Ana Sayfa » Kıbrıs » Üniversite yıllarından itibaren hemen her kademesinde görev aldığı partinin artık lideri...

Üniversite yıllarından itibaren hemen her kademesinde görev aldığı partinin artık lideri...

Ctp-bg'nin yeni genel başkanı özkan yorgancıoğlu: "bu yarışın aslında karşıtlık değil, bir hizmet yarışı olduğunu düşünüyorum".

 
 
Üniversite yıllarından itibaren hemen her kademesinde görev aldığı partinin artık lideri...

YENİ BAŞKAN YORGANCIOĞLU "YENİ POLİTİKALARI HALKA YENİ KADROLARIN TAŞIMASI GEREKTİĞİNİ" DÜŞÜNÜYOR

"BÖYLESİ BİR VİZYONLA BAKTIĞIMIZ ZAMAN PARTİ ORGANLARININ YENİ POLİTİKALARI KİTLELERE TAŞIRKEN GEÇMİŞTE DUYULAN TEREDDÜTLERİN ORTADAN KALKACAĞINA İNANIYORUM"

"ÖNCELİKLİ HEDEFLERİMİZ PARTİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI, PARTİ TÜZÜK VE PROGRAMININ DEĞİŞTİRİLMESİ... BUNLAR TAMAMLANDIKAN SONRA DA HÜKÜMETİ ERKEN SEÇİME ZORLAMAK"

Lefkoşa, 12 Haziran 11 (T.A.K.. ÖZLEM KAYA YALGIN): Üniversite yıllarından itibaren hemen her kademesinde, değişik görevler üstlendiği partinin artık lideri... Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP-BG)'nin geçtiğimiz pazar yapılan Olağan Kurultayı'nda Genel Başkanlığa seçilen Özkan Yorgancıoğlu, bu yarışın aslında karşıtlık değil, bir hizmet yarışı olduğunu düşünüyor.

"Her insan, özellikle partisine ve halkına uzun yıllar emek vermiş her insan; sonuçta daha verimli olabileceği, daha çok katkı yapabileceği makamlara talip olma arzusu taşır" diyen Yorgancıoğlu, yeni politikaları halka yeni kadroların taşıması gerektiği inancında.

CTP'nin geçen hafta sonu yapılan kurultayda partinin 5. başkanı olarak  göreve getirilen Yorgancıoğlu, TAK muhabirinin "Özkan Yorgancıoğlu kimdir?" sorusuna karşılık, çocukluk yıllarından başlayarak yaşam öyküsünü özetlerken; kendisini parti başkanlığına getiren siyasi süreç ve partide ileriye dönük hedeflerini de paylaştı.

ÖZKAN YORGANCIOĞLU KİMDİR...

Özkan Yorgancıoğlu, 1 Ağustos 1954'te Baf'a bağlı Lemba köyünde, ağırlıkla bahçecilik ve hayvancılıkla uğraşan bir ailenin 5. çocuğu olarak dünyaya geldi. İlkokulu 4. sınıfa kadar bu köyde okuyan Yorgancıoğlu, 1964 olaylarıyla birlikte ailesi kasabaya taşındığı için 5. sınıfı kasabadaki okulda okudu ancak ailesi daha sonra Lefkoşa'ya taşınınca ilkokulu Atatürk İlkokulu'nda tamamladı. Bu arada, 1964'te babası Mustafa Yorgancıoğlu kasabadaki çatışmalarda vurulunca, 10 yaşında babasız kalan Özkan ile kardeşlerini anneleri İkbal Yorgancıoğlu büyüttü.

Yorgancıoğlu, esas mesleği yorgancılık olan babası için "köyde saygı ve güven duyulan bir kişiydi" derken; onu erken yaşta kaybettiği için kendisini büyüten annesinin ise kendi yaşantısında çok önemli bir yeri olduğunu, kendini geliştirtmesi adına bugünlere gelebilmesinde çok katkısı olduğunu düşünüyor.

Lefkoşa'da o dönemde göçmenler için yapılan Göçmenevleri'ne ailesiyle taşınan ve ortaokulu da o zamanda "Bayraktar B" diye anılan ortaokulda okuduktan sonra 1972 yılında Lefkoşa Türk Lisesi'nden  mezun olan Yorgancıoğlu, o yılları anlatırken "Her dönem için çok değerli hocalarım vardı" diyor.

ÜNİVERSİTE...SİYASİ KİMLİĞİN ŞEKİLLENDİĞİ YILLAR

1972 yılında üniversite tahsili için İstanbul'a giden Yorgancıoğlu'nun siyasi kimliği de o yıllarda şekilleniyor.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni kazanarak eğitime başlayan Yorgancığlu, o dönemde öğrenci hareketlerinin yoğun olması ve Kuzey Kıbrıs'taki mevcut idari yapının yeterince demokratik olmamasının kendisini siyasetle ilgilenmeye teşvik ettiğini anlatıyor.

İstanbul'da eğitim gören diğer öğrencilerin de etkisiyle ilgisinin daha da artığını söyleyen Yorgancıoğlu, "Dr. Kıvanç Diren, Ferdi Sabit Soyer, Ergin İlktaç, Ahmet Lüricinalı ve daha birçok arkadaşımız böylesi bir eğilimin gelişmesinde etken olan arkadaşlarımızdır" diyor.

ÖĞRENCİ DERNEKLERİNİN KURULUŞ ÇALIŞMALARI

Yorgancıoğlu, sonraları oralarda öğrencilerin demokratik ve akademik haklarını savunmak; onları korumak adına  İstanbul Kıbrıslılar Öğrenim ve Kültür Derneği (İKÖK)'ün kuruluş çalışmalarına katıldıklarını anlatırken;  kendisinin de aralarında bulunduğu, haksızlığa uğrayan öğrencilerle ilgili  bir yazılarının da 1972 yılı sonlarında Halkın Sesi gazetesinde yayınlandığını anımsatıyor.

"Gerçekten bu derneğin İstanbul'da yaşayan Kıbrıslı öğrencilere kattığı çok değerler vardır" diyen Yorgancıoğlu, arkadaşlıkların gelişmesi, dayanışma, birbirlerine yardımcı olma açısından değerli hizmetler yaptığını belirtiyor.

Eğitiminin Maliye ve Siyaset Bilimi üzerine olmasının da etkisiyle siyasete ilgisinin giderek daha da arttığını belirten Yorgancıoğlu, sonrasında yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

"Ve bilahare, Kıbrıs Türk siyasi tarihinde, olumlu ve olumsuz yönleriyle çok tartışılan 'Kıbrıslılar Öğrenci ve Gençlik Federasyonu (KÖGEF)'in kurucu üyeliğini yaptık Sayın Talat'la birlikte... Bunlar insanlara duyduğum sevginin ve saygının daha da kökleşmesine, haksızlığa olan direncimizin daha da artmasına neden olmuştur. O dönemin koşullarında, 1974'lü yılların sonunda  arkadaşlarla Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili çok daha aktif olarak çalışmamız  konusunda da daha iyi bir motivasyon kazandırmıştır."

BİR YANDAN İSTANBUL, DİĞER YANDAN CTP'NİN SİYASİ FAALİYETLERİ ...

Yorgancıoğlu, bir yandan İstanbul'da faaliyet yürütürken, diğer yandan da CTP'nin Kıbrıs'taki siyasi faaliyetlerine katıldıklarını ifade ederek, "Örneğin 1973 yılında rahmetli Ahmet Mithat Berberoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adayı olduğu seçimlerde, sonradan kendisi için Sayın Denktaş'ın 'madem ki Kıbrıs sorununu 3 ayda çözecek, demek ki bizi satacak' dediği bildirilerin de dağıtıldığı dönemde buradaydım ve o bildirilerden dağıtma şerefine de nail olmuştum" diyor.

Yorgancıoğlu, merhum Özker Özgür'ün CTP'nin başkanı olduğu 1976 milletvekilliği seçimlerinde, o zaman henüz kuzeye geçmemiş Erenköy'deki insanlara propaganda yapmak için Özgür tarafından görevlendirildiğini ve partinin milletvekili adayı Asım Altıok'la birlikte bölgeye gittiğini de anlattı.

"USULSÜZ" BULUNARAK "DİKKATE ALINMAYAN" İŞ MÜRACAATI...

Üniversite eğitimini bitirdikten sonra Kıbrıs'a gelen Özkan Yorgancıoğlu, "Herkes gibi biz de iş aramaya çalıştık" diyerek  mezun olduğu bölümle ilgili Maliye Bakanlığı'na yaptığı iş başvurusuna, dönemin bakanının imzasıyla aldığı  "Usulsüz müracaatta bulunduğunuz için müracaatınız dikkate alınmamıştır" yanıtını  ise hala saklıyor.

İlerleyen yıllarda Seracılar Kooperatifi'nde çalışmaya başladığını ve aynı köyden oldukları için önceden bildiği eşini de burada daha iyi tanıma imkanı bularak "bugüne gelecek yolculuğun orada başladığını" anlatırken de, "İsabetli olmuş..." diyor.

EVLENDİ...İKİ OĞLU OLDU

1982 yılında evlendiği Ayşe hanımın hem çok iyi bir insan olduğunu, hem de yaşadığı tüm zorluklara rağmen hep yanında durduğunu da ifade etmeden geçmiyor.

Birkaç yıl Seracılar Kooperatifi'nde çalıştıktan sonra Kıbrıs Türk Petrolleri'nin muhasebe bölümünde işe başlayan Yorgancıoğlu'nun bu arada, 1983 yılında ilk oğlu Özdemir, 1985'te ise ikinci oğlu Hüseyin doğdu.

Yorgancıoğlu ailesi, 1987 yılında Gönyeli'de yaptıkları kendi evlerine taşındı.

Doğu Akdeniz Üniversitesi  Ekonomi Bölümü'nden mezun Özdemir Yorgancıoğlu özel bir şirkette muhasebeci olarak çalışıyor. KİEV Teknik Üniversitesi Uçak Mühendisliği'nden mezun olduktan sonra özel bir kargo şirketinde uçak bakımı görevine başlayan Hüseyin ise, Ukraynalı eşiyle birlikte İstanbul'da yaşıyor.

"DAHA PROFESYONEL ANLAYIŞLA SİYASET ..."

Yorgancıoğlu, Kıbrıs Türk Petrolleri'nde çalıştığı yıllarda sendikal  faaliyetlerde de bulunduğunu, partide Göçmenköy Ocak Başkanlığı, 1986 yıllarından sonra ise parti meclisi üyeliği yaptığını da belirtiyor.

1992 yılında Lefkoşa ilçe Başkanı olarak partideki görevine devam eden Yorgancıoğlu, ondan önce 1991'de "haksızlığa uğradığına inandığı için" Kıbrıs Türk Petrolleri'nden istifa etti.

Yorgancıoğlu, daha sonra kendi işini kurdu. Türkiye'den hediyelik eşya getirip toptan ve perakende pazarlama yaptığı bu işyerini ilçe başkanlığı görevine geldikten sonra siyasi faaliyetleri ağır basınca 1995 yılında kapattı ve kendi  ifadesiyle "daha profesyonel bir anlayışla" siyasete girdi.

"YENİDÜZEN'E YENİ ANLAYIŞ GETİRME ÇABALARIMIZDA PEK BAŞARILI OLAMADIK"

CTP'nin 1994'de hükümette bulunduğu  dönemde Yenidüzen gazetesinde Genel Yayın Yönetmenliği'ne atandığını ve 1998'e kadar bu görevi de yürüttüğünü hatırlatan Yorgancıoğlu, gazeteye yeni bir anlayış getirme çabalarıyla ilgili şunları anlattı:

"O dönemde arkadaşlarla, gazeteye yeni bir anlayışı getirmeye çalışmıştık. Farklı yazarların Yenidüzen'de yer alması anlamında... Tabii o dönemde anlayışlar biraz daha katıydı. Biraz daha parti güdümlü bir anlayış vardı. Böylesi bir nedenden dolayı  çok da başarılı olduğumuzu söyleyemem..."

KENDİ İŞİNİ KURDU, BAKAN OLUNCA BIRAKTI

1998 yılında yeniden kendi işini kurmak adına partiden değil, partideki görevlerinden ayrılan Yorgancıoğlu, bu kez süt ürünleri üreten bir işletme kurdu. 1999'da başladığı bu işi 2004'e kadar sürdürdü ancak bakan olunca bıraktı.

2004'teki CTP hükümetinde dıştan atamayla Gençlik ve Spor Bakanlığı görevine getirilen Özkan Yorgancıoğlu, iş hayatı ve bakanlık döneminin kendisine hem insan ilişkilerini geliştirme, hem de yönetme konusunda çok katkı sağladığını ifade ediyor ve "Yönetmenin çok ayrı bir sanat olduğunu düşünüyorum"diyor.

2006'DA MİLLETVEKİLİ SEÇİLDİ

Eylül 2006'ya kadar bakanlık görevini sürdüren Özkan Yorgancıoğlu, aynı yıl Mehmet Ali Talat'ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanması nedeniyle Lefkoşa bölgesinden boşalan bir CTP  Milletvekilliği için yapılan ara seçimde milletvekili seçilerek Meclis'e girdi. 2009'daki seçimlerde yine milletvekili seçilen Yorgancıoğlu halen  bu görevini sürdürüyor.

PARTİ BAŞKANLIĞINA GİDEN SÜREÇ

Yorgancıoğlu, uzun yıllar çeşitli kademelerinde değişik görevler üstlendiği, önceki kurultayda da başkanlık yarışına katıldığı ancak kazanamadığı  Cumhuriyetçi Türk Partisi'nde Genel  Başkan olma  sürecini ise şu ifadelerle anlattı:

"Her insan, özellikle partisine ve halkına uzun yıllar emek vermiş her insan, sonuçta daha verimli olabileceği, daha çok katkı yapabileceği makamlara talip olma arzusunu taşır.

Tabii ki bunca yıllık deneyimim ve bakanlıkta kazandığım tecrübelerle partime daha üst noktalarda yararlı olabilme adına bu göreve aday oldum. Bu kurultayda da benim yeniden aday olmam konusunda bir istenç oluştu ve arkadaşların çoğu bu konuda beni teşvik etti."

"BU YARIŞ KARŞITLIK DEĞİL, HİZMET YARIŞI..."

Yorgancıoğlu, başkanlığı kazanmış olmasının kendisini mutlu ettiğini ancak bu yarışın aslında bir karşıtlık değil, bir hizmet yarışı olduğunu ifade ederek, partinin bugünlere gelmesinde emeği geçenlerin de unutulmaması gerektiğini vurguladı.

Yorgancıoğlu şöyle konuştu:

"Bütün siyasi hayatım boyunca birlikte mücadele ettiğim arkadaşlarımın, Sayın Soyer'in, Sayın Talat'ın,  Sayın Kalyoncu'nun  ve diğer birçok arkadaşımın partimizin bugünlere gelmesinde çok büyük emekleri olduğunu biliyorum.

Bu yarışın aslında bir karşıtlık değil, bir hizmet yarışı olduğunu düşünüyorum. Bu arkadaşlarımın hem partimize, hem halkımıza ve toplumumuza kattıklarının karşılıksız kalmayacağını da ifade etmek istiyorum. Çünkü partimizin kurulduğu günden bugüne kadar, hayatını bu işe adamış ve çoğu konularda  fedakarlık yapmış-ailesinden, çocuğundan, evinden- bu insanların partideki yeri ne olursa olsun değerlerinin unutulmaması gerektiğini  düşünüyorum. Hak ettikleri saygıyı görmeleri gerektiğine inanıyorum. Ben kendi adıma bu konuda elimden geleni yapacağımı söylemek istiyorum."

"KALYONCU'NUN TAVRINI ÇOK AZ İNSAN YAPMAYA CESARET EDER..."

CTP'nin geçen hafta yapılan Olağan Kurultayı'nda önceden verdiği söze sadık kalarak kendisinden daha az oy aldığı için adaylıktan çekilen Ömer Kalyoncu'nun tavrıyla ilgili olarak ise şunları söyledi Yorgancıoğlu:

"Ömer Kalyoncu arkadaşımın tavrını, çok az insanın yapmaya cesaret edeceğini düşünüyorum. Bu tavrın, siyasette güvenilirlik adına çok önemli olduğunun altını çizmek istiyorum. Takdir ettiğim bu davranışın diğer partilere de örnek olması gerekiyor.Yani arkadaşlarımız koltuk sevdalısı değil..."

ÖNCELİKLİ HEDEF YENİDEN YAPILANMA ... SONRA ERKEN SEÇİMİ ZORLAMA

CTP-BG'nin yeni Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, partide ileriye yönelik hedeflerinin sorulması üzerine ise, öncelikli hedeflerinin partinin yeniden yapılandırılması, parti tüzük ve programının değiştirilmesi ve bunlar tamamlandıkan sonra da hükümeti erken seçime zorlamak olduğunun altını çizdi. 

CTP Genel Başkanı, şunları kaydetti:

"Önümüzde duran birkaç hedef var. Bir tanesi parti kurultayının bize yüklediği partimizi yeniden yapılandırma görevidir. Bu parti tüzüğümüzün önümüzdeki günlerden başlayarak yeniden yapılanmayı öngörecek şekilde değiştirilmesine yöneliktir.

Bir diğeri, siyasal tezlerimiz doğrultusunda parti programımızı mümkün olduğunca geniş kitlelerle tartışarak yeniden oluşturmaktır. Ve önümüzdeki dönemde, sivil toplumla, ama bütün toplumsal kesimlerle; işadamları, sendikalar, esnafla ilişkilerimizi geliştirmek için yeni bir süreci başlatmak olacaktır.

ÜLKE ZOR KOŞULLAR İÇİNDE...TOPLUMLA POLİTİKA ÜRETMEK KAÇINILMAZ

Ülkenin içinde bulunduğu koşulların zor koşullar olduğuna inanıyorum.Ve eğer toplumsal bütün kesimlerin katılımıyla politikalar oluşturulmazsa bu zor koşullardan kurtulmamız çok da mümkün olmayacaktır. Bu  nedenle, toplumla politika üreterek sorunların üstesinden gelmek kaçınılmaz bir görev olarak partimizin önünde durmaktadır.

Tüzükle programımızı yeniledikten sonra hükümeti bir erken seçimi zorlamak için zaten yürüttüğümüz çalışmaları daha keskin bir noktaya  taşımak görevimiz olacaktır."

"2012'NİN ORTALARINDA SEÇİMİ ZORLAYACAĞIZ"

Yorgancıoğlu, erken seçimi ne kadar erken gördüklerinin sorulması üzerine ise şunları kaydetti:

"Eğer savaş olacaksa savaşan taraflardan bir tanesi savaşın nerde, ne zaman olacağına kendi karar vermelidir. Ben kendim, partide yeniden yapılanma, programını tüzüğünü oluşturma konusunu yıl sonuna kadar bitirebilirsem; 2012'in ortalarında seçimi zorlamayı düşünüyorum.

Bu yapılanmayı yapmadan, yani hazır olmadan bir seçimi zorlamak ne kadar yararlı olacak... Onun için 2012'nin ortasına doğru erken seçimi zorlamak için elimizden geleni yapacağız."

"YENİ POLİTİKALARI HALKA YENİ KADROLAR TAŞIMALI"

Yeni politikaları halka yeni kadroların taşıması gerektiğini seçim sürecinde de söylediğini anımsatan Yorgancıoğlu, "değişim ve gençleşme" derken bunu kastettiğini vurguladı ve şöyle devam etti:

"Toplumun yeni politikaları daha rahat algılayabilmesi için bunları yeni insanların sunması gerektiğinin altını çizmeye çalışıyorum. Bu bakımdan yeni dönemde daha genç insanlara parti organlarında daha çok yer verilecektir. Parti meclisinde de yaş ortalaması bayağı düşmüştür. Bunun Merkez Yönetim Kurulu'na da dengeli bir şekilde yansıtılması gerektiğine inanıyorum. Çünkü  gerçekten partimizde kendini yetiştirmiş, geliştirmiş, alanında uzman insanlarımız var. Böylesi bir vizyonla baktığımız zaman parti organlarının yeni politikaları kitlelere taşırken geçmişte duyulan tereddütlerin ortadan kalkacağına inanıyorum ve son günlerde aldığım tepkiler de bunu gösteriyor. Bu bizim için; kendimizi anlatmada bir fırsat, bir avantaj olacak diye düşünüyorum... "

(ÖK/GÜR)          FOTOĞRAFLI

 
12 Haziran 2011 Pazar 13:05
Okunma: 444
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)