Ana Sayfa » Kıbrıs » Turunçgil çeşitleri deneme çalışmaları olumlu sonuç verdi

Turunçgil çeşitleri deneme çalışmaları olumlu sonuç verdi

Akerzurumlu: "narenciye İçin Büyük Bir Adım".

 
 
Turunçgil çeşitleri deneme çalışmaları olumlu sonuç verdi
Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü'nün (TAE) narenciye hasat dönemini 8-9 aya çıkaracak ve tuzluluğa dayanıklı 8 yıllık turunçgil anacı deneme çalışmaları olumlu sonuçlar verdi.


Tarım sektöründe verimliliği artırmak amacıyla çalışmaları sürdüren TAE, turunçgil alanında yürüttüğü çalışmalarla 100 bin ton olan narenciye ihracatını arttırmayı hedefliyor.


Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile sürdürülen "Çeşit Adaptasyon Projesi"nde 56 çeşit narenciye anaç  ve çeşidinin ülkeye adaptasyonu denendi.


Çalışmalarda öne çıkan anaç ve çeşitlerin üreticilere sunulması maksadıyla Bitkisel Doku Kültürü Laboratuarı ve Fidan Üretim Tesisi kuruluyor.


Tesis sayesinde sadece narenciye türleri değil, TAE tarafından ülkeye adaptasyonu kanıtlanmış şeftali, kaysı, nar gibi ağaç türlerinin de doku kültürü ile üretimi mümkün olacak.


TEA Müdürü Ercan Akerzurumlu TAK'a yaptığı açıklamada, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi işbirliğinde 2003 yılından beri narenciye türleri ile ilgili yürütülen proje kapsamında, KKTC'de narenciye hasat dönemini 8-9 aya çıkaracak,  erken ve geç verim veren, tuza dayanıklı yeni narenciye anaç ve çeşitleri belirlemiş durumda olduklarını belirtti.


Akerzurumlu, "Üretim sürecini 5-6 aydan 8-9 aya çıkarmak maksadıyla yapılan araştırmalarda erkenci ve çok geç verim veren çeşitler üzerinde duruldu" dedi.


Turunçgil üzerindeki çalışmaların 2013'de Türkiye'den KKTC'ye su aktarılması projesinin göz önünde tutularak yürütüldüğünü kaydeden Akerzurumlu, Dragon Çayı'ndan denize yılda 750 milyon metre küp suyun aktığını, KKTC'ye borularla aktarılacak suyun bunun 10'da biri (75 m3) olduğunu, bunun 35 milyon m3'ünün içme kullanma 35 m3'ünün de tarımda kullanılacağını ancak döşenecek boru hattına ilave olarak ek boru hatlarının çekilerek KKTC'ye su aktarma kapasitesinin arttırılabileceğini söyledi.


Bitkisel Doku Kültürü Laboratuarı ile Fidan Üretim Tesisi'nin anaç üretimi, islah ve virüsten arındırılmış fidan üretimi yapan Türkiye'deki Batı Akdeniz Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Müdürlüğü'nün yardımlarıyla kurulacağını ifade eden Akerzurumlu, Bitkisel Doku Kültürü Laboratuarı'nın bir yıl sonra tamamlanacağını ancak ilk fidanın ancak 2,5 yıl sonra üreticiye sağlanabileceğini kaydetti.


Su kalitesinin düşmesi, sudaki tuzluluk oranının artması ve yüksek verim için narenciye ağaç bakımının doğru bir şekilde yapılmamasının üretiminde kalitenin düşmesine neden olduğunu belirten Akerzurumlu, "TAE'nün yaptığı çalışmalar narenciye ile ilgili büyük bir adımdır" dedi.


TAE, narenciye rekoltesinin arttırılması amacıyla narenciye üretici birlikleri ile işbirliği de başlattı.


Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi, TAGEM ve Lefke Avrupa Üniversitesi'nin de yer aldığı ortak çalışma programında, Bitkisel Doku Kültürü Labaratuarı ve Fidan Üretim Tesisi'nin oluşturulması da bulunuyor.


Program kapsamında, Turunçgil bahçelerindeki zararlıların envanterinin çıkartılması ve mücadele yöntemleri de belirlenecek.


Bilimsel bakım ve gübreleme yapılan bahçeler ile geleneksel yöntemlerle bakım yapılan bahçeler arasındaki farkın gösterilmesi amacıyla üretici bahçelerinde fertigasyon (sulama ve gübreleme) projeleri de uygulanacak.


NARENCİYE ALANI DÜŞERKEN, İHRACATTA DÜŞÜŞ TRENDİ OLMADI


Ticaret Dairesi istatistiklerine göre, 1990'lı yıllarda 80-110 bin arasında olan narenciye ihracatı 92-93 sezonunda 188 bin ton olarak gerçekleşti. 2008-2009'da 61 bin tona kadar düşen ihracat, son iki sezonda sırasıyla 83 bin ile 100 bin olarak gerçekleşti. Narenciye ihracatı son yirmi yılda 65-110 bin ton arasında dalgalanırken, TEA verilerine göre narenciye üretilen arazi miktarı 1990'da 54 bin'den 2011'de 40 bin dönüme düştü.


 
8 Ocak 2012 Pazar 11:12
Okunma: 1658
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler