Ana Sayfa » Kıbrıs » Tokel: Güle Güle İrsen Bey...

Tokel: Güle Güle İrsen Bey...

Özdemir TOKEL : "Gelişiniz de muhteşem olmamıştı, gidişiniz de muhteşem olmadı, yine de yolunuz açık olsun... Güle güle İrsen Bey..."

 
 
Tokel: Güle Güle İrsen Bey...





Güle Güle irsen Bey...


Dile kolay 9 Mayıs 2010 tarihinden 31 Ağustos 2013 tarihine kadar tam 1210 gün…

Ulusal Birlik Partisi başında…

Her günü sancılı, her günü kavgalı, her günü entrika dolu 1210 gün…

30 yılı aşkın siyasi bir kariyer, 15 yıla yakın bakanlık, 3 yıl başbakanlık Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanlığı ve nihayetinde insanların aklında kalan bir tek şey…

Acaba saçını neden boyattı ? Ve o boyanın rengi nedir?

İşte böyle bir şeydir siyaset…

Canınızı ezer dişinize takarsınız…

Sonra bir hata…  Olay biter.

Bütün dünya sizi 2 veya 3 cümle ile hatırlar tarihe öyle kazırnırsınız…

Maaşın kaç? Saçları neden boyattın?


***************************

O yüzden siyasetçi dediğin, siyasetin ciddi bir iş olduğunu anlayacak önce…

Ciddi işler ciddi ekiplerle yapılır...

Ekip çalışmasına inanacak…

Öyle bu onun adamıdır, bu bunun adamıdır demeyecek…

İşi, en iyi yapana verecek ki ortaya iyi bir iş çıkabilsin…

Siyasetçi dediğin akıllı adamdan korkmayacak, akıllı adama yakın duracak, yanında akıllı adam tutacak…

Öyle sabah akşam el pençe divan karşısında durup sadece kendine secde edenlerle yürümeyecek siyasetçi…

Siyasetçi alim adamı da, alem adamı da doğru yerde kullanacak…

Alimlerle işe, alemlerle sadece aleme gidileceğini iyi bilecek…

Aradaki farkı görecek…

Siyasetçi kendine muhalefet edenlere sırt dönmeyecek…

Onlara karşı bile her zaman iyi bir dinleyici olacak..

Her gün yeni bir şeyler daha katacak dağarcığına…

Muhaliflerinden bile hergün kendi işine yarayan bilgileri emecek...

Siyasetçi dediğin biraz hırslı olacak ama öyle hırslarına da yenilmeyecek…

Öyle dikine bir ego ile yapılmaz siyaset…

Siyasetçi dediğinin egosu da olacak ama sadece egodan mütevellit bir insan haline dönmeyecek.

Siyasetçi strateji ve taktik arasındaki farkı da bilecek…

Maça çıkarken taktik, şampiyon olmak için strateji yapması gerektiğini de bilecek…

Koskoca bir sezonu anlık taktiklerle geçiremeyeceğini öngörebilecek siyasetçi…

Ve günlük taktiksel zaferlere kanıp sezon sonu gelmeden şampiyonluk ilan etmeyecek siyasetçi…

Siyasetçi dediğin bana bu kadar insan yeter de demeyecek.

Hep daha fazla insana ulaşmayı onları da kazanmayı hedef edinecek…

Siyasetçi kararlı olacak. İnançlı olacak. Balık gibi atlamayacak her şeye…

Yüz sefer düşünecek bir sefer karar verecek siyasetçi. Karar verdi mi de kararından geri dönmeyecek…

Dikili durmayacak siyasetçi, dik duracak. Dikili durmakla, dik durmak arasındaki ince farkı bilecek.

Siyasetçi saygı dilencisi olmayacak… Saygıyı dilenmeyecek. Yaptıkları ile saygıyı hak edecek. Kendi talebi olmadan ortaya çıkan saygıları dikkate alacak...

Küsmeyecek, kırılmayacak, nefretin pençesine düşmeyecek. Duygularına yenilmeyecek. Kızmayacak, bağırmayacak…

Ortada göğüslenmesi gereken bir durum olduğunda, kendini ortaya koyup göğüs gerecek. Her yerde ve her zaman her şekilde kendine sahip çıkanlara sahip çıkacak. Ezmeyecek ezilmelerine izin vermeyecek…

Siyasetçi dediğin evle işi ayıracak…

Evin işlerini makama, makamın işlerini evin mutfağına taşımayacak…

Siyasetçi dediğin siyaset yapacak, her duruma hazırlıklı olacak, bu gün başkalarına sırt dönüp yanına gelenlerin bir gün kendine de sırt çevirip başkalarının yanına gidebileceğini hesaba katacak.

Siyasetçi dediğin haliyle insan olacak… İnsani değerler taşıyacak…

Halden anlayacak… Empati kurabilecek…

Sevebilecek her şeyden evvel… Sayabilecek… Saygıda, hoşgörüde ve alçak gönüllülükte kusur etmeyecek…

Yoksa siyaset affetmez sizi…

Siyaset o tahmin ettiğiniz siyaset değil aslında.

Siyaseti bir köy kahve muhabbetine veya iki kırsal kesimi arsası dağıtmaya eşdeğer bulanlar bilmelidir ki
; siyaset bir bilimdir.

Siyaset yalan söyleme sanatı falan değildir…

Siyasetçi bir gün sonra ortaya çıkacak yalanı bir gün önce söyleyen adam hiç değildir.

Siyasetçinin varsa da büyük yalanları, bunların mumu yatsıya kadar değil, siyasi kariyerinin sonuna kadar yanmalıdır.

Ve hep bunu aklında tutacak siyasetçi; insani açıdan ahlaki olmayan hiçbir şey, siyaseten ahlaklı olamaz…

Yukarıda saymış olduğum ilkeler çerçevesinde İrsen Bey’e doğruları da yanlışları da anlatmaya çalışan birkaç kişi olmuştur mutlaka bu 1210 günde…

Başarılı olamamışlardır ama…

Şimdi bazıları gelip şaka maka ne dediyseniz çıktı diyorlar…

Çevap basit;  biz dediğimiz için değil, siz yaptığınız için çıktı!

Yanı bu başarı sizindir. Gurur duyun!!!


********************************


Neyse gelelim Sayın Küçük’ün Genel Başkanlık ve Başbakanlık serüvenine…

Ben onunla o da benle çok kavga ettik… O bana neler neler söyledi. Ben ona neler neler…

Ama bitti… Ortada kavga edecek  bir durum da, bir dava da, bir makam da kalmadı…

İrsen Bey’in şahsı ile kavgam olmadı hiçbir zaman, benim kavgam hep onun yönetim anlayışı ile oldu…

Siyasetçiliği ile kavga ettim yıllarca…

Geçti gitti… Geride havada asılı bir yığın laf kaldı…

İnsanoğlu böyledir… Hayat hep bir mücadeledir...

Şimdi eminim keşkelerle dolu bir hayatı olacak İrsen bey’in…

Keşke bunu yapmasaydım, keşke buna güvenmeseydim, keşke bunu yanıma sokmasaydım, keşke bu atamayı böyle yapmasaydım vs…

Boş verin İrsen Bey…

Keşkeler hiçbir şeyi değiştiremez artık…

Siz keşke çektikçe sizi o koltuğa oturtanlar da keşke sizi o koltuğa hiç oturtmasalardı diye keşke çekiyorlardır…

Siz bir görev ifa ettiniz…

Size göre bu görev ne pahasına olursa olsun siyaseten iktidarda kalma mücadelesi idi…

Bize göre bu kişisel hırslara yenilmek, partinizi paramparça edip ortadan ikiye ayırıp tarih çöplüğüne gömme meselesiydi.

Size göre bu görev haklı bir mücadele idi…

Bize göre bu yürüttüğünüz görev ne yazık ki hak ve hukuktan yoksun, her türlü hile ve hurdanın karıştırıldığı bir teslimiyet harekatı idi…

Kim kazandı, kim kaybetti…

Kazanan yok…

Pek çok insan bu süreçte pek çok değerini kaybetti…

En çok da siz kaybettiniz!

********

Sonuç olarak;

Yeni hayatınızda size sağlık dolu günler dilerim…

Ailenizle birlikte mutlu bir hayat dilerim…

Bu gün dünya BARIŞ günü... Böylesi önemli bir günde sizi unutmuyorum...

Sizi bana atfen kullanmış olduğunuz tüm ağır sözlerden dolayı affediyorum.

Artık her şey bitti…

Gelişiniz de muhteşem değildi…

Gidişiniz de muhteşem olmadı…

Ama bizim yine, yeni mücadelelere girme vaktimiz gelmiştir…

Bu ülkedeki sağ siyasetin doğru bir mecraya oturtulabilmesi adına, kaybettiklerimizin yerine konması adına, dağıttıklarınızı toparlamak adına, bozduklarınızı yapmak adına, yeni mücadeleler içerisine girme zamanımız gelmiştir…

Kalın sağlıcakla…

Güle, güle İrsen Bey...
 
2 Eylül 2013 Pazartesi 05:30
Okunma: 2351
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)