Ana Sayfa » Kıbrıs » UBP Kurultay'ından notlar

UBP Kurultay'ından notlar

Salona İlk Giren Aday Kaşif Oldu; Ardından Küçük Salona Geldi... Her İki Aday Da Coşkuyla Karşılandı.

 
 
UBP Kurultay'ından notlar
UBP'nin 19. Olağan Kurultayı, başkan adayları Ahmet Kaşif ve İrsen Küçük  ile ardından Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun salona girmelerinin ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı'yla başladı.


Kurultay, Dışişleri Bakanı, UBP Lefkoşa Milletvekili Hüseyin Özgürgün başkanlığındaki divan tarafından yönetiliyor.


Lefkoşa'da Atatürk Spor Salonu'nda yer alan kurultayda, salona ilk giren başkan adayı Gazimağusa Milletvekili Ahmet Kaşif oldu.


Saat 11.35'te "Başbakan Kaşif" sloganlarıyla giren Kaşif ve destekçileri salonu turlayarak delegeleri selamladı. Bu sırada turuncu-beyaz konfetiler atıldı. Kaşif'e eşi ve kendisini destekleyen milletvekilleriyle delegeler eşlik etti.


Ellerinde Kaşif'in fotoğrafının bulunduğu bayraklar ve KKTC bayrakları taşıyan coşkulu kalabalık daha sonra salondaki yerlerini aldı.


Saat 11.45'te ise yine coşkulu bir şekilde UBP Genel Başkanı, Başbakan ve Genel Başkan adayı İrsen Küçük Atatürk Spor Salonu'na girdi.


Turuncu UBP bayrakları, KKTC-TC bayrakları ve İrsen Küçük fotoğraflı bayraklar taşıyan Küçük taraftarları, "Başbakan Küçük" sloganları attı. Konfetiler, marşlar, sloganlarla salondaki delegeleri selamlayan İrsen Küçük bir ara taraftarlarının omuzlarına alındı. Küçük ile birlikte eşi Gülin Küçük ve destekleyen bakan ve milletvekilleri de salona girdi. Küçük ve eşi, delegelere kırmızı-beyaz karanfiller attı.


"Küçük nerede, biz oradayız", "UBP seninle gurur duyuyor", "Gençlik seninle gurur duyuyor" gibi sloganlar atan Küçük taraftarları, daha sonra salondaki yerlerini aldı.


Saat 12.12'de ise Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve eşi Meral Eroğlu kurultay salonuna girdi. Salonda yürüyerek delegeleri selamlayan Eroğlu, "UBP senle gurur duyuyor" sloganlarıyla yerini aldı.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, salona girişinde gazetecilerin değerlendirme istemesi üzerine kurultayın ülkeye ve UBP'ye hayırlı olmasın diledi. Eroğlu, "Dileğim kurultaydan sonra herkesin kucaklaşması" dedi.


ATALAY DAHA SONRA GELDİ


Türkiye Adalet Bakanı Sadullah Ergin, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Salih Kapusuz ve Süleyman Soylu, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, DGP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, ÖRP Genel Sekreteri Ramazan Özçelik konuklar arasında bulunuyor. Türkiye Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, ilerleyen saatlerde kurultaya katıldı.


DGP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, salona girerken bir gazetecinin sorusu üzerine "Ben 2 yıl önce de söyledim, şartlar oluştuğunda UBP'ye döneceğim" dedi.


Kurultay saat 12.30'da saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşı okunmasıyla resmen başladı.


ÖZGÜRGÜN DİVAN BAŞKANI


Daha sonra UBP Genel Sekteri Fuat Namsoy konuşma yapmak üzere kürsüye geldi. Namsoy'un uzlaşıyla belirlendiğini söylediği Divan Başkanlığı'na Hüseyin Özgürgün'ün, üyeliklere de Zorlu Töre, Savaş Atakan, İlker Edip ve Teoman Kuran'ın getirilmesi önerisi oybirliğiyle kabul edildi.



TUĞRUL TÜRKEŞ: "KIBRIS TÜRK HALKININ HAKLI DİRENİŞİ VE DURUŞU TÜRKİYE'DE HER ZAMAN SAYGIYLA KARŞILANDI"


Lefkoşa, 21 Ekim 12 (T.A.K.): UBP kurultayında, Genel Başkan İrsen Küçük'ün ardından konukların konuşmalarına geçildi.


İlk konuşmayı yapan Türkiye Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin mesajını iletirken salondakilerin tezahüratıyla karşılandı.


Kıbrıs Türk halkının çok kötü günler yaşadığını, uluslar arası arenada hak-hukuk denip uygulanmadığını belirten Türkeş, haklı direnişin ve haklı duruşun, Türkiye'de her zaman saygıyla karşılandığını söyledi.


UBP kurultayında güzel bir rekabet havası bulunduğunu ifade eden Tuğrul Türkeş, bu havayı teneffüs etmekten memnuniyet duyduğunu kaydetti.


"TBMM'de görev yapan Kıbrıs kökenli iki parlamenterden biriyim. Diğeri de gene bizim ailedendir, kardeşimdir ama başka partidendir" diyen Türkeş, Kıbrıs Türk halkına iyi dileklerini iletti.

Adalet ve Kalkınma Parti (AKP) Genel Başkan Yardımcılarından Süleyman Soylu, UBP'nin 19. Olağan Genel Kurulu'nun hayırlara vesile olması dileğinde bulunarak AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını getirdiğini söyledi.


Soylu, Türkiye Cumhurbaşkanı  Abdullah Gül'ün bir uluslar arası konferansta söylediği  gibi "Biz bu devrimi topla tüfekle yapmadık" sözünü atıfta bulunarak, dünyanın artık iki kutuplu dünya olmadığını ifade ederek, Kuzey Kıbrıs'a yıllarca haksızlık yapıldığını belirtti.


Süleyman Soylu, yıllar önce  hapse girdiği zaman "muhtar bile olamaz" denilen Recep Tayyip Erdoğan'ın  bugün "büyük Türkiye ile birlikte" dünyanın her yerinde hakkaniyetin temsilcisi olduğunu  kaydetti.


Soylu, ekonomik, sosyal her anlamda 400 yıldır dünyanın merkezinin Avrupa olduğunu ancak bugün artık dünyanın merkezinin Ortadoğu ve Pasifik'e kaydığını, bu kayışın Türkiye ve KKTC'nin önüne yeni fırsatlara koyduğunu ifade etti.


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'na müteşekkir olduğunu kaydeden Soylu, Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde sürdürülen görüşmelerde dirayetli tutumu ve iyi niyetiyle başarılı olduğunu kaydetti.


Soylu, iki kesimli, eşitliğe dayanan Kıbrıs'ı savunduklarının ancak sonsuza kadar devam edecek bir görüşme sürecini kabul etmenin mümkün olmadığın ifade ederek, kendileri için önemli olanın kendi ayakları üzerinde durabilen bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olduğunu söyledi.


"Bugün burada bir demokrasi şöleni yaşanmaktadır. Bu güçsüzlük değil, aksine güçlülük göstergesidir" diyeni Soylu, demokrasinin sürekli öğrenilen ve öğrenilmeye devam eden bir süreç olduğuna işaret etti.


Soylu, kurultayın bir kaybedeni olmayacağını ifade ederek, iki başkan adayı arasındaki seçimde demokrasinin kazanacağını vurguladı.


Soylu'nun sözleri zaman zaman salonda bulunan Küçük ile Kaşif destekçilerinin sloganlarıyla  kesildi.


SİYASET HALKA HİZMET ARACIDIR. BİR SİYASİ PARTİ EĞER HALKTAN KOPARSA, SADECE BELİRLİ BİR ZÜMRENİN YA DA ODAKLARIN GÜDÜMÜNDE, ONLARIN ÇIKARLARINA GÖRE HAREKET EDERSE, O PARTİ BAŞARISIZLIĞA MAHKUMDUR"


"ANAYASA, CUMHURBAŞKANI SEÇİLEN PARTİSİNDEN KOPAR DEMİYOR... ANAYASA, BİR CUMHURBAŞKANI ADAYININ PARTİLİ OLMASINA DA ENGEL OLMUYOR"


EROĞLU, SALONA POSTERİNİN ASILMAMASINI "BİR VEFA ÖRNEĞİ BEKLERDİM" DİYE SİTEMLE KARŞILADI


Lefkoşa, 21 Ekim 12 (T.A.K.): Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, UBP'lilere "partilerine ve iradelerine sahip çıma" gibi tarihi bir görev düştüğünü belirterek, "Bu parti için dönüm noktası niteliğinde bir gün yaşanıyor. Bugün partinize, iradenize sahip çıkma günüdür" dedi.


Eroğlu, siyasetçinin bir sonraki seçimi, devlet adamının ise bir sonraki nesli düşündüğünü ifade ederek, "Siyaset halka hizmet aracıdır. Bir siyasi parti eğer halktan koparsa, sadece belirli bir zümrenin ya da odakların güdümünde, onların çıkarlarına göre hareket ederse, o parti başarısızlığa mahkumdur" şeklinde konuştu.


Kurultayla ilgili değerlendirmelerde bulunmasının eleştirilmesine de değinen Eroğlu, Anayasa'nın bir Cumhurbaşkanı adayının partili olmasına engel olmadığı gibi, "Cumhurbaşkanı seçilen partisinden kopar" da demediğine işaret etti.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, UBP'nin 19. Olağan Kurultayı'nda yaptığı konuşmada, duyduğu heyecanı ifade ederek, "Bu salonda yaptığımız toplantılar, kurultaylar bize ışık oldu, rehber oldu ve halkımızın takdiri ile milletimize, sizlere hizmet etme bahtiyarlığını, onurunu yaşadık. Biz bu yollarda hep beraber yürüdük... Hiç ayrılmadık. Eski ama eskimeyen dostuz" dedi.


Eroğlu, mayalarının sağlam olduğunu çünkü özünde, cefa ve vefa olduğunu; hamurlarının sağlam olduğunu çünkü birlikte yoğrulduklarını, birlikte gülüp,birlikte ağlayarak UBP'yi hep büyük tuttuklarını söyledi.


"KÜÇÜLTMEDİK, KÜÇÜK DÜŞÜRMEDİK, KÜÇÜK DÜŞÜNMEDİK"


Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Küçülmesine izin vermedik. Küçültmedik, küçük düşürmedik.


Küçük düşünmedik. Affedici, hoş görülü olduk. İyi niyetli düşündük, herkese kapımızı  ve gönlümüzü açık tuttuk. Kendimize güvendiğimiz için inandık. Belki de bu yüzden bazı istenmedik olaylar da yaşadık ve ben yaşadım,yaşıyorum... Ama hiç bir zaman insan sevgisini, insana olan saygıyı , kalbimizden, beynimizden silmedik, silmedim. UBP'nin pek çok seçim başarısında hep birlikteydik. Devletimizi, halkımızı, Anavatan Türkiye'nin de büyük desteği ile iyi bir yerlere taşıdık inancındayım" diye konuştu.


"VEFA ÖRNEĞİ BEKLERDİM"


Eroğlu, salonda Salih Miroğlu'nun posteri yer aldığını, bunun bir vefa örneği olduğunu ancak kendisinin posterinin yer almadığını kaydederek, neden fotoğrafının konulmadığını sordu.


"Bir vefa örneği beklerdim" diyen Eroğlu, UBP'lilerin gönlünde yer almanın kendisine yettiğini söyledi.


Eroğlu, dün neyseydi bugün de o, dün nerdeyse bugün de orada olduğunu vurgulayarak, "Zaten hiç başkalaşmadım, size hiç yalan söylemedim, rol yapmadım ki" ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, partinin adının Ulusal Birlik Partisi olduğunu vurgulayarak, zaman zaman partinin adını farklı söyleyenler olduğu için dikkat çektiğini belirtti ve UBP'yi hazmedemeyenler, arkadan vurmaya çalışanlar olduğu yorumlarını da partililerin dikkatine getirmek istediğini kaydetti.


UBP'nin bugünkü durumuna gelmesinde, tek başına iktidarı göğüslemesinde hep partililerin yanında olduğunu ifade eden Eroğlu, Cumhurbaşkanlığı'na çıktığı gün de tek başına iktidar olmuş bir partiyi emanet ettiğini söyledi.


"TARİHİ GÖREV...İRADENİZE SAHİP ÇIKMA GÜNÜ"


UBP'lilere tarihi bir görev düştüğünü söyleyen Eroğlu, "Bu parti için dönüm noktası niteliğinde bir gün yaşanıyor. Bugün partinize, iradenize sahip çıkma günüdür. Ben sizin sesinize kulak verdim, size güvendim, size inanmaya ve güvenmeye devam ediyorum. Sizin, yaşananlar karşısında seyirci kalmamı istemediğinizden eminim" dedi.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, kendisinin oybirliğiyle Cumhurbaşkanı adayı ilan edildiğini hatırlatarak, birçok UBP'linin kendisine "başkan yukarı çıkıyorsun ama bizi bırakmayacağına söz ver" dediğini belirtti.


UBP'nin acısını da tatlısını da birlikte yaşadıklarını vurgulayan Eroğlu, Cumhurbaşkanı olmasının bir partiye sempati duymasına engel olmadığını söyledi. Eroğlu, Türkiye'de anayasa değişikliğiyle bu yönde düzenleme yapılacağını hatırlattı.


İlk UBP kurultayının Mısırlızade Sineması'nda yapıldığını kaydeden Derviş Eroğlu, seçilecek kişilerin yarın yeni bir gün olacağını unutmamasını istedi.


2013'ün de yeni ve zor bir yıl olacağını ifade eden Eroğlu, "Bugün kazanan da, kaybeden de, yarından itibaren birbirini kucaklamasını bilmezse, bu kurultayın hiçbir anlamı olmayacak" diye konuştu.


Bu sırada "bölünmüş UBP istemiyoruz" sloganları atıldı. Cumhurbaşkanı Eroğlu da bunun üzerine "Güzel, bu salonda kimse istemediğine göre içiniz rahat olsun" dedi.


Kurultayların ne anlama geldiğini çok iyi bildiğini ifade eden Eroğlu, söylediklerinin kazananın parti olması için değerlendirilmesini istedi.


"YAZILMAMIŞ ŞEY KALMADI"


Kurultay nedeniyle, 23 yıl UBP'nin Genel Başkanlığını, 19 yıl Başbakanlık yapmış 36 yıllık UBP'li olarak kendisiyle ilgili medyada güdümlü olarak yazılmamış şey kalmadığını ifade eden Eroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Akla gelebilecek her yer karıştırıldı, hiç çekinmeden her türlü çamur atılmaya gayret gösterildi.


Televizyonlarda hakkımda neler söylendi neler. Bazı muhalefet partili milletvekillerinin Meclis'te  benim hakkımda ileri geri konuşması veya konuşturulması sırasında bir tepki gösterilmemesi beni üzdü. Mühim olan temiz politika yapmak. Siyaseti kendi için, ailesi için değil, halk için, ülkenin geleceği için yapmaktır. Politika hizmet için sadece araçtır, amaç değildir."


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, 1985'ten sonra ilk kez bir UBP'linin cumhurbaşkanı olduğunu belirterek, Anayasa'nın "Cumhurbaşkanı seçilen partisinden kopar" demediğini; "Cumhurbaşkanı'nın, Cumhurbaşkanlığı ile ilgili görevleri yaparken partilerden direktif alamayacağını, bağımsız davranmak zorunda olduğunu düzenlediğini" kaydetti ve aksinin de düşünülemeyeceğini söyledi.


Anayasa'nın bir Cumhurbaşkanı adayının partili olmasına engel olmadığını ifade eden Derviş Eroğlu, "Daha fazla bir şey söyleyecek değilim... Anlamak isteyen, çoktan anlamıştır" dedi. 


36 yıllık siyasal yaşamında daima "halkın sesine ve UBP'linin nabzına" önem verdiğini belirten Eroğlu, bugün de aynı anlayışla hareket ettiğini söyledi.


"Bana da gelenler, gidenler oluyor...Özellikle UBP'lilerden" diyen Eroğlu, birlik beraberliğin önemini vurguladı; partinin şunun bunun adamı diye bölünmesinin yanlışlığını vurguladı;


Başbakanlık'ın bir parti merkezine dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi.


EKONOMİK PROGRAM


Cumhurbaşkanı Eroğlu, Ekonomik Programların gerekli olduğunu, bunlar hazırlanırken ilgili örgütlerin, sendikaların görüşlerinin alınması gerektiğini vurgulayarak şöyle dedi:


"Bu ekonomik program hazırlanır ve uygulanırken hükümetin başı sorumluluk üstlenmeli,ilgili sivil toplum örgütleri ve sendikaların görüşleri mutlaka alınmalı, mümkün olduğunca halk desteği sağlanarak, insanlarımıza bu programın yararları anlatılarak ilerlenilmelidir.


Her şeyi Anavatan Türkiye'den beklemek, her koşulda topu Türkiye'ye atmak, sürekli Anavatan Türkiye yetkililerinin açıklama yapma durumunda bırakılması, bizler için çok değerli ve önemli olan  ilişkilerimiz  açısından sıkıntı yaratabileceğinden dolayı, bu konularda çok dikkatli olunmalıdır.


Değerli kardeşlerim, sevgili konuklar daima yarınları düşünerek karar vermek lazım; Geçen Kurultay'da da söylemiştim."


"SİYASET, HALKA HİZMET ARACIDIR"


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, siyasetçinin bir sonraki seçimi; devlet adamının ise bir sonraki nesli düşündüğünü ifade ederek, "Siyaset halka hizmet aracıdır. Bir siyasi parti eğer halktan koparsa, sadece belirli bir zümrenin ya da odakların güdümünde, onların çıkarlarına göre hareket ederse, o parti başarısızlığa mahkumdur" diye konuştu.


Eroğlu, Cumhurbaşkanlığı'na seçilirken verdiği sözleri harfiyen yerine getirme gayreti içinde olduğunu vurgulayarak, "Cumhurbaşkanlığı'nın kapısı halkımıza açıktır.


Cumhurbaşkanlığı halkın sorunları ile ilgilenmektedir. Kendimizi sadece Kıbrıs konusu ile görevli saymıyoruz" dedi.


Anavatan Türkiye ve hükümetleriyle ilişkileri en sıcak noktalara taşımada başarılı olduklarını; birçok dış temaslar yaptıklarını anlatan Eroğlu, Kıbrıs'ta var olan gerçeklere dayalı, kalıcı bir anlaşma olduğunu vurguladı.


Devletten, egemenlikten, özgürlükten, yaşanılan topraklardan ve bazı vatandaşların vatandaşlıklarından, Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinden vazgeçmesinin beklenmemesini isteyen Eroğlu, Türkiye'yle birlikte kurulan bu politikanın süreceğini söyledi.


Güney'de başkanlık seçimleri yapılacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, 1 Temmuz'dan itibaren öze yönelik görüşmelerin dondurulduğunu; sadece güven yaratıcı önlemlerin ele alındığını kaydetti.


Güney Kıbrıs'ta seçilecek yeni başkanla yeni bir dönem ve yeni bir masa için çok da umutlu olmadığını ama bu yeni masada görüşmelerin başlatılıp başlatılmamasını isteyip istemediklerini göreceklerini söyleyen Eroğlu, kendisinin halk adına masada olduğunu; Anavatan'ın desteğini de yanında hissettiğini söyledi.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının menfaatine olacak bir anlaşma arayışında olduklarını; KKTC'nin varlığının müzakere masasında en büyük gücü olduğunu vurgulayarak, devlete ve UBP'ye sahip çıkılmasını; UBP'deki birlik ve beraberliği yıkmak isteyenlere karşı cephe oluşturulmasını istedi.


Eroğlu, UBP'de kurultay sürecinin çok uzun sürdüğünü, 6-7 aydır partililerin çok yorulduğunu kaydederek, konuşmasını "Yarın yeni bir gün olacak. 2013 de yeni bir yıl olacak ve zor olacak. Aday olan herkese başarılar diliyorum. Kurultayın halkımız, ülkemiz ve UBP için hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah kurultay nedeniyle yaşananlar bir daha yaşanmaz. Baskı altında kalarak değil özgür iradenizle oyunuzu verin" diye tamamladı.


Eroğlu'nun konuşmasının ardından bir grup UBP'li salonda Eroğlu posteri açtı ve "Başbakan Kaşif" sloganları attı.

UBP Genel Başkanı ve Başbakan İrsen Küçük, KKTC ekonomisinin son 3 yılda yüzde 10 büyüdüğünü, alınan ekonomik tedbirler sonucunda 2009 yılında 1.6 milyar TL olan bütçe gelirinin 2012 yılında 2 milyar TL'nin üstüne çıktığına işaret ederek, "Rakamlar ortadadır. Boş laflarla güneşin üzerini balçıkla örtemezsiniz" dedi.


İrsen Küçük, hazırlanan ve ülkede önemli ekonomik kazanımlar sağlayacak 2013-2015 Ekonomik Programı'nın yerli ve KKTC'nin damgasını taşıyan bir program olduğunu vurguladı. Küçük, "Bazı çevreler kafalarını kuma gömerek, hükümetimizin ekonomi alanındaki dünyanın gördüğü başarılarını görmezden gelmeye, gerçekleri çarpıtarak, programa karşı halkımızı tahrik etmeye çalışmaktadır" şeklinde devam etti.


Küçük, imzasının taklit edildiği sahte belge olayına da değinerek, şeffaflıkla ilgili yasaların en kısa sürede teker teker Meclis önüne geleceğini ifade ederek, "Şeffaflık, temizlik hepimize lazımdır" yorumunu yaptı.


Cumhurbaşkanının tarafsızlığının tartışılır hale gelmemesi gerektiğini kaydeden Küçük,  kurultay konuşmasında üçüncü aday gibi konuşmakla eleştirdiği Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'na "anayasal çerçevede davranma" çağrısında bulundu.


"PARŞAK GELECEĞİN HABERCİSİ"


Başbakan İrsen Küçük, 19. UBP Olağan Kurultayı'nda "Genel Başkan adayı" olarak yaptığı konuşma, kurultayın aydınlık güzel günlerin, daha mutlu, daha refah yarınların teminatı olduğunu söyledi. Küçük, UBP'nin 19. Olağan Kurultayı'nın dört gün sonra kutlanacak bayram sevinci içinde geçmesi dileğinde bulunarak  kurultayın UBP'ye ve ülkeye hayırlı olması dileğinde bulundu.


İrsen Küçük,  Kurultay sonuçlarının UBP'nin bundan sonraki zaferlerinin ve ülkenin parlak geleceğinin habercisi olacağını belirtti.


Küçük, iki yıl önce aynı salonda verdiği "Güçlü KKTC için yeminimizden, sözümüzden, kararlığımızdan dönmeyeceğiz. Genel seçimlerin yapılacağı 2014 yılına kadar kalkınmayı sağlayacak, gerekli reformları yaparak hedefe varacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Ben partime, partilime, teşkilatlarıma yani sizlere güveniyorum, yürekten inanıyorum"  sözü hatırlattı.


Küçük, iki yıldır bu yolda emin adımlarla yüründüğüne dikkat çekerek "Bu doğru yolda, şahsıma, çalışma arkadaşlarıma duyduğunuz güvene, verdiğiniz desteğe teşekkürlerimi sunarım" dedi.


"HEDEF SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR EKONOMİK YAPI"


Başbakan İrsen Küçük, hedefin  sürdürülebilir bir ekonomik yapının gereklerini yerine getirmek, ekonominin edilgen değil, etkin bir ekonomiye dönüştürmek, KKTC'nin her yönüyle istikrar adası olmasını sağlamak olduğunu belirterek, bunun, kurumsallaşmış, genç ve dinamik bir yönetim anlayışıyla, ülkeyi sevk ve idare edebilecek büyük UBP'ni yaratarak gerçekleştireceklerini söyledi.


Küçük,  "Bu hedeften hiçbir güç bizi alıkoyamaz" diyerek devam ettiği konuşmasında  "El ele, kol kola birlik ve beraberlik içinde bu yolu hep birlikte yürüyeceğiz sevgili kardeşlerim" ifadesini kullandı.


"KKTC halkı bugün değişim istemektedir. Ancak bazılarının sandığı gibi kaptanın değişmesini değil, çeşitli mazeretlerle bugüne kadar, ülkemizi atalete, çaresizliğe mahkum eden zihniyetin değişmesini istemektedir" diye konuşan Küçük, KKTC halkının sağlam bir ekonomi, modern halk olmanın nimetlerinden yararlanmak istediğini söyledi.


"HALK, RÜŞTÜNÜ İSPAT ETMİŞ BİR DEVLET İSTEMEKTEDİR"


Başbakan ve UBP Genel Başkan adayı İrsen Küçük, halkın, "Temiz siyaset, şeffaf yönetim, kendi ulusal çıkarlarını koruma yönünde daha fazla inisiyatif alan, rüştünü ispat etmiş bir devlet istemektedir"  diyerek, sağlam bir ekonomiye sahip olmanın ise sağlam bir altyapı inşa etmek ve mali disiplin yönetimi gerektirdiğini belirtti.


"Güçlü bir alt yapıyla desteklenen sağlam bir ekonomi, izolasyonlardan kurtulmamız ve bir dünya toplumu olarak kabul edilmemizde elimizi güçlendirecektir" diyen Küçük, "Artık günü kurtarma adına geleceği feda etmeyi göze alan basit hesapların ülkemizi rehin almasını önlemek zorundayız. Bugün dünyanın gelişmiş, demokratik ülkelerinde ne varsa, KKTC'de de aynısını inşa etmemiz, kurmamız gerekmektedir. Bunun için tüm kaynaklarımızı harekete geçirmek, elimizi taşın altına koymak, bu hedeflere odaklanmak zorundayız" ifadelerini kullandı.


"ANAVATANIMIZ BAŞARDIYSA AYNISINI BİZ NİYE YAPMAYALIM"


Küçük, Türkiye'nin son on yılda ekonomi, hukuk alanlarıyla  uluslararası ilişkilerde sergilediği gelişmeyi, ilerlemeyi, kalkınmayı hayranlıkla izlediklerini ifade ederek şöyle dedi:


"Ben diyorum ki, artık Anavatanımızın gelişmesini, kalkınmasını, bir süper güç olmasını izlemekle, bundan kıvanç duymakla yetinmemeliyiz. Bunlar bize yetmez. Anavatanımız başardıysa aynısını biz niye yapmayalım? Üstelik önümüzde Anavatanımızın tecrübelerinden yararlanmak, bu yoldaki hedeflerimize ulaşmak için verdiği ve vereceği desteği arkamıza almak imkanı varken. Kaldı ki, Anavatanımız bizim de aynı başarıyı gösterebileceğimize, dünya ailesinde bir Türk devletinin daha yıldız gibi parlayacağına inanıyor. Anavatanımız kendisinin gerçekleştirdiği gelişmeyi, ilerlemeyi, bizim de gerçekleştirmemiz için her türlü desteği vermeye hazır olduğunu söylüyor ve bu desteği en güçlü şekilde veriyor."


İrsen Küçük, kendisinden önceki hükümetler uyguladıkları ekonomik programların hazırlık aşamasına, belirli seviyelerde katkıda bulunduklarını ancak bugün hazırlanan ve ülkede önemli ekonomik kazanımlar sağlayacak 2013-2015 ekonomik programı yerli bir program olduğunu söyledi.


Türkiye yetkililerinin bu programa kendi tecrübeleri doğrultusunda öneriler getirdiklerini ancak programlın KKTC'nin damgasını taşıyan bir program olduğunu vurgulayan Küçük, "Gururla söylemeliyim ki artık ekonomik programın hazırlanmasındaki katkı oranları tersine çevrilmiştir. KKTC damgasını taşıyan bir ekonomik program Anavatanımız tarafından da memnuniyetle karşılanmış, takdir toplamıştır" dedi. 


"RAKAMLAR ORTADA... "


"Bazı çevreler kafalarını kuma gömerek, hükümetimizin ekonomi alanındaki dünyanın gördüğü başarılarını görmezden gelmeye, gerçekleri çarpıtarak, programa karşı halkımızı tahrik etmeye çalışmaktadır" diye konuşan Başbakan İrsen Küçük şöyle dedi:


"Değerli kardeşlerim rakamlar ortadadır. Boş laflarla güneşin üzerini balçıkla örtemezsiniz. Başbakanlık görevini üstelendiğim 2010 yılından bu yana, uyguladığımız ekonomik programla birlikte, elde ettiğimiz ekonomik sonuçları bir kaç başlık altında özetlemek istiyorum. Son yıllarda dünya ekonomisine, özellikle de Avrupa ve komşumuza baktığımızda, ekonomileri iyi giden ülkelerin sayısı çok azdır. Önemle belirtmeliyim ki, ekonomisi en az zarar gören ülkelerden biri KKTC'dir."


Küçük, ekonomik program uygulamaya başladığımız dönemden itibaren, dünyada pek çok ülkenin ekonomisinde daralma yaşandığını, KKTC'nin ise 2010'dan 2012 yılına geldiğimizde yüzde 10'luk bir büyüme oranına ulaştığını söyledi.


Başbakan Küçük, alınan ekonomik tedbirler sonucunda 2009 yılında 1.6 milyar TL olan bütçe gelirimizi 2012 yılında 2 milyar TL'nin üstüne çıkardıklarını anlatarak, 2011 yılının son çeyreğinde başlayan kayıtlı işsiz sayısındaki azalma 2012 yılında da devam etiğini hatırlattı.


İrsen Küçük, toplam ihracatın 2011 yılı sonunda iki kata yakın artış göstererek 188 milyon TL olarak gerçekleştiğini ifade ederek, şöyle devam etti:


"Geçen yıla göre Türkiye'den gelen turist sayısında yüzde yüze varan artış yaşadık. 2010'dan sonra üçüncü ülkelerden gelenlerin sayısına baktığımızda yüzde 60 artış yaşadık ve bu yükseliş devam ediyor. İnanıyorum ki 2013'te bunu daha da artıracağız. Bunun yanı sıra, üçüncü ülkelerden neredeyse her gün başka bir yatırımcının gelip de ülkemizde görüşmeler yaptığını televizyonlardan, gazetelerden takip ediyorsunuzdur."


Küçük, hükümetin ekonomiyi sağlam temeller üzerine oturtmak yanında, Avrupa Birliği standartlarını KKTC'nin bütün vatandaşlarına yansıtma ve yaşatma doğrultusunda Avrupa Birliği standartlarında gerekli yasal düzenlemelerin geçmesi için de çaba gösterdiklerini söyledi.


İrsen Küçük, ülkenin ekonomik kalkınmasının, güçlü KKTC hayalilerinin nihai hedefinin  Avrupa Birliği standartlarında bir yaşam kalitesi, Avrupa Birliği standartlarında bir hukuk sistemi, Avrupa Birliği standartlarında yaşayan KKTC halkı yaratmak olduğuna işaret etti.


Başbakan Küçük, "Bugüne kadar hep şeffaflık dedik" diyerek konuşmasını sürdürerek, "Ancak ne yazık ki, yakın geçmişte bu ülkenin Başbakanının imzasının taklit edildiğini, üstelik bu suça devletimizin en güvenilir kurumlarından birinin üst düzey yöneticilerinin isimlerinin karıştığını hatırlamamak mümkün değildir"  dedi.


"BUNDAN BÖYLE HİÇBİR ŞEY SAKLI KALMAYACAK..."


"Yine aynı kurumda sınavlarda, terfilerde, atamalarda suiistimaller yaşandığını unutmadık. Ben tüm kamuoyumuzun gündeminde olan bu talihsiz gelişmelerle ilgili olarak 'soruşturmanın ucu nereye giderse gitsin sonuna kadar takipçisiyiz' derken, bu ülkenin Başbakanı olarak şeffaflığın çağdaş bir devletin ön şartı olduğu bilinci içinde konuştum" diyen Küçük, "Bundan böyle bu ülkede hiçbir şey saklı kalmayacak, üstü örtülmeyecek, her şeyin hesabı verilecek. Hiç bir makam, hiçbir merci şeffaflıktan muaf olamayacak" ifadesini kullandı.


Küçük, şeffaflıkla ilgili yasaların en kısa sürede teker teker Meclis önüne geleceğini ifade ederek, "Tüm siyasi partilerin tüm milletvekili arkadaşlarımın bu yasalara katkı koymaktan geri durmayacaklarına yürekten inanıyorum. Şeffaflık, temizlik hepimize lazımdır" dedi.


Başbakan İrsen Küçük, bir devletin saygınlığına en fazla özen gösterilmesi gereken kurum Cumhurbaşkanlığı olduğunu, Cumhurbaşkanı'nın  Anayasa'da tanımlandığı gibi tüm ülkenin, tüm ulusumuzun Cumhurbaşkanı olduğunu ifade ederek, "Bu makamın gerektirdiği tarafsızlık tartışmalı hale gelirse Cumhurbaşkanlığı kurumu itibar kaybına uğrar. Cumhurbaşkanı siyasi parti üyesi biri gibi değil, tüm ulusu temsil ettiği bilinci içinde olmalı, diye düşünüyorum" dedi.


EROĞLU'NA "ANAYASAL ÇERÇEVEDE DAVRAN ÇAĞRISI


Küçük, şöyle devam etti:


"Cumhurbaşkanının tarafsızlığının tartışılır hale gelmesi, Cumhurbaşkanlığı kurumunun itibar kaybına uğraması, Cumhurbaşkanı müzakerelerde, Birleşmiş Milletler nezdindeki görüşmelerde ulusumuzun çıkarlarını masada savunurken gücümüzü zayıflatır, haklı tezlerimizin arkasında durmamızı zora sokar.


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun kurultay konuşmasında, üçüncü aday gibi konuştuğunu söyleyerek, eleştiren Başbakan ve UBP Genel Başkan adayı İrsen Küçük, Cumhurbaşkanı Eroğlu'nu anayasal çerçevede davranmaya davet etti.


Küçük, bazılarının UBP'nin küçülüyor kehanetinde bulunduğuna dikkat çekerek, "Oysa biz UBP'yi birkaç milletvekili farkla iktidar olmak yerine, Meclis'te çok daha güçlü şekilde temsil etmeyi hedefliyoruz. Bunun içindir ki, ülkenin mutlak gereksinim duyduğu yasal değişiklikleri yapabilecek çoğunluğa erişebilmek amacıyla Büyük UBP projesine start verdik. İnanıyoruz ki, KKTC'nin geleceği ancak Büyük UBP ile mümkündür" dedi.


"BÜYÜK UBP PROJESİ"


İrsen Küçük, büyük UBP projesinin, ekonomiden anayasaya, eğitimden kamu, sağlık ve sosyal güvenlik sistemimize kadar her alanda gerçekleştirilecek köklü reformlarla tüm KKTC halkının kaderini değiştirme çabamızın başarıya ulaşmasının garantisi olduğunu anlatarak şöyle devam etti.


"Kurultay süresince, düne kadar, partimizin tüzüğü çerçevesinde yapılan etkinlikler, çalışmalar, ziyaretler sırasında yaptığım konuşmalarda Başkanlığa aday arkadaşım hakkında en küçük bir ithamda, saldırıda bulunmadım. Bulunmamaya özen gösterdim. Hep söyledim, yine söylüyorum.


Benim için esas olan partim ve onun birlik ve bütünlüğüdür. Önce UBP'nin büyüklüğüdür. Çünkü Büyük UBP, Güçlü KKTC'dir. Dostlarımız endişelenmesin, rakiplerimiz heveslenmesin. Gününün sonunda UBPmiz, halkımız, ülkemiz kazanacaktır. Çünkü UBP sevgidir, saygıdır, birliktir."


"SESİZ KALAMADIM.."


İrsen Küçük, Kurultay sürecinde hak etmediğim söylemleri, davranışları hep hoşgörüyle  karşıladığını, üzüldüğünü ama kırılmadım kimseye küsmediğini yanlışlıkla incittiği birileri var ise onlardan da özür diledi.


Küçük, bu konuşmasında da karşısındaki adaya seslenmeyi hiç düşünmediğini ancak,  Ahmet Kaşif'in 16 Ekim günü yaptığı, ve ertesi gün de tekrarladığı talihsiz açıklaması karşısında suskun kalmayacağını söyledi.


İrsen Küçük, "UBP Genel Başkanı ve Başbakan olarak hayretle, üzüntüyle izledim. Hele o haksız suçlamalarının malum bazı parti ve sendika başkanlarının yıllardır tekrarladığı görüşlerle, söylemlerle örtüşmesi karşısında tüm UBP tabanımla birlikte dondum, kaldım. KKTC ve Kıbrıs Türk halkı için hep güzel şeyler düşleyen, projeye dönüştüren ve hayata geçiren Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine 'Niye UBP adayları arasında ayrım yapıyorsunuz?' diye sorulmasından ben şahsım ve partim adına utanç duydum" şeklinde devam etti.


Küçük, kendisini asıl şok eden ifadelerin "Bizim için hep güzel şeyler düşünen anavatanımızın KKTC için gizli bir takım planları ya da hedefleri mi olduğunu" sorgulayan cümleler omluğuna işaret etti.


Küçük, 'Gözbebeğimiz' diye tanımladığı  Türkiye Cumhuriyeti devletini temsil eden, "Lefkoşa Büyükelçiliğini kurultayımıza müdahale etmekle suçlayan zihniyeti" kabul etmesinin mümkün olmadığını söyledi.


Konuşmasına "Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti'nin Bakanlarının ülkemizi ziyaretinden ve hükümetimize verdiği destekten rahatsızlık duyanlar var" diye sürdüren Küçük, şöyle devam etti:


"Oysa Anavatanımızın bu değerli bakanları iki yıldır KKTC'yi ziyaretlerinde hükümetimizin icraatlarına ilişkin olumlu görüşlerini ve desteklerini aynı ifadelerle belirtmekte, bizlere moral vermektedirler. Aday arkadaşım son iki aya kadar kabinemde bakanlık görevinde bulunmuştur. Türkiye Cumhuriyeti'nin değerli bakanlarının hükümetimizin icraatlarını takdir eden ve destekleyen söylemlerine, bugünkü yakışıksız tepkiyi göstermemiş, hatta memnuniyetini belirtmiştir."


Küçük, KKTC'nin daha güzel günlere ulaşması, Kıbrıs Türk halkının refah ve mutluluğunun arttırılmasından başka kaygısı olmayan Türkiye yetkililerini Kıbrıs Türk halkının hedefi haline getirilerek yarış yapılmak istenmesini eleştirerek, "Böyle yarış olmaz olsun, böyle kurultay olmaz olsun, değerli arkadaşlar" ifadesini kullandı.


"Size söz veriyorum, sizlere çok büyük çok güçlü çağdaş bir UBP devredeceğim" diye konuşmasını sürdüren Başbakan İrsen Küçük, "Bugünden çok daha refah, daha mutlu, daha güzel günler yaşayacak yarınlarına umutla bakılan bir KKTC sunmak için çok, ama çok çalışacağım. Yaratılacak bu büyük eser hepimizindir. Çocuklarımıza bırakabileceğimiz en değerli miras olacaktır. Bugün partimize, Kıbrıs Türkünün geleceğine yön verecek kararınızla siyasi tarihimize çok önemli not düşeceksiniz" diye konuştu.


Küçük, konuşmasına "Bu kararın kahramanları olarak sizleri yürekten kutluyor ve selamlıyorum" diye sürdürerek, desteğe teşekkür etti.


Başbakan ve UBP Genel Başkan adayı İrsen Küçük, "sevginin, saygının, muhabbetin en dorukta yaşandığı Mübarek Bayramımızı dört gün sonra idrak edileceğini" belirterek, konuşmasını, "Bu andan sonra Bayramlarımıza has duygularla, tüm partilileri, tüm halkımın Anavatanımızdaki kardeşlerimin, tüm Müslüman alemini sevgiyle kucaklıyor, Kurban Bayramınızı ve Anavatanımızın Cumhuriyet Bayramını bugünden kutluyorum. Hepinizi en kalbi duygularımla, Bayram muhabbeti ile kucaklıyorum" sözleriyle tamamladı.

Ulusal Birlik Partisi'nin (UBP) 19. Olağan Kurultayı'nda saat 16.45'te oy verme işlemi başladı. Bin 427 delegenin oy hakkı bulunduğu kurultayda oy verme işlemi saat 21.00'e kadar sürecek.


Konuşmaların arından UBP 19. Olağan Kurultayı'na gelen mesajlar okundu. Kurultaya Türkiye Başbakanı AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, DSP Genel Başkanı Masum Türker, TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı mesaj gönderdi.


Mesajların okunmasının ardından mali raporu UBP saymanı, İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı, İskele Milletvekili Nazım Çavuşoğlu okudu ve rapor onaylandı.


Karar tasarısı olmadığı için komisyonlar oluşturulmadığından daha sonra oy verme işlemi için hazırlıklar başladı. Ancak delegelerin panoların önüne yığılması yüzünden sık sık anonslar yapıldı ve 4 saat sürecek oy verme işlemi gecikmeli başladı.


Divan  Başkanı Hüseyin Özgürgün, oy vereceklerin kimlik ibraz etmesinin şart olduğunu söyledi. Özgürgün, oy verme kabininde cep telefonuyla girmenin de yasak olduğunu belirterek, aksi davrananların tespiti halinde, oylarının geçersiz sayılacağını açıkladı.


Parti meclisi için 107 adayın yarışacağı kurultayda, Lefkoşa'dan 367, Gazimağusa'dan 331, Girne'den 315, Güzelyurt'tan 218 ve İskele'den 196 olmak üzere toplam bin 427 delegenin oy kullanma hakkı bulunuyor.


Kurultayda, 7 adaylı yüksek disiplin kuruluna 5 kişi seçilecek. Merkez Denetçileri için ise sadece iki kişi aday olduğundan seçime gidilmiyor.


Parti Meclisi için, Lefkoşa'dan 28 adaydan 16'sı, Gazimağusa'dan 31 adaydan 13'ü, Girne'den 21 adaydan 9'u, Güzelyurt'tan 14 adaydan 6'sı ve İskele'den 13 adaydan 6'sı seçilecek.
 
21 Ekim 2012 Pazar 13:37
Okunma: 1267
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)