Ana Sayfa » Kıbrıs » Yeni Adli Yıl Açıldı -2-

Yeni Adli Yıl Açıldı -2-

Yüksek Mahkeme Başkanı Nevvar Nolan Basın Toplantısı Düzenledi.

 
 
Yeni Adli Yıl Açıldı -2-

"MAHKEMELERİN SIRTINDAKİ YÜK AĞIR"

"YÜKSEK MAHKEMEDE TOPLAM 8 YARGIÇ VAR. ANAYASA DEĞİŞMEDEN BUNUN DEĞİŞMESİ MÜMKÜN DEĞİL"

"FAİZ SINIRLAMASI KONUSUNDA ANAYASA MAHKEMESİ'NİN KARARINA RAĞMEN YASAMA ORGANI BEKLENEN DEĞİŞİKLİĞİ YAPMADI"

"BU YÜZDEN BANKALARIN UYGULADIĞI FAZİZ ORANLARI 10 KATINA KADAR ÇIKABİLİYOR"

"SOSYAL VE EKONOMİK SORUNLARDA SAĞLIKLI BİR ORTAM YARATILMAZSA YARGIÇ SAYISINI DÖRDE DE KATLASANIZ, HER MUHTARLIĞA BİR MAHKEME DE KURSANIZ ÇÖZÜM OLMAZ"

"GÜZELYURT KAZA MAHKEMESİ BİNASI KKTC DEVLETİ'NE YAKIŞMIYOR"

Lefkoşa, 17 Eylül 12 (T.A.K.): Yüksek Mahkeme Başkanı Nevvar Nolan, faiz sınırlaması konusunda Anayasa Mahkemesi'nin 6 yıl önce verdiği karara rağmen, "yasa koyucunun gerekli düzenlemeyi yapmaması nedeniyle" ciddi sorunlar yaşanmakta olduğunu söyledi.

Nolan, "Yani bugün faiz anaparanın 2 katı da olabiliyor, 3 katıda, 5 katıda 10 katı da olabiliyor. Bu toplumun içinde bir yaradır. İşadamlarıyla konuşursanız hepsinin dile getirdiği bir konudur bu ve bu yarayı sarmak lazım" dedi.

Mahkemelerdeki ceza davalarında son yıllarda bir artış olmamasına karşın toplumu rahatsız edecek ciddi suç türlerinde bir artışın olabileceğine işaret eden Nevvar Nolan, "Sayısal olarak genelde bir artış yok ama, bazı suç türlerinde sokakta yürüyen vatandaşı, hatta bizi çok çok rahatsız eden suç türlerinde artış olduğu doğrudur" şeklinde konuştu.

"Belli ki sosyal sorunlar, ekonomik sorunlar yaşanıyor, belli ki finansal sektörde bazı sıkıntılar var, belli ki ticari hayat çok ama çok olumsuzluklar yaşıyor. Bunlar beraberinde mahkemeye yük getiriyor. Bu saydığımız alanlarda eksikliklerin giderilmesi için çalışmalar yapılabilir ise ve sağlıklı bir ortam yaratılırsa, mahkemelerde dosyalanan dava sayısında bir azalma sağlanabilir" diyen Nevvar Nolan,  "Doğrusu ve yapılması gereken budur. Bunlar yapılmadığı taktirde bugünkü yargıç sayısını 3'e de katlasanız, dörde de katlasanız, daha da ileriye gideyim, her muhtarlığa bir mahkeme kursanız vatandaşın davasını gönlünde arzu ettiği kısa süre içerisinde bitirme şansı olasılığı yoktur. Bu boyutuyla iş yargıyı aşar, aslında yargının alanı değil" değerlendirmesinde bulundu.

Yüksem Mahkeme Başkanı Nevvar Nolan, bilişim suçlarını takip edebilmek için yeni düzenlemelere de ihtiyaç duyulduğuna işaret etti

Nolan, 2012-2013 Adli Yıl'ın açılışı nedeniyle düzenlediği basın toplantısında, yargının genel durumu hakkında bilgiler verip, davalar konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Mahkemede görev yapan yargıç ve diğer personelin görevini en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştığına işaret eden Nolan,  davaların çözümleri konusunda yasama ve yargı organlarına önerilerde de bulundu.

Basın toplantısında Yüksek Mahkeme Başmukayyidi Neşe Başkan da hazır bulundu.

YARGIÇ SAYISI

Basın toplantısının başında yargıç sayısı hakkında bilgiler veren Nevvar Nolan, kaza mahkemeleri, aile mahkemeleri ve ağır ceza mahkemelerinde toplam 28 yargıcın görev yapmakta olduğunu, bunların 18'inin bayan olduğunu söyledi.

Lefkoşa ve Gazimağusa'da sürekli oturum yapan ağır ceza mahkemesi bulunduğunu, Lefkoşa'da oturum yapan ağır ceza mahkemesinin aynı zamanda gerek gördüğünde Girne İlçesi'ne de giderek Girne Ağır Ceza Mahkemesi olarak görev yaptığını anlatan Nolan, Yargıtay Hukuk, Yargıtay Ceza, Yüksek İdare Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi olarak görev yapan görev yapan Yüksek Mahkeme'deki toplam yargıç sayısının kendisi dahil 8 olduğunu söyledi.

Nolan, "8 rakamı Anayasa'da yerini bulan bir rakam olduğu için bunun, Anayasa değişmeden, değişme şansı yok" dedi.

28 YARGIÇ NELERİ GÖĞÜSLÜYOR

"28 alt mahkeme yargıcı neleri göğüslüyor?" diyen Nolan hukuk davalarında 2 bin yılından sonra başlayan artışın sürerek devam ettiğini, 2008 yılından itibaren tüm kaza mahkemelerinde dosyalanan hukuk davası sayısının 18 bine yakın olduğunu söyledi.

"Bu 2008, 2009, 2010  ve 2011 takvim yılları itibarıyla ortaya çıkan bir tablodur. 2012 Ağustos sonu verilerine göre bu yıl dosyalanan hukuk davası sayısı 14 bindir" diyen Nolan, yılsonuna kadar bu rakamın 18 bin civarında olmasının beklendiğine işaret ederek "İnşallah 18 bini aşmayız" dedi.

CEZA DAVALARI

2011 yılında 33 bin 650 ceza davasının dosyalandığını, bunun 31 bininin  sonuçlandırıldığını  ifade eden Nolan, ceza davalarında bir artış  olduğunu, ancak kendisini üzmeyen tarafın olayın, artışların genelde trafik davalarında olması olduğunu belirtti.

"Toplam ceza davalarında ciddi artış olmasına rağmen, işin iyi yönünü de görmek lazım; polis davalarındaki artış kaygı verici bir artış değildir. Örneğin 2007 yılında polis davalarının sayısı 7 bin 107 iken, 2011'de bu rakam 6 bin 354'dü. 2007 ile kıyaslarsanız polis davalarında bir azalma var bile diye biliriz" diyen Nolan, buna karşın trafik davaları 2007 yılında 16 bin 250 olan trafik davaları sayısının 2011 yılında 27 bin 237'ye yükseldiğini anlattı.

Nolan devamla şöyle konuştu:

 "Bizi korkutan, bunun ters yönde olmasıydı. Polis davalarında ciddi bir artış olmaması, işin olumlu tarafıdır. Zaman zaman basında 'Ceza davalarında bir artış var' gibi bir rüzgar estirilmektedir.  Bu geçmişe göre basınımızın çok yakından mahkemelerle ilgilenmesi ve davaları daha çok kamuoyunun dikkatine getirmesinden kaynaklanıyor. Bu sitem değil bu bir gözlemdir. Bunun yanlış olduğunu da söylemiyorum. Yayınlanan haberler daha çok dikkat çekiyor ve bu dikkatten dolayı bir artış olduğu izlenimini doğuruyor. Ama aslında bir artış yok."  TOPLUMU RAHATSIZ EDEN SUÇ TÜRLERİ

Nolan, buna karşın sokakta yürüyen vatandaşı hatta kendilerini çok çok rahatsız eden suç türlerinde de artış olduğunun bir gerçek olduğunun altını çizdi.

YÜKSEK MAHKEME

"Yüksek Mahkeme, Yargıtay, Yüksek İdare Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi olarak görev yapar. Yargıtay'da 3 yargıç oturur. Yargıtay da kendi içerisinde hukuk davaları ve ceza davaları olarak ikiye ayrılır. Aynı heyet hem Yargıtay Hukuk olarak oturum yapıyor, hem de Yargıtay Ceza olarak oturum yapıyor. Bu çok katlanılabilecek bir yük değil, ağır bir yüktür" diye sözlerini sürdüren Nolan, Yargıtay'ın ceza çekilip tamamlandıktan sonra karar vermemesi için, ceza davalarına öncelik vermesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Nolan, bu kez hukuk davalarında arzu edilmeyen bir gecikmenin yaşandığını söyledi. 4 yargıcın görev yaptığı, Yüksek İdare Mahkemesi'ne Ağustos ayı sonu itibarıyla 460 dava dosyalandığına işaret eden Nolan, bunun Yüksek İdare Mahkemesi'nin gündemini hayli meşgul etmekte olduğuna işaret etti.

ANAYASA MAHKEMESİ YOK GİBİ

"Şimdi bunu espri ile karışık söyleyeceğim. Aslında bizim Anayasa Mahkememiz yok gibi. Şöyle söyleyeyim toplam yargıç sayımız ben dahil 8. 4 yargıç Yargıtay'da çalışıyor,  3 yargıç ise Yüksek İdare Mahkemesi'nde çalışıyor. Herkes kendi işine ancak yetişebiliyor.  Dört üç daha yedi. Toplam 8 olduğuna göre başka yargıç kalmadı. Bir tek ben kaldım. Anayasa Mahkemesi oturacağında 5 yargıçla oturum yapar. Kaçınılmaz olarak Yargıtay ve Yüksek İdare Mahkemesi'nde görev yapan arkadaşları alıp Anayasa mahkemesi olarak da oturuyoruz" diyen Nolan, bu ay sonunda Anayasa Mahkemesi'nde askıda bulunan dava sayısının 41 olduğunu, bunun hiç de küçük bir rakam olmadığını vurguladı.

HER MUHTARLIĞA BİR MAHKEME

Hukuk davalarındaki artışa da dikkat çeken Yüksek Mahkeme Başkanı Nevvar  Nolan,  bu davaların makul sürede halledilebilmesi için birinci yolun yargıç sayısını artırmak olduğunu işaret ederek şu değerlendirmede bulundu:

"Bir diğer yol 'Neden bu küçücük ülkede bu kadar çok, hukuk davası ve ceza davası var?' sorusunu sorup bu soruyla yüzleşip gerçekçi bir teşhis koymaya çalışacaksınız ve dava sayısının, azalması için yapılabilecekleri saptamanız gerekecek.  Belli ki sosyal sorunlar, ekonomik sorunlar yaşanıyor, belli ki finansal sektörde bazı sıkıntılar var, belli ki ticari hayat çok ama çok olumsuzluklar yaşıyor. Bunlar beraberinde mahkemeye yük getiriyor. Bu saydığımız alanlarda eksikliklerin giderilmesi için çalışmalar yapılabilir ise ve sağlıklı bir ortam yaratılırsa, mahkemelerde dosyalanan dava sayısında bir azalma sağlanabilir. Doğrusu ve yapılması gereken budur. Bunlar yapılmadığı taktirde bugünkü yargıç sayısını 3'e de katlasanız, 4'e de katlasanız, daha da ileriye gideyim, her muhtarlığa bir mahkeme kursanız, vatandaşın davasını gönlünde arzu ettiği kısa süre içerisinde bitirme şansı olasılığı yoktur. Bu boyutuyla iş yargıyı aşar, aslında yargının alanı değil"

LEFKOŞA POLİS MÜDÜRLÜĞÜ BİNASI MAHKEMELERE VERİLDİ

Alternatif olarak yargıç sayısını artırmak isteseler bugün Lefkoşa Mahkemesi'nde kullanabilecekleri mahkeme salonu ve yargıç odasının bulunmadığını da kaydeden Nolan, bunu sağlamak için 2006 yılında kendilerine devredilen Lefkoşa eski Polis Müdürlüğü binasını restore için bir proje geliştirdiklerini söyledi.

Mağusa Kaza Mahkemesi'nde ufak tefek katlanılabilir sıkıntılar bulunduğunu ifade eden Nolan, uzun zamandır inşaatı süren İskele Kaza Mahkemesi'nin tamamlanıp hizmet vermeye başlayınca Mağusa Kaza Mahkemesi'nin rahatlayacağını söyledi.

100 BİN TL'NİN ÜZERİNDEKİ DAVALAR FAZLA

Girne Kaza Mahkemesi'nde şu anda bir başkan iki kıdemli yargıç ve 2 kaza mahkemesi yargıcı olmak üzere toplam 5 yargıcın görev yaptığını, başkan ve kıdemli kaza mahkemesi yargıcının yetkisinin 100 bin TL'nin üzerindeki davaları görmek olduğunu ifade eden Nolan, Girne Kaza Mahkemesi'nde 100 bin TL'nin üzerindeki dava sayısının fazlalığına işaret ederek şöyle konuştu:

"Bu davaların fazlalığı nedeniyle 3 arkadaşımız çok ciddi çalışmalarına rağmen arzu ettiğimiz sonuçlar alamıyoruz. Ancak kesin altını çizerek söylüyorum. Arkadaşlarımızın iyi görev yapmadığı anlamında değildir. Bunu ısrarla söylüyorum. Çok iyi görev yapıyorlar. Çok iyi çalışıyorlar, ama o kadar çok dava var ki bir türlü sonlanamıyor. Bunlar rakamları yüksek davalardır ve rakamları yüksek davaların sonlanması belli başlı nedenlerle pek kolay olmuyor. Mahkemenin ve yargıçların bu noktada adaletin hizmetinde olan herkesten yardıma ihtiyacı vardır. Bunların arasında avukatlarımız da vardır. Eğer yardımcı olabilirlerse adalet daha erken sonuçlanır."

Nolan yer sorununu çözmeleri durumunda Girne Kaza Mahkemesi'nde daha rahat çalışma koşullarında, daha zengin bir sayıyla, daha süratli hizmet verme şansına kavuşacaklarının altını da çizdi. GÜZELYURT MAHKEME BİNASI KKTC DEVLETİ'NE YAKIŞMIYOR

"Bir diğer kazamız Güzelyurt'tur. Güzelyurt'taki mevcut mahkeme binası KKTC devletine yakışmıyor. Bütün kurumlar aynı yerde. İyi bir vitrinimiz yok" diyen Nolan,  "İnşallah ileride o kentin güzel bir yerinde bir mahkeme binası inşa edilir ve ülkemize, o kente yakışan bir mahkemeye sahip oluruz" dedi.

TEBLİĞ VE İCRALAR

Mahkemelerin başlıca sıkıntılarından bir tanesinin de tebliğ ve icralar olduğunu, bu sıkıntının yargıyı çok etkilediğini anlatan Nolan, tebliğdeki sorunları bir ölçüde iyileştirmelerine karşın icra ile ilgili aynı şeyleri söyleyemeyeceğini vurguladı.

İcradaki yetersizliğin personelden kaynaklanmadığını, burada görevli personelin ellerinden geleni yapmakta olduğunu  belirten Nolan,  sayısal bir sorun olduğunu ancak icra memurlarının sayısını artırmada başarılı olamadıklarını ifade etti.

"HACİZ OLUNAN MALLAR SATILAMIYOR "

Haciz olunan taşınır malların satışlarında da arzu edilir başarı sağlanamadığını kaydeden Nolan bu konuda şunları söyledi:

"Yani işin özü satamıyoruz.  Neden satamıyoruz? Bu sorunun da cevabını bulmamız lazım da, çok net bir cevabı yok neden satamıyoruz. Acaba herkesin cebinde 2, 3, 4, 5 kredi kartı olmasından mı.? Acaba herkes elini kolunu sallaya sallaya gidip istediği bir eşyanın yenisini, işte taksitle, kredi kartıyla  alabildiğinden mi? Satamıyoruz. Yani bir taşınır malı haczettikten sonra onu satmak için belli masraflar yaparsınız, sonra satışa çıkarsınız ve satışta başarılı olamıyorsunuz, satamıyorsunuz, sadece yaptığınız masraf yanınıza kalıyor. Belli bir süre sonra bir daha satışa çıkıyorsunuz. Netice sattığınız zaman da arzu ettiğiniz sonucu almıyorsunuz.

Dolayısıyla bir çözüm getirmiyor, kimse de bundan yararlanamıyor. Olmuyor bu. Buna bir bakmak lazım, neden olmuyor."

BORCUNU ÖDEMEYİP LÜKS İÇERİSİNDE YAŞAYANLAR

Taşınmaz mallarla ilgili davalara değinirken, çoğu zaman hükümlü borçluların üzerlerinde taşınmaz mal bulunmadığına dikkati çeken Nolan, bu konuda özetle şunları söyledi:

Taşınmaz mal bulmazsanız o zaman taşınır mallarına el koyacaksınız. Taşınır mallar da kolay kolay bulunmuyor. O zaman son çare Mahkeme'ye başvuruyorsunuz ve davalarınızın hiç olmadık size taksitlerle ödenmesi için bir arayışa giriyorsunuz. Bu külfetli bir iş midir? Evet külfetli bir iştir. Yani hükümlü alacaklının şikayet etmesi lazım, mahkemeye gelmesi lazım. Şahadet vermesi lazım. Bizim için bunlar çok kolay ama, sokaktaki vatandaş için çok kolay değildir. Mahkeme borçlunun sahip olduğu mali imkanlar ölçüsünde bir rakam saptıyor ve o rakamı ödemesini emrediyor.  Ödemezse Tekrar mahkemeye gelecek. Hakim onu dinleyecek ve neticede bir hapislik emri verecek. Uzun lafın  kısası bu işler zor.

Ancak çok ciddi rakamlarda hükümlü borcu olan kişilerin bu hükümlü borçlarını ödemedikleri durumlarda ve üstelik daha da acısı üzerlerinde taşınmaz mal, veya taşınır mal bulunmadığında saptandıktan sonra, bu küçücük ülkede ülke standartlarının çok üstünde bir yaşam sürdürmelerine bazı kişilerin vicdanında bir rahatsızlığa neden oluyor. Ki buna yüzde yüz katılıyorum. Bu duruma sizin kadar bize de üzülüyoruz. Demek ki yasa koyucunun bu duruma bir el atması gerekir. Bazı şeylerin daha sıkı takip edilmesi gerekir ve bununla ilgili yasal düzenlemenin yapılmasında, en azından toplumsal barış açısından gereksinim vardır."

Bunun yanından güncellenmesi gereken birçok yasa olduğunu da vurgulayan Nolan "Özellikle bilişim teknolojisi ile ilgili suçları daha iyi takip edebilmek için yeni düzenlemelere ihtiyaç vardır" dedi.

BANKA DAVALARI

Banka davalarının son yıllarda mahkemelerde geniş bir yer tuttuğuna da işaret eden Nevvar Nolan,  "Nedendir bilmiyorum. Tek başıma da bilmek istemiyorum. Bu da bir ekip işidir. Psikologların ekonomistlerin ve finans sektöründekilerin bir araya gelip doğru teşhirler koymaları lazım" dedi.Vatandaşların aldıkları kredileri ödeyemediklerini,  bunun ya imkanlarının ötesinde borçlanmadan, ya da borç yükümlülüğü altına girdikten sonra mali durumlarında bozulma olmasından dolayı kaynaklanabileceğine de işaret eden Nolan, hemen yargıya yansıyan bu yöndeki davaların üzücü şeyler olduğunu söyledi.

Nolan bu konuda şöyle konuştu:

"Daha önce faizle ilgili bir kısıtlama vardı. Bunu da belirleyen Merkez Bankası'ydı. ' 'Faiz ana paranın 2 katını, 3 katını aşamaz' diye zaman zaman bun oranları Merkez Bankası belirliyordu. Takriben 6 yıl önce Anayasa Mahkemesi bir karar verdi ve Merkez Bankası'nın bu belirlemelerinin ve takdirlerinin çok Anayasa'ya uygun olmadığı sonucuna vardı ve bunu iptal etti. Ama 'Bu yanlıştır' diye iptal etmedi. 'Yasama organının, yasa koyucunun ana hatları belirlemesi ve ondan sonra buna bağlı bir yetkinin Merkez Bankası'na devredilmesi olabilir' diye bir ifadede bulundu.

Umut ve beklenti o güne göre çok ciddi sonuç veren böyle bir Anayasa Mahkemesi' kararından sonra yasa koyucunun derhal oturup gereğini yapması beklenirdi. Benim bildiğim kadarıyla yasa koyucu böyle bir çaba içerisine girmedi. Girmediği için de bu gün bir kat sınırlaması yok. Yani bugün faiz ana paranın 2 katı da olabiliyor, 3 katıda, 5 katıda 10 katı da olabiliyor. Bu toplumun içinde bir yaradır. İşadamlarıyla konuşursanız hepsinin dile getirdiği bir konudur bu ve bu yarayı sarmak lazım."

Elektronik ortamda dava dosyalanması uygulamasının 2011'de başladığını ve bu konuda çok olumlu gelişmeler yaşandığını da kaydeden Nolan, sistemi kuranlar ve bu konudaki çalışanları kutlamak istediğini söyledi.

Nolan daha sonra sözü, bu konuda bilgi vermek üzere Yüksek Mahkeme Başmukayyidi Neşe Başkan'a verdi.

NEŞE BAŞKAN

Yüksek Mahkeme Başmukayyidi Neşe Başkan da yaptığı konuşmada, elektronik ortamda dava dosyalanmasın sisteminin çok iyi çalıştığını, 7 gün 24 saat dava dosyalama imkanı olması nedeniyle avukatların ilgisinin oldukça yüksek olduğunu, bunun da başvurulardaki tıkanmayı bir ölçüde rahatlattığını söyledi.

Bunun gurur verici bir gelişme olduğunun altını çizen Neşe Başkan,  "Bu uygulamayı diğer kazalara da yaygınlaştırarak daha da yaygınlaştırılmasını sağlayacağız. Böylelikle mukayyitlerdeki yığılmaların ve beklemelerin önüne bu şekilde geçeceğimizi düşünmekteyiz" dedi.

 (HAS/KAR/HÖ) FOTOĞRAFLI

 
17 Eylül 2012 Pazartesi 16:06
Okunma: 466
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)