi ulaşılabilir, gerçekleşebilir, ayağı yere basan projelerden oluştuğunu ifade ederek, yapamayacakları hiç bir şeyi söylemediklerini bildirdi. Erdoğan, ''Hayal ticareti, umut simsarlığı hiç bir zaman yapmadık, yapmıyoruz. İmkanların kaynaklarını...'' diye konuştu.

Erdoğan, muhalefet sıralarından, ''din tüccarlığı'' şeklinde laf atılması üzerine, ''Bakın çok ayıp oluyor. Biz dini yaşarız, tüccarlığını siz yaparsınız'' karşılığını verdi. 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Genel Kurulunda, 10 ay hapis yatmasına neden olan şiiri okudu, AK Parti'li milletvekilleri ayakta alkışladı.

Erdoğan, hükümet programı üzerindeki görüşmelerde yapılan eleştirileri yanıtladı.

Türkiye'nin tarihiyle, kültürüyle olduğu kadar milletiyle ve tecrübesiyle de büyük bir devlet olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Yeni bir Anayasayla biz bu kardeşliği büyütelim istiyoruz'' dedi.

''İmralı ile pazarlık meselesi konusu beni ciddi manada rahatsız ediyor'' diyen Başbakan Erdoğan, ''Bakınız 3,5 yıllık iktidarınız döneminde İmralı ile de görüşmeler yapılmıştır sayın Bahçeli. Bizim dönemimizde de... Bunun pazarlık olup olmadığını size kim söylüyor? Avukatıyla görüşmesi yasak mıdır?'' diye sordu.

MHP sıralarından ''yalanlayın o zaman?'' sözlerine, Erdoğan, ''Biz bunu her zaman yalanladık, bunun gereğini söyledik'' karışılığını verdi.

Erdoğan, ''İdam kalkmamıştı, iktidarınız dönemiydi, niçin idamını ertelediniz? Siz ertelediniz. Bütün imzalarla belgelerini size kaç kez gösterdim'' dedi. ''Hikaye'' şeklinde laf atılması üzerine, Başbakan Erdoğan, ''Size göre hikaye bize göre gerçek. Belgeler elimizde. Bunu kaç kez gösterdik'' şeklinde konuştu.

Erdoğan, ''Birkaç kez sayın Bahçeli çok ağır ifadeler kullandı ve ben meydanlarda kendilerine, kusura bakmasınlar, çok ağır cevap verdim. Dedim ki: 'Bunu ispat edin, ispat etmezseniz...' dedim'' dedi. MHP sıralarından gelen ''itiraf ettiniz'' sözlerine üzerine, Başbakan Erdoğan, ''Hiçbir yerde böyle bir itiraf yok. Biz bugüne kadar hiçbir terör örgütünün yöneticileriyle masaya oturmadık. O size ait olan bir şey. Ertelerseniz, ötelersiniz ama bizim kitabımızda bu olmamıştır'' diye konuştu. MHP Grubundan gelen itirazlara Başbakan Erdoğan, ''Yalan söylüyorsun, dürüst değilsin, doğru konuşmuyorsun'' karşılığını verdi.

Başbakan Erdoğan, ''Güneydoğu'da Doğu'da her yerde 'tek millet, tek bayrak, tek devlet, tek vatan' diyen biziz Sayın Bahçeli. 'Türkiyeliyim' demekten de rahatsız değilim. Hiç rahatsız değilim. Ben bu vatanın, milletin evladıyım ve Türkiyeliyim, bundan da rahatsız değilim. Millet kavramını da lütfen Atatürk'e sorun. Onun millet kavramı neyse o tanımı alıp onunla beraber yola devam edelim'' diye konuştu.

 
12 Temmuz 2011 Salı 13:42
Okunma: 507
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)