Ana Sayfa » G. Kıbrıs » "üçlü Görüşmeye Gerginlik Çeyizi"...

"üçlü Görüşmeye Gerginlik Çeyizi"...

Ban'ın İki Alternatif Senaryosu.. Rum Tarafının Ve Bm Uzmanlarının Önerileri.

 
 

Lefkoşa, 2 Ekim 11 (T.A.K.): BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas arasında 30 Ekim'de New York yakınlarındaki Long Island'da yapılacak üçlü görüşmenin; Güney Kıbrıs'ın Doğu Akdeniz'de başlattığı doğalgaz arama sondajları, Türkiye'nin buna gösterdiği tepki nedeniyle yaşanmakta olan gerginliğin gölgesinde gerçekleşeceği haber verildi.

Fileleftheros gazetesi, Cenevre üçlü görüşmesinden bugüne çok şey değiştiğini, Güney Kıbrıs'ın hidrokarbon sondajlarına başlaması üzerine Türkiye'nin tepki göstererek bölgedeki varlığını artırması ile yaşanan gelişmelerin sadece Türkiye ile Güney Kıbrıs arasında kalmadığını yazdı.

Gazete İsrail, Amerikalılar (Noble Energy Şirketi vasıtasıyla) ve sonunda Rusya'nın da işin içine girdiğini aktardı.

Habere göre bir deniz filosunu Akdeniz'e gönderecek olan Rusya, Güney Kıbrıs'ın ileri sürdüğü münhasır ekonomik bölgesi içerisinde ayırdığı parseller için ilan edilecek ikinci tur imtiyaz hakkı dağıtımına yoğun ilgi gösteriyor ve Rum Yönetimine 12'nci parseldeki sondaj sonuçlarını öncelikli olarak görmek isteğini iletti.

Bu hareketliliğin yeni şartlar yarattığına ve tabiri caiz ise Güney Kıbrıs'ı destekleyen bir grup oluştuğuna dikkat çeken gazete, Rum Yönetiminin bu ortamı değerlendirmek için inisiyatifler alması gerektiğini çünkü her şeyden önce New York üçlü görüşmesini bu durumdan kopuk şekilde göğüsleyemeyeceğini yazdı.

Haberde, hal böyle iken, önünde iki alternatif senaryo bulunan BM'nin, mevcut durumu değerlendirerek üçlü görüşmede bir eylem planı uygulamaya çalışacağı belirtildi, özetle şunlar eklendi:

"BAN'IN İKİ ALTERNATİF SENARYOSU"

"İlk senaryo: BM Genel Sekreteri, iki müzakereciye, prosedürün döngüsünü tamamladığını, pek çok fırsat tanındığını ve artık değişiklikler olması gerektiğini söyleyecek.  Müzakerecilere, anlaşmazlık bulunan konuları görüşmek için kısa bir süre tanıdıktan sonda, havada kalan konuların görüşülmesi için uluslararası konferans toplayacak. Çok taraflı konferansın oluşumu (katılımcıları) tarafların görüşlerinin uyuşturulması ile belirlenecek. Yani; beşli görüşme olmayacak ancak BM Güvenlik Konseyi Daimi üyeleri de bu sıfatlarıyla çağrılmayacak.

İkinci senaryo: Ban Ki Moon, Cenevre'de yapmaya çalıştığını, son üçlü görüşmede yapmaya çalışacak. Yani görüş birlikleriyle ilgili BM versiyonunu sunacak. Eroğlu buna sıcak bakmıyor; çünkü Talat zamanında başarılan ve işgal liderinin tanımadığı anlaşmaları da içerecek.  Eroğlu BM'de, yazılı bütün görüş birliklerini ve anlaşmaları kabul ettiğini ancak sözlü olanları kabul etmediğini söyledi. Yine görüş birliklerinin BM tarafından sunulması, bunları 'prosedürün normları' haline getirecek. Genel Sekreter, bu senaryoyu benimserse, müzakerecilerin Cenevre'de kabul ettikleri, BM'nin rolünün yükseltilmesinin sonucu olarak ortaya koyacak."

LONG ISLAND'IN ANA UNSURLARI

Politis "Long Island'ın Ana Unsurları... Hristofyas 100 Bin Rumun Rum İdaresi Altında Geri Dönmesini Önerdi" başlıklı haberinde, diplomatik kaynaklara dayanarak, liderler arasında bundan sonra yapılacak 6 görüşmenin; New York yakınlarındaki Long Island'ta 30 ve muhtemelen 31 Ekim'de yapılacak üçlü görüşme açısından belirleyici olacağını aktardı.

Gazete, sorunun ana başlıklarının ele alındığı ilk tur yoğunlaştırılmış görüşmelerde fazlaca yol alınamadığını ancak iki tarafın sundukları önerilerde, Kıbrıs sorununun dikenli konularında, kısmen de olsa değişiklikler içeren 'yeni' ve kesin tezlerini yazılı olarak ortaya koyduklarını BM'nin de müzakere ve al-ver alanlarını başlıklar halinde not ettiğini yazdı.

Bütün işaretlerin, yeni üçlü görüşmenin iki gün süreceğini, iki müzakere heyetinin; Long Island'daki 'Greentree Estate' isimli eski bir çiftlik evinde izole edileceğini gösterdiğine işaret edilen haberde, diplomatik kaynakların; yapılacak görüşmelerin daha ileriye gidilmesi olanağı bulunduğunu göstermesi halinde üçüncü güne de sarkabileceği görüşünde olduklarını yazdı.

Habere göre, bir "diplomatik kaynak", "olguların ulaştığı noktada, bir gün bile yeterli olacak. Bu al-ver prosedüründe iki taraf Ban Ki Moon ve mesai arkadaşlarıyla birlikte ve ayrı görüşmeler yapacak. İki taraf, gerekmesi halinde BM merkezindeki Türk ve Yunan daimi temsilcileriyle irtibatta olacak" dedi.

Enerji kaynakları konusunda meydana gelen patlayıcı ortam nedeniyle de üçlü görüşmenin sonucundan iyimser görünen aynı kaynak, "Doğu Akdeniz'de bir sıcak olay çıkarsa Ban Ki Moon'un bütün planları altüst olabilir ancak Kıbrıs Cumhuriyeti, enerji aramaları konusundaki Türk tehditlerini Güvenlik Konseyi'ne şikâyet ederse prosedür daha da zora girecek" dedi.

RUM TARAFININ VE BM UZMANLARININ ÖNERİLERİ

Gazete, edindiği bilgilere dayanarak yoğunlaştırılmış müzakereler kapsamında mülkiyet başlığının ele alındığı 4 görüşmede Hristofyas'ın, Rum tarafının  toprak düzenlemelerine ve olabildiğince fazla Rumun eski yerlerine dönebilmesine verdiği önemi açıkça ortaya koyduğunu, bu görüşmelerin haritalar olmadan yapılmasına rağmen Hristofyas'ın 100 bin Rumun geri dönebileceği şekilde toprak düzenlemesi yapılması gerektiğine işaret ettiğini yazdı.

Bu rakamın; köyleriyle birlikte Güzelyurt'un, başlıca köyleriyle birlikte Mağusa'nın güney bölgelerinin ve Karpaz'ın bir bölümünün Rumlara verilmesini öngördüğüne işaret eden gazete şöyle devam etti:

"Bu çerçevede Rum tarafı; 100 bin Rum göçmenin Rum idaresine verilecek bölgelere dönmesi halinde, geriye kalan Rum göçmenlerin tamamı (yüzde 100) Kıbrıs Türk idaresinde geri dönse dahi Kıbrıs Türk tarafının koyduğu; Kıbrıs Türk devletçiğinin Kıbrıslı Türk çoğunluğundan oluşacağı kırmızıçizgi tehdit altında olmayacağının altını çizdi.

Mülkiyet konusunda ise BM'nin anladığı; 'ilk söz hakkının ilk sahipte olması' şeklindeki Rum tezinin; bugün, Güney'de mal bırakmış Kıbrıslı Türklerin tasarrufunda bulunan (kamu yararı maksadıyla inkişaf ettirilenler de dâhil) Rum malları hariç tutulursa; kabul edilebileceğidir. Bu çerçevede, mülkiyet düzenlemelerinin Kıbrıslı Türk göçmenlerin yeniden yer değiştirmesi ile toplumsal kargaşa yaratmaması gerektiği şeklindeki Kıbrıs Türk tezini de tatmin ediyor.

BM uzmanları tarafından gayrı resmi olarak sunulan bir başka öneri de; Girne için özel düzenleme yapılmasıdır ki bu çözüm yönünde katkı sağlayabilir. Daha önce de yazdığımız gibi bu öneri; Girnelilerin ya kentin tarihi merkezinde bulunan evlerine geri dönmeleri veya bugün iki büyük askeri tesisin bulunduğu Girne'nin iki bölgesinde taşınmaz mal edinmelerini öngörüyor."

(ŞA/HA)

 
2 Ekim 2011 Pazar 13:03
Okunma: 385
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)