Ana Sayfa » Kıbrıs » Yeni Yıl Resepsiyonu

Yeni Yıl Resepsiyonu

Eroğlu: "Medya Çağdaş Demokrasilerin Vazgeçilmezi" "Biz; Eşitlik, Egemenlik, Kendi Kendimizi Yönetme Hakkımız, İki Bölgelilik, Mülkiyet, Toprak, Vatandaşlık Konularının Var Olan Gerçekler Temelinde Ele Alınması, Anavatan Türkiye'nin Etkin Ve Fiili Garantisinin Devamı, Yapılacak Antlaşmanın Avrupa Birliği'nin Birincil Hukuku Olması Temel Prensiplerine Sahibiz"

 
 
Yeni Yıl Resepsiyonu
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs müzakerelerinde, asıl ve samimi düşüncelerinin, "son oyunun" başarıyla tamamlanması ve işin uluslararası konferansa götürülerek halledilmesi olduğunu vurgulayarak, "Eğer Rum tarafı samimi ise biz varız" dedi. Cumhurbaşkanı Eroğlu, bu akşam, Lefkoşa Merit Otel'de basına yeni yıl resepsiyonu verdi.  

Cumhurbaşkanı resepsiyonda yaptığı konuşmada, Kıbrıs konusundaki son gelişmeleri anlattı, kendisine yönelik bazı eleştirileri yanıtladı.

Medyanın rolü ve önemini iyi algıladıklarını ve gazetecilerin yaptığı görevleri takdir  ettiklerini ifade eden Eroğlu, halkı gelişmelerle ilgili olarak bilgilendirmek ve yorum yapmanın kolay olmadığını, medyanın çağdaş demokrasilerin vazgeçilmezi olduğunu söyledi.

"MEDYA ZAMAN ZAMAN KENDİSİNİ GÖZDEN GEÇİRMELİ"

Cumhurbaşkanı şöyle dedi:

"Özgür medya sayesinde demokratik ortam gelişir, demokratik ortamın gelişmesi, konuların irdelenmesi ve tartışılması sonucu ise daha iyi, daha güzel bulunabilir.

Ancak böylesine önemli olan medya alanında faaliyet göstermek ulvi bir görev olduğu kadar sorumluluk da ister.

Medya, zaman zaman kendisini de gözden geçirmeli ve nasıl ülke için daha güzelin arayışının temel unsuru medya ise medyanın daha güzele ulaşmasının temel araştırıcısı gazetelerimiz, radyo -televizyonlarımız ve onlara eklenmekte olan internet sayfalarımız olmalıdır."

Cumhurbaşkanlığı olarak kapılarının her zaman medyaya açık olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Eroğlu, özellikle görüşme süreci ile ilgili olarak düzenli basına açıklamalar yaptıklarına dikkat çekmek istediğini, çünkü bazı arkadaşların kendilerine soru yöneltemediklerinden yakındıklarını az da olsa zaman zaman gazetelerden okuduğunu söyledi.

Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas ile her buluşmalarından sonra, Cumhurbaşkanlığı'nda BRT'den de canlı yayınlanan açıklamalar yaptığını ve varsa soruları yanıtladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, yurtdışında yapılan görüşmeler veya yurt dışındaki temasları sonrasında da muhakkak Ercan Devlet Havalimanı'nda açıklamalarda bulunup soruları yanıtladığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı, ayrıca zaman zaman basınla gruplar halinde de bir araya geldiğini kaydetti.

Eroğlu, "Dolayısıyla bana soru yöneltmek isteyenlerin bunu başaramaması diye bir durum söz konusu olamaz" dedi.

KIBRIS KONUSU

Konuşmasında Kıbrıs konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs konusundaki görüş ve çabalarını detaya girmeden ve uzatmadan özetlemek istediğini belirterek, şöyle devam etti:

"Benim görev sürem başlayalı yaklaşık 20 ay oldu. İlk günden beri yapıcı olma, bir an önce Kıbrıs konusunu bir barış antlaşması ile noktalama gayreti içinde oldum.

Geçen süre sonunda şimdi bir son oyuna, yani 'end game'e' gidiş söz konusu.

Bizim asıl ve samimi düşüncemiz, bu son oyunun başarıyla tamamlanması ve işin uluslararası konferansa götürülerek halledilmesidir. Eğer Rum tarafı samimi ise biz varız.

Görüşlerimiz ortadadır. Biz; eşitlik, egemenlik, kendi kendimizi yönetme hakkımız, iki bölgelilik, mülkiyet, toprak, vatandaşlık konularının var olan gerçekler temelinde ele alınması, Anavatan Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin devamı, yapılacak antlaşmanın Avrupa Birliği'nin Birincil Hukuku olması temel prensiplerine sahibiz ve bunların hiç birinin Rum halkına bir zarar vermeyeceği görüşünden hareketle kalıcı, yaşabilir bir antlaşma isteniyorsa mutlaka gözetilmesini gerektiğini savunuyoruz.

Bizim temel olarak üzerinde durduğumuz Kıbrıs Türk halkının belirsizlikten kurtulması, artık çözümsüzlüğün  faturasının bize çıkarılmamasıdır.

Ve eminiz ki bu görüşlerimiz halkımızın çok geniş bir kesimi tarafından paylaşılmaktadır.

Dileriz 2012 Barış Yılı olur..."

"ULUSAL BİR MESELE"

Kıbrıs konusunun tarihsel kapsamı bakımından ulusal bir mesele olduğunu, Anavatan Türkiye, hükümet, tüm partiler, Meclis ile birlikte ele alındığını kaydeden Cumhurbaşkanı, oluşturulan Danışma Konseyi ve Halk Konseyi'nin gayet verimli olduğunu ve sürekli devrede bulunduğunu kaydetti.

Görüşmeci heyetin müzakere sürecinin başarılı bir şekilde götürülmesi için gayet başarılı bir şekilde fikirler ürettiğini ve zaman mevhumu olmaksızın çalıştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, ülkedeki ekonomik gelişme ve istikrarın sadece iç huzur bakımından değil, Kıbrıs konusu bağlamında da büyük önem taşıdığını vurguladı.

"ANAVATAN İLE YENİ VE ETKİN BİR EKONOMİK PROTOKOL GEREKLİ..."

Konuşmasında ekonomik konulara da değinen Cumhurbaşkanı, Türkiye ile yeni ve etkin bir ekonomik protokol yapılması gerektiğinin altını çizdi ve şöyle devam etti:

"Anavatan Türkiye yetkilileri, diğer uluslararası temaslarımızda da KKTC'nin ekonomik gelişmesi, bakanlıklar bünyesinde yaşanan sorunların giderilerek Kıbrıs Türk halkının yaşam ve aldığı hizmet kalitelerinin artırılması hep gündemimizdedir. Ama yetki iktidarlardadır.  Biz zaman zaman uyarımızı yapar, dikkatlerini çekmeye çalışırız.

Bilindiği üzere tüm dünyada ağır bir ekonomik bunalım var. Güney Kıbrıs'ta kamu giderlerinin azaltılması için çok acı reçeteler uygulamaya konulmuştur. Ancak çok şükür ki Anavatan Türkiye ekonomisi Dünya'nın ikinci en hızlı büyüyen ekonomisi olmuştur.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de son iki yılda yeniden büyümeye başlamıştır. Anavatan Türkiye, güçlü ekonomisi ile daha ileri gitmemiz için yanımızdadır. Anavatan Türkiye ile imzalanan ekonomik işbirliği protokolünün uygulanması ve 2012 yılı içinde yaşananlar da dikkate alınarak yeni ve etkin bir protokolün hazırlanması gerektiği Cumhurbaşkanlığımız tarafından her uygun platformda dile getirilmektedir."

"İÇ BARIŞ GÖZETİLEREK AMA KARARLILIKLA REFORM..."

Cumhurbaşkanı, iç barış gözetilerek, ilgili kesimlerle diyalog ihmal edilmeden ama kararlılıkla ve gecikmeden reformcu bir yaklaşımla doğu adımların atılmasının, gelecek adına kaçınılmaz olduğunu ve konuya partiler üstü bir anlayışla yaklaşılması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı şöyle devam etti:

"Anavatan Türkiye'den su ve elektrik enerjisi getirilmesi için sürekli devredeyiz.

Turizmin geliştirilmesi, yatak kapasitesi ve turist sayımızın artması, üniversitelerimizin daha da gelişmesi ve öğrenci sayısının yükselmesi hep gündemimizdedir.

En önemli yönümüz olan yetişmiş insan gücümüzün daha ileri noktalara ulaşması için yurt dışına giden öğrencilerimizin durumu, özellikle Anavatan Türkiye'nin önde gelen üniversitelerine GCE sınavlarına göre öğrencilerimizin gidebilmesi tarafımızdan da takip edilmektedir.

Bakanlar Kurulu'ndan geçerek Meclis'e sevkedilen Askerlik Yasası değişikliği  Cumhurbaşkanlığı'nda yapılan toplantıda en üst seviyede ele alınmış ve desteklenmiştir.

Polisimizin sivile bağlanması konusu bizim de gündemimizdedir ve Anavatan Türkiye yetkilileri ile en üst seviyede ele alınmıştır. Cumhurbaşkanlığı olarak ülkemizin yararına olacak, herkesin mümkün olan en üst seviyede içine sinecek bir sonuca ulaşılması için konuya özel bir önem veremeye devam edeceğiz.

Vatandaşlık,muhaceret, ülkemizdeki iş gücü konularında var olan tartışmaların artık geride kalması gerektiğinin altını çizerken, bu konunun  da partiler üstü bir anlayışla ele alınması gerektiğini vurgulamakta büyük fayda görüyoruz.

UYUŞTURUCU VE TRAFİK...

Uyuşturucu ve trafik, ülkemiz için çok önemli sorunlar haline gelmiştir. Cumhurbaşkanlığı olarak tüm halkımızın dikkatini bu konuya çekerken herkesi bu iki konuyla ilgili mücadele verenlere azami destek vermeye davet ediyoruz."

"BİR AN ÖNCE ANAYASAL DEĞİŞİKLİK VE REFERANDUM"

Cumhurbaşkanı, Anayasal değişiklikler yapılması zamanının gelip geçtiğini, daha fazla gecikilmeden, Meclisin görevi olan bu konunun tüm kesimler ve üniversitelerle diyalog içinde halledilmesi ve uygun bir zamanda referanduma başvurulması gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı şöyle devam etti:

"Başlatılan çalışmalar tamamlanmalı ve Meclis iç tüzüğümüz süratle ele alınarak daha çağdaş bir hale getirilmelidir.

Halkımızın gündeminde olan ve çok geniş bir kesimi belirli bir beklenti içine sokan kamuoyunda faiz yasası olarak bilinen yasa, bir an önce gereken tüm çalışmalar titizlikle yapılarak bir neticeye bağlanmalıdır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için hem sosyal hem de ekonomik olarak da büyük önem taşıyan imar yasaları daha fazla gecikilmeden gündeme gelmeli, bu alandaki tartışmalar ve beklentiler de bir neticeye kavuşturulmalıdır.

Turistlerin ve yurdunu seven herkesin en fazla şikayet ettikleri konu olan çevre temizliği konusunda herkes elini taşın altına koymalı, KKTC'yi içine düştüğü üzücü durumdan kurtarmalıyız.

Cumhurbaşkanlığı olarak Anayasal sorumluluklarımız çerçevesinde, ülkemizin yararı için Cumhuriyet Meclisi'nde yapılan çalışmalarla konuşmaları, hükümet icraatlarını, iktidarla muhalefetin söyledikleri ile yaptıklarını mümkün olduğunca yakından takip etmeye çalışıyoruz.

Cumhurbaşkanı'nın görev ve sorumluluklarının nereden başlayıp nerede bittiğinin idraki içinde kişiler veya partilerle hiçbir alıp veremediğimiz yoktur.

Çok değerli halkımız, insanımız, devletimiz ve vatanımız için doğrular ne ise onları yapmaya,söylemeye,uyarmaya çalışıyoruz.

Bunu yaparken bireysel düşünce ortaya koymak yerine halkımın nabzına dikkat ediyor.

Cumhurbaşkanlığı'ndaki  ekibimizden yararlanıyorum. Hükümetin de, muhalefetin de başarılı olmasını istiyorum. Bunda bir çelişki de yoktur, çünkü bana göre iyi bir muhalefet daha iyi bir hükümet getirir, bundan da ülke ve halkımız kazançlı çıkar. Bu devlet, bu ülke hepimizindir. Dava ortak davamızdır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bizim için yaşamsal öneme sahip ortak bağımız, bileşkemizdir. Bu olguya gereken önemi mutlaka vermeliyiz.

Dünyamız ve bölgemizdeki gelişmeler çok ilginç boyutlara ulaşmıştır. Rum tarafının yaptıkları ortadadır.Bu süreçten güven içinde geçebilmek ve güzel yarınlara ulaşabilmek için Anavatan Türkiye ile kardeşçe, el - ele, gönül - gönüle karşılıklı saygı ve sevgi çerçevesinde ilişkilerimizi geliştirmeliyiz.

Birlik ve beraberliğimizi muhakkak korumalı, tüm tartışmaların ana hedefini bireysel veya zümresel çıkarlar değil toplumsal menfaatler olarak koymalıyız.

Özetle dile getirdiğim tüm bu konularda medyamızın takdirlerini bekliyor, yeni yılın adamıza bir antlaşma, herkese sağlık ve mutluluk getirmesini, insanlığa, milletimize, devletimize, halkımıza hayırlı olmasını dilerim..."

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın başlattığı Kıbrıs müzakerelerinden geri adım atmadığını, bilakis hiçbir başlığın bağlanmadığı bir dönemde Cumhurbaşkanlığı'nı devraldığını, önerileri sunanın kendisi olduğunu, bir çok konuda ilerleme sağlandığını vurguladı.  

Cumhurbaşkanı  Eroğlu, bu akşam gazetecilere verdiği resepsiyonda, kendisine bazı çevreler tarafından yöneltilen eleştirileri de yanıtladı.

Eroğlu, "Birbirimizi suçlama merakı bizde vardır" diyerek, Kıbrıs Türk tarafı olarak müzakere masasında öneri sunan, BM Genel Sekreteri'nin takdirlerini alan bir müzakere süreci götürdüklerini, daha geçtiğimiz gün BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer'ın kendisine, "Çok önemli öneriler masaya koydunuz, bu önerilere mutlaka yanıt verilmesi gerekir" dediğini anlattı.

Bunlara karşılık "maalesef" bazı çevrelerde, "Eroğlu çözüm istemez. Onunla müzakere masasında sonuç almak mümkün değildir" şeklinde söylemler olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı, "Eğer Rum tarafının istediklerini versem yarın imza töreni yaparız. Ama her şeyden önce Rumların ne istediklerini bilmek gerekir" dedi.

Cumhurbaşkanı, önümüzdeki günlerde müzakerelerde yapacakları toplantılarda, bu konuları açık şekilde ortaya koyacağını, soru sorup yanıt isteyeceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Eroğlu, çünkü, Rum lider Dimitris Hristofyas'ın anlaşma niyeti bulunmadığını, bunu gözüne bakarak görebildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı, Hristofyas'ın KKTC basını ile mülakat yaptığı zaman suçlayacağı tek kişinin kendisi olduğunu vurgulayarak, geçtiğimiz gün ona, "Eğer ben de Rum gazeteleriyle mülakat yaparsam seni suçlayacağım. Bu doğaldır, ancak gerçekler böyle değildir. Senin istediğin halkıma kendini barış isteyen bir lider olarak göstermektir ve 'barışın önünde engel Eroğlu' demektir" dediğini anlattı.

Görevi devraldıktan sonra ekibiyle birlikte hep öneri veren taraf olduğunu, Meclis'e her zaman bilgi verdiğini, siyasi partilerle toplantılar yaptıklarını, her bilgiyi onlarla paylaştıklarını ifade eden Eroğlu, Cumhurbaşkanlığı'nda özel bir oda tahsis ettiklerini, buraya tutanakları koyduklarını ve isteyen milletvekillerinin veya Meclis'teki siyasi partilerin milletvekili olmayan temsilcilerinin bu tutanakları okumasına fırsat verdiklerini vurguladı.

"RUMLARIN 'ÇOK BEKLENTİLERİNİ' VERSEM NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ ALIRIM"

Eroğlu şöyle devam etti:

"İki kişi geldi şimdiye kadar. Birisi UBP'den, biris de DP'den. Birisi iki defa geldi, diğeri de galiba bir defa, sayısını tam bilmiyorum. Ama iki kişi geldi. Dolayısıyla siyasi partilerden ve Meclis'ten gizlediğim bir şey yok. BKP, İzzet İzcan'ın partisi benden görüşme istedi, Kıbrıs müzakereleriyle ilgili bilgi almak istedi. Bir buçuk saat bilgi verdim. Bazı sendikalar da bilgi istedi. Onlara da bilgi vereceğim. Çünkü halktan gizleyeceğim bir şey yok. Rum'un da ne istediğini vatandaş bilmeli. Annan Planı'na hayır diyen bir zihniyetin, Annan Planı'ndan çok daha fazla şeyler beklentisinde olduğunu lütfen düşününüz. O çok beklentileri versem, dünyanın bir numaralı barış yanlısı olurum. Belki de Nobel Barış ödülü alırım. Benim Nobel Barış Ödülü'ne ihtiyacım yok. Benim asli görevim, Kıbrıs Türk halkını memnun edecek bir anlaşmaya ulaşmaktır."

Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türk halkının 1960 Cumhuriyeti'nde yaşadığı travmayı bir kez daha yaşamaması için, geçmişten de dersler çıkararak, bugünkü gerçekleri de dikkate alarak bir anlaşma arayışında olduğunu vurguladı.

Hristofyas'a, "Eğer bir ortaklık kuracaksak, bu ortaklık her iki halkın da kabul edeceği bir ortaklık olmalı" dediğini anlatan Cumhurbaşkanı, şöyle devam etti:

"Senin istediklerini Kıbrıs Türk halkının onaylaması mümkün değildir. Ha iş ola bir anlaşma istiyorsan ve referandumda reddedilmesini istiyorsan o başka mesele... Ben sayın Talat'ın başlattığı müzakerelerden geri adım atmadım.

Bilakis, hiçbir başlığın bağlanmadığı dönemde Cumhurbaşkanlığı görevini aldım. Yönetim ve Güç Paylaşımı duruyordu, AB duruyordu, Ekonomi duruyordu, Mülkiyet'i bir gün görüştüler geri döndüler, Toprağı hiç görüşmediler, Garantileri hiç konuşmadılar.

Fırsatı bulmuşken söyleyeyim... Yönetim ve Güç Paylaşımı'nda bir çok ilerleme yaptık. İç Güvenlik konusunu bağladık. Uluslararası anlaşmalar bağlanmamıştı, 4 Ocak paketindeydi, onu bağlamaya çalışıyoruz. Diğer konularda bir çok ilerlemeler yaptık. Ekonomiyi bitirdik. Mülkiyette 50 sayfalık bir öneri yaptık ki takdir toplayan bir öneridir. Kriterleri ortaya koyduk.

'Eroğlu toprağı görüşmekten kaçıyor' diyorlar. Rumların toprak konusunda istediği harita ve rakamlardır. 'Mülkiyeti görüşmek için ne kadar toprak alacağımı bilmem lazım' diyor."

Rumların 100 bin kişiyi yerleştirecek toprak, ayrıca geriye kalan 65 bin göçmenin de toprağına dönmek isterse dönebilmesini talep ettiğini anlatan Cumhurbaşkanı, "Biz nerede yaşayacağız" diye sorduğunda, "Türkiye'den gelenleri atarsınız" yanıtını aldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı, bir vatandaşı sınırdışı etmenin hangi ülkede bulunduğunu sorarak, Avustralya'da vatandaş olan akrabaları bulunduğunu anlatıp Avustralyalı diplomat Downer'a, "Onları atabilir misiniz?" diye sorduğunu onun da "ne münasebet" dediğini bildirdi.

Eroğlu, müzakere masasında "Birbirimizi suçlamayalım" düşüncesiyle haraket ettiğini ancak Rum liderin gerek Yenidüzen gazetesindeki mülakatta, gerekse televizyondaki mülakatında kendisini suçladığı için, bu geceyi fırsat bilerek bunları halkına anlatmak istediğini söyledi.

Eroğlu, 4 Ocak 2010 paketini 3 defa Hristofyas'a sorduğunu ve "Kabul etmiyorum" yanıtını aldığını belirtti.

Hristofyas'ın, "Biz Talat ile konuştuk ve içinden çapraz oy gibi bazı başlıkları aldık" dediğini anlatan Cumhurbaşkanı Eroğlu, bunun da Hristofyas'ın önerisi olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı, bu paketten sadece çapraz oyun alındığını, bu konuyu o müzakerelerde bulunan Talat ile de görüştüğünü ve "Bunu nasıl kabul ettiniz?" diye sorduğunu kaydetti.

Çapraz oy konusunda iki öneri sunduklarını ve birinci seçimde her halkın kendi liderini seçmesini ve ikinci seçimde ise çapraz oyu halka sormayı önerdiğini anlatan Eroğlu, Hristofyas'ın, "Her iki halk da bunu reddeder" dediğini anlattı.

Cumhurbaşkanı, ikinci önerilerinde ise ilk seçimde liderleri halkın seçmesini, ikincisinde ise senatonun karar vermesini önerdiklerini, Hristofyas'ın bunu da kabul etmediğini söyledi. Cumhurbaşkanı, bu konuda geri adım atmadığını bilakis öneri sunduğunu vurguladı.

Çapraz oyu kabul etse Rum tarafının da öneri sunmayacağını anlatan Eroğlu, onların da öneri yaptığını belirtti.

Cumhurbaşkanı, bunları aktarmaktaki amacının, gerçekleri ortaya koymak olduğunu, anlaşma için umudunu yitirmediğini, hamle yapan tarafın kendileri olduğunu söyledi.

"Eroğlu Hristofyas'ı zorlamalıdır" çağrılarına da yanıt veren Eroğlu, zorlamanın taviz vererek olabileceğini söyledi. Eroğlu, gizliliğe riayeti Rumlar bozduğuna göre, kendisinin de bunları basınla paylaşabileceğini de ifade etti.
 
21 Aralık 2011 Çarşamba 00:37
Okunma: 495
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)