Ana Sayfa » Kıbrıs » Vize Muafiyetinden Ab Daha Fazla İstifade Edecek

Vize Muafiyetinden Ab Daha Fazla İstifade Edecek

Tbmm Dışişleri Komisyonu Başkanı Bozkır: "vize Kalktıktan Sonra Ab Ülkelerinden Türkiye'ye İş Aramaya Gelecek Ab Üyesi Vatandaşlar Nedeniyle Belki De Biz Vize Koymayı Düşünür Hale Geleceğiz".

 
 
Vize Muafiyetinden Ab Daha Fazla İstifade Edecek

"BÖLÜNMÜŞ BİR ADAYI SANKİ ADANIN TAMAMININ TEMSİLCİYMİŞ GİBİ ÜYE YAPAN AB, ŞİMDİ O ADANIN BÖLÜNMÜŞ KISMININ BAŞKANLIĞI ALTINA GİREREK BÜYÜK BİR FELAKETLE KARŞILAŞTI"

"SURİYE'DE TÜRKİYESİZ BİR ÇÖZÜM DÜŞÜNÜLEMEZ"

Ankara, 27 Temmuz 12 (T.A.K): TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle vize muafiyetinin Türkiye kadar AB ülkeleri için de gerekli olduğunu belirterek, "Vize kalktıktan sonra AB ülkelerinden Türkiye'ye iş aramaya gelecek AB üyesi vatandaşlar nedeniyle belki de biz vize koymayı düşünür hale geleceğiz" dedi.

Bozkır, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin AB üyeliği için uzun zamandır arzulu bir şekilde uğraştığını kaydederek, Türkiye'nin artık AB üyeliğini bir "maddi çıkar" olarak görmediğini, üye olduğu takdirde Türkiye'nin AB değerlerini geliştirebilecek bir ülke konuma geldiğini söyledi.

Türkiye'nin her an üye olabilecekmiş gibi AB çalışmalarını sürdürdüğüne dikkati çeken Bozkır, "Türkiye 22 AB ülkesinden daha iyi ekonomik yapıya sahip bir ülke konumundadır. AB, bu noktaya gelmiş bir ülkeyi üye yapmazsa Türkiye'nin çok da umrunda olmaz. Bu iki tarafın ortak çıkarıdır. Türkiye bugün AB üyeliğini istediği kadar, Türkiye'nin de AB'ye çok katkısı olacaktır. Bu yeni resmi gören AB'nin de Türkiye'yi üye yapmama lüksü olduğunu sanmıyorum" diye konuştu.

VİZE MUAFİYETİ

Vize muafiyeti ile ilgili olarak Geri Kabul Anlaşması'nın Türkiye tarafından paraf edildiğini hatırlatan Bozkır, paraf edilmeyle ilgili bir mutabakatın olduğunu ve bu mutabakata uyulması gerektiğini altını çizdi. Bozkır, şunları söyledi:

"Önce (AB) Komisyon'a, vizenin tamamen kaldırılması için vize görüşmesi yapma mandası verilmesini talep ettik. Bu gerçekleşmeden de Geri Kabul Anlaşması'nı kabul etmeyeceğimizi bildirik. Hazır halde bekleyen anlaşma da o nedenle bugüne kadar geldi. Biz bunu paraf ederken bir mutabakat oldu. Komisyona bu yetki verildi. Ama şimdi bir yol haritası açıklanması gerekiyor. Ondan önce imza atılmaz. AB'nin mekanizmaları paraf ile imza arasını bir seneden önce tamamlayamaz. Dolayısıyla biz Geri Kabul Anlaşması'nı paralel yürüteceğiz. Gerçekten de Türkiye'nin hak etmediği bu vize uygulaması kaldırılmalıdır."

"AB'nin kendi kurduğu sistemin zararını çeken bir konuma geldiğini" ifade eden Bozkır, Avrupa'nın Türk iş adamlarına ihtiyacı olduğunu işaret ederek, vize sorunu nedeniyle yatırımcıların Avrupa'ya gitmekten vazgeçebildiğini söyledi.

"Bu büyük fırsattan AB bugünkü sıkıntılı durumunda yararlanamıyor" diyen Bozkır, AB'nin vize kaldırıktan sonra Türk vatandaşlarının Avrupa'yı "istila" etmesinden korktuğunu bildirerek, şöyle konuştu:

"Vizenin kaldırıldığı gün, Türkiye'den 20 milyon kişinin geleceğini düşünüyorlar. İş, gelişme, büyüme hızı Türkiye'de. Şimdi Türk insanı neden Avrupa'ya iş aramaya gitsin. Gidecek orada iş yok, güç yok. Ama ben şunu iddia ediyorum. Vize kalktıktan sonra AB ülkelerinden Türkiye'ye iş aramaya gelecek AB üyesi vatandaşlar nedeniyle belik de biz vize koymayı düşünür hale geleceğiz."

"AB ÜYESİ ÜLKELERDEN BİRİSİ İLK KEZ BÖLÜNMÜŞ VAZİYETTE"

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) AB dönem başkanı olmasına da değinen Bozkır, AB'nin birçok hata yaptığını, şimdi de bu hataların cezasını çektiğini ifade etti. Ekonomik olarak avroyu kullanamayacak ülkelere avronun getirildiğini ve bu durumun tehlike oluşturduğunu belirten Bozkır, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Onun dışında bölünmüş bir adayı görmek istemeyerek üye yapmasıyla da başka bir yanlışın içine düştü. AB üyesi ülkelerden birisi ilk kez bölünmüş vaziyette. Bir devekuşu misali kafayı kuma gömüp bir gerçeği görmemekle bugünkü durumu ortaya çıkardılar. Bölünmüş bir adayı sanki adanın tamamının temsilciymiş gibi üye yapan AB, şimdi o adanın bölünmüş kısmının başkanlığı altına girerek büyük bir felaketle karşılaştı. AB'nin bu kadar ekonomik sorunu varken bölgede önemli olaylar cereyan ederken AB'nin başı AB'den ekonomik yardım istiyor. GKRY, 'Benim insan kapasitem yetmeyecek, başkanlığı Danimarka ile paylaşayım' diyor. Yaz aylarında Avrupa'nın büyük kısmı tatil yapar. GKRY'nin AB'ye vereceği zarar ya da ne kadar büyük bir cevher olduğu eylülde ortaya çıkacak. AB umarım bütün bu yanlışlıklardan ders alır."

ÇOK VİTESLİ AVRUPA

AB'de "çok vitesli" söyleminin uzun zamandır olduğuna dikkati çeken Bozkır, 6 üyeden 9 üyeye, 9 üyeden de 12 üyeye geçişte çok vitesli Avrupa söylemlerinin olduğunu ifade etti. Çok vitesli Avrupa söyleminin "kaçınılmaz bir gerçek olarak ortaya çıktığını" vurgulayan Bozkır, "28 ülkeli bir AB'de, GKRY ile Almanya'yı aynı potada düşünmek, kararlar alınırken veto hakkı nedeniyle GKRY ve Almanya'ya aynı imkanları sağlamak AB'nin çöküş nedenlerinden bir tanesi. Böyle bir yapının realitede ortaya çıkması gerecektir. AB'de gayriresmi olarak böyle bir yapı oluşturulup yürütülemezse önümüzdeki yıllarda çok büyük sorunlar ortaya çıkabilir" dedi.

"SURİYE'DE TÜRKİYESİZ BİR ÇÖZÜM DÜŞÜNÜLEMEZ"

Suriye'deki olaylarda gelinen noktayı da değerlendiren Bozkır, diplomatik çözüm arayışları ile ilgili karamsar bir yapının oluşturulduğuna dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Suriye'de diplomatik çözüm hiçbir şekilde bitmemeli. Diplomatik çözümün bitmesi demek savaş ortamının başlaması demek. Siyasetin gereği son ana kadar görevini sürdürmektir. Dolayısıyla Suriye'de, öyle bir ifade kullanabilmek için çok erken. O konuma gelindiğini sanmıyorum.

Rusya ve Çin, BM'deki veto hakkını kullanarak, orada oluşmuş bütün çözüm yollarına karşı çıkıyorlar. Libya, Tunus ve Mısır'da soruna çözüm bulunurken, Suriye sorununun bu kadar uzaması Rusya'nın ve Çin'in tutumundan kaynaklanıyor.

Fakat Rusya'nın Suriye konusunda söylediklerine baktığımızda büyük değişiklikler var. Dolayısıyla ben yine de BM Güvenlik Konseyi'nde karar çıkabilmesinden ümitliyim. Ama kilit ülke Rusya'dır. Başkan Putin son açıklamaları Rusya'nın farklı düşünmeye başladığını gösteriyor. Burada Başbakanımızın Rusya'ya yaptığı ziyaretin de altını çizmek gerekir. Orada konuşulanlar ve orada varılan düşünce birlikleri Putin'in açıklamalarını daha belirgin şekilde ortaya çıkaracaktır.

Türkiye olarak olayın önemli aktörlerinden biriyiz. Bu kadar sorun varken Türkiye'nin arkasına yaslanıp bu gelişmelere uzaktan bakması mümkün değildir. Suriye'de Türkiyesiz bir çözüm düşünülemez."

(AA/ÖZ/GÜL)

 
27 Temmuz 2012 Cuma 12:46
Okunma: 388
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)