Ana Sayfa » Kıbrıs » Veysel Eroğlu:Kıbrıs İçin Ne Yapılsa Azdır

Veysel Eroğlu:Kıbrıs İçin Ne Yapılsa Azdır

Veysel Eroğlu: "KKTC'ye Gelecek Suyun Barış Vesilesi Olmasını Arzuluyoruz... Kıbrıs İçin Ne Yapılsa Azdır".

 
 
Veysel Eroğlu:Kıbrıs İçin Ne Yapılsa Azdır


İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, KKTC'nin İİT için önemli olduğunu, kendisinin de Kıbrıs Türk halkının haklı davasına her zaman inanarak KKTC'nin yanında; uygulanan izolasyonların karşısında yer aldığını; bundan sonra da bulunduğu pozisyon ne olursa olsun desteğinin süreceğini söyledi.

Görev süresi dolmak üzere olan İİT Genel Sekreteri İhsanoğlu, "İİT Üye Ülkelerde Su ve Gıda Güvenliği Konferansı"nın açılışında yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkına önemli mesajlar verdi.


Türkiye Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ise Türkiye'den KKTC'ye su temin projesiyle gelecek suyun Ortadoğu ve özellikle Kıbrıs'ta barış vesilesi olmasını arzu ettiklerini söyledi. "Kıbrıs için ne yapılsa azdır, bunu yapmaktan mutluyuz" diyen Eroğlu, suyun insan hayatı için önemini vurguladı.


KONFERANS


Dışişleri Bakanlığı ile İİT işbirliğiyle düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı'na (İİT) Üye Ülkelerde Su ve Gıda Güvenliği Konferansı, Girne Acapulco Otel'de yapılıyor.


Üç gün sürecek konferansın açılışında Kur'an-ı Kerim'den ayet okunmasından sonra İİT Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, Türkiye Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Gıda, Tarım ve Enerji Bakanı Önder Sennaroğlu, Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hamit Bakırcı ile Dışişleri Bakanı Özdil Nami konuşma yaptı.


Açılışa, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça, Yemen Cumhuriyeti Su ve Çevre Bakanı Abdo Razzaz Saleh, Uganda Turizm ve Doğal Hayat Bakanı Maria Mutagamba, İslam Kalkınma Bankası Temsilcisi Shehzad Arkam ve Togo, Irak, Bosna Hersek, Ürdün, Benin temsilcileriyle çok sayıda üst düzey yetkili katıldı.


Konuşmaların ardından aile fotoğrafı çekildi; kahve arasından sonra da oturumlara geçildi.


Toplam 9 oturumda 17 bildirinin sunulacağı konferansta yarın da sunumlar yapılacak; Pazar günü ise konuk heyetler ülkeyi gezecek.


İHSANOĞLU: "İİT ÜLKELERİ DE KÜRESEL GIDA KRİZİNDE"


İİT Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, konferansın açılışındaki konuşmasında, konferansın bir dizi olayın 5. olayı olduğunu; 2005'ten beri bu sürecin devam ettiğini söyledi.


Turizm, yüksek öğrenim, ihracatı geliştirime, yatırım ve ticareti geliştirme gibi birçok konuda toplantılar dizisi yapıldığını anlatan İhsanoğlu, bugün ise su ve çevre sorunları üzerinde durulacağını; bu konu kolektif tepki ve müdahaleleri gerektirdiği için bugünkü konferansın önem taşıdığını vurguladı.


Küresel gıda krizinin 2008'de en pik (yüksek) noktaya ulaştığını, yeterince beslenmeyen açlık sınırında yaşayan insanların sayısının arttığını belirten İİT Genel Sekreteri İhsanoğlu, İİT ülkelerinin çoğunun da bu bölgede yer aldığını hatırlattı.


Yetersiz beslenen insan sayıları hakkında rakamlar veren Ekmeleddin İhsanoğlu, 229 milyon insanın açlık sınırı altında yaşadığını belirtti. Su sıkıntısı yaşayan ülkelerle ve insanlarla ilgili rakamlar da veren İhsanoğlu, önümüzdeki yıllarda sorunun iklim ve tarım alanlarındaki azalma yüzünden daha da kötüleşeceğinin görüldüğünü anlattı.


Dünyada ve İİT ülkelerinde azalan yağış miktarlarına da değinen İhsanoğlu, suyun zarar verici etkisinin afetler ve sel şeklinde kendini gösterdiğini; iklim değişikliğinin bazı üye ülkelerin sele karşı dayanıksızlığını artırdığını kaydetti.


İhsanoğlu, 10 yıllık eylem programını tüm bunlara göre hazırladıklarını, su ve gıda güvenliği için su ve tarım alanında gelişme ve güvenliğe yardımcı olacak kural ve ilkeler belirlediklerini bildirdi.


Bu alanda uzmanlaşmış kurumları da bulunduğunu kaydeden İİT Genel Sekreteri, 2008'de kurulan kurumun tarım projeleri için 1 milyon 500 bin dolarlık fon sağladığını söyledi.


Tarım ve gıda güvenliği için projelerin fonlardan gelen para yardımının yüzde 30'unu oluşturduğunu kaydeden İhsanoğlu, İİT'nin su vizyonunun üye ülkeler arsında suyla ilgili problemlerin ele alınması ve işbirliği çerçevesini hedeflediğini, önceliklerinin bilgi ve tecrübenin paylaşılması ve su reformu olduğunu anlattı.


"Her şeyden önce iyi bir su güvenliğinin sağlanması ve idamesinin organizasyonel koşullara ve kapasiteye bağlı olduğu kabul edilmektedir" diyen İİT Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, zaman içinde böyle bir işbirliğinin süreci daha da kolaylaştıracağı;  daha iddialı bir İİT ortaya çıkacağına inandıklarını kaydetti.


"DAHA ZOR KOŞULLAR"


İhsanoğlu, su ve gıda güvenliği konularında, önümüzdeki dönemde daha zor koşullar doğacağını belirterek, konferansın sonuçlarının, faydalı bir yol haritası sağlayarak işbirliğini kolaylaştırması ümidini ifade etti.


İİT'nin sorunlara çözüm bulunmasında önemli rol oynadığını; farklı ülkelerden uzmanları bir araya getiren teşkilatın gücünün farklı işbirliği metotlarından da kaynaklandığını anlatan İhsanoğlu, bu işbirliği sürecince KKTC de kendi uzmanları ve tecrübesini anlatarak çok özel bir rol oynayacağına inandığını söyledi.


"SU PROJESİ İÇİN SÖYLEYECEKLERİNİZ ÖNEMLİ"


İhsanoğlu, "Özellikle Türkiye'den KKTC'ye su temin projesi için söyleyecekleriniz bizim için çok önemlidir" diyerek KKTC ve Türkiye hükümetlerini, iki ülkeyi birbirine bağlayacak bu proje için tebrik etti.


Konuşmasında konferansa ev sahipliği yapan KKTC hükümetine teşekkür eden İİT Genel Sekreteri İhsanoğlu, İİT'nin üye ülkelerle KKTC arasında işbirliğini artırmada kararlı olduğunu vurguladı.


"POZİSYONUM NE OLURSA OLSUN DESTEKLEYECEĞİM"


İhsanoğlu özetle, "KKTC bizim için çok önemli. İşbirliği ruhu için hükümetten ve kurumlardan aldığımız mesajlar için teşekkür ederiz. Adil bir davaya her zaman inanan ve KKTC'nin yanında, Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyon politikaların karşısında yer alan biri olarak ben, bulunduğum pozisyon ne olursa olsun KKTC'yi destekleyeceğim" dedi.


İİT Genel Sekreteri İhsanoğlu, kendisinden sonra bu göreve gelecek kişinin de adanmışlık timsali bir kişi olduğunu belirterek, O'nun da kendini bu davaya adayacağını söyledi.


VEYSEL EROĞLU: "GIDA VE SU 20-30 YIL SONRA EN ÖNEMLİ SEKTÖRLER OLACAK"


Türkiye Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, dünyadaki en önemli sektörlerden birinin enerji görüldüğünü ama 20-30 yıl sonra gıda güvenliği, gıda arzı ve su olacağını; konunun böyle bir konferansta ele alınmasının "büyük önem" taşıdığını söyledi.


Geçen yıl mart ayında İİT ülkelerinin su bakanlarıyla İstanbul'da toplantı yaptıklarını, bu ülkelerin tümünde su sıkıntısı olduğunu ve su vizyon belgesi imzaladıklarını kaydeden Eroğlu, "İnşallah bunlar kağıt üstünde kalmaz, teker teker hayata geçer" dedi.


Her türlü destek ve işbirliğine hazır olduklarını, Türkiye'nin tecrübelerinden yararlandırmak için işbirliği yapabileceklerini ifade eden Eroğlu, KKTC'de bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirtti.


Veysel Eroğlu, geçen ay Türkiye'de gençlerle 5 milyon fidan diktiklerini; bugün de Kıbrıs'ta okuyan tüm gençler için Türkiye'den getirilen fidanları dikeceklerini kaydetti.


Eroğlu, Türkiye'nin su konusunda bir merkez olduğunu, 5. Su Forumu'nun Türkiye'de gerçekleştiğini belirterek, katılımcıları mayıs ayında 3. İstanbul Su Forumu'na davet etti.


TÜRKİYE'DE RAKAMLARLA SU


Türkiye'nin su zengini de, su fakiri de olmadığını; suyu çok akıllı kullandıkları sürece suyun yettiğini kaydeden Veysel Eroğlu, Türkiye'de yılda 112 milyar metreküp su tüketildiğini ve kişi başına bin 500 metreküp su düştüğünü anlattı.


Bunun yüzde 70-75'inin sulama amaçlı kullanıldığını belirten Eroğlu, en ileri sulama tekniklerinin kullanılması gerektiğini söyledi. Veysel Eroğlu, Türkiye'de bölgelere göre yağış miktarlarının farklılık gösterdiğini; su yönetiminde havza esaslı yönetime geçtiklerini, 25 havzanın ayrı ayrı planlandığını bildirdi.


Veysel Eroğlu, "Biz suya çok büyük önem veriyoruz. 242 baraj, çok sayıda gölet, bin gölet için seferberlik başlattık, şehirlerimizin içme suyu problemini kökünden çözdük ama sulamada kat etmemiz gereken mesafe var" dedi.


Geçen yılı ve bu yılı Türkiye'de sulama yılı ilan ettiklerini, damlama sulama sistemlerine geçildiğini anlatan Eroğlu, su tasarrufu sağlayan modern sulama sistemlerine geçilmesi gerektiğini söyledi.


Türkiye Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Kıbrıs'ta sürekli yağış olmadığı için tarım maksatlı su gerektiğini belirterek, bu yüzden su ve gıda güvenliğinin bu asrın önemli konusu olduğunu kaydetti.


Yenilenebilir enerji kaynaklarının devreye sokulmasının önemine işaret eden Eroğlu, kendilerinin bu konuda açılım yaparak özel sektörü devreye soktuklarını belirtti.


"SU VARSA HAYAT VAR"


"Su varsa hayat var" diyen Veysel Eroğlu, Türkiye Başbakanı Erdoğan'ın "Su medeniyettir" sözüne atıfta bulunarak 2071 yılına kadar eylem planı hazırlayarak şehirlerin su meselesini kökünden çözdüklerini ifade etti.


Kıbrıs'ın 1571 yılında Osmanlılarca fethedildiğini ve su kültürünün de taşındığını; öncesinde Hala Sultan'ın da adaya geldiğini kaydeden Veysel Eroğlu, Rumların büyük zulümleri sonrasında KKTC'nin kurulduğunu; 1974'te kendisinin de yedek subay olduğu dönemde Barış Harekatı yapılarak Kıbrıslı Türklerin güvence altına alındığı anlattı.


Kıbrıs'taki mevcut su kaynaklarından nasıl istifade edilebileceği konusunu ele aldıklarını; DSİ Genel Müdürü'yle pek çok proje yapıldığını belirten Veysel Eroğlu, kalıcı bir çözüm için Türkiye'den su taşıma projesinin hazırlandığını anlattı ve projeyle ilgili bilgi verdi.


Veysel Eroğlu, İstanbul'dan 5 adaya 22 kilometrelik deniz geçişi hattıyla su götürüldüğü dönemde, Kıbrıs'tan bir bakanın kendisini arayarak "bize de su getiremez misiniz" dediğini, daha sonra Başbakan Erdoğan'ın verdiği talimatla projenin hayata geçtiğini anlattı.


Akdeniz'deki bin 450 metre derinlikteki vadi nedeniyle boruların basınca dayanıklı kalabilmesi için 80 kilometre denizde askıda su götürülecek bir proje üretildiğini ve bu yönüyle dünyada bir ilk olacağını ifade eden Eroğlu, hem Türkiye'de hem KKTC'de yapılan barajlar hakkında bilgi verdi.


Veysel Eroğlu, suyun Kıbrıs'taki ana dağıtımın da Türkiye tarafından yapılacağını, bunun için projelerin hazırlandığını kaydederek, Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun doğum gününde temeli atılan Alaköprü dev barajının 7 Mart 2014 saat 13.00'ten önce hazır olması sözlerinin yerine getirileceğini bildirdi.


Türkiye'den yılda 75 milyon metreküp gelecek suyun yarısının içme, yarısının sulama suyu olacağını; atık suların da sulama suyu olarak kullanılması için bir çalışma başlatılması talimatı verdiklerini açıklayan Eroğlu, dün bu konuda toplantı yaptıklarını ifade etti


"BİRLİKTE ÇALIŞALIM"


KKTC'de ürün çeşitliliği ve sulama kültürü oluşması için gerekli çalışmaların ortak yapılmasını rica eden Eroğlu, "Bu konu çok acil, birlikte çalışalım" dedi.


Veysel Eroğlu, "temel atarken bitme tarihi verme gibi bir kötü huyları bulunduğunu" belirerek, Geçitköy barajının 105 gün sonra biteceğini; projenin toplam maliyetinin 1 milyar 100 milyon TL olduğunu ancak ana dağıtım hatları da eklenince 1 milyar 500 milyon TL'ye çıkacağını açıkladı.


"KIBRIS İÇİN NE YAPILSA AZDIR"


"Kıbrıs için ne yapılsa azdır, bunu yapmaktan mutluyuz" diyen Eroğlu, suyun insan hayatı için önemini vurguladı.


Suyun Ortadoğu ve bilhassa Kıbrıs'ta bir barış vesilesi olmasını arzu ettiklerini söyleyen Eroğlu, sadece Ortadoğu'ya değil, Afrika'ya da el uzattıklarını; Afrika'daki aç susuz insanları gördükçe içinin sızladığın, geçen yıl 2 milyar 500 bin dolarlık yardımda bulunduklarını, DSİ'nin de Afrika'daki 1 milyar 300 milyon kişiye el uzattığını anlattı.


Ellerinde en ileri teknolojinin bulunduğunu bildiren Veysel Eroğlu, içme suyu arıtma konusunda da iyi donanımları olduğunu, tüm dost kardeş ülkelere yardıma hazır olduklarını söyledi.


"Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok, birlikte başarabiliriz, yeter ki işbirliğini artıralım" diyen Eroğlu, İİT ve İslam Kalkınma Bankası'na görev düştüğünü vurguladı.


SENNAROĞLU: "EN STRATEJİK KONULAR"


Gıda, Tarım ve Enerji Bakanı Önder Sennaroğlu, su, gıda ve enerjinin günümüzün stratejik konuları olduğunu vurguladı.


Konferansın ülkede yapılacak çalışmalar açısından faydalı ve yol gösterici olacağı inancını ifade eden Sennaroğlu, "Tohumdan, tarlaya, paketlemeye ve sofraya kadar uzanan süreçte gıda güvenliğinin sağlanması ve ekilebilir tarım arazilerinin korunması böyle bir platformda altı çizilmesi gereken önemli bir konudur" dedi.


"DÜNYADA HER 8 KİŞİDEN 1'İ AÇLIK ÇEKİYOR"


Sennaroğlu, dünya nüfusu 7 milyarı aşarken, ekilebilir arazilerin azaldığını belirterek, nedenleri sıraladı ve Dünya Gıda Örgütü verilerine göre her yıl dünyada 842 milyon kişinin yani her 8 kişiden 1'inin açlık çektiğini kaydetti.


"5 SANİYEDE BİR, BİR ÇOCUK ÖLÜYOR"


Açlıkla ilgili çarpıcı rakamlar veren Önder Sennaroğlu, "Daha da korkuncu dünya genelinde her 5 saniyede bir, 10 yaş altındaki bir çocuk açlıktan ölüyor. Ya da yetersiz beslenme nedeniyle dünyada 5 yaşın altındaki her dört çocuktan biri beklenen düzeyde gelişemiyor. Bu verilere baktığımız zaman tarımsal üretimin geliştirilmesi ve denetiminin sağlanmasının bu koşullar altında daha da önem arz ettiğini görüyoruz" diye konuştu.


Su olmadan yaşam olamayacağını ancak günümüzde su kaynaklarının giderek tükendiğini ve su kalitesinin de giderek bozulduğunu anlatan Sennaroğlu, küresel ısınma, sıcaklığın artması, buzulların erimesi, çarpık kentleşme, sanayileşme, endüstriyel atıklar gibi etkenlerin su kalitesinin olumsuz etkilendiğini belirtti.


Gıda, Tarım ve Enerji Bakanı Sennaroğlu, su kaynakları azalırken dünyanın ve suya bağımlı hayatın tehlike altına girdiğini, dünyada 1 milyar 200 milyon kişinin suya erişimde yetersiz kalırken, 1 milyardan fazla insan da güvenli suya ulaşamadığını kaydetti.


DOĞA VE ÇEVREYE UYUMLU POLİTİKALAR


Bakanlığının doğa ve çevreye uyumlu, toplum sağlığını dikkate alarak politikalar oluşturmak ve uygulamak yönünde hassasiyet gösterdiklerini vurgulamayan Sennaroğlu, bakanlığının misyon ve vizyonunu anlattı; gıdaların topraktan sofraya denetiminin sağlanabilmesi ve hijyen konularında titizlikle çalıştıklarını söyledi.


Sennaroğlu, 2014'te içerisinde hayvan hastalıklarının eradike edilmesi, gıda güvenliği ve denetimi mekanizmalarının güçlendirilmesinin önemli hedeflerinden olduğunu ifade ederek, su olmadan tarım; tarım olmadan yaşam olamayacağını vurguladı.


2014'te tamamlanması beklenen Türkiye'den borularla su getirilmesi projesiyle birlikte, gelecek suyun ne şekilde değerlendirileceğinin de Bakanlığının gündeminde yer alan önemli bir konu olduğunu söyleyen Bakan Sennaroğlu, yılda 75 milyon metreküp suyun, içme, kullanma ve tarım sektöründe kullanılmasının düşünüldüğünü anlattı.


Sennaroğlu, su ve gıda güvenliği konusunda, bakanlık olarak üzerlerine düşen tüm görevleri layıkıyla yerine getirme kararlılıklarını vurgulayarak, İİT Genel Sekreteri İhsanoğlu'na, Dışişleri Bakanı Nami'ye ve katılımcılara teşekkür etti.


BAKIRCI: "SU, CANLI YAŞAMI İÇİN ŞART"


Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hamit Bakırcı ise organizasyonun KKTC'de yer almasından duyduğu memnuniyeti ifade ederek, katılımcılara ve İİT Genel Sekreteri İhsanoğlu'na teşekkürle başladığı konuşmasında, suyun canlı yaşamının sürmesi için şart olduğunu vurguladı.


1 MİLYAR KRONİK AÇ VE SUSUZ


Su problemlerinin beraberinde gıdayla oluşan problemleri de getirdiğini kaydeden Bakırcı, bugün dünyada 1 milyar insanın kronik açlık ve susuzluk baskısı altında olduğu; bu baskının yıldan yıla da artığının gözlemlendiğini söyledi.


"DÜNYAYLA BİRLİKTE TEDBİR ALMAK KAÇINILMAZ"


Bakırcı, küresel iklim değişikliklerinin ileriki yıllarda problemi daha da büyüteceğini belirterek, Kıbrıslı Türklerin de dünyayla birlikte tedbirler almasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.


"SU TEMİN PROJESİ NİMET"


"Bizler KKTC'de bu tedbirler için çalışmalar yaparken, Anavatanımızın bizlere sunmuş olduğu ve dünyada eşi benzeri olmayan 'Asrın Projesi'ni büyük bir nimet olarak görmekteyiz" diyen Bakırcı, Türkiye'den gelecek suyun büyük anlam ifade ettiğini vurguladı. Bakırcı, Türkiye Başbakanı Erdoğan'a, Orman ve Su İşleri Bakan Eroğlu ve Anadolu halkına teşekkür etti.


Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Bakırcı, Türkiye'den gelecek su projesi sonrasında kendilerine de görevler düştüğünü, su rezervlerini dikkatle takip etmeleri, yanlış uygulamalara engel olmaları gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu:


"Temiz su kaynaklarımızı özenle korumalıyız. Şehirleşmenin ve sanayileşmenin su kaynakları aleyhine gelişimini ve baskısını azaltmalıyız. Gıda israfını önlemeliyiz. Günlük yaşantımızda suyu ihtiyaçlarımız ölçüsünde kullanmalıyız."


İİT'ye üye ülkelerle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ortak çalışma ve işbirliğine hazır olduklarını ifade eden Hamit Bakırcı, konferansın başarılı geçmesini diledi.


NAMİ: "SU PROJESİ İŞBİRLİĞİ RUM TARAFIYLA SAĞLAYACAK"


Konferansın açılış konuşmasını yapan Dışişleri Bakanı Özdil Nami ise, Türkiye'den KKTC'ye su temin projesinin, Rum tarafıyla daha fazla işbirliğini de sağlayacağını söyledi.


Nami, böylesine önemli bir konferansa ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, katkıda bulunanlara teşekkür etti.


Nami, konferansın su ve gıda güvenliği konularında bilincin artırılmasına ve çözüm bulunmasına yardımcı olacağına inanç belirterek, işbirliği ve dayanışmanın Kıbrıslı Türkler ve kardeş İİT üye ülkeleriyle ilişkilerin iyileşmesine de katkıda bulunacağına inandığını söyledi.


Dünyanın birçok ülkesinin su kıtlığından muzdarip olduğuna işaret eden Özdil Nami, İİT ülkelerinin bu problemden en çok etkilenenler arasında yer aldığını kaydetti.


KKTC'nin de susuzluktan etkilendiğini, yeraltı su kaynaklarının ve yağmurun az olduğunu anlatan Nami, bu sorunu çözmek için başlatılan Türkiye'de su temini projesinin önem taşıdığını; hem içme, hem sulama amaçlı su taşınacak projenin, Mart 2014'te tamamlanacağını umduklarını anlattı.


Nami, Türkiye'den KKTC'ye su temin projesinin, Rum tarafıyla daha fazla işbirliğini de sağlayacağını söyledi.


Konuşmasında Kıbrıs sorununa da değinen Dışişleri Bakanı Nami, Kıbrıs Türk tarafının çözüm arayışlarında olumlu karşılık görmediğini, BM'nin 2004'te adadaki iki tarafı birleştirme çabalarının olumlu sonuçlanmadığını, Rum tarafının tek taraflı AB üyeliğini güçlendirmek için bugünkü konumunu korumaya devam ettiğini ve bunun da kapsamlı çözümü ertelediğini anlattı.


"BM'DEN ADİL BİR DEĞERLENDİRME BEKLİYORUZ"


Liderlerin yapması beklenen ortak açıklamanın da halen yapılamadığına işaret eden Nami, Kıbrıs Türk tarafının neden 50 yıldır çözüme ulaşılamadığı konusunda BM'den adil bir değerlendirme beklediğini söyledi.


Bakan Özdil Nami, Kıbrıslı Rumların "Kıbrıs Cumhuriyeti" unvanını tek başlarına tuttuğuna işaret ederek, müzakerelerin zamanlı ve aktif şekilde devamıyla sürece devam edilmesini istediklerini belirtti.


Müzakerelerin hemen başlamasını desteklediklerini vurgulayan Özdil Nami, şu ana dek üzerinde uzlaşılan konular dikkate alınarak müzakerelerin tamamlanmasını istediklerini söyledi.


Çözümün ardından AB üyesi olduktan sonra, iki taraflı bir ülke olarak dünyada refahın artmasına katkıda bulunacaklarını kaydeden Özdil Nami, İİT'ye de KKTC'ye verdiği destek, etkin dayanışması ve somut adımları için teşekkür etti.


Bakan Nami, insanlık dışı izolasyonların altını çizdiği için de İİT'ye teşekkür ederek, teşkilatın açıklamalarında Kıbrıslı Türklerle iyi ilişkilere dikkat çekildiğini; her türlü konuda işbirliğinin vurgulandığını belirtti ve bundan duyulan memnuniyeti ifade etti.


İZOLASYONLARIN SONLANMASI İÇİN BEKLENTİ


"Adada kapsamlı çözüm olmadığı bugünkü durumda bütün üye ülkelerin izolasyonların sonlanması için adım atmasını bekliyoruz" diyen Nami, bunun Kıbrıslı Rumları kapsamlı çözüm için teşvik edeceğini vurguladı.


Bakan Nami, görev süresi yakında dolacak İİT Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu'na da Kıbrıs Türk halkına katkıları için teşekkür etti.


(GÜL/HY)    FOTOĞRAFLI


 
22 Kasım 2013 Cuma 15:07
Okunma: 1578
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)