Ana Sayfa » Kıbrıs » Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi'nde İnme Ve Felç Konuşuldu

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi'nde İnme Ve Felç Konuşuldu

Lefkoşa, 6 Ekim 13 (T.a.k.): Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Yrd. Doç. Dr. Amber Eker,  İnme Ve Felç Konularını Ele Aldı..

 
 
Yakın  Doğu Üniversitesi Hastanesi'nde İnme Ve Felç Konuşuldu

Yakın Doğu Üniversitesi Lefkoşa Kıbrıs (Near East University Nicosia Cyprus) Basın ve Halkla İlişiler Dairesi Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Yrd.Doç.Dr. Eker, İnmenin  beyine giden kanın aniden kesintiye uğraması sonucunda geliştiğini ani olarak ortaya çıktığını belirtti ve  tüm dünyada kanser ve kalp hastalıklarından sonra en sık ölüm açıkladı.. Ayrıca önlemlerin alınmaz ve erken müdahale edilmez ise ciddi bir sakatlık nedeni olabileceğinin altını çizdi.

İki tip inmenin olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Eker, bunların Tıkayıcı İnme ve Beyin Kanaması olduğunu ifade etti.

İNMENİN BELİRTİLERİ NELERDİR ?

Yrd. Doç. Dr. Eker, İnme sırasında ani olarak yüzde, kolda ve bacakta genelde bir taraflı kuvvet kaybı ve his kaybı, görme bozukluğu (görememe veya çift görme), konuşma bozukluğu (peltek konuşma, konuşamama veya söylenenleri anlamama), yüzde eğilme, yürüme bozukluğu, dengesizlik olduğunu belirtirken bilinç bulanıklığı veya kaybının da  görülebildiğini dile getirdi.

Beyinin değişik bölgeleri farklı işlevlerle ilişkili olduğundan dolayı damar tıkanıklığı veya kanama sonucunda etkilenen bölgeye göre hastanın şikayetleri değişebileceğini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Eker  aynı zamanda  bu belirtilerin ani olarak gelişmesi olası bir felç olayı için en önemli uyarıcısı olduğunu vurguladı.

Yrd. Doç. Dr. Eker, İnme için risk faktörlerin genel olarak damar hastalıklarının tüm nedenleri beyin damar hastalıkları için risk faktörleri diyerek  yüksek tansiyon, şeker hastalığı, sigara, kolesterol yüksekliği, kalp hastalıkları gibi nedenler inme için en önemli risk faktörlerin olduğunu belirtti.

İnme tanısının  nasıl konulabilceğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Eker, hastaların şikayetlerle acil servise başvurduğunda  ilk olarak  nörolojik muayenesi ve genel muayenesi yapılıp beyin tomografisi veya beyin manyetik rezonans görüntülemesi (MR) çekildiğini ve beyin tomografisi  ile kanama olup olmadığı hemen anlaşılabilirliğini ancak damar tıkanıklıklarının ilk birkaç saatinde veya küçük damar tıkanıklıklarına beyin tomografisi normal olabilir  Beyin MR ile beyin damar tıkanıklıkları ayrıntılı olarak değerlendirilebilir dedi.

Yrd. Doç. Dr. Eker, İnme'nin tedavisine dair ise beyin kanamasına bağlı olarak yüksek tansiyon kontrolünün sağlandığını ve hastanın kullandığı kan inceltici varsa da bunların kestiğini vurguladı.

Beyin damar  tıkanıklarında beyin damar tıkanıklığına bağlı inmede zamana karşı yarıştığını vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Eker,  hastaneye erken başvurulmasının önemini belirtilerin başlamasından sonraki ilk 3 saat içerisinde başvurulduğunda da uygun hastalara damar açıcı trombolitik tedavi denilen tedavi uygulandığını belirtti.

Yrd. Doç. Dr. Eker, uzun süreli önleyici tedavi olarak hastada tespit edilen nedene göre aspirin, warfarin gibi kan inceltici tedaviler uygulanırken fizik tedavi ve rehabilitasyonda tedavinin en önemli parçalarından biri olduğunu ifade ederken tansiyon, şeker ve kolesterol yüksekliğinin tedavi edilmesi ile de inmelerin tekrarının önlendiği gösterildiğini kaydetti.

Tıkayıcı inmede erken dönemde pıhtı eritici (trombolitik) tedaviye de değinen Yrd. Doç. Dr. Eker, "bugün için erken dönem inmede yararı kanıtlanmış en önemli tedavi ilk 3 saatte yapılan trombolitik (pıhtı eritici) tedavidir" ifadelerini kullandı.

Yrd. Doç. Dr. Eker, Erken inme belirtilerinin tanınması, hastanın trombolitik tedavi verebilecek organizasyona sahip merkezlere hızlı ulaştırılmasının çok önemli olduğunu belirterek, yapılan birçok çalışmada ne kadar erken uygulanırsa o kadar etkili olduğu vurguladı.

Uygun hastalara anjiografi ile tıkalı damarlara ulaşılıp pıhtı eritici ve damar açıcı tedavilerin de eklenmesi, ölümcül ve yatağa bağımlılık gibi ciddi sakatlık sonuçları olabileceğini dile getiren Yrd. Doç. Dr. Eker, felçlerde çok yüz güldürücü sonuçlar alınmasını sağlamadığını vurguladı.

(KAR)   FOTOĞRAFLI

 
6 Ekim 2013 Pazar 18:06
Okunma: 651
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)