Ana Sayfa » Türkiye » Türkiye-ab Kpk 73. Toplantısı

Türkiye-ab Kpk 73. Toplantısı

Tbmm Başkanı Çiçek:.

 
 
Türkiye-ab Kpk 73. Toplantısı

"KIBRIS TÜRKLERİNE UYGULANAN İZOLASYONLARA SON VERMEK AMACIYLA HAZIRLANAN İÇTÜZÜK TASLAĞININ BİR AN ÖNCE HAYATA GEÇİRİLMESİNİ VE AB'NİN BU YÖNDEKİ TAAHÜDÜNÜ YERİNE GETİRMESİNİ İSTİYORUZ"

"(VİZE SERBESTİSİ) SON GELDİĞİMİZ NOKTA ÜMİT VERİCİDİR. UMARIM BU HAKSIZLIK BİR AN EVVEL ORTADAN KALKAR"

"TÜRKİYE'NİN ÖNÜNE DİĞER ADAY ÜLKELERDEN FARKLI KOŞULLAR ÇIKARILMASININ İZAHI MÜMKÜN DEĞİLDİR"

"AVRUPA'DA YASAL GÖRÜNÜMLÜ KURULUŞLARI VASITASIYLA FAALİYET GÖSTEREN TERÖR ÖRGÜTLERİ VE YANDAŞLARININ, BU FAALİYETLERİNE ARTIK TAMAMEN SON VERİLMESİNİN ZAMANI GELMİŞTİR"

TBMM, 5 Aralık 13 (T.A.K): Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu (KPK) 73'üncü Toplantısı'nın açılışında yaptığı konuşmada Avrupa Birliği Konseyi kararıyla Kıbrıs Türklerine uygulanan izolasyonlara son vermek amacıyla hazırlanan içtüzük taslağının bir an önce hayata geçirilmesini ve AB'nin bu yöndeki taahüdünü yerine getirmesini istedi.

KKTC'nin ve garantör ülke sıfatıyla Türkiye'nin, Kıbrıs sorununun iki kesimli eşitlik temelinde adil ve kapsamlı çözüme ulaşması için elinden gelen çabayı gösterdiğini dile getiren Çiçek, "AB'nin bu konuda karşı tarafa gerekli baskıyı yapmasını istiyoruz" dedi.

"ANKARA ANLAŞMASI'NIN 50'NCİ YILI"

Çiçek, bu yıl Türkiye-AB ortaklık ilişkisinin kurulduğu Ankara Anlaşması'nın 50. yılı olduğunu anımsattı. Çiçek, 50 yılda Türkiye-AB ilişkilerinin inişli çıkışlı seyir izlemesine rağmen ekonomiden dış politikaya, sağlık, enerji, eğitim, çevre, kültür alanlarında çok yönlü nitelik kazandığını ifade etti.

Gümrük Birliği ile Türkiye'nin en önemli ticaret ortağının AB olduğunu dile getiren Çiçek, müzakere sürecinin başlamasının Türkiye'deki demokratikleşme çabalarının itici gücü olduğunu söyledi

Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinin bazı AB ülkeleri tarafından siyasi nedenlerle tıkandığını belirten Çiçek, siyasi alandaki ilerlemenin ekonomik ve ticari ilerlemenin gerisinde kaldığını ve Türkiye'nin beklentilerinin altında olduğunu kaydetti. Çiçek, Türkiye'nin özellikle son 15 yılda siyasi alanda önemli adımlar attığını, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları bakımından evrensel değerleri benimsediğini, reform paketlerinin kabul edildiğini ve uygulamada en yüksek standartlara ulaşılmasının hedeflendiğini söyledi. Çiçek, şöyle devam etti:

"Tüm aday ülkeler için geçerli olan objektif kriterleri yerine getirmesi şartıyla Türkiye'nin AB'ye tam üye statüsünde katılımı kayıt ve taahhüt altına alınmıştır. Müzakere süreci, AB üyesi ülkelerin oybirliğiyle aldıkları karar uyarınca ve katılım hedefine yönelik yürütülmektedir.

Fasılların açılması ve kapanması katılım müzakerelerinin teknik boyutunu teşkil etmektedir. Siyasi mülahazaların, sürecin akamete uğratılmasının, Türkiye'nin önüne diğer aday ülkelerden farklı koşullar çıkarılmasının izahı mümkün değildir. Bu adil de değildir, etik hiç değildir. Bu durum, AB açısından ahde vefa ilkesiyle de bağdaşmamaktadır. Bu adaletsizliğe Avrupa Komisyonu da bir başka şekliyle temas etmiştir. Komisyonun da artık müzakere sürecinde yaşanan tıkanıklığın, Türkiye'nin teknik eksikliklerinden değil, bazı üye ülkelerin süreçteki tek yanlı, belirsiz siyasi tavırlarından kaynaklandığını belirtmiş olmasını önemsiyorum. Sorunun tespit edilmesi yeterli değildir, çözümüne yönelik somut adımların atılması gerekmektedir."

Cemil Çiçek, Türkiye'nin engellemelere rağmen müktesebata uyum çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayarak, "Bizim temel gayemiz halkımızın yaşam standardını ve refah seviyesini yükseltmek. Cumhuriyetin ilanıyla başlayan çağdaşlaşma projesini devam ettirmektir" diye konuştu.

"TÜRK HALKI İNANCINI KAYBEDİYOR"

AB ile ilişkilerde Türkiye'ye verilen sözlerin tutulmaması ve teknik süreçte çıkarılan siyasi engellerin kamuoyunun üyelik konusundaki inancını azalttığına işaret eden Çiçek, "Türk halkı AB üyeliğini her şeye rağmen hala arzu etmekte, ancak bazı üyelerin tutumu nedeniyle bunun gerçekleşeceğine olan inancını giderek kaybetmektedir. Türkiye-AB ilişkilerinde özellikle kamuoyu açısından ciddi bir güven erozyonu yaşanmaktadır" dedi.

Olayların değerlendirilmesinde varılan siyasi sonuçların uluslararası hukukla ne ölçüde örtüştüğünü kontrol etmek gerektiğinin altını çizen Çiçek, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) içtihatları gözetilmeden karar alınabildiğini ifade etti. AİHM'nin ifade özgürlüğü ya da toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının sınırlarını, cebir ve şiddete başvurmadan kullanılması olarak belirlediğine dikkati çeken Çiçek, Avrupa Parlamentosu'nun bunu görmezden gelerek bazı kararlar alması ve açıklamalar yapmasının hukuktan kopuk ve bakış açısı olarak zaaflarla dolu olduğunu belirtti.

Çiçek, AB'den güveni yeniden tesis edecek adımlar atılmasını, müzakere başlıklarının önündeki siyasi engellerin kaldırılmasını beklediklerini söyledi. Bölgesel politikalar başlıklı 22. faslın 5 Kasım'da açılmasını memnuniyetle karşıladığını dile getiren Çiçek, "Bu gelişme, siyasi engeller kaldırıldığında fasılların nasıl kolaylıkla açılabileceğinin en açık göstergesidir. Faslın açılması olumlu gelişme olmakla birlikte asla yeterli değildir. Talebimiz diğer fasılların önündeki engellemelerin bir an önce kaldırılması ve açılış kriterlerinin tarafımıza bildirilmesiyle sürecin önünün açılmasıdır" diye konuştu.

TBMM Başkanı Çiçek, "yargı ve temel haklar" ile "adalet, güvenlik ve özgürlük" fasıllarının müzakere sürecinin kalbinde yer aldığını ifade ederek, "Bu fasılların Karadağ için ilk açılan fasıllar olduğu dikkate alındığında AB'nin tutumunu bir kez daha gözden geçirmektedir. Bu durum, AB'nin Türkiye'ye uyguladığı çifte standardı açıkça gözönüne sermektedir. Türkiye'nin gösterdiği gayret ve başarı düşünüldüğünde siyasi nedenlerle bloke edilen fasılların bir an önce açılması gerektiği aşikardır" dedi.

Türk vatandaşlarına vize serbestisinin güven sorununun aşılmasında önemli bir adım olacağını vurgulayan Çiçek, Türkiye'nin AB adayları arasında vatandaşlarına vize uygulanan tek ülke olduğunu söyledi. AB'ye ortak olan Türkiye vatandaşlarının vize konusunda yaşadığı zorlukların izahı olmadığını ifade eden Çiçek, "Son geldiğimiz nokta ümit vericidir. Umarım bu haksızlık bir an evvel ortadan kalkar" diye konuştu.

"AB'DEN ÇÖZÜM SÜRECİNE DESTEK BEKLİYORUZ"

TBMM Başkanı Çiçek, terörün herkesin ortak sorunu olduğunu belirterek, AB ülkelerinin terör örgütüne yönelik tutumlarını bir kez daha gözden geçirmesi gerektiğini kaydetti. Terör örgütlerinin Avrupa'da barınma, faaliyette bulunma, lojistik temini, medya ve finansman temini bakımından rahat çalışma imkanı bulduğuna işaret eden Çiçek, "Avrupa'da yasal görünümlü kuruluşları vasıtasıyla faaliyet gösteren terör örgütleri ve yandaşlarının, bu faaliyetlerine artık tamamen son verilmesinin zamanı gelmiştir" diye konuştu. Türkiye ile AB'nin birlikte kabul ettiği ilkeye göre terör örgütleri ve yandaşlarının yargılanması ya da iade edilmesi gerektiğini anımsatan Çiçek, "Ne yargılanma istemlerinden sonuç elde edilebilmekte ne de iade konusunda aradan geçen bunca zamana ve Türkiye'nin ısrarlı taleplerine rağmen yüreğimizi soğutacak ciddi adımlar atıldığını gösterecek olaylara yeterince şahit olamıyoruz. Bu konuda Avrupa hükümetleri ve AB'nin desteğini bekliyoruz" diye konuştu.

Türkiye'nin çözüm süreci başlattığına değinen Çiçek, "AB ülkelerinin de somut adımlarıyla sürece köstek değil, destek olmalarını bekliyoruz" ifadesini kullandı.

Cemil Çiçek, Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması girişiminin Türkiye açısından taşıdığı öneme değinerek, anlaşmaya Türkiye'nin dahil edilmesinin büyük zenginlikleri beraberinde getireceğini söyledi.

Çiçek, AB Konseyi kararıyla Kıbrıs Türklerine uygulanan izolasyonlara son vermek amacıyla hazırlanan içtüzük taslağının bir an önce hayata geçirilmesini ve AB'nin bu yöndeki taahüdünü yerine getirmesini istedi. KKTC ve garantör ülke sıfatıyla Türkiye, Kıbrıs sorununun iki kesimli eşitlik temelinde adil ve kapsamlı çözüm için elinden gelen çabayı gösterdiklerini dile getiren Çiçek, "AB'nin bu konuda karşı tarafa gerekli baskıyı yapmasını istiyoruz" dedi.

AB'ye üyeliğin Türkiye'nin stratejik tercihi olduğunun altını çizen Çiçek, "Hükümetler değişse de bu tercih aynı kalmıştır. AB'nin de aynı anlayışı benimsemesini, artık adalet ve hakkaniyet çerçevesinde tavır alarak, bunu ülkemize yönelik eylem ve söylemlerine yansıtmasını bekliyoruz" diye konuştu.

Türkiye'nin Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık ve demokrasi yolunda ilerlemeye devam edeceğini vurgulayan Çiçek, konuşmasını, "Vatandaşlarımız için temenni ettiğimiz barış, istikrar, insan hakları ve demokrasi gibi değerlerin başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere tüm dünyada hüküm sürmesi en büyük arzumuzdur" diyerek tamamladı.

(AA/ DOĞ/KAR)

 
5 Aralık 2013 Perşembe 14:31
Okunma: 833
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)