Ana Sayfa » Kıbrıs » UBP-DP KOALİSYON HÜKÜMETİ PROGRAMI MECLİSTE OKUNDU

UBP-DP KOALİSYON HÜKÜMETİ PROGRAMI MECLİSTE OKUNDU

Ulusal Birlik Partisi (UBP) – Demokrat Parti (DP) Koalisyon Hükümeti Programı bugün Cumhuriyet Meclisi’nde okundu.

 
 
UBP-DP KOALİSYON HÜKÜMETİ PROGRAMI MECLİSTE OKUNDU

BAŞBAKAN ÖZGÜRGÜN: “HÜKÜMET OLARAK ÜZERİNDE EN FAZLA DURACAĞIMIZ ŞEYLERİN BAŞINDA BİRLİK-BERABERLİĞİMİZİ KORUMAK, DAHA DA ZENGİNLEŞTİRMEK, PEKİŞTİRMEK VE HALKIMIZIN GÜVENİNİ KAZANMAK OLACAKTIR”

“HÜKÜMETİMİZİN ÖNCELİĞİ; KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ-TÜRKİYE CUMHURİYETİ EKONOMİK MALİ İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜNÜ GEREKLİ ÇALIŞMALAR SONRASI HIZLA TAMAMLAMAK OLACAKTIR” 

“MÜZAKERELERDE HEDEF SULANDIRILMAMIŞ İKİ KESİMLİLİK, İKİ KURUCU DEVLET EŞİTLİĞİNE DAYALI YENİ BİR ORTAKLIK VE TÜRKİYE'NİN ETKİN VE FİİLİ GARANTÖRLÜĞÜNÜN DEVAMININ SAĞLANDIĞI ADİL, YAŞAYABİLİR VE KALICI BİR ANLAŞMA”

 (T.A.K): 

UBP Genel Başkanı, Başbakan Hüseyin Özgürgün ile DP Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın okuduğu hükümet programında, hükümetin önceliği Türkiye ile imzalanacak Mali İşbirliği Protokolüne vereceği vurgulandı.

Hükümet protokolünün ilk yarısını okuyan Başbakan Hüseyin Özgürgün, bir ülkenin başarılı olabilmesi için öncelikle birlik-beraberliğin sağlanması gerektiğine işaret ederek, “Biz Halkımızı bir bütün olarak görüyoruz. Farklı partilerde bulunsak da, kimi görüşlerimiz farklı olsa da, Parlamentomuzu bir bütün olarak görüyoruz. Hükümet olarak üzerinde en fazla duracağımız şeylerin başında birlik-beraberliğimizi korumak, daha da zenginleştirmek, pekiştirmek ve halkımızın güvenini kazanmak olacaktır” dedi.

Özgürgün, konuşmasına, Meclis’te bulunan milletvekillerini şahsı ve Bakanlar Kurulu üyeleri adına saygı ile selamlayarak başladı.

Kıbrıs Türk halkının bugünkü devlet olgusuna çok büyük özveriler sonucu ulaştığına işaret eden Özgürgün, “demokratik, çağdaş değerlerin hakim olduğu, egemen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bugünlere gelmesine katkı koyan tüm insanlarımızı, geçmiş bütün hükümetleri, tüm milletvekillerimizi Anavatan Türkiye’yi bu çatı altında bir kez daha şükranla anar, kendilerine teşekkürlerimizi sunarım” diye konuştu.

Özgürgün, bugün Anayasanın 109. maddesine uygun olarak “Hükümet Programını” okumak üzere Meclis kürsüsünde olduğunu belirterek, Ulusal Birlik Partisi ve Demokrat Parti olarak çok zor bir dönemde görev aldıklarının bilincinde olduklarını vurguladı.

Ülkede gerek iç gerekse dış sorunların oldukça yoğunlaştığına işaret eden Özgürgün, ülkede tüm sektörlerin sıkıntılı olduğunu, Kıbrıs konusunda müzakere süreci devam ederken Türk tarafının yapıcı durumuna rağmen Rum tarafının uzlaşmazlığının hız kesmeden sürdüğünü kaydetti ve şöyle devam etti:

“BAŞARILI OLACAĞIZ BAŞKA YOLU YOK”

“Kıbrıs Türk halkı haksız ambargolar altında, Adadaki iki Devlet, iki Halk, iki Demokrasi bulunduğu gerçeği görmezden gelinmektedir. Tüm bunlara rağmen kendimize, parlamentomuza, halkımıza ve Anavatan Türkiye’nin desteğine güvenerek ‘başarılı olacağız, başka yolu yok’ diyoruz.”

Başbakan Özgürgün, bir ülkenin başarılı olabilmesi için öncelikle birlik-beraberliğin sağlanması gerektiğine dikkat çekerek, bu konuda şu düşüncelerini paylaştı:

“Biz halkımızı bir bütün olarak görüyoruz. Farklı partilerde bulunsak da, kimi görüşlerimiz farklı olsa da, Parlamentomuzu bir bütün olarak görüyoruz. Hükümet olarak üzerinde en fazla duracağımız şeylerin başında birlik-beraberliğimizi korumak daha da zenginleştirmek, pekiştirmek ve halkımızın güvenini kazanmak olacaktır.

ÖNCELİK EKONOMİK PROTOKOL

Ülkemizin bu anlamda yaratılacak ortamla bir dönüşüm ve gelişim sürecine gereksinim olduğu yadsınamaz gerçektir. Türkiye Cumhuriyeti’yle sağlam ve sağlıklı ilişkilerle ‘Yapısal dönüşüm programını’ hayata geçirmek, buna destek sağlayacak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti-Türkiye Cumhuriyeti Ekonomik Mali İşbirliği protokolünü gerekli çalışmalar sonrası hızla tamamlamak hükümetimizin önceliği olacaktır. 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin siyasal, ekonomik, sosyal alanlarını kapsayan hemen hemen tüm projelerinin Türkiye Cumhuriyeti desteğiyle uygulanmakta olduğu gerçeğinden hareketle Hükümetimizin birincil projesi de Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve Kıbrıs Türk halkına verdiği bu desteği sürekli kılmaktır. 

Başarı için vizyon, proje, bilgi, kararlılık ve kaynak yanında hükümet ortaklarının uyum içinde çalışmaları esastır.

Tarihsel geçmişleri, varlık sebepleri, ekonomik programları, Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilerdeki hassasiyetleri ve Kıbrıs konusundaki görüş birliğinin her iki partinin oluşturduğu Bakanlar Kurulu’nun yapacağı icraatların Kıbrıs Türk halkını daha güzel günlere taşıyacağına yürekten inanıyorum.”

Özgürgün, değişen dünya koşullarına uyum sağlamak yerine dünyaya karşı direnmeye kalkışmanın ekonomik ve sosyal sorunları artırmaktan başka sonuç doğurmayacağını ifade ederek, uyum sağlamak için ülke kurumlarını ve devleti sürekli yenilemek adına Türkiye’nin bilgi, birikim ve desteğine sahip olduklarını, bu dönüşümleri gerçekleştirirken Kıbrıs Türk halkının bedel ödememesini sağlamanın hedefleri olacağını söyledi.

“BİREYİ MERKEZ ALAN SİYASET”

Özgürgün, hükümetin siyaset anlayışında “bireyin” son derece önemli yer tuttuğuna işaret ederek, “Bireyi merkez alan siyaset anlayışımızı yürütebilmek için her şeyden önce katılımcı, çoğulcu ve özgürlükçü demokratik yapımızın daha ileri noktalara taşınması gerektiği inancındayız ve bunun için çaba göstereceğiz” dedi.

Hükümetin evrensel değerlere dayalı, bireysel hak ve özgürlüklerin ön plana çıkabileceğine ve böylece her kesimin katılımcı, çoğulcu bir şekilde demokratik temsilinin mümkün olduğuna inandığını belirten Özgürgün, “Hükümetimizin vizyonunda Kıbrıs Türkü’nü yüceltmek, kalkındırmak ve medeni halklar düzeyine çıkarmanın yanı sıra, demokrasimizi kirliliklerden uzak tutarak zenginleştirmek, kökleştirmek, devletimizi daha da güçlendirmek önemli yer tutar” diye konuştu. 

BAŞBAKANLIK

Hüseyin Özgürgün, hükümetin, demokratik yapının daha da güçlendirilmesi için üzerine düşeni mutlaka yapacağını belirterek, öncelikle Başbakanlık bünyesinde yapılacak çalışmalara değindi ve şunları kaydetti:

“2009-2013 Ulusal Birlik Partisi hükümetleri döneminde oluşturulan Ekonomik Koordinasyon Kurulu ve Reel Sektör Danışma Kurulu, reel sektörün sorunlarının tespiti ve çözümleri ile ekonomik alandaki bütünlük, uyum ve koordinasyonun sağlanması amacıyla bu dönem daha etkin çalıştırılacaktır.

“YATIRIM İKLİMİ İYİLEŞTİRİLECEK”

Yatırım iklimi iyileştirilecektir. Bu amaçla Yatırım Geliştirme Ajansı’nın hazırlamış olduğu İş Yapabilirlik Raporu baz alınarak yatırım süreçlerine ilişkin yapısal reformların Başbakanlık ve Kıbrıs Türk Yatırım Geliştirme Ajansının (YAGA) koordinasyonunda öngörülerek planlanması ve ilgili Devlet Daireleri ve Kurumlarıyla işbirliği içerisinde uygulanacaktır.

“E-DEVLET PROGRAMI HAYATA GEÇİRİLECEK”

E-Devlet Programı hayata geçirilecektir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti e-Devlet dönüşümü ülke için yüksek önem arz etmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti´nin yapısal dönüşümü de yine e-Devlet Programı ile mümkün olacaktır.

E-Devlet projesi sayesinde Kamu kurum ve kuruluşlarının sahip olduğu ve olacağı bilgilerin sayısal ortamlara aktarılması ile kamu – kurum ve kuruluşları arasında bilgi alışverişi de sağlanmış olacaktır. Böylece kamu kuruluşlarının otomasyonu ile vatandaşa daha hızlı, doğru bilgi ve hizmet vermeleri sağlanacaktır. 

“ÜÇLÜ KARARNAME ATAMALARI DARALTILACAK”

Kamu Görevlileri Yasasında, Avrupa Birliği ülkeleri arasında kabul edilen temel esaslar ve ilkeler dikkate alınarak kendi şartlarımız da gözetilerek gerekli değişiklikler yapılacaktır. Kamu personel sistemi ehliyeti, liyakati, verimliliği ve performansı arttırmayı esas alan bir anlayışla yeniden yapılandırılacaktır. Üçlü kararname atamalarının kapsamı dönem sonuna kadar daraltılacaktır. Avrupa Birliği müktesebatına yasal ve idari uyum çalışmaları, Başbakanlık Avrupa Birliği Koordinasyon Merkezi´nin eşgüdümünde ve Avrupa Birliği Kurumları ile işbirliği içerisinde sürdürülmeye devam edecektir.

Yurt içinde veya yurt dışında kamuda hizmet içi eğitim veya staj konusu ile ilgili teorik ve pratik bilgileri de içerecek planlamalar yapılarak yoğunlaştırılacaktır. Öncelikle acil ihtiyaçlardan başlanarak uygulanacak ve böylece kamu çalışanlarının nitelikleri artırılarak onlardan daha etkili ve verimli bir biçimde yararlanılacaktır.

Kooperatiflerin denetim ve izlenme sistemlerinin güçlendirilmesi sağlanacaktır.

“SUÇLARIN ÖNLENMESİ İÇİN ETKİNLİK ARTIRILACAK”

Polis Örgütünün ulusal ve iç güvenliği ciddi şekilde tehlikeye sokacak suçların önlenmesi ve suçluların ortaya çıkarılmasında etkinliğinin arttırılması için çalışmalar yapılacaktır.

Her yaştaki yurttaşın beden ve ruh sağlığını geliştirecek sporu kitlelere yayacak olanaklar sağlanacaktır. Bu amaçla yeni spor tesisleri yanında, mevcutların da geliştirilmesi sağlanacaktır.

Var olan alt yapı eksikliklerinin giderilmesi amacıyla başlatılan çalışmalar hızlandırılacak ve ülke genelinde ihtiyaç olan yeni alt yapı projeleri hayata geçirilecektir.

“SPOR POLİTİKASI İZLENECEK”

Tüm spor branşlarını dikkate alan bir spor politikası izlenecektir. Spora ayrılmış kaynakların, spor dalları arasında adil bir biçimde dağıtılmasına hassasiyet gösterilecektir.  Spor kulüplerinin ekonomik darboğazdan kurtulması ve daha sağlıklı, sürdürülebilir bir yapıya kavuşması, kurumsallaşması teşvik edilecektir. Başarılı sporcular özellikle, elit sporcular desteklenecektir. Engelli yurttaşlarımızın spor yapma olanakları artırılacak ve desteklenecektir. Spor şura kararlarının uygulanmasına özel önem gösterilecektir. Gençlerin, özgür, aktif ve sağlıklı, ülkelerine bağlı ve faydalı birer yurttaş olabilmeleri için gerekli çalışmalar yapılacak ve imkanlar sağlanacaktır.

GENÇLERE YÖNELİK PROJELER…

Gençlerin bilgilerini, becerilerini ve yeterliliklerini geliştirecek koşullar yaratılacaktır. Gençlere her alanda bilgiye erişme ve aktif iletişim olanakları sunulacaktır.

Gençlerin, istihdam, çalışma koşulları, sosyal güvence, genç girişimcilik, ulaşım, barınma gibi konularda bütünlüklü politikalar uygulanacaktır. Engelli gençlerin toplumsal yaşama katılımını sağlayacak çalışmalar yapılacaktır.  Madde bağımlılığı, kumar ve diğer kötü alışkanlıklarla mücadelede etkin politikalar uygulanacaktır.

Gençlik Dairesi’nin diğer gençlik ve kültür örgütlerini proje bazında desteklemesi sağlanacaktır. Sivil Toplum Örgütleri ve gençlik örgütleri ile Gençlik Dairesi arasındaki işbirliği arttırılacak,  etkinliklerin ve aktivitelerin artırılması sağlanacak, gençlere yeni çalışma alanları yaratılacaktır.

Uyuşturucu, kumar ve diğer bağımlılıklar ile mücadelede Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu çalışmalarına etkin bir şekilde devam edecektir.

VAKIFLAR İDARESİ

Kıbrıs Vakıflar İdaresi, Vakıf emlakin tespiti ve envanter çalışmalarının tamamlanması için ilgili Bakanlık ve Daireler nezdinde her türlü işbirliği yapılarak desteklenecektir. Kıbrıs Vakıflar İdaresi yeniden yapılanma projesi çalışmaları hızlandırılacak, Vakıfların 445 yıllık süreçte Kıbrıs Türk toplumuna yapmış olduğu ekonomik, sosyal, kültürel katkının, çağdaş kurumsal düzeyde artarak devamı sağlanacaktır.

YAYINCILIK SEKTÖRÜ

Ülke yayıncılık sektörünün çağdaş teknolojiler kullanılarak geliştirilmesine yönelik çalışmalar somut sonuçlar elde edilecek şekilde sürdürülecektir.

Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nun çağdaş yayıncılığın gerektirdiği dinamik yapıya kavuşturulması amacıyla yeni bir yasa taslağı hazırlanarak yasalaşması sağlanacaktır. Yeni yasal düzenleme ile, Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nun içerik sağlayıcı yayıncılık ana görevi yanı sıra, diğer kamu ve özel yayın kuruluşlarına daha  etkin hizmet vermek amacıyla Kurum bünyesinde ayrı birimler olarak düzenlenmesi ve işletilmesi sağlanacaktır.

“DPÖ GÜÇLENDİRİLECEK, İSTATİSTİK YASASI ÇIKARILACAK”

Devlet Planlama Örgütü, personel ve ekipman olarak desteklenip, güçlendirilecektir. İstatistik Yasası çıkarılacaktır.”

Başbakan Özgürgün, KKTC Maliyesinin yıllardır ana hedefinin; mali disiplini ve cari harcamaların yerel gelirlerle denk duruma getirilmesi olduğunu, hükümetin hedefleri arasında da bu hususun önemli bir yer tuttuğuna işaret etti.

Özgürgün, ancak bu önemli hedefin başarılı olabilmesinin, bir yanda cari harcamaları azaltmak diğer yandan ise gelirleri artırmakla mümkün olabileceğine işaret ederek, şöyle devam etti:

“Yürürlükte olan vergi sistemiyle de bu yöntemin pratikteki sonucu, bazı mükelleflerin fazla vergi vermesi, bazı mükelleflerin çok az vergi vermesi olmuştur. Bunun bir sonucu olarak ise yıllar içerisinde toplumsal zenginlik, toplumsal refahın dağılımında büyük eşitsizlikler ortaya çıkmıştır.

“VERGİ POLİTİKASI YENİDEN TASARLANACAK”

Devlet, refahın daha adil dağılımını vergi politikasıyla sağlayabilir. Bunu başarabilmek için de Vergi Politikalarımız yeniden tasarlanacaktır.

Vatandaşlarımızın vergi ile ilgili oluşan olumsuz algıyı ve vergi ‘sadece kamu çalışanlarının maaşını ödemek için toplanır’ algısı değiştirilecektir. Ancak sorun burada vatandaşın algısı değildir. Vatandaş gerçekte var olması gerekene işaret etmektedir.

Vergi sistemini adil bulmamaktadır; ödediği vergilerin sağlık, eğitim ve bunlar gibi temel ihtiyaçları sağlamak için kullanıldığına inanmamaktadır; bunun bir sonucu olarak da vatandaşların vergi verme sorumluluk bilinci alt düzeylerde kalmıştır. Vatandaş verdiği veya vereceği vergilerin harcanması gereken alanlarda harcandığına dair inancını yitirmiştir.

Bu bağlamda temel görevimiz; adil, şeffaf ve denetlenebilir bütünlüklü ve yerele dayalı yeni bir vergilendirme sistemini oluşturmak olacaktır.

“VERGİ TABANI GENİŞLETİLECEK”

Toplumsal refahın daha adil bir şekilde paylaşımı ile kuşkusuz devletimizin dışa bağımlılığı da azalacaktır. Vergi tabanı genişletilecektir.

Vergi tabanımızı genişletirken ülkemiz de-facto nüfusunu da dikkate almalıyız. Vatandaş olmayan ancak ülkemizde bulunan geniş bir nüfustan elde edilen gelirin daha adil ve daha geniş bir toplumsal ölçekte değerlendirilmesi sağlanacaktır.

Vergi sistemindeki bu temel felsefi değişiklikle ilgili somut çalışmalarımızı öncelikle Yüce Meclisimizle ve de tüm paydaşlarla paylaşarak şekillendireceğiz.

Özetle yeni vergi sistemimizin temel felsefesi, yıllar içerisinde refahtan daha büyük pay alan ve almaya devam edenlerden daha fazla vergi, yıllar içerisinde refahtan daha az pay alarak refahtan daha az faydalananlardan daha az vergi alma prensibidir. Yani mali disiplinin birinci ilkesi olan ‘vergide adalet’dir.”

Özgürgün, yeni vergi politikası geliştirirken, dikkate almaları gereken çok önemli bir hususun da devam eden müzakere süreciyle ilgili olduğuna işaret ederek, “Daha açıkçası, devam etmekte olan müzakere süreci sonunda bir çözüme ulaşılacak varsayımıyla hareket ederek, bir yanda Federal bir ekonominin parçası olacak kendi ekonomimizi Avrupa Birliği ve Güney Kıbrıs Rum Devletiyle entegre ederken diğer yanda kendi ekonomik çıkarlarımızı korumaya yönelik tedbirleri de düşünmek zorundayız” diye konuştu.

Geçerli mevzuat ve yasaların tümünün Avrupa Birliği ile uyumlu olması için gereken düzenlemelerin yapılacağını belirten Özgürgün, belirli ürünlerde kaçakçılığın önlenmesi ve Katma Değer Vergisi gelirlerinin artırılması için “Elektronik Katma Değer Vergisi ve Vergi Takip Sistemi”nin uygulamaya konacağını söyledi.

Özgürgün, Katma Değer Vergisi oranlarının gözden geçirilip bir yanda temel ihtiyaçlar diğer yanda ise eğitim, kültür ve sanat ürünlerinde bu oranların ya tümden kaldırılması ya da en asgari düzeye çekilmesinin sağlanacağını ifade etti.

DIŞ POLİTİKA

Başbakan Hüseyin Özgürgün, UBP-DP hükümetinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin dış politikasını Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün; “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” özdeyişine uygun bir anlayışla ve Kıbrıs Türk halkının çıkarları doğrultusunda, tarihsel süreç içinde geliştirdiği politikalar çerçevesinde yürüteceğini kaydetti.

Anavatan Türkiye ile olan tarihi, stratejik, ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel bağların “yaşamsal” olduğunu ve öncelikli önem taşıdığını belirten Özgürgün, yakın çevrede ve dünyada yer alan ve dünya barışını tehdit eden trajik olayların, insanlığın acil ortak sorunu haline gelen terör olaylarının, bu konuda tüm insanlığın ortak hareket etme gereksinimini tüm açıklığıyla ortaya koyduğuna dikkat çekti.

“İŞBİRLİĞİNE HAZIRIZ”

Özgürgün, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti olarak biz, bu konuda üstümüze düşeni yapma konusunda kararlılığımızı ifade ederken, başta Anavatan Türkiye olmak üzere tüm bölge ve dünya ülkeleriyle işbirliği yapmaya hazır olduğumuzu vurgularız” dedi.

“YENİ DÖNEMDE 3. ÜLKELERLE İLİŞKİLER GELİŞTİRİLECEK”

Yeni dönemde, KKTC'nin uluslararası ve bölgesel kuruluşlarla olduğu kadar üçüncü ülkelerle ilişkilerini geliştirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Özgürgün, hükümetin, ulusal bir dava olan “Kıbrıs konusunda” Anavatan Türkiye ile birlikte ve uyum içerisinde hareket edeceğini ve Kıbrıs Türk halkının egemenliğini, siyasi eşitliğini ve mutlak güvenliğini içeren bütünlüklü bir anlaşma için tüm çabaları ortaya koyacağını kaydetti.

Hükümetin, Kıbrıs Türk halkı ve devletin uluslararası alanda hak ettiği yeri alabilmesi yönünde çalışma ve girişimleri yoğunlaştıracağını belirten Özgürgün, bu çerçevede Avrupa Birliği ve üye ülkelerle ilişkilerin güçlendirilmesinin önem arz ettiğini belirtti.

“HEDEF İİT’YE ASİL ÜYE STATÜSÜ KAZANMAK”

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ile halihazır yakın ve sıcak ilişkilerin daha da ileriye götürülmesinin hedefleri arasında olduğunu ifade eden Özgürgün, “Nihai amacımız; İslam İşbirliği Teşkilatı'na asil üye statüsünü kazanmaktır. Bu hedefe yönelik olarak İslam İşbirliği Teşkilatı Sekreteryası ile olduğu kadar üye ülkelerle olan ilişkilerimizin geliştirilmesine de azami önem gösterilecektir” dedi. 

Özgürgün, hükümetin başta Türk Cumhuriyetleri olmak üzere kendilerine müzahir ülkelerle siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel ve spor alanlarında ilişkilerin güçlendirilmesi ve yeni ilişkiler oluşturulmasının, dış politikadaki öncelikleri arasında olduğunu ifade etti. 

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin (AKPM) Kıbrıs Türk halkının görüşlerinin anlatılması açısından önemli bir zemin oluşturduğuna işaret eden Özgürgün, bu kuruluşa gerekli önemin verilmesi, dışa açılım politikasının ana hedeflerinden biri olacağını kaydetti.

Bu bağlamda Avrupa Konseyi'nin tüm kurum ve birimleri ile ilişkileri güçlendirmek amacıyla çalışmaları yoğunlaştıracaklarını ifade eden Özgürgün, “Tam anlamıyla tatminkar olmasa bile, bu kuruluştaki temsiliyetimizin Avrupa'nın diğer kurumlarına bir örnek teşkil etmesi amacıyla, Avrupa Parlamentosu'nda da  pragmatik bir yöntemle Kıbrıs Türk siyasi partilerine temsiliyet olanağı sağlanması yönündeki çabalara hız kazandıracağız” diye konuştu. 

“İZOLASYONLARIN KALDIRILMASI YOĞUNLUKLA GÜNDEME GETİRİLECEK”

Özgürgün, Kıbrıs Türk halkının her alanda tabi tutulduğu insanlık dışı izolasyon ve kısıtlamaların daha fazla gecikmeden hafifletilmesi ve sona erdirilmesinin bir “insan hakları konusu” olarak daha büyük bir yoğunlukla gündeme getirileceğini vurguladı.

Özelde Avrupa Birliği, genelde ise uluslararası toplumun bu konudaki siyasi ve ahlaki yükümlülüğünün öne çıkarılacağını söyleyen Özgürgün, bu bağlamda Avrupa Birliği Komisyonu'nun 26 Nisan 2004'te “izolasyonun kaldırılması” konusunda aldığı kararın etkin bir şekilde uygulanması gereğinin kendilerine önemle hatırlatılacağını kaydetti.

Birleşmiş Milletlerin de gerek kurumsal olarak gerekse üye ülkeler açısından, taşıdığı sorumluluğu yerine getirmesi için çaba gösterileceğini ifade eden Özgürgün, “Hükümetimiz, gerçek bir insanlık ayıbı olan izolasyon ve kısıtlamaların kaldırılması yönünde gereken her türlü çabayı Anavatan Türkiye'nin desteğiyle ortaya koymakta kararlıdır” dedi. 

“YURT DIŞINDA YAŞAYAN SOYDAŞLARIMIZ İLE BAĞLAR GÜÇLENDİRİLECEK”

Başbakan Özgürgün, yurtdışında yaşayan ve bulundukları ülkelerde Kıbrıs Türkü'nün temsilcisi ve davasının savunucusu konumunda olan vatandaş ve soydaşların anayurtlarıyla olan bağlarının güçlendirilmesine büyük önem verileceğini, bürokraside ve diğer kamusal alanlarda sorunlarının çözümlenmesi için elden gelen her türlü çabanın gösterileceğini kaydetti.

Özgürgün, ülkede ikamet eden ve bazıları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlığı da alan üçüncü ülke uyrukluların karşılaştığı sorunların çözümlenmesi amacıyla gerekli koordinasyonu teminen çalışmalar yapılacağını ifade ederek, şöyle devam etti:

“Hükümetimiz, içte ekonomik ve sosyal yapının güçlendirilmesiyle halkımızın haklı beklentilerinin gerçekleşmesine ek olarak dış politikamızın da daha büyük bir etkinlik kazanacağı noktasından hareketle, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin sosyo-ekonomik yapısının güçlendirilmesine büyük önem atfetmektedir. Kıbrıs Türk halkının mahkum edilmek istendiği ‘Kıbrıs sorunu çözümlenmeden iç sorunlar çözümlenemez’ şeklindeki düşünce son derece yanlış ve zararlıdır.

Aksine, kendi iç sorunlarımızı çözmek ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hak ettiği sağlam bir sosyo-ekonomik yapıya kavuşmasını sağlamak, masada elimizi güçlendirecek ve eşit ortaklığa dayalı bir uzlaşı olanağını artıracaktır.”

KIBRIS MÜZAKERELERİ

Başbakan Özgürgün, sürdürülmekte olan Kıbrıs müzakerelerinin hedefinin; “sulandırılmamış iki kesimlilik, iki Kurucu Devlet'in eşit statüsüne dayalı yeni bir ortaklık ve Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünün devamının sağlandığı adil, yaşayabilir ve kalıcı bir anlaşmaya varmak” olduğuna işaret etti.

Özgürgün, şöyle devam etti:

“AB ÇERÇEVESİNE ÇEKİLMESİNE KARŞI DURACAĞIZ”

“Hükümetimiz, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde bu konuda gösterilmekte olan çabaları desteklemektedir. Kıbrıs Rum tarafının, konuyu Avrupa Birliği çerçevesine çekmeye yönelik çabalarına prim verilmemesi gerektiğini de değerlendiren Hükümetimiz, bu çabaların karşısında duracaktır.

Olası bir uzlaşı, on yıllar süren mücadeleler sonucu elde ettiğimiz kazanımlarla, halkımızın özgürlük, güvenlik ve eşitliğini güvence altına almalı, bu konudaki olmazsa olmazlarımıza muhafaza etmelidir.

Bunlar arasında sulandırılmamış iki kesimlilik ve iki toplumluluk, dönüşümlü başkanlığı da içeren siyasi eşitlik, Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin devamını sağlayacak Garanti ve İttifak Antlaşmalarının devamı, olası bir anlaşmanın Avrupa Birliği'nin birincil hukuku olması ve iki lider tarafından onaylanacak anlaşma taslağının ayrı ayrı ve eş zamanlı referandumlar yoluyla iki halkın onayına sunulması bulunmaktadır. Muhtemel bir anlaşma Doğu Akdeniz'deki dengeleri ve özelde Türk-Yunan dengesini korumalıdır.

Olası bir anlaşmanın iki tarafta eş zamanlı referandumlara sunulması sonucu bir veya her iki tarafın 'hayır' demesi halinde ne olacağı, referandumlar öncesinde açık bir şekilde ortaya konmalı, gerek müzakereler esnasında gerekse sonrasında alternatifsiz olmadığımız vurgulanmalıdır.

Bu bağlamda, Kıbrıs Türk halkının Rum tarafıyla bir uzlaşıya mahkum olduğu şeklindeki anlayışın doğru olmayıp bir uzlaşıya varma doğrultusundaki çabalara da hizmet etmediğini vurgulamak isteriz.

Halkımızın, güvenlik ve garantiler yanında büyük önem atfettiği bir diğer konu olan mülkiyet konusuna çözüm aranırken, olayın tarihi gelişimi ve kapsamı itibariyle her bir toplumun bütününü ilgilendiren bir konu olduğu, salt bireysel ve/veya hukuki bir mesele olmadığı ve çözüm yerinin görüşme masası olduğu gerçeği göz önünde bulundurulmalıdır. Bulunacak formül, kişileri karşı karşıya getirmeyecek, yeni mağduriyetler ve gelecekte yeni bir çatışma riski yaratmayacak şekilde tasarlanmalıdır.

İki kesimlilik ilkesi, yani sarih nüfus ve mülkiyet çoğunluğunun Kuzey'de Kıbrıslı Türklerde Güney'de ise Kıbrıslı Rumlarda olacağı şeklindeki Birleşmiş Milletler parametresine uygun şekilde korunmalıdır. On yıllar içerisinde her iki tarafta oluşmuş bulunan sosyo-ekonomik yapı mutlaka korunmalı, insanlarımızın yeniden yer değiştirmesini gerektirecek düzenlemeler en düşük düzeyde tutulmalıdır. Sorun, ağırlıklı olarak toplu takas, tazminat ve sınırlı iade yoluyla çözümlenmelidir. İki kesimliliğin ‘özel statü bölgeleri’ oluşturulması yoluyla erozyona uğratılmasının önüne geçilmelidir.

TOPRAK KONUSU

Çok hassas bir diğer konu olan toprak konusunun harita ve rakam boyutlarının ancak bütünlüklü bir çözümün parçası olarak son aşamada ele alınıp halledilmesi hususundaki mutabakat korunmalıdır.

Kıbrıs Rum tarafının masada bu mutabakata aykırı düşen yaklaşım ve davranışları karşısında Hükümetimiz bu konunun yakın takipçisi olacaktır. Toprak konusu ele alınırken adadaki gerçeklerden yola çıkılmalı, iki kesimlilik prensibi ile güvenlik ve ekonomik yaşayabilirlik kriterlerine mutlaka saygı gösterilmelidir.

“GÜVEN YARATICI ÖNLEMLERİ DESTEKLİYORUZ”

Kıbrıs konusunda müzakereler yoluyla bütünlüklü bir anlaşmaya varma temel hedefinden şaşmamak kaydıyla, Hükümetimiz Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) konusunda yapılmakta olan girişimleri desteklemektedir. Güven Yaratıcı Önlemler 'in amaçlanan hedefe ulaşabilmesi için her iki tarafın da yararına olması ve her iki tarafça da böyle algılanması gerektiği açıktır. Bu konuda bazı ilerlemeler kaydedilmiş olmasına rağmen, karşı taraftan kaynaklanan sorun ve engellerin bulunduğu da bir gerçektir. Hükümetimiz, Kıbrıs Rum tarafının bu konuda siyasi avantaj sağlamaya çalışmaktan vazgeçerek bir an önce bu önlemlerin hayata geçirilmesi konusunda daha yapıcı bir tutum izlemesine yönelik olarak ilgililer nezdinde gerekli girişimlerde bulunacaktır.

ORTAK AÇIKLAMA

Mevcut sürecin önündeki en büyük engel Kıbrıs Rum tarafının, görüşmelerin zeminini teşkil eden, 11 Şubat 2014 tarihli Ortak Açıklama'nın lafzına ve ruhuna aykırı olarak yaptığı yanlış yorumlamalar ve getirmeye çalıştığı ön koşullardır.

Bunlar arasında Kıbrıs Rum liderliğinin ‘Anlaşma Kıbrıs Cumhuriyeti'nin evrimsel dönüşümüyle ortaya çıkacaktır’ şeklindeki mükerrer yanlış beyanları, henüz görüşülmemiş olan Güvenlik ve Garantiler başlığıyla ilgili olarak ‘garantilerin çağ dışı olduğu’ şeklindeki açıklamaları, ‘çözümün AB müktesebatı ile tam uyum içinde olması gerektiğini’ iddia ederek kalıcı derogasyonlara karşı çıkması, toprak konusunda köy/kasaba isimleri ve rakamlar vererek bu talepleri karşılanmadan herhangi bir uzlaşının mümkün olmadığını söylemeleri ve siyasi eşitliğin vazgeçilmez bir gereği olan dönüşümlü başkanlığı reddetmeleri öne çıkmaktadır.

Bu engel ve önkoşullarla masada mücadele edilirken Kıbrıs Rum tarafının sözde ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ adı altında dış dünyada sürdürdüğü tek yanlı faaliyetlerle de mücadele edilmesi gerektiği açıktır.”

HİDROKARBON KAYNAKLARI

Başbakan Hüseyin Özgürgün, söz konusu faaliyetlerin, amaçlanan ortaklığın ruhuyla bağdaşmadığı gibi bölgesel istikrar ve dengeler açısından da ciddi riskler taşıdığına işaret ederek, bunun en bariz örneğinin; “Ada çevresindeki denizlerin altında yatan ve her iki tarafın da hak sahibi olduğu hidrokarbon kaynakları konusunda Kıbrıs Rum tarafının yabancı ülke ve şirketlerle imzaladığı tek taraflı anlaşmalar ve yapmış olduğu angajmanlar” olduğunu kaydetti.

Yeni bir krize yol açabilecek bu tür faaliyetler karşısında Kıbrıs Türk tarafı olarak Anavatan Türkiye ile işbirliği içerisinde hak ve çıkarlarının korunması adına gerekli girişimleri yapmak kararlılığında olduklarını vurgulayan Özgürgün, bu konuda şunları söyledi:

“Hükümetimiz hidrokarbonlar konusunun bir çatışma değil bir işbirliği alanı oluşturabileceğine ve oluşturması gerektiğine inanmaktadır. Biz, Anavatan Türkiye'den borularla getirilen su konusunda Kıbrıs Rum tarafıyla, varılabilecek bir anlaşma çerçevesinde, paylaşım ruhuyla hareket edeceğimizi açıklarken, karşı tarafın doğalgaz ve petrol yatakları konusunda tek yanlı hareket etmekteki ısrarı, siyasi irade ve niyetleri konusunda ciddi kuşkular yaratmaktadır.

Hükümetimiz bu konuyu hassasiyetle takip edecek ve gerekli durumlarda Kıbrıs Rum tarafına bu konuda yeni öneriler yapılmasına yönelik girişimlerde bulunacaktır.”

“DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI GÜÇLENDİRİLMELİ”

Özgürgün, hükümetin gerek masa başında, gerekse dışarıda hedeflenen amaçları layıkıyla yerine getirebilmek için Dışişleri Bakanlığının kurumsal açıdan güçlendirilmesi gerektiği kanaatinde olduğunu ifade ederek, Dışişleri Bakanlığı’nın hem merkez teşkilatı hem de yurtdışı uygulama birimlerinin çalışmalarının daha ileri seviyeye taşınması açısından zaruri olan yeni personel istihdamı ihtiyacının ivedilikle karşılanması için gerekli girişimlerde bulunulacağını kaydetti.

Bakanlığın gerek personel, gerekse fiziki altyapı açılarından güçlendirilmesine, dış dünyada ise mevcut temsilciliklerin daha etkin çalışır bir duruma getirilmesi yanında yeni temsilciliklerin açılması doğrultusunda azami gayret gösterileceğini vurgulayan Özgürgün, “Tüm ilgili çevreler görüşmelerin mevcut aşamasının, 48 yıldır devam etmekte bulunan görüşmeler sürecinin son safhası olduğu konusunda genel bir fikir birliği içindedir. Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın da sık sık ifade ettiği bu gerçek ışığında, bu safhanın da hedeflenen sonucu vermemesi durumunda elimizdeki seçeneklerin ne olduğu konusunun Anavatan Türkiye ile işbirliği içerisinde yeniden değerlendirilmesi gerekecektir” diye konuştu.

“İÇİŞLERİ BAKANLIĞI GEREKLİ DÜZENLEMELERİ YAPACAK”

Özgürgün, İçişleri Bakanlığı’nın, mülki idare bölümleri, yerel yönetimler, muhaceret ve nüfus, tapu kadastro ve Merkezi Cezaevi gibi halkın yaşam standartlarını birebir ilgilendiren konularda vatandaşın çağdaş hizmet alabilmeleri için gerekli düzenlemeleri yapacağını kaydetti.

Bakanlığın, yürütülen hizmetlerin daha etkin ve verimli bir şekilde yerine getirilebilmesi için üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve özel sektörle işbirliği yapılacağını belirten Özgürgün, bu amaçla şunların yapılacağını belirtti:

“Yürürlükte olan Mülki Yönetim ve Bölümleri Yasası çerçevesinde çıkarılması gereken tüzükler hazırlanacaktır.

Devlet Daireleri ile koordinasyonun en etkili şekilde sağlanması amacıyla Kaymakamlıklar daha aktif hale getirilecektir.

İlçe Koordinasyon Kurulları ile İlçe Emniyet Kurullarının daha aktif ve etkili olarak çalışması sağlanacaktır.

Meskun mahal içerisinde kalan hayvancılığın, organize hayvancılık bölgelerine aktarılması çalışmaları devam edecektir. Ayrıca, organize hayvancılık bölgelerinin eksik altyapıları belirlenecek, proje kapsamında tamamlanmaya başlanacaktır.(Yol, su, elektrik)

Muhtarları daha etkin hale getirecek olan Mahalle Sakinleri Kütüğü Otomasyon Projesi çalışmaları hızlandırılacaktır.

Devletin ve Hükümetin ilçedeki en büyük mülki amiri olan Kaymakamlıklar ilçedeki diğer Devlet Daireleri ile koordineli bir şekilde hizmetlerin aksamadan ulaştırılması konusundaki çalışmalarını sürdürecektir.

E-Kaymakamlık Projesi çerçevesinde başlatılan çalışmalar süratle devam ettirilecektir.

Rezerv arazilerin tarımsal amaçlı kullanılabilmesi için eksik olan tüzüğün çıkarılması sağlanacaktır.

İskan ve Rehabilitasyon Dairesi’ne ait taşınmazların envanterinin çıkarılarak bilgisayar ortamına aktarılması sağlanacaktır.

Haritaların sayısallaştırılması ile ilgili proje çerçevesinde 45 köyde devam eden çalışmalar sonuçlandırılıp, aynı projenin diğer bölgelerde de devam edilmesine olanak sağlanacaktır.

Tapu ve Kadastro Dairesi tarafından yürütülen tüm işlemlerin hızlandırılması sağlanacak ve Teşkilat Yasası günün koşullarına uygun hale getirilecektir.

“YENİ CEZAEVİ ÇALIŞMALARI HIZLANACAK”

Merkezi Cezaevi’nin fiziki yetersizliğinden dolayı ortaya çıkan sorunların aşılması amacıyla yeni ve çağdaş bir cezaevi yapılması ile ilgili çalışmalar hızlandırılacaktır.

Yeni bina yapılana kadar mevcut cezaevinin acil ihtiyacı olan fiziki iyileştirmeler gerçekleştirilecektir.

Merkezi Cezaevi’nde bulunan hükümlü ve tutuklulara yönelik başlatılan, tutuklu ve hükümlülerin topluma kazandırılmasına yönelik projeler çeşitlendirilerek devam ettirilecektir.

E-DEVLET

E-Nüfus Projesi’nin veri girişlerinin tüm Kaymakamlıklarda tamamlanması sağlanacaktır.

E-Kimlik uygulamasının tüm yurtdışı temsilciliklerinde hayata geçirilmesi için çalışmalar hızlandırılacaktır.

2/75 Sayılı Doğum ve Ölümlerin Kaydı Yasası ile Fasıl 85 Sakinlerin Kaydı Yasası günün koşullarına göre yeniden düzenlenecektir.

Nüfus Kayıt Dairesi’nin Teşkilat Yasası yeniden düzenlenecektir.

Mevcut yurttaşlık yasası yeniden düzenlenecektir.

Hem finansal, hem de kurumsal anlamda daha güçlü belediyeler oluşturmak amacıyla, yerel yönetimler reformu çerçevesinde, coğrafi temelli yerel yönetimler oluşturulacaktır.

Daha etkin ve verimli belediye hizmeti verebilmek ve ilgili belediye bütçelerinde tasarrufa imkan sağlayabilmek amacıyla, 4 bölgede başlatılan paylaşımlı hizmet modeli çalışmalarına Bakanlığımızca gerekli katkı sağlanacaktır.

51/1995 Sayılı Belediyeler Yasası’nın günün koşullarına göre düzenlenmesi amacıyla yürütülen çalışmalar hızlandırılacaktır. 

Belediyelerimizce yapılması öngörülen projelere gerekli katkı  sağlanacaktır. 

Halen Bakanlar Kurulu kararıyla yürütülen ve tazmin edilen tabii afetlerden doğan zararlar için Tabii Afetler Yasası hazırlanacaktır. 

Kırsal kesim arsa politikası yeniden gözden geçirilecek ve günün koşullarına göre gerekli düzenleme yapılacaktır.”

“BAYINDIRLIK HİZMETLERİ GELİŞTİRİLECEK”

Başbakan Hüseyin Özgürgün, hedefin; ulaşım ve iletişim hizmetleri ile bilgi teknolojilerinin, tüm kullanıcılara Avrupa Birliği standartları seviyesinde, kaliteli, dengeli, güvenli, çevreye duyarlı, adil ve ekonomik olarak sunulmasını sağlamak, denetlemek ve ülkenin küresel rekabet gücünü ve insanların yaşam kalitesini artırmak olduğunu belirterek, bayındırlık hizmetleri gerçekleştirilirken ülke insanının refahını ve güvenliğini temel alan bir yaklaşım sergileneceğini ve ülkenin alt yapı potansiyelinin en verimli şekilde kullanılmasının sağlanacağını kaydetti.

“TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI İYİLEŞTİRİLECEK”

Denizcilik ve Havacılık sektörlerinde Avrupa Birliği Müktesebatına uygun olarak güvenlik ve teknik gereksinimlere yönelik yasal ve idari düzenlemelerin, ülkenin  siyasi koşullarına bağlı olarak ileriye taşınacağını ifade eden Özgürgün, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde toplu taşıma araçlarının çalışma düzeninin iyileştirilmesi ve sağlıklı nitelikli bir sektörel altyapıya kavuşmasının sağlanacağını kaydetti.

Toplu taşımacılık sisteminin ülkesel düzeyde planlanarak toplu taşımacılık sistemi entegrasyonunun da öğrenci, yolcu turist açısından sağlanacağını ifade eden Özgürgün, bu alanda yapılacak çalışmaları şöyle sıraladı:

“İzinsiz taşımacılık ile mücadele kapsamında yasal düzenlemeler yapılacaktır. Toplu taşımacılık entegrasyonunda elektronik bilgilendirme ve ödeme sistemleri oluşturulacaktır.(Kartlı Sisteme geçiş)
İzin Kurulu verileri derlenerek otomasyon kapsamında tüm işlemlerin online olarak yapılması sağlanacaktır.

Taşımacılık ve Trafik Master Planı tamamlanarak hayata geçirilecektir.

Şehir içi ve şehirlerarası toplu taşımacılık hizmetleri geliştirilecek ve yaygınlaştırılacaktır. Ulaşım altyapısı ihtiyaçlarına, belediyelerin öz kaynaklarıyla uyumlu ve ulusal standartlar doğrultusunda çözümler üretilecektir.

“ERCAN’DA ALT YAPI  KONTROLLÜK TEŞKİLATI OLUŞTURULDU…”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ercan Devlet Havaalanı İşletme Haklarının devredilmesi İhalesi kapsamında, Alt Yapı Kontrollük Teşkilatı oluşturulmuştur.

Aynı çerçevede yeni yatırımlar içinde yer alan tüm üst yapılar için Üst Yapı Kontrollük Teşkilatının oluşturulması planlanmaktadır.

Kıbrıs Türk Halkı ve Türk Halkları arasındaki dostluk ilişkilerinin güçlendirilmesi ve bayındırlık (yapı işleri) alanında işbirliğini geliştirmek maksadıyla; Bayındırlık alanında işbirliğine gidilerek, Bayındırlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve ilişkilerin geliştirilmesine katkıda bulunacak uygulamaların hayata geçirilmesi için çalışmalar devam etmektedir.

“TÜRKİYE İLE GEREKLİ ÇALIŞMALAR BAŞLATILACAK”

Bu kapsamda, Türkiye Cumhuriyeti tarafından kurulan sistemleri inceleyerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti şartlarına uygun olacak şekilde uyumlaştırılması ve standartların yükseltilmesi amacıyla,  TC Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı arasında 15 Ocak 2014 tarihinde imzalanmış olan protokol çerçevesinde gerekli çalışmalar başlatılacaktır.

Yapım işleri ihalelerinde uygulanacak esas ve usullerin belirlenmesi ile ilgili tüzük çalışmaları devam etmektedir.

Devlete ait binaların Dünya standartlarına uygun, gerekli ısı yalıtımı ve bina enerji performansı gözeterek sürdürülebilir ve akıllı binalar projelendirilecektir.

Türkiye Cumhuriyeti Karayolları Genel Müdürlüğü ile müştereken yürütülen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti karayolları master plan çalışmalarına, pürüzlü konulara çözümler üretilerek ivme kazandırılıp yeni projelerimiz hayata geçirilecektir.

Reklamların teşhiri yasasında gereken düzenlemeler yapılarak karayolları, kontrolündeki köy yolları, tek şerit ve bölünmüş yollardaki uygulamalarda standartlaşma sağlanacaktır.

“BİSİKLET YOLLARI YAPILACAK”

Bisiklet sürücülerine imkan veren bisiklet yolları yapılacaktır.

Şehirlerarası karayolu projelerinin ivedilikle ihale edilip yapılması ve standartlarının yükseltilmesi ile mevcut karayolu alt yapısı iyileştirilecek ve trafikte akıllı sistemlerin uygulanmasına geçilecektir.  

Şehirlerarası yollardaki trafik ve yol güvenliğini artırmak amacıyla tali yollardan ana yollara çıkışlara standart bir düzenin yerleştirilmesi sağlanacaktır. 

Geceleri trafik ve yol güvenliğinin tam olarak sağlanabilmesi için şehirlerarası yolların ışıklandırılmasına ve/veya aydınlatılmasına devam edilecektir.  

2007 yılında Türkiye Cumhuriyeti PTT ile yapılan işbirliği protokolü günün koşullarına göre  güncellenerek posta otomasyon sisteminin yazılımının  yenilenmesi sağlanacaktır.

İlçelerdeki ve bağlı şubelerdeki altyapı eksikleri giderilerek daha çağdaş güvenilir ve süratli posta hizmeti sunulması sağlanacaktır.

Halen var olan personel eksiklikleri öncelikle ihtiyaç fazlası olan Dairelerden aktarma yolu ile çözümlenmeye çalışılacaktır.

“TELEKOMÜNİKASYON DAİRESİ REKABET EDEBİLİR YAPILACAK”

Telekomünikasyon Dairesi’nin Kuruluş Görev ve Çalışma Esasları Yasası ile Elektronik Haberleşme Yasası AB müktesebatına daha uyumlu çağdaş hale getirilerek yeniden yapılandırılacaktır. Altyapı ve Diğer hizmetleri, Mobil haberleşme de dahil edilerek Kamu Özel Ortaklığı (Yap İşlet Devret, Gelir Paylaşımı) Modeli ile uluslararası standartlarda rekabet edilebilir ve ucuz hizmet vermesi sağlanacaktır.

“LİMANLAR OTORİTESİ GÜÇLENDİRİLECEK”

Limanların gözetimi ve denetiminin sağlanması amacıyla liman otoritesi güçlendirilecektir.

Gazimağusa, Girne Turizm ve Girne Antik Limanı, kamunun düzenleyici ve denetleyiciliği altında özel sektörün işletmeciliğinde (kamu-özel işbirliği modeliyle) yatırım ihtiyacı karşılanacak, hizmet kalitesi artırılacaktır.

Yeni Yat Limanları, kamunun düzenleyici ve denetleyiciliği altında özel sektörün işletmeciliğinde (kamu-özel işbirliği modeliyle) yatırım projelerinin gerçekleştirilmesi ve özel sektörün, finansman ihtiyacına katkısı sağlanarak gerçekleştirilecektir.

Deniz yolu ulaşımında liman otoritesi ve liman hizmetleri birbirinden ayrılacaktır. Gazimağusa ve Girne Turizm Limanının işletme hakkının devrine ilişkin teknik çalışmalar tamamlanacaktır.

“YAT LİMANLARI YASASI ÇIKARILACAK”

Yat Limanları Yasası çıkarılacaktır.”

Başbakan Hüseyin Özgürgün, hükümetin, denizcilik faaliyetlerine gerekli desteği vererek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisini geliştirmeye ayrı bir önem atfettiğine de işaret ederek, bu çerçevede şunların yapılacağını aktardı:

“Deniz Ulaştırması ve Limancılık ile ilgili kurumlar, idari, yasal ve teknik alt yapıları ile ilgili eksiklikleri gözden geçirilerek yeniden düzenlenecektir. 

Limanlarımızda, transit ticaret ve transit taşımacılığın geliştirilmesine önem verilecek, özellikle başta Türkiye olmak üzere, çevre ülkelere yönelik konteyner aktarma faaliyetleri desteklenecektir. 

Balıkçı barınaklarının fiziksel durumlarının iyileştirilmesi ve gerekli olan yeni barınakların inşa edilmesine önem verilecektir.  

Yat turizminin gelişmesine yönelik olarak, marinalar ile yat uğrak limanlarının inşa edilmesi özendirilecek, ayrıca gerekli olan idari ve yasal düzenlemeler yapılacaktır. Benzer şekilde, kruvaziye turizminin geliştirilmesi için gerekli girişimler yapılacaktır.         

Tersaneciliğin geliştirilmesi için gerekli destek sağlanacaktır. 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yürürlükte olan, denizcilikle ilgili Uluslararası Sözleşmelerin güncelleştirilmesi ve uygulanabilirliğinin sağlanması için gerekli çalışmalar yapılacaktır. 

Avrupa Birliği mevzuatına uyumu çerçevesinde, denizcilik mevzuatının Avrupa Birliği’ne uyumlaştırılması çalışmaları sürdürülecektir.   

Deniz çevresinin korunması ve deniz kirliliğinin önlenmesi için, yerel ve uluslararası tedbirlerin alınmasına önem verilecektir. 

Denizde Arama ve Kurtarma imkân ve kabiliyetleri geliştirilecek, bu yönde Anavatan Türkiye ile var olan işbirliği artırılacaktır.  

Denizcilik sektörünün örgütlenerek gelişmesinin sağlanması için, “Kıbrıs Türk Deniz Ticaret Odası’nın” kurulması yönünde gerekli yasal düzenlemeler yapılacaktır.  

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kara sınırı olan batısında Yeşilırmak ile doğusunda Gazimağusa arasında kalan tüm kıyı alanları ile bu kıyıya bağlantılı kıyı kenar çizgisinden 12 deniz mili ile ölçülen ve denize doğru kapsayan deniz alanlarında geçerli olacak yeni kıyı yasası çıkarılarak uygulamaya konulması hedeflenecektir.

Kıyı yasasının ve bu yasaya dayalı tüzük ve yönetmeliklerin çıkarılmasından sonra kıyı alanlarının planlanması ve yönetimi ile desteklenmesi sağlanacaktır. Kıyı alanlarının planlanması kapsamında öncelikle kıyı koruma alanları belirlenecektir.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki gemicilik işletmeleri vergi muafiyeti ve istisnaları sağlanmak suretiyle teşvik verilecektir.

Ercan Havalimanı’nın yeniden yapılandırılması projeleri kapsamında yapımına başlanan,  inşaatların Uluslararası Havacılık Örgütü ( ICAO) Standart ve tavsiyeleri doğrultusunda doğru bir biçimde tamamlanması sağlanacaktır.

Ercan Havaalanı Hava Trafik Yönetimi ve Meydan İtfaiye hizmetleri ile bu hizmetlere verilen Teknik İşlerin devamı ve geliştirilmesi de sağlanacaktır.

Proje Tamamlandıktan sonra Ercan Havaalanı Uluslararası havacılık Örgütü (ICAO) standart ve tavsiyelerine önerilen yolcu güvenliği ve konforu açısından tam olarak uyum sağlayacaktır.

Ülkemizde yük ve yolcu taşımacılığı piyasasına giriş koşulları, sürücülerin çalışma ve dinlenme saatleri, takograf ve hız kısıtlayıcı cihazların kullanımına yönelik yasal ve idari düzenlemeler Avrupa Birliği müktesebatına uyumlu bir şekilde tamamlanacaktır.”

“MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİ YAPILANDIRILACAK”

Başbakan Özgürgün konuşmasını burada tamamladı ve sözü hükümet ortağı DP Genel Başkanı,  Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş’a devretti.

Denktaş, Milli Eğitim sisteminin bilimsel verilere dayandırılarak yapılandırılacağını belirterek, Atatürk İlke ve Devrimleri temelinde laiklik anlayışına uygun, ülke ihtiyaçları göz önünde bulundurularak şekillendirileceğini kaydetti.

Denktaş, eğitim alanında 3 ana temel unsurun hedef etrafında pilot uygulama başlatacaklarını belirterek, bu unsurları şöyle sıraladı:

“Demokratikleşme, Yerelleşme/yerinden yönetim ve Fırsat Eşitliği… 

Farklı sosyo-ekonomik, demografik özellikler gösteren ve tercihen farklı bölgelerde bulunan 3 veya 4  okulda  Pilot Uygulamaya geçip, okullarda Okul Müdürlüğü, öğretmen, veliler ve  Yerel Yönetim temsilcisinden oluşan, Okul Yönetim Kurulları oluşturulacaktır.

Okul Yönetim Kurulları okulların günlük ihtiyaçları ile ilgilenecek, sorunları saptayıp çözmeye çalışacaktır. Okul bütçeleri mali ihtiyaçlar temel alınarak oluşturulacak Okul Yönetim Kurullarınca yönetilecektir.  Böylelikle amacımız okulların eğitim yerlerinin ve fiziki ortam koşullarının daha etkili hale getirilmesini sağlamak; okul yöneticilerinin fiziki ortam hazırlama durumlarını güçlendirmek ve motivasyonu yükseltmek olacaktır.

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı günlük okul işlerine karışan, müdahale eden ve sorunları çözmeye çalışan bir kurum olmaktan çıkarıp, eğitime yön veren, temel politikaları belirleyen verimli bir kurum haline getirilecektir.

Gerek kamu gerekse özel okullar için Fırsat Eşitliği Politikası geliştirilecektir.

Gerek özel gerekse kamu okullarında okulların farklı kategorilerde Performans ve veya Başarı değerlendirilmeleri yapılarak toplumla paylaşılacaktır.

“TAM GÜN EĞİTİM İÇİN ALTYAPI ÇALIŞMALARI BAŞLATILACAK”

Proje tabanlı eğitim sistemine geçiş hedeflenecektir. Tam gün eğitime geçmek için alt-yapı çalışmaları başlatılacaktır.

Öğrenci taşımacılığı denetim altına alınarak kontrol takip sistemi hayata geçirilecektir.

Mesleki Teknik Eğitim teşvik edilerek, bununla ilgili olarak Lefkoşa Bölgesinde tüm meslek liselerinin bir araya getirileceği çağdaş bir kampüs projesi hayata geçirilecektir.

Kampüs Projesi ile birlikte Mesleki Teknik Eğitim geliştirilerek, ülkemizin gereksinim duyduğu teknik eleman ihtiyacı giderilecektir. Bu doğrultuda ülke ihtiyaçları, dünya standartları, iş gücü piyasası da göz önünde bulundurularak Mesleki Eğitim özendirilerek yaygınlaştırılacaktır.

Zorunlu eğitim yaşını tamamlayan ancak örgün eğitime devam etmek istemeyen öğrenciler çıraklık ve meslek eğitimine yönlendirilecektir.

Ülkemizin ihtiyacı olan elemanların yetiştirilmesi ve iş hayatına kazandırılması için ‘Yaşam Boyu Eğitim’ kursları ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği ile düzenlenecektir.

Talim ve Terbiye Dairesi, Talim ve Terbiye Kurul Başkanlığı’na dönüştürülüp ‘Araştırma ve Geliştirme Birimi’ ile ‘Ölçme ve Değerlendirme Birimi’ kurulacaktır.

Uzaktan Eğitim (Açık Lise) yapılanmasının kurulması için gerekli ön hazırlıklar tamamlanıp, bu yapının bir proje kapsamında hayata geçirilmesi sağlanacaktır.

Temel Eğitim Programlarını Geliştirme Projesi en kısa sürede kademeli olarak sisteme entegre edilecektir.

Uyuşturucu ve madde bağımlılığı konusunda, her yaş düzeyindeki öğrencilerin müfredat ve programlarla farkındalığı artırılacak, gençlerde ‘hayır’ deme becerisi geliştirilecektir.

Trafik ve çevre ile ilgili başlattığımız projeler daha da ileriye taşınıp, yaygınlaştırılacaktır.

Okul Öncesi Eğitim 4 yaş da dahil olmak üzere yeniden re-organize edilecektir.

“ÖZEL EĞİTİMLE İLGİLİ MEVZUAT HIZLA TAMAMLANACAK”

Özel eğitimle ilgili yasal mevzuat hızla tamamlanacaktır.

Özel eğitim birimi güçlendirilerek farklı davranış gösteren öğrencilere daha hızlı yönlendirme ve rehberlik sağlanacaktır.

Özel Eğitim alanında hizmet veren Hayır Kurumu, Vakıf, Sivil Toplum Kuruluşlarıyla etkin işbirliği geliştirilecektir.

Öğrencilerin ruhsal ve fiziksel gelişimleriyle becerilerini artırmaya yönelik sportif, sanatsal ve kültürel aktivitelere katılımı artırılacaktır.

Etkin denetim sistemi yaygınlaştırılacaktır. Bu doğrultuda ilgili birimdeki denetmen eksiklikleri alım koşullarından kaynaklanan engeller de düzeltilerek tamamlanacaktır.

‘Milli Eğitim Denetleme Değerlendirme ve Yönlendirme Kurulu Yasası’ revize edilerek sistem yeniden yapılandırılarak okulların gelişimi için öz değerlendirme yapmaları sağlanacak, bunun sonucu olarak da kendi kendilerini denetledikleri iç denetim ile Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Denetmenlerinin yaptığı dış denetim sistemi oluşturulacaktır. Böylece okullar gelişim konusunda desteklenecek ayrıca“öğretim ve öğrenim” de daha sıkı ve daha hızlı denetlenerek oluşabilecek sorunlara kısa sürede çözüm bulunması sağlanacaktır.

Eğitim alanında birçok veriyi kayıt alan MEBSİS (Milli Eğitim Bakanlığı Yönetim Sistemleri) hayata geçirilecek, Rehberlik Denetim Değerlendirme Bilgi İşlem Sistemi  (REDBİS) kurularak daha hızlı ve daha seri kurum denetimi yapılması sağlanacaktır.

Milli Eğitim herkes için vardır. Özel okullar ile devlet okulları ayni oranda denetlenecektir.

“YÜKSEK ÖĞRENİMDE NİTEL BÜYÜMEYE ÖNEM VERİLECEK”

Yükseköğrenimde nicel değil nitel büyümeye önem verilecektir. Üniversitelerin fiziki, mali, insan kaynakları ve bilimsel yeterlilik şartları daha üst seviyeye çekilecektir.

Yükseköğrenim ve Dış ilişkiler Dairesinin yapısı güçlendirilecektir.

Yükseköğretim politikaları Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı tarafından oluşturulacaktır. Kalite anlayışının egemen olduğu bir yükseköğrenim stratejisi ortaya konurken YÖDAK düzenleme ve denetleme fonksiyonundan sorumlu olacaktır.

Yükseköğrenim stratejisi oluşturulurken ‘KKTC Yükseköğrenim Çalıştayı Raporu’ rehber olarak alınacaktır.

Burs Tüzüğünün yanında Öğrenim Kredisi Tüzüğü de hayata geçirilecektir.

Yüksek öğrenime geçiş yeniden yapılandırılacaktır.

Üniversite Kurulum Tüzüğünde değişikliğe gidilip üniversitelerin yasayla kurulması sağlanacaktır. Üniversite kurulum şartları çağın gerekleri doğrultusunda tekrardan düzenlenecektir.”

“TARİHİ MEKANLAR RESTORE EDİLECEK”

Serdar Denktaş, Kıbrıs Türk halkının zengin kültür ve sanatsal birikiminin dünya medeniyetleri arasında hak ettiği saygın yerini almasının sağlanacağını belirterek, sanatın, özgürce gelişebileceği ortamın yaratılması, sanatçıların korunması, desteklenmesi, özendirilmesi ve ödüllendirilmesinin sağlanacağını kaydetti.

Milli kültürü çocuklara aşılamak ve gelecek nesillere taşımak için kültürel düşünebilen vizyonu geniş gençler yetiştirileceğini ifade eden Denktaş, ülkenin kültürel miras ve tarihi değere sahip olan antik kentleri, suriçi bölgeleri ve benzeri alanların restore edilerek kültür hizmetlerine sunulacağını kaydetti.

“ÜLKEYE YENİ BİR TİYATRO BİNASI KAZANDIRILACAK”

Somut olmayan Kültürel Miras Konseyi’nin etkin ve çalışabilir duruma getirileceğini ifade eden Denktaş, ülkeye yeni bir tiyatro binası kazandırmak için projenin hızla başlatılarak en erken zamanda binanın tamamlanacağını kaydetti.

“ÜRÜN GÜVENLİĞİ YASASI ÇALIŞMALARI TAMAMLANACAK”

Denktaş, ülkede ürün standartlarının belirlenmesini ve denetimlerin etkili bir biçimde yapılabilmesini sağlamak amacıyla çıkarılan Ürün Güvenliği Yasası ile ölçü ve ölçü aletlerinin düzenlenmesini ve denetimini kapsayan Metroloji (Ölçü ve Ölçü Aletleri) Yasası da dikkate alınarak, gerekli kurumsal yapılanmanın gerçekleştirileceğini ve bu yöndeki mevzuat çalışmalarının tamamlanacağını kaydetti. 

Tüketici haklarının, halk sağlığının ve rekabetin korunması, çevrenin korunması, geliştirilmesi ve altyapı gereksinimlerinin giderilmesi konularında çalışmaların devam edeceğini, iş yapabilirliğin kolaylaştırılması amacı ile dış ticaret rejiminde uygulanan izin süreçlerinin elektronik ortama taşınarak verimli hale getirileceğini söyleyen Denktaş, dış ticaret mevzuatlarının yeniden düzenlenmesi ve ithalat – ihracat rejimlerinin ayrıştırılarak yeniden tanımlanmasının sağlanacağını kaydetti.

30 Mart 2016 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan Kıbrıs Türk İhracatçılar Meclisi’nin (KTİM) Yasasının hazırlanarak, yasal mevzuat dahilinde oluşturulmasının sağlanacağını ifade eden Denktaş, “Ülkenin ekonomik gelişimi için genel ekonomik yaklaşım, dış pazar odaklı, katma değeri yüksek mal ve hizmetlerin geliştirilmesi olacaktır. Bu amaçla  özel sektörün daha  yenilikçi hizmet ve ürün geliştirme kapasitesinin arttırılması yönünde  politikalar geliştirilecek ve kaynaklar bu yönde kullandırılacaktır” dedi.

“KIBRIS TÜRK STANDARTLARI ENSTİTÜSÜ ÇALIŞMALARI BAŞLATILACAK”

Sanayi stratejisi belgesi tamamlanıp ülkede üretilen tüm ürünlerin yerel girdi ve katma değer derinliği belirlenerek, kaynakların katma değeri yüksek ürünlerin üretiminin desteklenmesi yönünde kullandırılması üzerine politikalar oluşturulacağını ifade eden Denktaş, Kıbrıs Türk Standartları Enstitüsü oluşturmak için çalışmalar başlatılacağını kaydetti.  

Serdar Denktaş, bu konuda şunları söyledi:

“Sanayi alanında faaliyet gösterecek genç ve üretken yurttaşlarımızın ülkeye dönmesinin sağlanması ve genç girişimcilerin desteklenmesi amacıyla kapsamlı destek programları hazırlanacaktır.  

Ülkemizin büyüme potansiyelinin artırılması amacıyla; katma değer, istihdam, milli-gelir katkısı dikkate alınarak üretim faktörlerinin öncelikli sektörlere yönlendirilmesi ve yerel tarım ürünlerinin sanayileşmesi ve dış Pazar erişimine öncelik verilerek teşvik edilecektir.

Esnaf, zanaatkar, sanayici, Küçük Orta Boy İşletme, çiftçi ve üretici tanımlarına açıklık getiren yasal düzenlemeler yapılacaktır. 

Kaliteden ve tüketicinin korunmasından ödün verilmeksizin katma değer derinliği olan yerli ürünlerin korunmasını sağlamak için gerekli çalışmalar başlatılacaktır.

Resmi Kabz ve Şirketler Mukayyitliği, Sanayi Dairesi, Ticaret Dairesi, Hazine ve Muhasebe Dairesi, Para Kambiyo ve İnkişaf Sandığı İşleri Dairesi, Gümrük ve Rüsümat Dairesi ve Bakanlığın merkezi teşkilat yasaları gözden geçirilecek ve gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

Esnaf ve Küçük Orta Boy İşletmelerinin mal veya hizmet üretiminin artırılması ve ihracat potansiyellerinin ortaya çıkarılması amacı ile markalaşma, eğitim, Ar-Ge, kümeleme, finansman ve ihracat modelleme çalışması yapılacaktır.

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ

Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ve şehir içi atölye/fabrika binaları ile ilgili yönetsel, çevresel ve altyapı bağlamındaki sorunlar asgariye indirilecektir. Bu amaçla, ilgili uzmanlardan teknik destek de alınarak ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Organize Sanayi Bölgelerin Mevcut Durumlarının Tespiti, Değerlendirilmesi ve Çözüm Önerileri” ile ilgili bir çalışma grubu-komisyonu kurulup söz konusu sorunların çözümü yönünde somut adımlar atılacaktır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için Organize Sanayi Bölgesi yönetim modeli ve mevzuatı hazırlanacaktır.

Üretim ve ihracat kapasitesinin artırımına yönelik; Modernizasyon, otomasyon ve teknoloji yatırım ve enerji verimliliği kapsamındaki yatırımların teşvik edilmesini teminen hibe ve kredi programları oluşturulacaktır.

Esnaf mikro ve küçük boy Küçük Orta Boy İşletme'lere yönelik tasarlanan programlardan faydalanamayan, Devlete olan mali mükellefiyetlerini yerini getiremeyenler için özel çalışmalar yapılacaktır. 

HİBE PROGRAMLARI

Ülkede faiz destek ve hibe programlarını etkin bir şekilde sürdüren Ekonomi Bakanlığı Bünyesindeki Küçük Orta Boy İşletme'lere Geliştirme Merkezi (KOBİGEM) Yasallaştırılarak kurumsal yapısının yeterli kapasite ile oluşturulması sağlanacaktır. Söz konusu yapının yasallaşması ile birlikte, tüm destek programları bir çatı altında toplanacak ve siyasetten bağımsız destek programlarının sürdürülebilirliği sağlanacaktır.

Sanayi Sektörünün, Teknopark  ve AR-GE çalışmalarından etkin faydalanmasını sağlamak amacıyla ilgili mevzuat ve uygulama süreçleri gözden geçirilecektir. Bu alanda strateji belgesi oluşturulacaktır. 

“İHRACAT GELİŞTİRME STRATEJİ BELGESİ HAZIRLANACAK”

İhracat geliştirme strateji belgesi hazırlanacaktır.

Yatırım Ortamının İyileştirilmesi (YOİK) projesi gözden geçirilerek yeniden canlandırılacaktır. Yatırım Ortamının İyileştirilmesi (YOİK’in) çalışmaları Bakanlığımız koordinatörlüğünde yeniden başlatılacak ve Başbakanlık önderliğinde YDK programının tekrardan başlatılabilmesi için çalışmalar sürdürülecektir.”

“GÜNEY İLE TİCARETTE YENİ STRATEJİLER BELİRLENECEK”

Serdar Denktaş, Güney Kıbrıs ile var olan ticaretin geliştirilmesine ve ticaret kaymasına yönelik yeni stratejiler belirlenmek üzere sektörlerle görüşülerek yeni strateji belgesi hazırlanacağını belirterek, Gümrük Vergileri (Değişiklik) Yasa Tasarısının hazırlandığını, Cumhuriyet Meclisine gönderildiğini, fakat henüz bahse konu Değişiklik Yasa Tasarısının alt komitelere inemediğini ifade etti ve ivedilikle gerekli yasal değişikliğin yapılmasının hedeflendiğini söyledi.

“GÜMRÜKLERDE VARDİYAYA GEÇİLMESİ HEDEFLENİYOR”

Denktaş, gümrük hizmetlerinde kesintisiz ve sürekli hizmet sağlanabilmesi ve ek mesai ödemelerinde tasarruf yapılması maksadıyla gümrükte vardiya uygulamasına geçilmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Uluslararası ticaretin hızlandırılması, dış ticarette bürokratik işlemlerin kolaylaştırılması ve etkinleştirilmesi için Gümrük ve Rüsumat Dairesi’nin otomasyon projesinin hayata geçirileceğini belirten Denktaş, “Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Yasa Tasarısının” da Meclis alt komitesinden geçirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Devlet yardımlarının Rekabet Yasası’nda yer aldığı şekilde ölçülebilir ve denetlenebilir bir yapıya kavuşturulması amacıyla Rekabet Kurulu ve Bakanlıklar tarafından koordinasyon ve uyum çalışmaların ivedilikle başlatılacağını belirten Denktaş, şöyle devam etti:

“REKABET KURULU GÜÇLENDİRİLMESİ YAPILACAK”

“Yeni Kamu İhale Yasası ile ‘İtiraz Makamı’ görevi verilen Rekabet Kurulu’nun idari yapısının güçlendirilmesi ve işlemlerin hızlandırılması amacıyla idari katkı yapılacaktır.

Finans Sektörü’nde hedefler, güçlü bir mali yapı oluşturmak, ekonomideki fonlama maliyetlerini düşürmek, alternatif finansman araçları kullandırılmasını sağlamak ve toplamda finansmana erişimi daha düşük maliyetlerle sağlamak olacaktır.

“KALKINMA

 
22 Nisan 2016 Cuma 16:17
Okunma: 1087
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)