Ana Sayfa » Kıbrıs » Ya haklarımızdan feragat edeceğiz, ya da buraya kadar

Ya haklarımızdan feragat edeceğiz, ya da buraya kadar

36. KKTC Uluslararası Fuarı, dün akşam düzenlenen törenle Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu tarafından açıldı.Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, açılışta yaptığı konuşmada, "dünya dili konuşalım" denildiğine işaret ederek, 1963'te kurulan ortaklık cumhuriyetinden silah zoru ile atılan Kıbrıs Türk halkının o günden beri dünya dili konuşmasına karşın, dünyanın anlamadığına dikkati çekerek "Dünya dili ile daha ne kadar konuşacağız? Ya haklarımızdan feragat edeceğiz, ya da buraya kadar diyoruz" dedi.

 
 
Ya haklarımızdan feragat edeceğiz, ya da buraya kadar
36. KKTC Uluslararası Fuarı Başladı




Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu yaptığı konuşmada, 36 yıldır sürdürülen Uluslararası Fuar'ın KKTC'nin önemli kilometre taşlarından bir olduğunu, bu nedenle açılışını yapmaktan gurur duyduğunu söyledi.


KKTC Uluslararası Fuarı'nın dış ilişkilerin gelişmesi açısından son derece önemli olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Eroğlu, fuarla yabancı yatırımcılarla etkileşim fırsatı bulan yerli firmaların dışa dönük yapacakları girişimlerin ileride ülkenin kalkınması için büyük faydalar sağlayacağını vurguladı. 


AMBARGOLARA KARŞI MÜCADELE


Kıbrıs Türk halkının hızlı bir şekilde global dünyaya entegre olmaya ve hak ettiği yeri almaya çalıştığını, bu nedenle ticari ilişkilerin son derece önemli olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Eroğlu "Dış dünya ile ne kadar çok çift taraflı ticari ilişki kurarsak gelişiminiz de o kadar hızlı olur. Bu alanda sahip olduğu kısıtlamaların farkında olarak ben de üzerime düşenleri yapmaya çalışırken, aslında ambargolara karşı, tüm siyasi partiler ve halkımızla birlikte mücadele etmeliyiz. Bu mücadelenin zamanı gelmiştir. Dış dünyanın haksız bir şekilde uyguladığı izolasyonların aşılması için var gücümüzle çalışıyoruz ve bunun da ekonomik karşıtlığının ne kadar önemli olduğunun farkındayız" dedi.


Dünyada söz sahibi olabilmek için gelişmiş uluslararası ticaretin en önemli unsurlardan bir tanesi olduğuna işaret eden Eroğlu "Değerli firmalarımızın rekabet gücünün artması ve teknolojinin bu süreçte oynadığı rol çok önemlidir. Bugün global düzeyde yaşanan ve bizi etkileyen ekonomik sorunlar mutlaka aşılacaktır. Bizler de bu süreç içerisinde, kendi ekonomik yapımızı güçlendirmeli, özel sektörün gelişmesini sağlamalıyız" şeklinde konuştu.


Avrupa Birliği'nin gelecek 10 yıl içerisinde daha farklı bir ekonomik yapıya bürüneceğine olan inancını dile getiren Eroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:


"Anavatan Türkiye ile ilişkilerimiz bu bağlamada son derece önemlidir. Şu anda Avrupa'nın en dinamik ekonomileri arasında yer alan Türk ekonomisi, bizim en önemli ticari ortağımızdır. Türk ve yabancı firmalarla kurulabilecek ticari ortaklıklar bizlerin de global sisteme entegrasyonunu kolaylaştıracaktır. 


Ortadoğu ve Arap ülkelerinde bugün yaşanan siyasi istikrarsızlık, orta vadede son bulacaktır diye inanıyorum. Coğrafya olarak bize yakın olan bu ülkeler de gelecekte bizler için önemli pazar potansiyeli taşımaktadır."


KIBRIS KONUSU 


Konuşmasında Kıbrıs konusundaki gelişmelere de değinerek Greentree zirveleri süreci hakkında bilgiler veren Cumhurbaşkanı Eroğlu, son toplantıda BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'un "1 Temmuz'dan sonra yapılacak görüşmelerin sonuç alıcı olması mümkün değildir. 1 Temmuz'a kadar görüşülür, anlaşılırsa anlaşılır, ondan sonra yol haritası çizilir" şeklinde açıklama yaptığını anımsattı.


Türk tarafının ikinci zirvede sorunun çözülmesi için gerekli esnekliği gösterebileceğini ve bu alandaki inancını açık şekilde Genel Sekreter'e ifade etmesine karşın, Rumların o zirveye Ulusal Konsey'den aldıkları "4 hayır"la geldiklerini anlatan Eroğlu, bu nedenle bu zirveden de sonuç almanın mümkün olmadığını vurguladı.


Bu süreç sonunda BM Genel Sekreteri'nin yayınladığı rapor sonrası, "3 garantör ülkenin katılacağı bir toplantıda sorunu çözmeye çalışalım" şeklinde öneri ortaya koyduklarını ifade eden Eroğlu, Rumların buna da 'hayır' dediğine dikkati çekti.


"ENSEMİZDE AMBARGO SÜRDÜKÇE..."


"Hem  'Kıbrıslıca çözüm' deniyor. Hem de Rumların 'evet'i veya 'hayır'ına göre hareket ediliyor. Buna böyle devam etmek mümkün değildir. Kıbrıslıca çözüm olabilmesi için her iki tarafın da müzakere şeklinin nasıl olacağı konusunda bir mutabakata varması gerekir. Bizim ısrarla üzerinde durduğumuz konu bu" diyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs Türkü'nün ensesinde ambargo devam ettiği ve müzakerelerin ucu açık şekilde sürdüğü müddetçe Rum tarafının herhangi bir anlaşmaya yanaşmasının mümkün olmadığını vurguladı.


Hristofyas'ın da aday olmadığını açıkladığında "Bir anlaşma umudu, bir ışık görmüyorum" dediğini anımsatan Eroğlu, o nedenle müzakerelerin esasa yönelik olarak devam ettirilmesinin hiç bir anlamı olmadığını söyledi.


KKTC'de bir "Ne olursa olsun, ama çözüm olsun", diğeri ise "Kıbrıs Türk halkının kazanmış olduğu hakları müzakere masasında teslim etmeden Kıbrıs Türk halkını tatmin edecek, bu topraklarda onuruyla güven içinde yaşayabileceği, hem Kıbrıs Türk halkının hem de Türkiye'nin haklarını koruyacak bir anlaşma" görüşleri olduğunu ifade eden Eroğlu, kendisinin ikinci görüşün savunucusu olarak, bugüne kadar müzakere masasında gösterilmesi gereken esnekliğin azamisini gösterdiğini, bunun yanında Rum tarafının görüşme masasında ikide bir yaptığı tehditleri de göğüslediklerini vurguladı. 


Rum tarafının Güney Mesarya, Karpaz yarım adası, Güzelyurt'un tüm köy ve kasabalarını istediğine dikkati çeken Eroğlu "Sevgili kardeşlerim, bir ortaklık devleti kuracaksak elbette her iki halkın da bu topraklarda yaşayabileceği bir anlaşma yapmamız gerekir" dedi.


DÜNYANIN ANLADIĞI DİL


Kendisine durmadan "Dünyanın anladığı dilden konuşacaksın" dediklerine değinen Cumhurbaşkanı Eroğlu şöyle konuştu:


"Yıllardan beri yaptığımız nedir? 1963'te Cumhuriyetten dışlandık. Dış dünyaya 'Türk ve Rum ortaklığına dayalı bir Cumhuriyetten dışlandık. Uluslararası anlaşma ortadan kaldırılmıştır' diye derdimizi anlatmaya çalıştık anlatamadık. 1974 geldi yine aynı. 74 sonrası bütün dünyaya haklılığımızı anlatmaya çalıştık, dünyanın anladığı dilden konuştuk, dünyanın kabul edebileceği anlaşmaları, bazen Meclis'ten, bazen halkın referandumundan geçirdik. Daha dünya dili ile ne kadar konuşacağız. Eğer dünya bizi anlamıyorsa, eğer dünya bizi anlamak istemiyorsa, ya haklarımızdan feragat edeceğiz, yahut da diyeceğiz ki 'Buraya kadar.'  Kıbrıslıca çözüm böyle olur."


Kıbrıs Türk halkının bu gerçekleri bildiğine dikkati çeken Eroğlu, siyasi nedenlerle bazı cümleler sarf edilirken ucunun nereye kadar gideceğinin düşünülmesi gerektiği uyarısında da bulundu. 

 
9 Haziran 2012 Cumartesi 11:07
Okunma: 604
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)