Ana Sayfa » Kıbrıs » Ülkeyi çete mi yönetiyor.

Ülkeyi çete mi yönetiyor.

Hüseyin Ekmekçi bugünkü köşe yazısında UBP'yi çok ağır bir dille eleştirdi ve "ülkeyi UBP mi çeteler mi yönetiyor" şeklinde bir ifade kullandı.

 
 
Ülkeyi çete mi yönetiyor.
İşte Hüseyi Ekmekçi ratafından bu gün kaleme alınanyazının tam metni; Ülkeyi parti mi yönetiyor, çete mi?

Tablo tam da budur. 

Her olaya alın bakın…

Kararlar dar bir çerçevede alınıyor.

Perde gerisinde ne dönüyorsa artık…

“İlle uygulanacak” deniyor…

Uygulanıyor da…

Başbakan diyor ki, “Dış Türkler Masası uygulanacak…”

Başbakan diyor, bu kez başlıyor UBP içinde muhalefet. Aynı konuda başka vekiller, “Biz karşıyız” diyor. Yetmiyor, kabine içerisinden Nazım Çavuşoğlu ve Hüseyin Özgürgün “Böyle iş mi olur?” diye tepki gösteriyor.

Yetmiyor…

Başka bir olayı alalım…

İskele ilçesinde saçma sapan bir taşocağı izni kargaşası yaratıldı.

Başbakan sahip çıkıyor.

Tarım Bakanı da sahip çıkıyor.

Ama eski Tarım Bakanı Zorlu Töre çıkıyor bu kez ve “Oraya altı başvuru vardı ben hiçbirini kabul etmedim” diyor.

Peki şimdi kabul edenler neden kabul etti?

Ne demek istiyor Zorlu Töre…

Bir şüphe de o ekliyor toplumun içine.

Petrol dolum tesisi mesela… 

Başbakan sonuna kadar sahip çıkıyor.

Bölge vekili Ejder Aslanbaba da sonuna kadar sahip çıkıyor.

İçişleri Bakanı ise, tesisi oradan alarak Kalecik bölgesine taşıma konusunu tartışmaya açıyor.

Aynı UBP değil mi?

Başbakan başka partiden…

Bakanlar başka partiden…

Vekiller başka partiden sanki…

Bir hayli toplumsal tepki çeken olay var…

Ortada harmoni içerisinde politikaları savunan bir iktidar partisi yok.

Partiyi değil, herkes kendi pozisyonunu koruma peşinde.

Böyle olunca da ortaya bir “takım” değil, “Bremen mızıkacıları” çıkıyor.

Kimse bir şey anlamıyor.

Kim neyi savunuyor?

Belli ki, UBP kendi içerisinde toplumsal konuları tartışmıyor.

Toplumsal konularda ortak karar alınmıyor.

27 tane parti başkanı var anlayacağınız… 

27 tane de bakan… 

İşte Mehmet Tancer.

Önceki gün çıktı ve memura yüzde 7 zam yapılacağını açıkladı.

E?

Nereden hesap yaptı Sayın Tancer hükümet adına?..

Maliye Bakanı da diyor ki, “DPÖ rakamlarına bakacağız ve ona göre maaşlara yansıtacağız.”

DPÖ rakamlarına göre, neredeyse çalışandan maaş kesilecek.

Hayat pahalılığı sürekli eksi çıkıyor. 

Bu tabloda “yüzde 7” zam vadetmek, bir vekilin görevi değildir.

Ama Sayın Tancer’in bitip tükenmek bilmeyen bakanlık beklentisi, buna izin vermiyor belli ki…

Her olayda 2-3 baş

UBP ile ilgili her olayda yaşadıklarımız bunlar maalesef…

Başbakan destek veriyor, bakan karşı çıkıyor.

Bakan bir şey açıklıyor, vekil karşı çıkıyor…

Vekil, kendini bakan sanıyor, vaatlerde bulunuyor.

Diğer vekil, “Kaçarım ha” diyor, Başbakan kendisine “masa” tahsil ediyor.

Vekile vereceği parayı da “vekilin çantasına” emanet ediyor.

Böyle bir düzen kuruluyor…

Devletin hiçbir organında, plan ve proje kalmadı…

YAGA “YAGA” olmaktan çıktı…

DP֒nün verileri üzerinden bir planlama yok.

Herkes yanına bir iş adamı alıyor, daire daire iş takibi yapıyor…

Bakanın adamı…

Başbakan’ın adamı…

Müsteşarın adamı…

Vekilin adamı…

Derken…

Bir sis-pus deryasında ülkede icraat yapıldığı sanılıyor. 

Yazık ediyoruz bu ülkeye gerçekten…

***

Batmadan aklımız başımıza gelmiyor

Bir bir batıyor kurumlar.

Belediyeler bile…

Kimse işler bozulmaya başladığı zaman tedbir almıyor.

“Bu ülkede hiçbir şey batmaz…”

Denilerek kamu kurumlarını yönetenler “babasının çiftliği” gibi davranıyor.

Ama, kötü gidişat başlasa dahi kimsenin aklına tedbir almak gelmiyor.

Batınca…

Dibe vurunca, herkes akıl vermeye başlıyor. Öneri yapıyor…

Bunun için sizlere bir doktor fıkrasını örnek vermek istiyorum. Bu fıkradan birileri payına düşen “hisseyi” alır umarım:

Doktorun birinin aracı bozulmuş… “Gar gar” makineden ses geliyor… Apar topar makiniste gitmiş. Makinist, bir bakmış, arızayı anlamış, onarmaya başlamış…

Doktora da hava atacak ya:

Sormuş, “Ne doktorusunuz siz?” diye.

Doktor cevaplamış: “Kardiyolog… Kalplere bakıyorum anlayacağınız…”

Makinist devam etmiş, gururla konuşmaya: “Desenize meslektaşız… Bakınız ben de araçların kalbini iyileştiriyorum…”

Doktor lafı gediğine koymuş: “Emin misiniz? Aracı çalıştırın, öyle tamir edin de göreyim sizi…” 

Ya… Bir kurumu batmadan, tedbir alarak yüzdürün de görelim bakalım… Batır, sat… Batır elden çıkar… Böyle devlet adamlığını dedem de yapar…

 
5 Mayıs 2012 Cumartesi 12:59
Okunma: 1085
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)