Ana Sayfa » Kıbrıs » Türkiye, Krizi Fırsata Çevirebilir

Türkiye, Krizi Fırsata Çevirebilir

Doç. Dr. Hüseyin Özdeşer: ''Türkiye Bu Krizleri Siyasi Anlamda Çıkara Çevirebilir, Pazarlık Ve Mücadele Kozunu Ab'ye Üyelik Konusunda Daha Güçlü Oynayabilir''.

 
 
Türkiye, Krizi Fırsata Çevirebilir

''TÜRKİYE 'RUM YÖNETİMİNE GEREKİRSE KARŞILIKSIZ PARASAL YARDIM YAPMAYA HAZIRIM' DİYEBİLİR''

''YARDIM KONUSUNDA, KKTC'Yİ KULLANARAK BUNU YAPMASI,  TÜRKİYE'Yİ TARİHSEL SÜREÇTE DAHA GÜÇLÜ HALE GETİRİR''

''RUM KESİMİNİN İÇERİSİNE DÜŞTÜĞÜ EKONOMİK KRİZ, ADADAKİ SORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN BÜYÜK BİR FIRSAT OLABİLİR''

Lefkoşa, 13 Aralık 12 (T.A.K): Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü Başkanı Doç. Dr. Hüseyin Özdeşer, ekonomik sorunlarla mücadele eden Kıbrıs Rum kesimindeki krizin Türkiye tarafından siyasi anlamda çıkara çevirebileceğini, pazarlık ve mücadele kozunun Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik konusunda daha güçlü oynanabileceğini söyledi.

Kıbrıs Rum kesimindeki krizin nedenleri ve Türkiye'ye etkilerini AA muhabirine değerlendiren ve aynı zamanda üniversitenin AB İlişkileri Bölüm Başkanı da olan Özdeşer, Kıbrıs Rum kesimindeki ekonomik krizde ana faktörün Yunanistan olduğunu belirtti.

Rum kesimindeki bankaların büyük çoğunluğunun Yunanistan'daki bankalarla çok sıkı ilişkilerinin olduğunu, birçok iş adamının ve işletmenin Yunanistan'daki bankalarda hisselerinin olduğunu anlatan Özdeşer, Yunanistan'daki ekonominin çökmesi nedeniyle Rum ekonomisinin de kaçınılmaz bir şekilde çöktüğünü ifade etti.

Özdeşer, ''AB dönem başkanı olduğu bir dönemde Güney Kıbrıs Rum yönetiminin lideri DimitrisHristofyas'ın bu kadar kötü duruma düşmesi büyük bir şanssızlıktır. Troyka'nın isteklerini kabul etmesi Rum yönetimi için kaçınılmaz bir sondu. Bunu kabul etmezse durum daha da kötüye gidecekti. Çünkü onu ayağa kaldıracak bir Yunanistan yok. Yunanistan zaten kendi kendine yetecek bir konumda değilken, Rum yönetimine faydası olması söz konusu değil'' diye konuştu.

Özdeşer, Troyka'nın Rum yönetiminden maaşların azaltılması, kesintilerin yapılması, 13. maaşların kalkması gibi çok genel önlemler istediğini anlattı.

Yunanistan ve Rum kesiminin reel anlamda çok güçlü ekonomilerinin olmadığını belirten Özdeşer, şöyle konuştu:

"Yunanistan ve Rum kesiminin içine düştükleri kriz beni şaşırtmadı. Çünkü AB'nin şımarık çocuğu olarak nitelendirdiğimiz bir Yunanistan, adada ise hem Yunanistan hem de AB tarafından Türkiye nedeniyle şımartılan Rum kesimi var. Rum kesiminin ekonomisine baktığımızda yıllık 3 milyon civarında turist geliyor. İkinci dayanak noktası ise Yunanistan bankalarındaki yatırımlar. Rum kesimindekiler birikimlerini, yabancılara sattıkları evlerin gelirlerini genelde Yunanistan ekonomisinde değerlendiriyor. Yunanistan ekonomisindeki kötü gidiş, Rum ekonomisini çökertti. Çünkü alternatif ekonomik yatırımları yok.

Aslında Rum kesimindeki ekonominin çökmesi AB'nin reel olmayan politikalarının sonucu. Rum kesimi tek başına AB'ye girdikten sonra bunu yaşaması AB açısından bir fiyaskodur. Rum kesiminin, AB'ye üye yapılması zaten büyük bir fiyaskodur. Bölünmüş bir adayı, halkı, Kıbrıs Türklerinin yer almadığı bir yönetime 'evet' denilmesi başlı başına büyük bir hatadır.''

AKDENİZ, ''YÜZEN BİR SAVAŞ GEMİSİ'' GİBİ

Doç. Dr. Özdeşer, Kıbrıs adasının bulunduğu konum gereği bölgesel ve jeopolitik olarak Akdeniz'de ''yüzen bir savaş gemisi'' gibi olduğunu ifade ederek ''Dolayısıyla buraya AB'nin bir şekilde sahip olma arzusu ve isteğinin, AB'nin topraklarında ve kıtasında olmayan bir bölgeyi de kendi içerisine almayı bir şekilde zorunlu kıldı. Çünkü AB burada ileri yıllarda, Akdeniz bölgesinin egemenliğinde söz sahibi olmak istemesinden dolayı Kıbrıs adasına bu kadar sahip çıkıcı bir davranış içerisinde oldu'' diye konuştu.

Özdeşer, AB'nin Rum kesimini birliğe almasıyla bir Hristiyanlar topluluğu olduğunu kanıtladığını, Kuzey Kıbrıs Türklerinin birliğe olan güveninin azaldığını, AB'ye Türklerin dışlandığı gözüyle bakıldığını söyledi.

Hem Yunanistan'ın hem de Rum kesiminin ekonomik altyapı olarak AB'ye üye olmayı hak etmeyen ülkeler olduğunu dikkati çeken Özdeşer, ''Eğer bir ülkede yatırımlar iki alanda ise ve bu alanlardan biri çöktüğünde diğeri de çökecek yapıdaysa, böyle bir ülkeyi bu şekilde alması AB açısından büyük bir hataydı'' dedi.

KRİZLER TÜRKİYE'NİN ÇIKARINA DEĞİL

Mal sattığı Yunanistan'ın ekonomik olarak çökmesinin Türkiye için zarar olduğunu, Yunanistan aracılığıyla malların gittiği Rum yönetiminin ekonomisinin çökmesinin de zarar olduğuna işaret eden Özdeşer, konuşmasında şunlara yer verdi:

''AB'nin veya Rum kesiminin batması değil, bunların ekonomisinin iyi gitmesi bizim için iyi. Siz bu ülkelere ne kadar çok mal satabilirseniz o kadar avantaj sağlayabilirsiniz. AB ülkelerindeki Türk mallarının sayısı ne kadar çok artarsa, siz AB'ye, Yunanistan'a ve Rum kesimine karşı o kadar zafer kazanırsınız. Aslında bu krizler de Türkiye'nin çıkarına değil.

Türkiye bu krizleri siyasi anlamda çıkara çevirebilir, pazarlık ve mücadele kozunu AB'ye üyelik konusunda daha güçlü oynayabilir. Ne yapabilir. Türkiye 'Rum yönetimine gerekirse karşılıksız parasal yardım yapmaya hazırım' diyebilir. Bu Rum yönetimine daha büyük bir etki yapar. Karşı tarafın kabul edip etmemesi önemli değil. Önemli olan Türkiye'nin çöken bir Rum ekonomisine parasal yardım edebilecek bir yapıda olabilmesi. Bugün için baktığınızda sonuç 'çöken bir Rum ekonomisi, yükselen bir Türk ekonomisi ve Türkler insanlığını gösterip çöken düşmanına elini uzatıyor' dedirtmek. 2. Dünya Savaşı sonrasında aç kalan Yunanlılara, Türkiye yardım etmişti. Bir şey mi kaybetti Türkiye. Hayır. Güney Kıbrıs bunu kabul eder mi? Etmez tabii ki, ama belli de olmaz. Yardım konusunda KKTC'yi kullanarak bunu yapması Türkiye'yi tarihsel süreçte daha güçlü hale getirir. Rum kesiminin içerisine düştüğü ekonomik kriz, adadaki krizin çözümü için büyük bir fırsat olabilir. Bunu iyi değerlendirmek lazım.''

KRİZLER, AB'Yİ DAĞITIR MI?

''AB'deki ekonomik krizlerin birliğin geleceğinin sorgulanmasına neden olduğu'' sorusu üzerine Özdeşer, konuşmasını söyle tamamladı:

''Siyasi ve ekonomik ayağı olan AB'nin dağılıp, dağılmayacağı sorusu hep sorulur. AB'deki ekonomik krizler AB'yi dağıtır mı? Bana göre dağıtır, ama şu an için dağılsa bile o kadar iç içe, siyasi, ekonomik ve sosyal olarak birliktelik altında yaşamaya alışmışlar ki tek başına Avrupa ülkesi görmek artık pek mümkün değil. Bundan sonra dağılma süreci yaşanır mı? Biraz zor, ama yaşandı diyelim... Bu yaşanma sonucunda olacak olan AB içerisinde ayrışmalar olur. Bu Güney Avrupa Birliği, Kuzey Avrupa Birliği, Doğu Akdeniz Avrupa Birliği gibi bölgeselleşme birliktelik haline alabilir.''

(AA/AK/HY)  FOTOĞRAFLI

 
13 Aralık 2012 Perşembe 12:21
Okunma: 600
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)