Ana Sayfa » Kıbrıs » Tokel: UBP'nin ortadan ikiye bölüneceği ciddiyetini hala anlamış değiller

Tokel: UBP'nin ortadan ikiye bölüneceği ciddiyetini hala anlamış değiller

İletişim Uzmanı Özdemir Tokel Ada TV’de Günaydın Ada programında gündemi değerlendirdi. Tokel, UBP'de sürecin herkese bir bedel ödeteceğini iddia etti. Aklında bu bedeli karşıdakilere ödeteceğiz diye düşünen bir grup varsa da yanıldığını ifade etti. Tokel ayrıca UBP'nin ortadan ikiye bölüneceği ciddiyetini hala anlamamış olanların olduğunu savundu.

 
 
Tokel: UBP'nin ortadan ikiye bölüneceği ciddiyetini hala anlamış değiller

İletişim uzmanı Özdemir Tokel Ada TV’de Günaydın Ada programında gündemi değerlendirdi.

Tokel, UBP'de sürecin herkese bir bedel ödeteceğini iddia etti. Aklında bu bedeli karşıdakilere ödeteceğiz diye düşünen bir grup varsa da yanıldığını ifade etti. Tokel ayrıca UBP'nin ortadan ikiye bölüneceği ciddiyetini hala anlamamış olanların olduğunu savundu.


Öncelikle ülke gündeminden başalayalım. UBP’de bir ayrılık var değil mi?

Bunu kesin olarak söyleyebiliriz. Ayrılık olduğunu aslında söyeyemeyiz ama partinin içinde kanatlar oluştuğu, gruplar oluştğu ve UBP miletvekillerini pek fazla aynı düşünmedikleri ortada. Dün genel sekreter bir açıklama yaptı ve partimiz içinde herhangi bir kanat yok dedi.   Bu ne kadar doğrudur ne kadar yanlıştır bunu halkın takdirine bırakmak gerekir.   Bu benim şahsi görüşüm. Ben kendim ayrılığı görüyoruz.

Sorun yok diyerek bunu ötelemekten başka yapılacak bir şey yok mu?

Sıkıntıyı göremiyorsanız veya sıkıntıyı görüp de çözmek adına herhangi bir adım atmıyorsanız halk size halk size UBP şu anda hasta, şu anda kanser diyorsa siz de dönüp yaptığınız açıklamalarda merak etmeyin UBP turp gibi diyorsanız halkın gözünde algısı bir yalan olur. Esas anlatılması gereken şudur iyi gitmeyen birşeyler oluyor, sorunlarımız var ancak bunlar aşılamayacak sorunlar değil. Biz bu sorunları gerekli girişimleri yaparak, uazlaşı girişiminde bulunarak çözebiliriz şeklindeki açıklamalar çok daha mantıklı olur. Ama bir hasta yoğun bakımda yatırken siz o hasta için turp gibidir derseniz inandırıcılığınızı kaybedersiniz. Doğru olan UBP içinde olan bu sorunun ortadan kaldırılması için gerekli çabaların yapılmasıdır. Bu çabalar çok fazla ortaya konmadı. Yeni yeni duymaya başladım bir ‘akil adamlar topluluğu’ da UBP içinde bu sorunların ortadan kalkması için devreye girsin şeklinde. Ben de bu arkadaşlara cevap veriyorum. Zaten UBP içinde yeteri kadar akil insan yeteri kadar sorumluluğunu yerine getirmiş olsaydı zaten UBP bu hale gelmezdi. Dolayısıyle sağdan soladan akil insan aramaya gerek yok. Mevcut milletvekilleri, belediye başkanları, yönetim kadroları yeterli tecrübeye sahip.   Yönetim kadrosundakilerin hala şu sorunu aşamadıklarını görüyorum. Karşınızdakiler çok fazla ciddi değil, onlar bir şekilde bu düşüncelerinden vaz geçecekler, gelip bize teslim olacaklar şeklinde bir önyargı var. Belki bu şu anda doğru hareketi yapmalrına engel.  Bu izlenimi muhalif kant mı veriyor yoksa bu izlenim verilmese de yönetim tarafından böyle mi algılanıyor onu bilemem. Ancak hala daha işin ciddiyetini kavrayamadığı şeklinde bir tespitim var benim. Bu konuda çok netim. Şu anda yönetimde bulunanlar UBP’nin ortadan ikiye bölüneceğinin ciddiyetini hala daha algılamış değiller. Ya da şöyle diyebiliriz, evet bu algılanmıştır ancak yönetim kadrosunu elinde bulunduranlar veya bu yönetime destek verenler kendi siyasal çıkarları için, genel seçimde daha ön saflarda yer alabilmek için bir kez daha seçim kazanabilmek adına muhalif kanadın UBP’den kopup, ayrılmasını temenni ediyorlar.  

Bu durumda ne gibi bir çıkarları olabilir ki?

Çok basit. Şimdi 30 kişilik bir milletvekili sayınız var ve genel seçime gideceksiniz. Ve çok büyük bir ihtimalle bir sonraki genel seçimde bu sayıya ulaşma imkanınız yok. Aradaki belli sayıda milletvekillerini azaltırsanız, tabii ki sizin kazanma şanınız artar. Bu düşüncenin şu anda yönetim kadrosdunu destekleyen milletvekillerinde olduğuna inanıyorum.   Bizim bildiğimiz, muhalifler dediğimiz ilk çıkarken dediler ki İrsen Küçük’le bu parti daha ileri gidemez. Değişim istiyoruz. Daha ileriye gitsin. Gelinen noktada öyle bir noktaya geldi ki, onlar koltuk alamadı, onlar bakan olamadı, o yüzden partideki işleri yokuşa sürüyorlar gibi bir tablo var.

Tek dert gerçekten koltuk mu?

Bu ard niyetli bir yaklaşımdır. Diyelim ki bu sorunlar olmasaydı. UBP’de muhalif kanat denen kanat olmamış olsaydı ve kurultay süreci de yaşanmamış olsaydı, bu gğün ülkede UBP’nin yapmış olduğu icraatlara bakışı herhangi bir şekilde farklı mı olurdu zannediyorsunuz.   Bu gün UBP seçim öncesi söz vermiş olduğu hiçbirşeyi henüz yerine getiremedi. UBP meclise gönderdiği yüzlerce yasayı meclisten geçirememiş durumda. Halkı bir sonraki 10, 20 yıla haxırlayacak vizyon yok. Su projesi var değil mi gündemde ve UBP bu projeyi kullanıyor. Ama suyun adaya nerden çıkacağı, ne şekilde geleceği, dağıtımı kimin yapacağı, hangi tarlaları sulayacağı, bu tarlalarda hangi ürünlerin yetiştirileceği, bu ürünlerin nerelere pazarlanacağı konusunda herhangi bir proje duydunuz mu siz?   Dünyada siyaset böyle değildir. Siyaset bu günü değil, on yıl sonrayı, 20 yıl sonrayı düşünebilme becerisidir. Vizyon dediğimiz şey de budur. UBP kendi hücresel yapısı içinde çok ciddi bir yeniliğe gitmek zorunda. Bu mevcut siyasal sistemle olmaz. Bu mevcut seçim ve siyasal partiler yasası malesef ülkede vizyon sahibi insanların meclise girmesinin önündeki en büyük engel. Bu yasalar bu gün en çok bilenin değil, en çok bilinenin meclise girmesini sağlıyor. Bu yasa mevcut delege sistemi ile politize olmamış pek çok değerli insanı meclisten uzak tutuyor. Eğer bu ülkede yeni bir siyasallaşma getirmek istiyorsak, mevcut siyasi partiler ve seçim yasasını değiştirmektir.     Herkes bunu istiyor ama UBP iktidarda olduğu için ona daha büyük bir rol düşüyor.

Bu bağlamda niye bir adım atılmıyor?

Sorunun muhatabı ben değilim. Sorunun muhatabı mecliste bulunan 30 milletvekilidir. Şu anda bu yasa komitelerde görüşülüyor. Ve bu yasa ile ilgili UBP’nin siyasal duruşunu öngören herhangi bir rapor bu komiteye sunulmamıştır. Bu ciddiyetten yoksun bir durumdur. Komitedeki üyelerinizin bu yasa ile ilgili görünüşünüzü bilmesi gerekmez mi? Dolayısıyla evet, UBP içindeki pek çok insan bu yasadan etkilenecektir.  Onlar belki de hayatları boyunca bir kez daha meclisteki koltukları göremeyeceklerdir. Ama olması gereken budur. Doğru olan da budur.

Bir izleyicimiz diyor ki , muhaliflerden biri genel sekreter olsaydı ya da bakan yapılsaydı sorun biterdi.

Yani durum tamamen duygusal gibi geliyor.   UBP de mulaliflerden biri genel sekreter olsaydı dahi bu sorun bitmezdi. Çünkü bu sorun top yekun bir paketle aşılacak bir sorundur. Genel sekreterlik konusu atılması gereken 100 tane adımdan sadece bir tanesidir. Zaten genel sekreterliğin muhalif kanada verilmeyeceği de seçim gününden 5 gün önce ortaya çıkmıştı. Bu bir samimiyetsizliktir, güvensizliktir.   Partinin en deneyimli 5-6 kişisi bu gün muhalif kanatta yer alıyor. Bu partiye 30- 36 yılını vermiş insanlar dururken, sadece bana destek verdiği için bu arayışı başka insanlar yönlendirerek, Necdet Numanı tenzih ederek konuşuyorum. Sadece bulunduğu kanattan ötürü tercih yapmak adına 36 yıl bu partiye hizmet vermiş kişleri elinizin tersiyel iterseniz, bunun adı ayrımcılık olur. Dolayısıyla bir ayrım da olur.  

Her iki kanadın da güvenini kazanmış bir kişi yok mu UBP’de genel sekreter olsun?

Bütün samimiyetimle söylüyorum. Kongre sancısı 11 aydır devam ediyor ve bu süreç içinde öyle bir noktaya geldi ki bunu normal strateji veya normal akılla çözemezsiniz.  Genel sekreterlik bir makam değildir. Genel sekreterlik hem tavana hem tabana çok ciddi mesajlar verecekti. Burdaki vereceğiniz mesaj önemliydi, bakın bir kurultay süreci tamamlanmıştır, iki kutuba bölünüş olabiliriz, ancak biz diğer kanatta gibi görünen arkadaşlarımızla artık bu günden itibaren ortak bir şekilde UBP’nin ilkekeri çıkarları doğrultusunda çalışma yapmak için, ilk adımı atıyoruz. Şimdi aynı karşılığı onlardan bekliyoruz mesajıydı bu. Bu mesajı vermemek UBP’ye pek çok şey kaybettirecektir.   24 saatte çok şey olabilir. Belki de yarın tüm bu söylediklerimi tersine çevirecek bir adım atılabilir. Ama bu beni üzmez. Bu beni mutlu eder. Bu konuları konuşurken yanılmayı terciih ediyorum. Öngörülerimin doğru çıkmasını temenni ediyorum. UBP nin ortadan bölünmemesini arzu ediyorum. Bu konuda yanılmayı tercih ediyorum. Umarım UBP yöneticileri ve muhalif kanat bu mesajları alırlar ve ortak bir platformda bir uzlaşı arayışı ararlar. Umutlu muyum? Çok fazla umudum yok.   Pek çok kesimde umut yoktur.

Ne olacağını kestiremeyiz ama muhalifler yeni bir siyasi partyi arayışına girerler mi yoksa siyasete küserler mi sizce?

Şu anda partiden ayrılmak gibi niyetleri yok ama ortaya koydukları düşünceler veya yapmış oldukları eylermler sonucunda partiden ihraç edilirler mi, atılırlar mı bilemem.   Bu daha büyük bir kaos yaratmaz mı?   Her adım yeni bir kaos doğuracaktır. Partiden ayrılmaları da, atılmaları da bir kaos olacaktır. İzleyip göreceğiz.  

UBP içinde yenilikçi ve hesap sorucu birayler var mı?

UBP içinde sorgulayıcı bir grup var. Hiçbir zaman olmadığı kadar var ve bu beni memnun ediyor. Yapılan ve yapılmayanların hesabını soran bir grup var. Örneğin ben bu kişlerden bir tanesiyim. Ne yapıp yapöadıklarını canlı yayına çıkıp soruyorum. Bu benim en demokratik hakkım. Bunu da yaparken kimseden korkum yok. Benim gibi düşünen pek çok insanın UBP’de var olduğunu biliyorum. Benim şansım var bun TV’den yapıyorum ama onlar da tweeter veya facebook üzerinden yapıyor, bire bir kahve ilişkilerinde yapıyor. Ve bu sorgulama var. Yadsınamayacak kadar çok.   Ama halk seçim geldiğinde UBP’yi değerlendirecek ve cezalandıracak veya mükafatlandıracak.

Toplumda çok büyük bir hoşnutsuzluk var. UBP’nin iktidardan gitmesi halinde topyekun bir fatura ödenecek bu huzursuzluk yaratmıyor mu?

Fatura her zaman kesilir. Süreç herkese bir bedel ödetecektir. Aklında bu bedeli karşıdakilere ödeteceğiz diye düşünen bir grup varsa yanılıyordur. Cumhur başkanı bu partinin içinde olmadığı halde bir bedel ödeyecektir, başbakan belki bir daha hayatı boyunca başbakanlık görmeyerek bir bedel ödeyecektir. Belki de milletvekilleri bir daha milletvekili olamayacaklardır. Muhalif kanadın belki de siyasi yaşamı sonlanacaktır. Dolayısıyla bu süreç evet bedel ödedetecektir. Uayrımız bu ödenecek bedellerin en asgari noktada olması içindir. Bu şekilde devam ederse bu bedeli herkes ödeyecektir.  
Hala muhaliflerin başbakana inanacaklarına inanıyor musunuz? Başka bir partiye gitme durumları var mı?  

Muhaliflerin artık başbakanın söyleyeceği hiç bir şeye inanacağını düşünmüyorum. Ama başbakanın yaptığı şeylerden sonra belli adımlar atacağına inanıyorum.   Konjenktür öyle bir noktaya gelmiş durumdadır ki CPT , TDP ve DP ‘yi de bekleyen tehlike budur. Siyasete güvensizlik. Mevcut siyasilere güvensizlik o kadar büyümüştür ki yeni, yepyeni insanların bir siyasi bir arenaya girmeyi zorlar bir yapı oluşmuştur.

Bir partileşme olur mu?

Muhaliflerin kuracağı veya kurdurtacağı bir partiden bahsetmiyorum ben. Temelden bahsediyorum. Toplum gereksinim duyar yeni bir parti oluşumuna girer mi? Yepyeni yüzlerle bir seçime girer mi? Vizyon sahibi insanları aynı partide birleştirebilir mi? Temel soru bu. Bunu birileri başarabilir. Doğa boşluk tanımaz. Eğer toplum beklentilerine cevap veremezseniz çıkar birileri yapa bunu. Aynen AKP gibi. DYP ANAP örneğini veriyorum. Şöyle bir inanç vardı. Biz varken başka bir parti doğamaz. İktidr olamaz diye yanlış öngörüleri vardı. Ama çıktı bir parti ve 3 dönemdir ortalığı sallıyor. Sadece Türkiye’yi değil dünyayı sallıyor.    Bir kez daha herkes düşünsün, biz neleri yanlış yapıyoruz diye.   İnsanların devletten iş beklentisi varken ben sizi dünyaya açacağım demek ne kadar çözüm getirici bir önlemdir?   Halk talep eder siyasi partiler bunları yapacağını vaad eder ve iktidara gelir. Temel olan şu modeldir aslında, bir siyasi parti kurulur, bu ülkenin bunlar ihtiyacı vardır, halk bunlara ihtiyaç duyulduğuna inanç gösterir, o partiyi destekler ve o ortaya koyduğu unsurları hayata geçirmesini bekler. Burda halkın mı sizi, sizin mi halkı yönlendridiğiniz çok önemlidir. Siayset halkın yönlendirdiği mi yoksa yeni bir vizyonla halkı yönlendiren mi olmalıdır. Kıbrıs türk halkının karar vermesi gerekn budur. Halk kızımın işe girmesini bekliyorum, kredi bekliyorum, oğlumun müdür olasını bekliyorum mudur? Şu andaki ortaya koyulan vizyon bu. Bu olmamalıdır. Geldiğimiz süreç budur. Kimse kendini suçlamasın.  

Sivil toplum örgütleri bir umut olabilir mi?

Sivil toplum örgütleri sivil toplum örgütleridir.  Sivil toplum örgütleri siyasete yön veremezler ancak denetleyici olurlar. Siayasete yön vermek istiyorsanız partileşeceksiniz. O zaman siyasete yön verirsiniz. Ama çok önemli bir görevleri var sivil toplum örgütlerinin, siyasi yapıyı denetlemek, bunu çok güzel bir şekilde yerine getirenler de var. Yeni kurulan Toparlanıyoruz. İyi de olmuştur. Ülke için bir kazançtır. Bu ülke için iyi niyetle iyi yapan herlkesten Allah razı osun. Yeter ki ard niyet olmasın.  

Partinin toparlanması için başbakanın atacağı adım ne olmalıdır? Tek suçlu İrsen Küçük mü?

Parti kucaklaşmalı. Eski bakanların atadığı bürokratlar görevden alınıyor, yönetimdeki kişiler İrsen Bey’in adamı. Yönetim paylaşımsızlığı var. Yani çok öneli bir gücünüzü size destek vermedi diye atıl tutuyorsunuz. Yani ben size güvenmiyorum. Bu adil değil. Ondan sonra mecliste parmak kaldırıp yasa geçirin diyeceksiniz.   Muhalif grup özgür irade kullanarak toplantı yapabilir. Ama siz başbakanlıkta  kendi grubunuzla 20 kişiyle toplantı yapacaksınız sonra da başka kanat yok diyeceksiniz. Dışarıya verdiğiniz mesaj şu olur. Evet bu partide iki ayrı kanat var. Bu toplantıları bir genel başkan olarak tüm parti ile yapmak durumundasınız. Bu duruma gelinmesinin tek sorumlusu İrsen Küçük mü bilemem. Ama bu durumdan kurtarmanın tek sorumlusu İrsen Küçük’tür. Çünkü genel başkandır. En temel görevi partiyi bütün halde tutmaktır. Bu günlere gelinmesinde tek sorumlu İrsen Küçük olmayabilir ama bu durumdan çıkmamasının tek sorumlusu İrsen Küçüçük’tür.    


Muhalif kesim partiden giderse tüm sorunlar biter mi?



Muhalif kesim partiden gider mi sorusunun cevabını verecek kişi ben değilim. Ama muhalif kesimin poartiden gitmek gibi bir arzıusu yoktur şu an. Gitmek gibi bir arzuları yoktur. Dolayısıyla öngörü olabilir. Giderse..Ama şu daha büyük bir olasılık olabilir. Partiden ayrılmaları ayrı, partiden atılmaları başka koşullar doğurur, ayrılmaları başka koşullar doğurur. İkisi farklı değerlendirilmeli. Şu andaherhangi bir karar yoktur.   

Bir izleyicimiz de iki kesim de medyaya desteği ile kavgayı büyütüp partiye zarar veriyor. Yarayı kendi içimizde tedavi etmeliyiz.diyor..

Doğru. Bu dava kendi içinde nasıl çözümlenebilir. 10 tane bakan Cumhurbaşkanını ziyarete gitmiyor. Dün Necdet Numan açıklamış, Cumhurbaşkanı ile ayrı gayrımız yok. En kısa zamanda ziyaretine gideceğiz. İyi bir mesaj bu. 10 bakan Cumhurbaşkanına gitmiyor, kolkırılır yen içinde kalır diyoruz. Kamu Hizmeti Komisyonu ile ilgili yasa taslağı vardır, Cumhurbaşkanı’nı yetkisizleştirmek için, bu arakadaş da kol kırılır yen içinde kalır diyor. Başbakan yurtdışı ziyaretine çıktı dış konularda da aktif olacağız diyor, burda mesaj veriyor Cumhurbaşkanı’na haızr ol çok yakında elindeki yetkileri de alacağız, arkadaş da diyor ki kol kırılı yen içinde kalır.  İrsen Bey’e yakın milletvekillerinden bir çıkıp TV’de Başbakan’ın müsteşarı görevden alınmalı diyor. Kol kırıldı, yeni deldi lemik dışarda. Halen bir sorun yok gibi davranmanın anlamı yok.   Medya gerekli ve medya camiası zeki, herşeyi biliyorlar.   Muahlefet hep erken seçimi dillendiriyor ama adım atmaya gelince topu birbirlerine atıyor.   Muhalefetin de kendine göre hesapları var. CTP içinde şu anda yaşan kaos medyadan gizlenmeye çalışılsa da UBP’yi aratmayacak düzeyde. Gözle görülür gerçekler var.  CTP’nin şu anki şansı milletvekillerine koymuş oldukları yasaktan dolayı çok fazla insanın medya önünde demeç vermemesi. Prensip kararları. Onların en büyük şansı Yenidüzen Gazetesi. CTP kurultayı döneminde taraf olmuyor. Güneş Gazetesi ise ne yaptı. UBP’nin kendi gazetesi taraf oldu ve sürekli yayın yaptı. Sonra da kol kırılır yen içinde kalır diyorlar. Bu durumda da diğer grup kendine doğal olarak başka bir mecra arayacaktır. İki tarafa eşit davranılsaydı başka çözüm aramazlardı.   Muhalefet CTP kurultayı bitmeden adım atmayacaktır. Muahlif kanat da neden düşürsün ki bu durumda?

Çok erken bir seçim beklenmiyor bu durumda.  UBP bu şeklilde ve bu hükümetiyle mi seçime gider yoksa bambaşka bir şekilde mi seçime gider?   Kabine değişmeyecek diyorlar?

Kabineyi kimin değiştireceğine bağlı. Belki kabineyi değiştirecek yeni unsurlar ortaya çıkabilir.  Hükümeti konuşuyorsunuz da yeni hükümeti kimin kuracağını konuşmuyorsunuz. 30 Haziran’a kadar çok fazla bir şey beklemiyorum.   Serdar Denktaş yaptığı açıklamada biz erken seçim için adım atarsak UBP içindeki muhaliflere pazarlık payı olur.

Muhalifler böyler bir mesaj vermek ister mi?

Başbakan’ın şu anda Amerika’da değil burda olmasını tercih ederdim . Bu süreçte kendi parti hesaplaşmalarını çözemeden dış politika ile ilgilenmesi ne kadar doğru olduğunu bilemiyorum. Gemini kaptanı gemisinin başında olmalıydı. Olaya hangi ciddiye almadıklarının, umursamadıklarının göstergesidir. Bu algı toplumu ciddi şekilde rahatsız ediyor. Sürece bakın, başkan Amerika’da. Ben karşı değilim. Gidebilir, ekibini de götürür. Dış temas da normaldir. Ama yeter ki dış gezi olmasın.  

Eroğlu’nun  Küçük’ten farkı nedri?

Çok fazla kıyaslamak istemiyorum. Çünkü aynı kategoride değiller. Yani aynı kategoride olan insanları kıyaslamayı severim. Ayrı kutuplarda kişiler. İki ismi yanyana getirip spekülatif şeyler söylemek istemem.   Muhalif kesimin kaybedecek birşeyimiz yok dediğini duydunuz mu?   Muahlif kesimin kaybedecek bir şeyi yok tabii. Diğer kesimin var. İnsanlara kaybedecek bir şey bırakmazsanız tehlikeli olur.  

Muhalifler açıklamasında her türlü platformda var olduklarını söyledi, peki bu hangi anlama geliyor?

Çok doğru bir nokta, platform kullanıldı. UBP içinde UBP dışında her yerde demek. Demek ki her şey görülüyor. Göze alınmış birşeyler var yani.
 
15 Mayıs 2013 Çarşamba 16:14
Okunma: 1214
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)