Ana Sayfa » Kıbrıs » "toparlanıyoruz Hareketi" İlk Kez Basın Önünde...

"toparlanıyoruz Hareketi" İlk Kez Basın Önünde...

Özersay: "hareket Bugün Yeni Bir Safhaya Geçti" .

 
 

"KIBRIS TÜRK HALKININ ASGARİ MÜŞTEREKLERDE BİRLEŞMESİ VE KENDİ İRADESİNE DAYANACAK BİR YÖNETİM ANLAYIŞIYLA GÜCÜNÜ ORTAYA ÇIKARMASI İHTİYAÇTIR VE BU MÜMKÜNDÜR"

"BİR BASKI GRUBU NİTELİĞİNİ TAŞIYAN 'TOPARLANIYORUZ' HAREKETİ BUGÜN, TOPLUMUN GENİŞ KESİMLERİNİN DESTEKLEYEBİLECEĞİ 'TOPLUM SÖZLEŞMESİ'Nİ  KAMUOYUYLA PAYLAŞIYOR"

Lefkoşa, 3 Temmuz 12 (T.A.K.): Kamuoyunda bir süredir "Toparlanıyoruz Hareketi" olarak adı geçen oluşum, bugün ilk kez basın önüne çıkarak çalışmalarını anlattı, soruları yanıtladı.

Akademisyen Doç. Dr. Kudret Özersay, sosyal medya üzerinden başlattığı "Toplarlanıyoruz" hareketinin "gönüllüleriyle" birlikte bu sabah Rüstem Kitabevi'nde düzenlediği basın toplantısında, hareketin bugün yeni bir safhaya geçtiğini belirterek, "Bir baskı grubu niteliğini taşıyan 'Toparlanıyoruz' hareketi bugün, toplumun geniş kesimlerinin destekleyebileceği 'Toplum Sözleşmesi'ni kamuoyuyla paylaşıyor" dedi.

Basın toplantısında "Toparlanıyoruz Hareketi" adına açıklama yapan Doç Dr. Özersay, Kıbrıs Türk halkının asgari müştereklerde birleşmesi ve kendi iradesine dayanacak bir yönetim anlayışıyla gücünü ortaya çıkarmasının bir ihtiyaç ve bunun mümkün olduğunu belirterek şunları kaydetti:

"Siyasi görüşümüz, partimiz, gelir düzeyimiz ya da mesleğimiz ne olursa olsun, ortak olan bazı temel değerler ve değişim talepleri, bizi biraraya getirerek kendi üzerimize düşen sorumluluğu üstleneceğimiz bir sürecin yaşanmasına ve hepimize yakışır bir düzenin ortaya çıkmasına yardımcı olacaktır. Kötü yönetim anlayışı, yozlaşmış bir siyasi kültür, Kıbrıslı Türklerin kaderi değildir."

"TOPLUM SÖZLEŞMESİ..."

Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilciliği görevinden geçen ay ayrılan Özersay, gerçekleştirdikleri halka açık toplantı ve çalıştaylarda oluşturduklarını ifade ettiği Toplum Sözleşmesi'nin, toplumu oluşturan bireylerin asgari müşterek olabilecek konularda bir yandan kendi kendilerine, diğer yandansa topluma verecekleri sözlerden ve taleplerinden oluştuğunu kaydetti. Özersay, "Toplum Sözleşmesi, bir seçim manifestosu gibi her konuda düşünce ortaya konulan bir metin değildir, çünkü burada hedeflenen şey asgari müştereklerin ortaya çıkarılması ve bunlar etrafında birleşilmesidir" dedi.

TEMİZ TOPLUM... TEMİZ SİYASET

Basına da dağıtılan iki sayfalık Sözleşmede, "temiz toplum", "temiz siyaset ve yönetim anlayışı" ile "kendi irademize dayalı bir gelecek" başlıkları altında toparlanan temel ilkelerin, ilk aşamada tespit edilen asgari müşterekleri oluşturduğunu ifade eden Özersay, bugünden itibaren bu sözleşmenin içerdiği unsurlar konusunda kamuoyuna yönelik bir bilgilendirme kampanyası başlatılacağını söyledi.

Özeray şunları kaydetti:

"Toplum Sözleşmesi ile yolsuzluk, partizanlık, torpil, oy satma ve ülkemizde kangren halini almış daha pek çok rahatsızlığın aşılabilmesi için bir yandan bireylerin hem kendi kendilerine hem de topluma söz vermeleri sağlanmakta diğer yandansa atılması gereken adımlar talep edilmektedir. 'Kıbrıslı Türklerin kendi iradelerine dayalı bir gelecek' bağlamındaysa vatandaşlık uygulamasının sınırlandırılması ve kararların halk iradesine başvurularak alınması, Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilerek yapılacak antlaşmalarla düzenlenmesi, suç oranlarının azaltılması için ülkeye girişlerin denetim altına alınması gibi ilkesel yaklaşımlar ortaya konulmaktadır.

Bu Toplum Sözleşmesi altında iki imza yeri vardır. Bunlardan birine belirli bir süreç sonunda yaratılacak farkındalık neticesinde toplumu oluşturan bireyler imza koyacaklardır. Sözleşme toplumun geniş kesimleri tarafından yeterince destek bulduğu zamansa diğer imza yerine, eğer toplumu ikna edebilirse, bir siyasi parti veya bir siyasi, imzasını koyacaktır. Günü geldiğinde toplumu bu değişimi gerçekleştirme konusunda ikna edebilecek bir parti/kişi ortaya çıkmaz ise, tüm bu hususları toplum 'iş başa düştü' diyerek kendisi hayata geçirecektir."

"KENDİ İRADEMİZE DAYALI, BİZE YAKIŞIR BİR DÜZEN MÜMKÜNDÜR..."

"Kendi irademize dayalı, bize yakışır bir düzen mümkündür" diyen Özarsay, ihtiyaç olan şeyin kendine güven ve toplumsal dönüşüm için herkesin elini taşın altına koyması olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

"Dönemsel değil yapısal olan sorunlarımız, gerçek anlamda bir zihniyet değişikliğiyle aşılabilecektir. Kişisel menfaatleri değil toplum yararını temel alan ve bu toplumun doğal bir refleksi olarak bir halk hareketi şeklinde gelişen 'Toparlanıyoruz' hareketi bugün yeni bir safhaya geçmiştir. 'Ben' değil 'Biz' olmalı, artık bir yerden başlamalıyız. Yüzyıllardır var olduğumuz bu topraklarda var olmaya devam etmek için bunu başarmak zorundayız ve hep birlikte başaracağız."

SORULAR... "PARTİ KURMAK MARİFET DEĞİL..."

Basının sorularını da yanıtlayan Kudret Özersay, ilerde parti kurmayı düşünüp düşünmedikleri yönündeki bir soruya karşılık, parti kurmanın bir marifet olmadığını; bugün için, toplumsal dönüşüm yaşanmadan, sağlanmadan kurulacak bir siyasi partinin, aslında mevcutlarla aynılaşmaktan başka bir kadere sahip olamayacağını söyledi. 

Özersay, "Önemli olan, toplumun kendi dönüşümünü, zihniyet dönüşümünü sağlamaktır. Bunu sağlamak için mücadele etmek daha zordur ama daha gerçekçi bir yaklaşımdır. Şartlara bağlı olarak günü geldiğinde, bu toplumsal destek arttıktan; toplumsal dönüşüm tetiklendikten sonra eğer mevcut siyasi aktörler, bu halkın önünü açacak adımları atamazlarsa; zihniyet değişikliğini kendileri gerçekleştiremezlerse halk kendisi, partileşmek, siyasileşmek yoluna tabii ki gidebilir. Bu hareketin de bu kapıyı açık tuttuğunu rahatlıkla söyleyebilirim" dedi.

"HAREKET ÜYELİK ÜZERİNDEN DEĞİL, GÖNÜLLÜLÜK TEMELİNDE..."

Basın toplantısında hazır bulunan kişilerin hangi sıfata sahip oldukları şeklindeki bir soru üzerine ise Özarsay, hareketin üyelik üzerinden oluşturulmadığını, gönüllülük temelinde oluşturulan bir hareket olduğunu; dolayısıyla "kurucu üye" benzeri bir şeyin söz konusu olmadığını, orada bulunan herkesin "hareketin gönüllüleri" olduğunu vurguladı. Özersay, toplum sözleşmesini de "gönüllülerin, üzerinde genel anlamda konsensusa vardıkları fikirler demeti" olarak değerlendirdi.

Özersay, bir basın mensubunun, "Halktan farklı siyasi görüşteki insanların bir çatı altında, bu kaos ortamında toplanabileceğine ve Kıbrıs Türk halkı adına mücadele edebileceğine samimi olarak inanıyor musunuz" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Samimi olarak inandığımız için bu yola çıktık... Tam da ortam böyle olduğu, ihtiyaç bu olduğu için bunu yapmaya çalışıyoruz. Kişilerin siyasi görüşü ön plana çıktıkça toplum bölünmektedir. Biz, toplumu birleştirecek olan unsurlar üzerinde duruyoruz. Ortak paydayı bulmaya çalışıyoruz."

"Samimi olarak, bu sözleşmeye imza koyacak bir siyasi parti bulacağınıza inanıyor musunuz" sorusuna, "Bugün için var olduğunu düşünmüyoruz ama geçen süre zarfında bu toplumsal dönüşüm yaşanırken siyasi parti veya aktörler kendilerini dönüştürmeyi başarabilirlerse o kapı tabii ki açıktır" yanıtını veren Özersay, bu bekleyişin ne kadar süreceği, belirlenen bir süre bulunup bulunmadığı sorusuna karşılık ise, bu aşamada konulacak bir tarihin "yapay bir tarih" olacağını ifade etti.

Özersay, ileriki aylarda, sadece internet ve medya aracılığıyla değil, yoğun şekilde adanın her yerine gidip köylerde doğrudan insanlarla konuşarak bu fikirleri paylaşmak ve konsensus sağlamak için çaba göstereceklerini vurguladı.

Kudret Özersay, bu doğal süreci hızlandırmaya ihtiyaç olduğunu da ifade ederek "Kıbrıs Türkü'nün kaybedecek zamanı kalmamıştır" ifadesini kullandı.

(ÖK/GÜL) FOTOĞRAFLI

 
3 Temmuz 2012 Salı 13:02
Okunma: 541
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)