Ana Sayfa » Kıbrıs » Türkiye’den KKTC ’ne su temini ve elektrik nakli projeleri konusundaki gelişmeler

Türkiye’den KKTC ’ne su temini ve elektrik nakli projeleri konusundaki gelişmeler

Asrın projesi ile ilgili detaylı gelişmeler, merak edilenler T.C resmi kaynaklarında detaylı şekilde anlatılıyor. İşte Türkiye’den KKTC ’ne su temini ve elektrik nakli projeleri konusundaki gelişmeler

 
 
Türkiye’den KKTC ’ne su temini ve elektrik nakli projeleri konusundaki gelişmeler

TÜRKİYE’DEN KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ (KKTC) ’NE SU TEMİNİ VE

 

ELEKTRİK NAKLİ PROJELERİ KONUSUNDAKİ GELİŞMELER

 

1. Giriş :

Yıllardır su ve elektrik sıkıntısı çeken Kıbrıs Türklerinin bu ihtiyaçlarının karşılanmasında en

makul çözüm yolunun, Türkiye’den KKTC’ye kesintisiz su aktarılması ve elektrik nakliyle

mümkün olabileceği kararına varılmış; bu maksatla Türkiye’den KKTC’ye yönelik başlatılan su

temin ve elektrik nakil projelerinin tam olarak gerçekleştirilmesiyle KKTC’nin su ve elektrik

sorunu köklü bir çözüme kavuşturulmuş olacaktır.

 

 

Türkiye’den Ada’ya aktarılacak olan su ve elektrik enerjisi; yıllardır anlamsız, gereksiz ve

haksız ambargolara maruz bırakılan Kıbrıs Türk halkının refah düzeyinin artırılması ve ekonomik

olarak gelişmesi üzerinde kuvvet çarpanı etkisi yaratmış olacaktır

 

Çalışmada, Kıbrıs Adası’nın öncelikle su ve elektrik ihtiyacıyla ilgili temel tespitlere,

müteakiben Türkiye’den KKTC’ye su temin ve kablo ile elektrik nakli projelerine, bilahare anılan

projelerin hem Türkiye ve KKTC, hem de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) bağlamında,

anlam ve önemine ilişkin değerlendirmelere yer verilecektir.

 

2. Adanın Su İhtiyacı :

Kıbrıs genelinde su temini, yağışlara ve yeraltı sularına bağlı olarak yürütülmektedir. Açılan

kuyular nedeniyle, yeraltı su seviyesi oldukça düşmüştür.1 Bu alanlara deniz suyunun girişi

nedeniyle de, yeraltı sularında tuzlanma ciddi bir sorundur.

 

 

1 1960’lı yıllardan bugüne Kıbrıs Adası’nda yeraltı su seviyesinin % 91 oranında azaldığı ifade edilmektedir. Bkz.:

“Küresel İklim Değişikliğinin Doğu Akdeniz Üzerindeki Etkileri” Konferansı. 28 Kasım 2012, Yakın Doğu

Üniversitesi / KKTC.

 

 

Ada genelinde su arz-talep dengesinde büyük bir açık bulunmaktadır. Ekonomik büyümeye bağlı

olarak bu açığın daha da artması beklenmektedir. Günümüzde bu açık, her iki kesimde de,

sürdürülemez bir şekilde, yeraltı kaynaklarından yapılan aşırı çekim ile GKRY’deki deniz suyu

arıtma yöntemiyle karşılanmaktadır.

 

 

GKRY

KKTC

DİKEL

AKROTİRİSu Depolama Kapasitesi

330 Milyon

M3

17 Milyon

M3

DENİZ SUYU ARITIM

TEKNOLOJİSİVE KAPASİTESİGKRY

2 Tesis

33 Milyon M3

1 Tesis

4.500 M3

KKTC

Yıllardır su sıkıntısı çeken KKTC’nin bu ihtiyacını karşılamak maksadıyla birçok proje

geliştirilmiştir.

 

 Bu kapsamda, sulama amaçlı ve yeraltı sularını beslemeye yönelik olarak 41 gölet inşa

edilmiştir. Suyun etkin kullanımına yönelik modern sulama (damla sulama) teknikleri uygulamaya

büyük oranda geçirilmiştir. Su arz açığını kapatmak amacıyla, 1990’lı yıllardan itibaren

 

 

Türkiye’den KKTC’ne yönelik balonla ve tankerle su taşınması

dahil çeşitli projeler hayata

geçirilmiş, ancak arzu edilen sonuç alınamamıştır.

 

 Öte yandan GKRY ise, su arz açığını deniz suyunun arıtımı yoluyla aşmaya çalışmaktadır.

GKRY, özellikle deniz suyu arıtma tesislerinde doğal gaz kullanarak ucuza su arıtılmasını ulusal

bir hedef olarak belirlemiştir.

 

3. KKTC Su Temin Projesi :

KKTC Su Temin Projesi, 2 adet baraj (Anamur-Alaköprü ve Güzelyalı-Geçitköy Barajı), 107

kilometre boru hattı ile 2 adet terfi istasyonundan (Anamuryum Dengeleme Deposu ve Güzelyalı

Pompa İstasyonu) oluşmaktadır.2 Proje kapsamında, 80 kilometresi deniz altından olmak üzere,

toplam 107 kilometre boru hattıyla Anamur / Dragon Çayı’ndan Kıbrıs'a su götürülecektir.

 

 

 

Projenin fizibilite çalışmaları 2008 ve 2009 döneminde yapılmıştır. Projede ilk temel 7 Mart

2011 tarihinde Alaköprü Barajı için atılmış olup, proje Türkiye, deniz geçişi ve KKTC’de olmak

üzere üç aşama halinde ve eş zamanlı olarak yürütülmektedir.

 

 Proje üç yıl içinde tamamlanacak olup, 7 Mart 2014 tarihinde bitirilmesi hedeflenmektedir.

Deniz isale hattı, deniz seviyesinden 250 metre derinde ve 500 metre aralıklarla deniz tabanına

bağlanarak askıda döşenecek boru hattı ile oluşturulacaktır. Proje, deniz geçiş mesafesi ve

kullanılan teknoloji itibariyle, dünyada bir ilki teşkil edecektir.3 Bu nedenle proje, “asrın projesi”

olarak gündeme getirilmiştir.

 

2 Baraj projesinin gerçekleşmesiyle KKTC’ye su aktarılmasının yanı sıra Anamur’da toplam 33 bin dekar arazide sulu

tarıma geçilecektir. Ayrıca, Alaköprü Barajı’nın içinde kurulacak 26 megawatt (mw) gücündeki hidroelektrik santral ile

elektrik üretilmesi planlanmaktadır.

3 Türkiye ile KKTC arasında deniz derinliğinin 1434 metreye ulaşması, kat edilecek mesafenin niteliğinin anlaşılması

açısından önemlidir.

 

 

 

 Geçitköy Barajı, özellikle su kullanımının dengelenmesi, bu bağlamda hem sektörel, hem de

zamansal kullanım (yıl içine dağıtılabilmesi) açısından önemlidir. Proje ile ortalama 2,38 m³/s su

verilecektir. Böylelikle, KKTC’ye yılda 75 milyon metreküp su taşınmış olacaktır. Bu suyun

%50,3’ü içme-kullanma suyuna, % 49,7’si ise, sulama suyuna tahsis edilecektir. İçme-kullanma

suyu, Güzelyalı Terfi Merkezi üzerinden tüketim noktalarına ulaştırılacak, geri kalan miktar ise,

sulama mevsiminde kullanılmak üzere Geçitköy Barajı’nda depolanacaktır. Depolanan suyla

yaklaşık 4 bin 824 hektarlık bir alanda sulu tarım yapılması planlanmaktadır. Proje, toplamda 1

milyar 117 milyon TL değerinde bir yatırımı içermektedir. Söz konusu rakamın % 73’ü (811

milyon TL) KKTC’ye gidecek suyun ihale bedeli, geriye kalan miktarı ise, aktarımı tamamlanan

suyun KKTC içindeki dağıtım altyapısı için kullanılacaktır.

 

Gerçekleştirilen bilimsel deneylerle yorulma ömrü 125, sünme ömrü ise, 1000 yıldan fazla

olduğu hesapların bahse konu sistem, geliştirilebilir nitelikte bir projedir. Hâlihazırda, 750 milyon

metreküp kapasiteye sahip Dragon Çayı’ndan sadece 75 milyon metreküp su alınması

planlanmaktadır. Projenin orta ve uzun vadede GKRY’ye de uzatılmasının gündeme gelebileceği

düşünülmektedir.

 

Türkiye, proje aracılığıyla, Akdeniz havzasının doğusunda “deniz yolu ile su dış ticareti”

konusunda önemli bir inisiyatif geliştirmektedir. 1998 yılında Manavgat Nehri’nden deniz yolu ile

180 milyon metreküp su ihraç edebileceği tesisi inşa eden Türkiye’nin bu yeni inisiyatifinin, petrol

ve doğal gaz arama faaliyetleriyle aynı dönemde ivme kazanmış olması, Türkiye’nin suyun sahip

olduğu stratejik üstünlüğü kullanmak istediği değerlendirmelerine neden olabilecektir.4

 

4. Adanın Elektrik İhtiyacı :

1974 Barış Harekâtı sonrasında, mevcut kurulu elektrik gücünün Rum kesiminde kalması

nedeniyle, KKTC’nde hem elektrik üretimi, hem de güvenilir ve süreklilik arz eden bir elektrik arzı

sorunu varlığını korumuştur.

 

 2000’li yıllara kadar, üç adet türbin ve bir adet termik santral inşa edilmiştir. Bu dönem

içerisinde (1997) özel bir santral de devreye sokulabilmiştir. Ancak, KKTC’nde üretilen elektrik iç

ihtiyacı karşılayamamaktadır. Yılda yaklaşık 350 milyon kw/saat elektrik ithal edilmektedir.

 

 Dönem dönem GKRY’nin elektrik naklini kesme örnekleri karşısında, Türkiye’nin desteğinde

ve yönlendirmesinde, Enerji Strateji Belgesi ve 2020 Yılı KKTC Elektrik Sistemi Master Planı

doğrultusunda, hem ülkenin gelişimine uygun elektrik arzının sağlanması, hem de ülke içi dağıtım

ve iletim merkez ve hatlarının geliştirilmesi yönünde bir politika takip edilmektedir.

 

4 Dursun Yıldız ve Doğan Yaşar, Doğu Akdeniz’de Küresel Satranç, Truva Yayınları, 2012. s.238.

 

 

 

GKRY’nde elektrik temini de giderek kronik bir sorun haline gelmiştir. 11 Temmuz 2011’de

Vasiliko Elektrik Santrali’nin tamamen devre dışı kalmasıyla yaşanan enerji arz krizinde,

KKTC’den temin edilen elektrikle sorun geçici olarak aşılabilmiştir. “Başlangıçta Türkler’den

elektrik kabul etmeyiz” biçiminde bir tutum sergilense de, 16 Temmuz 2011 ve 12 Şubat 2012

tarihlerinde imzalanan anlaşmalar çerçevesinde bir yıllık sürede KKTC’ye toplam 10 milyon TL

ödenmiştir.

 

 GKRY açısından da güvenli elektrik arzı önemli ulusal bir sorun konumundadır. GKRY’nin,

elektrik arz açığını da, su örneğindeki gibi doğalgaz kullanımının dahil olduğu bir vizyonla

aşmayı planladığı bilinmektedir. Doğalgaz kullanımı yoluyla elektrik üretimi hedefi için gerekli

hazırlıklara 2010 yılında başlanmıştır. GKRY’nin bu amaç doğrultusunda 2014 yılında elektrik

üretimine başlamayı hedeflediği bilinmektedir.5

 

5. Türkiye’den KKTC’ne Elektrik Nakil Projesi :

Projenin ilk ortaya çıkışı, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi

kapsamındadır. Bu doğrultuda, Türkiye ve Yunanistan arasında, Türkiye’den KKTC ve GKRY’ye

elektrik satışının etüt edilmesi konusunda anlaşmaya varılmıştır. Bahse konu projenin fizibilite

hazırlıklarının sürdürüldüğü bir dönemde, 3 Ekim 2012 tarihinde Ankara’da Türkiye ve KKTC

yetkilileri arasında yapılan ve KKTC’ye Su Temin Projesi’nin de ele alındığı toplantıda, elektrik

nakil projesinin realize edilme sürecinin hızlandırılması kararlaştırılmıştır.

 

 Daha sonra, KKTC’ye Su Temin Projesi dönemi içinde, Türkiye’den KKTC’ye elektrik nakli

kapsamında gerekli altyapı çalışmasının tamamlanacağı resmi olarak açıklanmıştır. KKTC Su

Temin Projesi temel atma töreni sırasında yapılan açıklamalarda, Türkiye ile KKTC arasında bir

protokol imzalanacağı, projeyi Kıbrıs Elektrik İdaresi (KIBTEK) adına Türkiye Elektrik İletim

Anonim Şirketi (TEİAŞ)’ın üstleneceği, projenin Mersin / Anamur’dan Girne’ye denizaltından

kablo döşenmesi ve 200 mw elektrik iletimini kapsayacağı, denizaltı kablo inşaatının yapımının,

TEİAŞ’ın yapacağı uluslararası ihale ile gerçekleştirileceği, ihaleye Türk firmalarının yanı sıra

İtalya, İngiltere ve Fransa’dan firmaların katılmasının beklendiği, üretilen elektrik enerjisinin, ilk

etapta KKTC’ye daha sonra ise buradan GKRY’ye mevcut hatlar üzerinden nakledileceği ifade

edilmiştir.6

 

6. Su Temin ve Elektrik Nakil Projelerinin Önemi :

5 GKRY, doğalgaz satın alınması amacıyla üç büyük şirketle temasa geçmiş ve 2010 yılında, Shell firması ile 20 yıllık

sıvı doğalgaz alımına ilişkin anlaşmayı imzalamıştır. GKRY, orta ve uzun vadede ise, Vasiliko Santrali’nde Afrodit’ten

çıkaracağı doğalgazı kullanmayı planlamaktadır.

6 Ekim 2012 döneminde KKTC’ye giden Türk heyeti, burada yaptığı müzakerelerde, denizaltı kablo döşeme projesinin

kendileri tarafından hazırlanması konusunda KIBTEK yetkilileri arasında ön anlaşma sağlanmıştır.

 

 

 

 Her iki projeyle de, KKTC’nin su ve elektrik arz güvenliğinin uzun vadede çözülmesi yönünde

önemli birer adım atılmaktadır. Bu çerçevede, DSİ Genel Müdürlüğü, su temin projesiyle,

KKTC’ndeki içme ve kullanım suyu ihtiyacının 50 yıllık bir süre için çözüleceğini açıklamıştır.

 

 KKTC’deki sosyal ve ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilmesi, büyük ölçüde temiz, güvenilir ve

sürekliliği sağlanmış su ve elektrik arzına bağlıdır. Bu nedenle, her iki proje de, KKTC’nin

kalkınmasına önemli ölçüde ivme kazandırılabilecektir.

 

 Su temin projesiyle, içme ve kullanım suyu ihtiyacının karşılanmasının yanında, hem önemli bir

alan sulu tarıma açılarak tarımsal gelir elde edilmesi, hem de balıkçılık ve turizm açısından da

ülke ekonomisine katkı sağlanması planlanmaktadır.

 

 Bu kapsamda, KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile Çukurova Üniversitesi tarafından

ortak yürütülen ve 5 Temmuz 2012 tarihinde başlayan “KKTC’de Modern Sulama Yöntemlerinin

Kullanımına Uygun Arazi Varlığının ve Bitki Deseninin Tespiti” projesi çerçevesinde, Su Temin

Projesi’yle gelecek suyun nerede ve hangi ürünlerde öncelikli kullanılacağı ortaya konacaktır.

 

Ayrıca, ormancılık sektörüne yönelik bir eylem planı da hazırlanmaktadır. Bu kapsamda,

Türkiye’den gelir getirici bazı ağaç türlerinin (badem, zeytin, narenciye, keçiboynuzu gibi)

getirilmesi ve KKTC’nin zengin şifalı bitkiler açısından da üretim ve ihracat sahası yapılması

öngörülmektedir.

 

Su temin projesi kapsamında KKTC’de hem idari, hem yasal alanda önemli faaliyetler

yürütülmektedir. Bahse konu projenin verimli bir zeminde yürütülebilmesine hizmet edecek

“Entegre Su Yönetimi Yasası” hazırlıkları başlatılmıştır. KKTC’nin sürdürülebilir bir su

politikasına sahip olması amaçlı çalışmalar, KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı

bünyesinde kurulan Genel Su Koordinatörlüğü’nce yürütülmektedir.

 

Benzer şekilde, elektrik nakil projesine paralel olarak, KKTC iletim ve dağıtım merkezlerinin

güçlendirilmesinin planlandığı da anlaşılmaktadır.

 

GKRY yetkililerinin ve Rum basınının, bahse konu projelere karşı takındığı ilk tutum

incelendiğinde, GKRY’nin hâlihazırda resmi olarak bir tepki vermediği; öte yandan, gerek su temin

projesi temel atma törenlerinin, gerek Genel Su Koordinatörü Prof.Dr. Hüseyin Gökçekuş’un

hazırladığı bir raporun Rum basınında oldukça geniş yer bulduğu görülmüştür.7

 

7Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Gökçekuş, yakın zamanda çevre konusunda hazırladığı bir

makaleyle, dünyanın en saygın bilimsel dergilerinde yer alan makaleler sıralamasında ilk 20’ye girmeyi başarmış,

alanında tanınan bir kişidir. Prof.Dr. Gökçekuş’un “1974’de kazanılan siyasi özgürlüğün ekonomik özgürlükle

pekiştirileceği” değerlendirmesini de içeren çalışması hakkında bkz. Dr.Tuğba Evrim, Prof.Dr. Hüseyin Gökçekuş

‘KKTC İçmesuyu Temin Projesi Asrın projesi Olacak’, Ortadoğu Analiz, Haziran 2012, C.:4, S.:42, s.118-127.

 

 

 

Rum basınında, Türkiye’nin tutumunun bumerang etkisine sahip olduğu, Türkiye’nin KKTC

politikasının zarar görebileceği gibi, projenin bitirilmesi halinde ise, büyük bir uluslararası başarıya

dönüşebileceği vurgulanmıştır. Simerini Gazetesi’nin başlığı ve konuya yaklaşımı ayrıca dikkat

çekici görülmektedir. Yaklaşımı, öz olarak, “Fakir Kıbrıslı Türkleri satın alacaktık, şimdi Türkiye

hepimizi satın alacak” biçimindedir.8 Bu yaklaşım, GKRY’nin KKTC’de ve Türkiye-KKTC

ilişkilerine bakışını göstermesi açısından çarpıcı bir örnek teşkil etmektedir.

 

 Rum basınına yönelik incelemede, GKRY’nin AB’deki eski daimi temsilcisi Büyükelçi

Theofilos Theofilu’nun konuyla ilgili makalesine de rastlanılmıştır.9 Theorlu’nun Rum yetkililere

önerisi, “Yapabileceğimiz ve yapmamız gereken asgari husus, Türk maharet ve projelerine tepki

göstermek, yetkili uluslararası örgütlere, BM’e ve AB’ne delilli ve yazılı olarak şikâyet etmektir."

biçiminde olmuştur.

 

Yapılan incelemede dikkat çeken bir başka husus ise, GKRY’de de sürdürülebilir bir su

yönetiminin bulunmaması ve yaşanan sorunların ciddiliğidir. Türkiye projesinin incelendiği Rum

basın organlarında yer alan değerlendirmelerde, GKRY’deki su miktarı ve kalitesine ilişkin

sorunlara yer verilmesi dikkat çekici bulunmuştur.10

 

7. Sonuç :

KKTC’ye Su Temin Projesi, gerek kullanılacak teknoloji, gerek kat edeceği mesafe açısından

küresel ölçekte önemli bir projedir. Taşıyacağı su miktarı açısından ise, çok büyük olmamakla

birlikte, geliştirilmeye açık bir proje niteliğindedir.

 

Su temin ve elektrik nakil projeleri, ekonomik, tarımsal, teknolojik ve sosyolojik yönü olan çok

boyutlu projelerdir. Aynı zamanda, anılan projeler önemli stratejik ve siyasal sonuçları olacak

 

Öncelikle KKTC’nin kalkınma hamlesine hizmet edecek ve ekonomik özgürlüğüne destek

sağlayacak kapsamda olduğu değerlendirilmektedir.

 

Kronik bir su arzı sorununa sahip Kıbrıs’ta, Makarios’un “Ada’nın Türkiye’ye bağlanmasına

asla izin vermem” ifadesinden yaklaşık 50 yıl sonra, Türkiye’den bir bağlantıyla su temini

 

8 Simerini’nin başlığı ise, “Federasyonun Dağılması ve Ankara Tarafından Satın Alınma” biçimindedir.

9 Politis Gazetesi’nde “Türkiye’den İşgal Bölgelerine Su Taşıyacak Hattın Önemi... Su Kaynakları ve Kıbrıs’taki

Türk Politikası” başlığıyla çıkan incelemede, “açıklandığı ve bazılarının ilk bakışta kandığı gibi Türkiye’nin bu

projedeki gayesi Kıbrıs Türk toplumunun ekonomik kalkınması ve refahı değil, uzun vadede Kıbrıs’ın tamamını

denetimi altına almaktır” yorumu yapılmakta ve temel olarak “Türkiye ve Eroğlu tarafından barışçıl bir kalkınma

faaliyeti olarak ortaya konulan bu hattın inşası ve işletilmesi siyasidir ve işgal bölgelerini, dolayısıyla Kıbrıs’ın

tamamını

Türkiye’ye daimi ve kopmaz şekilde bağlayacak bir göbek bağına benzetilebilir.” denmektedir.

10 Bu bağlamda, Baf bölgesindeki su ihtiyacının izinli-izinsiz açılan artezyen kuyularıyla aşılmaya çalışmasının

sonuçlarına değinilmektedir. Son 50 yıl içinde GKRY’nde toplam 125 bin artezyen kuyusuna izin verildiği, izinsiz

kuyuların çok yaygın olduğu, Meserya bölgesinde 2 bin 777 artezyen kuyusundan 650’sinin izinsiz olduğu ifade

edilmiştir.

 

 

 

sağlanmış olacaktır. Böylece, 40 yıllık geçmişi olan ve sloganlaşmış bir fikrin yaşam bulmasının

sağlanmış olacağı düşünülmektedir.

 

Projelerin önemli yansımalardan birisi ise, Kıbrıs Türk halkı nezdinde Türkiye algısına ilişkin

olacağıdır. Söz konusu projelerin realize edilmesi sonucu, Kıbrıs Türklerinin kendilerini yalnız

hissetmemesi ve her durumda Türkiye’nin güçlü bir şekilde kendilerine sahip çıkmakta

olduğunun gösterilmesi açısından önemli gözükmektedir.

 

 Projeler, aynı zamanda GKRY’de hakim olan bir algının kırılması açısından da değer

taşımaktadır. Bu bağlamda GKRY’de var olan “Kıbrıs Türklerinin uygulanan izolasyonlar

sonucu pes ederek azınlık statüsünü kabul edeceği” yönündeki beklentiyi kıracak mahiyette bir

proje olduğu düşünülmektedir.

 

Başbakan Yardımcısı Sn. Prof.Dr. Beşir Atalay, 13 Ekim 2012 tarihli açılış töreninde, GKRY

yetkililerine seslenerek, “Ada’da Kıbrıs Türkü’nün varlığını ortadan kaldırarak bir gelecek

tasarlamak yerine, barışçıl bir çözümün faydalarını görmeleri gerektiğini” vurgulamış ve “Kıbrıs

Rum Kesimi her ne kadar kendini Türkiye'den uzak görse de bu proje doğal komşusunun

Türkiye olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.” biçiminde önemli mesajlar vermiştir.

 

Bahse konu projeler, orta ve uzun vadede GKRY başta olmak üzere, üçüncü ülkelere

uzatılabilecek mahiyette geliştirilebilir nitelikte projelerdir. Bu çerçevede, Türkiye’nin KKTC’ye

yönelik böyle bir enerji kaynağı sunumu, Kıbrıs tarihi açısından da stratejik öneme ve değere

sahip olup, tarihsel olarak da GKRY karşısında farklı bir konuma geçişi simgelemektedir.

 

Projelerin bir diğer önemli boyutu, GKRY ile süren müzakere süreci ve daha genelde Kıbrıs

Sorunu’nun çözümüne katkı olabilme potansiyeline ilişkindir. Projelerin gündeme gelmesine

paralel işlendiği üzere, GKRY’ye de su ve elektrik verilebilme ortamının yaratılmasıyla, anılan

projelerin kalıcı bir uzlaşmaya ve barışa somut bir katkı olacak şekilde değerlendirilmesi söz

konusu olabilecektir.

 

Ancak, orta ve uzun vadede, GKRY’nin su temini konusunda Türkiye’ye bağlı bir yapıyı arzu

etmeyeceği ve bunun yerine, deniz suyunun arıtımı ve / veya (daha pahalı da olsa) diğer

alternatifleri gündemde tutmak isteyeceği değerlendirilmektedir. Bu nedenle de, önümüzdeki

dönemde, KKTC Su Temin Projesi’nin “Birleşik Kıbrıs” fikrini sona erdirecek bir proje olduğu

değerlendirmelerinin gündeme gelebileceği kıymetlendirilmektir.

 

 

 

 
30 Mayıs 2014 Cuma 07:55
Okunma: 22755
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)