Ana Sayfa » Kıbrıs » Tokel:"Bir başbakan çaresizlik rolü yapamaz"

Tokel:"Bir başbakan çaresizlik rolü yapamaz"

Kıbrıs TV'de Serhat incirli'nin sorularını yanıtlayan Özdemir TOKEL:"Bir başbakana çaresizim demek yakışmıyor. Tüm devlet kurumları başbakanın kontrolündedir. Çağırır bakanlar kurulunu toplar ve ihaleyi iptal eder. Hükümet düşen en asli görev bu halkın tomaya ihtiyacı varsa neden tomaya ihtiyaç duyulduğunu halka anlatmasıdır, eğer tomaya ihtiyaç yoksa bu ihaleyi derhal durdurmasıdır."

 
 
Tokel:
İşte programdan satır başları

En eski vekillerden Taçoy ve Tokel UBP’den ayrıldı. Siz de ayrıldınız.. Geçen de Taçoy dönebiliriz gibi mesaj verdi.?

Gelgitler  olur hayatta... Şartlar bazen sizi  bazı noktalara, hiç aklınıza bile gelmeyecek kararları almaya yöneltebilir. Yaşanmış bitmiş bir süreç. Yıllarca konuştuk, aylarca konuştuk yeniden bu konuya girmenin bir manası da yok.

Taçoy'un açıklamasına gelince art niyetli bulmadım. Samimi bir açıklama gibi geldi. Siyasette bu kesin olmaz deme zamanını çoktan geçtik. Ne zaman ne olacağını kiimse kestiremiyor. Kesin bir dil kullanmadı. Üstelik partisinde görev alma arzusu da ayrılmayı düşünmediğinin en büyük kanıtı aslında.


Sayın Şonya UBP’den gelenler ve Eroğlu’ndan rahatsızlığını dile getiriyor. Bu rahatsızlık nereye varacak?



Bir insanın kendi fikirlerini açıkça ortaya koymaya hatta ve hatta köşesi varsa bu köşesinde düşüncelerini dile getirmeye hakkı vardır. Ancak bir partinin genel sekreterinin genel sekterlik görevi devam ederken bu açıklamaları kamuoyu ile paylaşmaya hakkı yoktur.

Bu süreç çok ciddi komplikasyonlar yaratacaktır. Şonya karar vermelidir. Ya görevine devam etmelidir ya da istifa edip köşesindeki fikirleri yazmaya devam etmeliir. Bir genel sekreterin kendi genel başkanına hanedan gibi babadan oğula makam geçiriyorlar şeklinde bir suçlamada bulunması yakışık değildir. Bir genel sekreter bir genel başkanın yönetim anlayışını beğenmiyorsa, bu genel başkanla çalışmama hakkı ve ona muhalefet etme hakkı vardır.


Trabzonspor kafilesini taşıyan uçağın direk uçuşla güney kıbrıs'a inmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sahaya çıkıp maç yapavcaksınız, o sahanın kalelerine direk yüzlerce vuruş yapacaksınız, diğer atraftan direk uçuş oldu mu feveran edeceksiniz.

Ya olduğunuz gibi görüneceksiniz ya da göründüğünü gibi olacaksınız.

Kıbrıs konusunda sürekli bir şekilde biz bunu yaparsak davaya zarar gelmez bunu yaparsak davaya zarar gelir şeklinde zigzaglar çizerseniz olacağı budur.

Ortada almış olduğunuz bir karar varsa hiçbir koşulda bu karardan dönmezssiniz eğer almış olduğunuz kararın doğruluğuna inanmıyorsanız o zaman kararınızı yeniden gözden geçirirsiniz.

Hem KKTC sonsuza dek yaşayacak ve tanıtılacak diyeceksiniz hem de diğer taraftan bir sefer direk uçuş yapsak birşey olmaz, bu maça çıksak fifadan ceza almasak daha uygun olur şeklinde kararlar üretirseniz inandırıcı olamazssınız.

KKTC var mıdır gerçekten?

Evet KKTC defacto da olsa vardır. İster dünya tanısın ister tanımasın. KKTC bir realitedir. O bizi tanımıyor dediğiniz rum kesimi bile KKTC ehliyetlerini güneye geçerken resmi evrak olarak nitelendirip aracınıza sigorta yapıyor. Kısacası söylemlere çok fazla takılmamakta yarar vardır. KKTC vardır ve KKTC gerçekliktir.

Son günlere damgasını vuran TOMA konusunda ne düşünüyorsubnuz?

Bir ülkeye TOMA veya TANK gelip gelmeyeceğine halk karar vermez. Devlet yetkilileri otururlar bir karar üretirler. Devletin bu araca ihtiyacı vardır veya yoktur derler ve aldıkları kararın arkasında dururlar.
Bu karar alındıktan sonra başbakanın ben de halk gibi TOMA'ya karşıyım ancak elimden birşey gelmez demesi en hafif tabirle acizliktir.

Adı üstünde hükümet hükmetmekten gelmektedir. Hükmetmenin kelime anlamı nedir anlatmama gerek yoktur. Eğer hükmedemiyorsanız hükümetçilik oynamazssınız. Bir başbakan hoşnut olmadığı bir kararı bakanlar kurulunu toplar oturur geri çeker.

Aksi halde halk gibi sızlanmaz. Elimden birşey gelmiyor demez...

Bu sadece bu ülkeye has bir durum halin geldi. Sadece bu hükümet döneminde de değil. Diğer hükümet dönemi de ayniydi. Halka sorunlarını çözmek için söz verip ikdtidara gelenler, iktidara gelir gelmez çaresizlikten, eldeki imkanların az olmasından veya yapamadıkları tüm işlerle ilgili topu Türkiye'ye atmaktan vazgeçmelidirler.

Bu hem kendilerine yazık, hem halka yazık hem de işgal ettikleri koltuğa yazık etmektedir.

Bu ülkeye TOMA giriş yapmak üzereyken maliye bakanlığı müdürünü imza attığı için suçlamak, bundan haberim yoktu demek bir başbakana yakışmamaktadır.

Bir başbakana çaresizim demek yakışmıyor. Tüm devlet kurumları başbakanın kontrolündedir. Çağırır bakanlar kurulunu toplar ve ihaleyi iptal eder.

Hükümet düşen en asli görev bu halkın tomaya ihtiyacı varsa neden tomaya ihtiyaç duyulduğunu halka anlatmasıdır, eğer tomaya ihtiyaç yoksa bu ihaleyi derhal durdurmasıdır.

Türkiye KKTC ilişkileri konusundaki durum nedir.

Hiçkimsenin oturduğu yerden size müdahale ettiği falan yoktur. Siz bu ülkeye lütfen müdahale edin diye çığlık atarsanız birileri de gelir bu müdahaleyi yapar. Müdahalenin koşullarını hazırlayan Kıbrıslı Türkler ve bu ülkenin yöneticileridir.



Maraş konusu hakkındaki düşünceleriniz?

Sadece ekonomik gelir elde edilecek diye topyekün siyasi bir davayı bir anda berhava edemezssiniz. maraş bir pazarlık konusu olarak masadadır. Eğer ortada olan bir müzakere ise bu müzakere sonucunda maraşın açılması ile sizin nasıl bir çıkar sağlayacağınıza bakarsınız. Bu karşılıklı alver sürecinin bir parçasıdır. Tabi ki kimse maraşın boş tutulup çürüyüp gitmesine taraf değildir. Ama bu tek taraflı bir adım olmamalıdır.


İrsen Bey konusu var. Sizce en büyük hataları nelerdi? Örneğin saçlarını boyaması...

Bir hata olmuş olsa dahi İrsen Beyin siyasi kariyeri ve genel başkanlığı döneminde yapmış olduğu en büyük hata değildi. Bence irsen beyin yapmış olduğu en büyük hata çevresinde kendinin ve partinin bekaasının  değil şahsi bekaalarını devam ettirmeye çalışan bir çalışma grubu ile çalışmış olmasıdır.


Sizce geri döner mi?

Ben bugüne kadar kesinlikle olmaz dediğim pek çok şeyin bir anda oluverdiğini yaşamış bir kişiyim. Siyasette kesin konuşmayı artık sevmiyorum. Ancak şunu açıkça söyleyebilirm; şahsi kanaatimce İrsen bey yeniden siyasete dönmemelidir.


Özgürgün emanetçi gibi mi duruyor?


Özgürgün'ün emanetçi olduğunu düşünmüyorum. Biraz ağır hareket ediyor olsa da yavaş yavaş bazı adımlar atmaya başladı. Çalışma arkadaşlarının tespitinde sadece ve sadece kendi  siyasi kariyerini değil partinin de çıkarlarını ön planda tutacak şekilde bir kadro oluşturursa başarısız olmasını gerektirecek hiçbirşey yok.

Adımlarını biraz daha hızlandırıp, partiyi kucaklaması, yönetsel kadroları topyekün bir revizyona sokarak genç ve dinamik bir ekip kurması gerekmektedir.

Bunu arkadaşlık ilişkilerine göre değil, o delege benden bu delege ondan diye değil, kapasite kriterlerine göre değerlendirip yapmalıdır. Aksi bir durumda İrsen bey'in başına gelenler kendi başına da gelebilir.

 
19 Eylül 2013 Perşembe 09:14
Okunma: 1717
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)