Ana Sayfa » Dünya » Washıngton'ın "kemik dedektifleri"

Washıngton'ın "kemik dedektifleri"

Smıthsonıan'ın doğal tarih müzesi'nde adli antropoloji uzmanları, insan iskeletlerini inceleyerek, geçmişteki yaşamlara ışık tutuyor ve bugünün en karmaşık kriminal vakalarını çözüyor

 
 
Washıngton'ın
MÜZENİN EN DENEYİMLİ "KEMİK DEDEKTİFİ" DR. OWSLEY: "SİZİN KİTAP OKUDUĞUNUZ GİBİ, BEN İSKELETLERİ OKUYABİLİRİM...EN İYİ YOL DİŞLERE BAKMAK"

Washıngton, 1 Haziran 11 (T.A.K): Dünyanın en geniş müze kompleksine sahip Smithsonian'ın Washington'daki Doğal Tarih Müzesi'nin "kemik dedektifleri", insan iskeletlerini inceleyerek yalnızca geçmişteki kültür ve yaşamlara ışık tutmakla kalmıyor, aynı zamanda bugünün en karmaşık kriminal vakaları çözmeye yardımcı oluyor.

Müzenin, her gün yüzlerce turist ve Amerikalıyı çeken, dünya ve insanlık tarihiyle ilgili görkemli teşhir salonları kadar, aslında arka koridorlarındaki küçük ve mütevazı laboratuvarı ilginç hikayeler barındırıyor.

Dünya üzerindeki insan popülasyonunu temsil eden 30 binin üzerindeki kataloğu içeren, dünyanın en önde gelen karşılaştırmalı insan iskeletleri koleksiyonlarından birine sahip müzenin "Adli Antropoloji (Forensic Anthropology) Bölümü"nde uzmanlar, Amerika ve dünyanın diğer yerlerindeki arkeolojik kazılardan çıkan iskeletlere, DNA testi gibi birçok farklı yöntem uygulayarak, kişilerin ırkından yaşam koşullarına, beslenme alışkanlıklarından geçirdiği hastalıklara, hemen her detayı buluyor. Uzmanlar, kişilerin ölüm nedenleri ile hayatlarında nasıl bir yüze sahip olduklarını bile kemiklere bakarak belirleyebiliyor.

EN ÖNEMLİ MERKEZLERDEN BİRİ

Ancak uzmanların, müze koridorlarında gezen turistler ve Amerikalılar tarafından pek bilinmeyen diğer yönleri ise bir nevi "kemik dedektifi" olmaları... Müzenin bu bölümü, aslında yüzyılı aşkın süredir ABD'deki kriminal vakaların çözülmesinde önemli rol oynuyor.

Özel davalarda iskeletleri inceleyerek, mağdurun yaşı, cinsiyeti, ırkı, boy ve kilosu, geçirdiği rahatsızlıklar gibi verileri toplayıp kimlik tespiti yapabilen uzmanlar, mağdurun ölüm nedeni ve ölümün nasıl olduğunu da zahmetli araştırmalarla keşfedebiliyor. Uzmanlar, bazen çözülmesi en zor vakaları bilgi ve deneyimleriyle ortaya çıkarıyor. Hatta müzenin bu bölümü, FBI, ABD Dışişleri Bakanlığı, güvenlik güçleri gibi birçok kuruma, bireysel kriminal suçtan savaş suçları ve felaketlere kadar birçok alanda adli antropoloji araştırmaları için yeni nesiller yetiştiriyor.

"KEMİKLERİ KİTAP OKUDUĞUNUZ GİBİ OKUYABİLİRİM"

Müzenin bu konudaki en deneyimli "kemik dedektiflerinden" biri, adli antropoloji uzmanı Dr. Doug Owsley...

Bosna'daki toplu mezarlarda araştırma yapan, 11 Eylül saldırılarında Pentagon'da hayatını kaybedenlerin kimliklerini teşhis eden Dr. Owsley, bir yandan ülkedeki ilk kolonilere dair arkeolojik çalışmalarıyla Amerikalıların atalarının hayatlarını ortaya çıkarırken, bir yandan da federal ajanslarla çalışarak dünyadaki katliamlar ile ülkedeki çözümü zor kriminal vakaları ele alıyor.

Washington'daki bir grup gazeteciye düzenlenen özel turda incelemelerini anlatan ve müzedeki adli antropoloji dosyalarının yer aldığı özel sergiyi gezdiren Owsley, çalışmalarını, "Ben tıpkı sizin kitap okuduğunuz gibi iskeletleri okuyabilirim" diye özetliyor.

Owsley'e göre çoğu insan, birçok bilginin insan iskeletine bakılarak çıkarılabileceğini bilmiyor, ama iskeletler, televizyon dizilerindeki gibi sadece kişilerin ölümlerini değil, yaşam ve kültürlerini de anlatıyor.

"EN İYİ YOL DİŞLERE BAKMAK"

İskeleti incelerken en iyi yolun önce dişlere bakmak olduğunu belirten Owsley, diş yapısının kadın-erkekten, Avrupalı-Afrikalı-Asyalısına, farklılık gösterdiğini belirterek, esprili şekilde, "Gülümsediğimizde dişlerinize bakarak hangi ırktan geldiğinizi söyleyebilirim" diyor.

Owsley'e göre, uzaktaki bir kişinin cinsiyeti ise ancak kalçalarından ayırt edilebilir. Sanıldığının aksine, erkeğin kalça kemiği ve pelvis kemeri kadınınkinden büyük. Erkek kafatası da kadınınkinden daha iri.

HIRVATLARLA BOŞNAKLARIN KAFATASLARI

Irklara göre bakıldığında ise Owsley'e göre, çoğunlukla, dar ve düz bir yüz ile keskin köşeli burna sahip kafatası Avrupalıya, özellikle ağız bölgesi geniş, gözleri arasında mesafe bulunan ve geniş burunlu kafatası Afrikalıya ait olurken, Asyalıların ise daha yassı ve geniş bir yüzü var. Ataları Avrupa'dan gelse de Amerikalıların kafatasları, Avrupalılarınkinden az da olsa farklı yapıda. Benzer bir örneği Slavlar arasında da veren Owsley, şunları kaydetti:

"Yugoslavya'da çalışmaya başladığımızda, Hırvat Hristiyanları ile Bosnalı Müslümanların kafataslarının birbirlerine çok benzediğini gördük. Ama verileri biriktirmeye başladığınızda, neredeyse çok küçük olmasına rağmen farklılıklar da ortaya çıktı. İstatistiksel olarak Hırvat Hristiyanlarının kafataslarını 3 boyutlu kafatası ölçme birimini temel alarak hesapladığımda, onları istatistiksel olarak Bosnalı Müslümanlardan yüzde 83 oranında ayırt edebilirim."

Bazı ülke ve ırklara dair ayrı ayrı verilere sahip olduklarını söyleyen Owsley, iskeletlerin hayata dair nasıl bilgiler verdiğini ise şöyle açıklıyor:

"Eğer fazla pirinç yemişseniz, ben bunu kemik kimyanıza bakarak söyleyebilirim. Farklı besin türlerine göre kemiklerden farklı sinyaller alırız. Bir kişinin kemiklerine bakarak vejeteryan olup olmadığını da söyleyebilirim. Kimya inanılmaz bir şey. Bunun yanında kemiklerdeki izler, bize hastalıklar hakkında birçok bilgi verir."

ADLİ ANTROPOLOJİYLE 40 YIL SONRA ÇÖZÜLEN CİNAYET

Öte yandan müzede, Dr. Owsley ve arkadaşlarının çalışmalarının yer aldığı özel sergide ilginç iskeletler de yer alıyor.

Bunlardan biri, Owsley'in çözdüğü bir cinayet davası... 1978 yılında Ohio eyaletindeki bir ev yangınında eşi ve çocuklarını kurtarmaya çalışırken öldüğü belirtilen, gayet sağlıklı ve güçlü bir adamın, aslında cinayete kurban gittiğini 40 yıl sonra kemiklerini inceleyerek ortaya çıkaran Owsley, bu kişinin iskeletini de müzede sergiliyor. Owsley, "Ölen kişinin ağabeyine, öğrencilere ders verirken gerçek kemikleri göstermek gerektiğini söyledim. Onlar da bu tür davaların çözülebilmesi için teklifimi kabul etti. Hatta torunları gelip müzede dedelerinin kemiklerine baktı. Müzede 40 yıl bu cesedi sergileyeceğiz" dedi.

Oswley, bu tip kriminal vakalarla ilgili birçok televizyon dizisi çekildiğini, ama bazen bu dizilerin yanıltıcı olduğunu söyledi.

PROFESÖRÜN KEMİKLERİ MÜZEDE

Sergideki diğer ilginç iskelet ise 2003 yılında ölen antropoloji uzmanı Dr. Grover Krantz'a ait. Öldükten sonra araştırmalarda kullanılması için iskeletini bağışlayan Krantz'ın kemikleri, çok sevdiği 72 kilo ağırlığındaki köpeğinin kemikleriyle birlikte, çektirdikleri fotoğrafa uygun olarak birleştirilip müzeye konulmuş. Krantz'ın eşinin serginin açılışına geldiğini belirten Owsley, isketele bakarak, "İşte eşim şimdi çok mutlu" dediğini aktardı.

Bunun yanında, kazılarda ortaya çıkarılan Amerika'daki ilk kolonilere dair kemikler ve bunlardan yola çıkarak yaşam tarzlarının ne olduğuna dair bilgileri görmek de mümkün sergide... Örneğin pipo tiryakileri ve ağız temizliğinde çok titiz olanlar kendilerini dişlerinden ele veriyor. O dönem pipoların çok ağır olduklarından dişleri kırması nedeniyle, pipo tiryakilerinin dişlerinin ortalarında yuvarlak delikler ve büyük aralıklar göze çarparken, çok fazla fırçalayarak diş kemiğini eritenler de kolaylıkla ayırt edilebiliyor.

Sergide yer alan 15 yaşındaki çocuğun iskeleti ise uzmanlara, gencin daha çok mısır toplayıcılığında çalışan hizmetçi olduğu ve öldürüldüğü bilgilerini veriyor. Nitekim Owsley'e göre, "arkeolojide kemiklerden başka hiçbir şey geçmiş hayat hakkında daha ayrıntılı bilgi veremez..."

Bir siyahi hizmetçi ile Amerikalı kaptanın kafatasına bakarak yüzüne balmumlarıyla hayat veren uzmanlar, sergi salonundaki laboratuvarı da belli saatlerde meraklılarına açıp kemikler hakkında bilgiler veriyor. Özellikle çocuklar ve gençler, bu etkinliğe büyük ilgi gösteriyor.

(AA/AK/GÜR)

 
1 Haziran 2011 Çarşamba 16:08
Okunma: 622
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)