Ana Sayfa » Türkiye » Yağ erirken selülit neden erimiyor

Yağ erirken selülit neden erimiyor

Derinin altında bulunan ve iç organları çevreleyen yağ tabakası yok olabilirken, cildin su, bağ ve doku hasarından meydana gelen selülit kaybolmuyor

 
 
Yağ erirken selülit neden erimiyor

Yağ dokusu vücudun birçok bölgesinde değişen oranlarda bulunur. Öncelikli olarak organlar için koruyucu bir kılıf oluşturur ve enerji deposu olarak işlev görür. Normal yiyecek alımınızı azalttığınızda; vücudunuz, otomatik olarak depolanmış yağ rezervini yakmaya başlar. Düşük kalorili diyetlerde birçok bölgeden yağ atılırken selülit öbekleri olduğu yerde kalır. Bugünkü yazımda size cildin katmanlarından bahsedeceğim:

Stratum corneum: Cildin en üst tabakasıdır. Ölü ve ölmekte olan hücrelerin lipid (yağ) bir zar ile bir arada tutulmuş halinden meydana gelir. Bu hücreler atıldıkça epidermisin altında yeni hücreler meydana gelir ve üstlerinde ne var ne yoksa iterek ilerler. Stratum corneum'un, evinizin çatısı olduğunu düşünebilirsiniz. Tıpkı çevresel hasarlara karşı koruma sağlayan bir kılıf gibi...

Canlı epidermis: Cildin üst tabakasıdır, stratum corneum ile altında bulunan cilt tabakasını birbirine bağlar. Ölmekte olan hücrelerin ihtiva ettikleri su miktarı gitgide azaldıkça stratum corneum'a doğru ilerler. Bu durum güneş ışınları ve diğer çevresel stres gibi yaklaşmakta olan hasar için önemli bir savunma yöntemidir. Dermis: Vücudun yapı malzemesi olarak bilinen lifli materyaller ve diğer maddelerden oluşur. Bir bakıma vücudun geri kalan kısmını temsil eden daha küçük bir bölüm denilebilir. Kan damarları, sinirler, bağ doku, bezler ve tüy folikülü gibi daha küçük organellerin birleşiminden meydana gelir. Dermis, cilde esnekliğini verir. Sağlıklı bir dermis; sıkı bir cilt olarak, sağlıksız bir dermis ise sarkma ve kırışıklık olarak kendisini gösterir. Dermis şunlardan oluşur: Glycosaminoglycan (GAG) adı verilen maddeler; su tutma kabiliyetini geniş ölçüde etkileyen yarı katı maddelerdir. Kolajen ve elastin ise dermisin iskeletini oluşturur. Dermisin kerpiç bir ev olduğunu düşünecek olursak; yapı malzemesini oluşturan çamur; kolajen, elastin ise bütünü bir arada tutan saplı lifler olarak düşünülebilir. Kırışıklıkların direkt nedeni kolajen ve elastinin hasar görmesidir.

DERİ

Dermis tabakasının altında sıkışıp kalan, yakıt olarak yakılamayan yağdır. Üzerinde bulunan dermis ve epidermis hasar görür ve zayıflarsa bu yağlar kendini yüzeye doğru itecek ve selülit görünümü meydana getirecektir.

BAĞ DOKU TABAKASI

Vücut bileşenlerini birbirinden ayıran lifli materyaldir. Bir bifteği düşünecek olursak; bağ doku tabakası bifteğin yağı ile etini ayıran tabakadır.

NORMAL YAĞ

Fazla yediğinizde ortaya çıkar, egzersiz yaptığınızda ise yakıt olarak yakılır. Selülite yol açmaz. Vücudun her yerinde görülebilir ve sıkıldığında görünümü pürüzsüzdür. Selülitin aksine cildin içinde değil, altındadır. Vücut tarafından enerji kaynağı olarak kullanılabilir. Normal yağın vücuttaki fonksiyonu kaslar, organlar ve iskelet sistemi için yumuşak ve sürtünmeyi engelleyici bir kılıf oluşturmaktır. Bu sebeple yumuşak ve şekilsiz olan yağlar, çevrelediği dokunun üzerinde çaba sarfetmeden kaymayı başarabilir.

TEDAVİDE YAPILAN HATALAR NELER

Cildin altında bulunan yağ, kasları kaplayan yağdır. Harcayacağınızdan daha fazla kalori aldığınızda; yağ birikme yapar ve bu yağlar ancak diyet ya da egzersiz yaptığınızda yok olur. Uyguladığınız diyet ya da egzersiz ne olursa olsun, kilo verdiğinizde vücut yağ oranınız düşer fakat ölçülebilir bir selülit oranı düşüşü gözlenmez. Bunun nedeni selülite yol açan yağların dermal tabakada hapsolması ve vücudun bu yağları yakıt olarak kullanmamasıdır. Selülit tedavilerinin çoğunun temel sorunu; sadece cilt ve deri altında tabaka oluşturan bağ dokulardaki yağları hedef almalarıdır. Bu yaklaşım işe yaramaz çünkü dermal tabakadaki yağ, normal yağın yanıt verdiği tedavilere aynı şekilde yanıt vermez. Selülit serttir ve değiştirilmesi güç şekillidir. Popüler görüşün aksine selülit vücuttaki fazla yağlar sonucu ortaya çıkmaz. Selülitin nedeni; su hasarı ile cilt hücrelerinin ve bağ dokunun zayıflamasıdır.

 
1 Temmuz 2014 Salı 08:23
Okunma: 4329
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)