Ana Sayfa » Kıbrıs » Yeşilırmak Direnişi'nin Yıldönümü...

Yeşilırmak Direnişi'nin Yıldönümü...

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Yeşiırmak'tan Doğal Gaz Konusunda Sert Uyarılarda Bulundu.

 
 
Yeşilırmak Direnişi'nin Yıldönümü...

"TÜRK TARAFI EŞDEĞERDE ADIMLARI ATMAKTAN ÇEKİNMEYECEK"

"KRİZDEN, SORUNLARI TIRMANDIRMAKTAN MEDET UMANLAR HÜSRANA UĞRAYACAKLAR"

Yeşilırmak, 5 Eylül 11 (T.A.K.): Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, petrol ve doğal gaz konusunda Rum tarafının tutumunun endişe verici olduğunu,   gerek Türkiye gerekse KKTC'nin bu konuyu çok yakından takip ederek kararlı bir duruş sergilediğine işaret ederek Rum Yönetimi'ni bir kez daha uyardı.

"Hem adanın geleceğini birlikte belirlemek için müzakere edeceğiz, hem de ortak olduğu kabul edilen bu geleceği şimdiden Rum tarafı tek taraflı olarak belirlemeye kalkışacak. Bu ne yasal, ne adil, ne de meşrudur" diyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Bizim bu konuda söylediğimiz çok nettir. Kıbrıs Türk tarafı bu gelişmeler karşısında oturup izleyen durumunda olmayacak. Eşdeğerde adımları atmaktan çekinmeyecek. Bundan daha doğal bir şey de olamaz" dedi.

Eroğlu, "Rum tarafının bu devleti gasp etmiş olması, bu devletin tüm olanaklarını Kıbrıs Türk halkı ve Türkiye aleyhine kullanabileceği ve bizim hiçbir şey yapmadan oturup bunu izleyeceğimiz anlamına gelmez. Rum tarafının bunu yapmasına izin verenler bunun  48 yıldır barışa hizmet etmediğini iyice anlamalı ve gereğini yerine getirmelidirler. Krizden, sorunları tırmandırmaktan medet umanlar, bilmelidirler ki hüsrana uğrayacaklardır" uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu bu yöndeki açıklamasını Yeşilırmak Direnişi'nin 37'inci yıldönümü nedeniyle düzenlenen törende yaptı.

Cumhurbaşkanı  Derviş Eroğlu, konuşmasının başında Yeşilırmak ve bölge halkını kutlayarak, şehitleri rahmet ve minnet, gazileri de  şükranla andı.

Yeşiırmak'ın Kuzey'deki özgür Türk topraklara katılmasını sağlayan dönemin Türkiye Başbakanı Bülent Ecevit'i de rahmet ve minnetle yad eden Eroğlu, yine o dönemde Kıbrıs Türk Yönetimi'nin başında olan ve Yeşilırmak'ın çizilen coğrafyaya katılımı için gayret gösteren  Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a da bir an önce sağlığına kavuşması için acil şifalar diledi.

Kıbrıs Türk halkının,  Anavatan Türkiye'nin desteği ile büyük bir varoluş ve özgürlük mücadelesi verdikten sonra bugünkü noktaya geldiğini, bu mücadelenin kahramanlıklar ve destanlarla dolu olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Eroğlu, şunları söyledi:

"Kıbrıs Türk halkı istedi, örgütlendi, birlik ve beraberlik içinde davrandı, Anavatan'ı Türkiye ile bütünleşti ve önce özgürlük mücadelesini kazandı, ardından da devletini kurdu. 1974 Barış Harekatı sürecini hatırlayanlar Kuzey'de oluşan coğrafyada toplanabilmek için insanımızın ne denli özverili davrandığını, nasıl bir direniş ve mücadele gösterdiğini iyi bilirler. Bu bağlamda Yeşilırmak'ın özgür topraklara katılmasının da ayrı bir yeri ve önemi vardır."

Lefke'nin özgür bölgelere katılmasının ardından Yeşilırmak'ın bir süre daha özgür toprakların dışında kaldığını. ama Yeşilırmak halkının özgür Kuzey Kıbrıs toprakları içinde yer almakta kararlı durarak güzel bir mücadele sonunda 5 Eylül sabahı 20 Temmuz güneşinin aydınlığına kavuştuğunu  anlatan Eroğlu,  "Hiç bir endişeniz olmasın; bu aydınlık, bu özgürlük sonsuza dek devam edecek.Yeter ki birlik beraberliğimizi bozmayalım, Anavatan Türkiye ile birlikte kardeşçe duygularla yolumuzda ilerleyelim" dedi.

APLIÇ  KAPISI

Geçen yıl 14 Ekim'de Rum Yönetimi Lideri Hristofyas ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer'le birlikte Yeşilırmak kapısının açılışını yaptıklarını da anımsatan Cumhurbaşkanı Eroğlu, bu konuda şunları dile getirdi:

"O gün de Yeşilırmak kapısının açılmasının 2003 yılından bu yana bizim gündemimizde olduğuna dikkat çekmiş ve buna paralel olarak  Aplıç kapısının açılması ile Pile-Yiğitler yolunun yapılmasının zamanının geldiğinin altını çizmiştim.

Maalesef bu konularda bir ilerleme olmadı. Lefke Aplıç kapısının açılmasını yine benim önerimle kurulmuş olan Sınır Kapıları Komitesi'nde gündeme getirdim ve ısrarcı oldum. Ancak bu talebimiz karşısında Rum tarafının bir karşılık, bir bedel almaya çalıştığını gördük. Bu kapının açılması için, son derece karmaşık sorunların çözülmesini gerektiren bir başka geçiş noktasının talep edildiğini gördük.

Oysa Aplıç kapısı sadece Kıbrıs Türk halkının değil, aynı zamanda ve hatta bazı açılardan daha da fazla Kıbrıs Rum halkının yararına olacak bir kapıdır. Bu kapının açılmasıyla birlikte Güney Kıbrıs'ta bulunan 30 civarında köyün çok kısa yoldan denize ulaşması da sağlanmış olacaktır. Biz her iki halkın da yararına olacak olan bu öneriyi yaparken iyi niyetle hareket ediyoruz. Burada bir karşılık, bir bedel beklemek doğru bir yaklaşım değildir."

Aplıç kapısının kendi içinde bir uzlaşı olduğunu, her iki tarafın da bundan yarar elde edeceğini; üstelik Aplıç kapısının açılması için fazla bir masraf uzun bir yol ya da ciddi bir mayın temizleme işlemi gerekmediğini anlatan  Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Bu kapı neredeyse hazırdır ve irade varsa üç haftada açılması mümkündür. Bakınız burada bölgede yaşayan Rum ve Türkler ortak çağrı yapıyorlar, her iki lidere de bu yönde çağrı yapıyorlar. Rum tarafı 'biz bunun açılmasına karşı değiliz' demesine rağmen kapının açılmasına müsade etmiyor ve bir başka yerden karşılık almak istiyor. Bize göre bu doğru bir yaklaşım değildir.  Ama biz konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Kuzey Kıbrıs'ta kendi kendini idare eden bir Kıbrıs Türk Halkı bulunduğunu dışlamayan her tüRlü açılıma  hazır olduklarını kaydeden Eroğlu, "Güney Kıbrıs'taki son patlamadan sonra ortaya koyduğumuz üzere biz adada işbirliği yapan, adanın bölge ve dünya için örnek bir işbirliği ve barış alanı haline gelmesine yardımcı olacak her türlü girişimi desteklemeyi gelecek nesiller için yapmamız gereken bir ödev olarak biliriz. Ne var ki Güney Kıbrıs'taki dostlarımız bizimle aynı paralelde değiller" dedi.

PETROL VE DOĞAL GAZ KONUSUNDA UYARI

Petrol ve doğal gaz konusunda Rum tarafının tutumunun endişe verici olduğunu,   gerek Türkiye, gerekse KKTC'nin bu konuyu çok yakından takip ederek kararlı bir duruş sergilediklerini de vurgulayan Eroğlu, şunları söyledi:

"Bizim bu konudaki itirazımız çok açıktır. Kıbrıs'ta bulunacak çözümün iki ayrı ve eş zamanlı referanduma sunulacak olması, bu adanın geleceği bakımından sadece Kıbrıslı Rumların iradesinin yeterli olmadığını, bizim irademizin gerekli olduğunu göstermektedir.

Bu nedenle adanın geleceğini bu kadar yakından ilgilendiren bu türden daimi statüyü etkileyebilecek bir konuda, yani petrol ve gaz konusunda bugün sadece Kıbrıs Rumlarının iradesiyle hareket edilmesi kadar büyük bir hata olamaz. Deniz yetki alanları konusunda üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmalar sayesinde Kıbrıslı Türklerin iradesi görmezden gelindiği gibi, adanın geleceği sadece Kıbrıslı Rumların iradesiyle tahakküm altına konulmuş olmaktadır.

Burada yapılan ve egemenlikle doğrudan ilgili olan bu antlaşmalar adanın geleceğine dair daimi durum ortaya çıkarabilecek niteliktedir, bunları Kıbrıslı Türklerin iradesine rağmen yapmaya kalkışmak kabul edilmezdir.

Hem adanın geleceğini birlikte belirlemek için müzakere edeceğiz, hem de ortak olduğu kabul edilen bu geleceği şimdiden Rum tarafı tek taraflı olarak belirlemeye kalkışacak... Bu ne yasal, ne adil, ne de meşrudur."

Türkiye'nin de, doğu Akdeniz'in kuzeyindeki en büyük sahile ve bu coğrafyadaki en uzun kıyılara sahip devlet olarak çok meşru ve uluslararası hukuk kurallarına dayanan haklara sahip olduğuna dikkat çeken Eroğlu, üstelik burada Türkiye'nin hak ve çıkarlarının yanında Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarlarının da sözkonusu olduğunu yineledi.

Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanları açısından uluslararası hukuk kurallarının, buranın "yarı-kapalı" bir deniz olduğunu, böyle bir durum söz konusu olduğunda ise bu alanların tüm ilgili devletlerin rızası alınarak farklı şekilde paylaşılması gerektiğini söylemekte olduğunu anlatan Eroğlu, üstelik bu coğrafyada tanıma/tanımama ve egemenlik tartışmalarının halen devam ettiğini söyledi.

Müzakere sürecinde üzerinde yakınlaşma sağlanan sınırlı sayıda unsurdan biri doğal zenginliklerin federal hükümet yetkisinde olacağı yönünde olduğunu anımsatan Eroğlu "Doğal zenginlikler kurucu devletlerden sadece birine ait olmayacak. Rum tarafı bir yandan bu konuda bizimle müzakere masasında anlaşıyor, diğer yandansa bu zenginliklerin geleceğini, yeni ortaklığın olası egemenliğini şimdiden tahakküm altına koyacak nitelikte antlaşmalar yapabileceğini iddia ediyor" dedi.

"Ben iyi niyet ortaya koyarak Rum tarafına bir çağrı yaptım. 'Eğer BM Genel Sekreteri'ne verdiğimiz sözlerde ciddiysek, bunun gereği olarak müzakere sürecine şans vermek istiyorsak, gelin bu petrol ve gaz arama çalışmalarını erteleyin dedim' " diyen Eroğlu, bu konuda Rum tarafından olumlu bir yanıt aldığını söyleyemeyeceğini kaydetti.

HÜSRANA UĞRAYACAKLAR

Cumhurbaşkanı Eroğlu, petrol ve doğal gaz konusunda şu uyarılarda bulundu:

"Bizim bu konuda söylediğimiz çok nettir. Kıbrıs Türk tarafı bu gelişmeler karşısında oturup izleyen durumunda olmayacak. Eş değerde adımları atmaktan çekinmeyecek. Bundan daha doğal bir şey de olamaz. Rum tarafının bu devleti gasp etmiş olması, bu devletin tüm olanaklarını Kıbrıs Türk halkı ve Türkiye aleyhine kullanabileceği ve bizim hiçbir şey yapmadan oturup bunu izleyeceğimiz anlamına gelmez. Rum tarafının bunu yapmasına izin verenler bunun  48 yıldır barışa hizmet etmediğini iyice anlamalı ve gereğini yerine getirmelidirler.Krizden, sorunları tırmandırmaktan medet umanlar bilmelidirler ki hüsrana uğrayacaklardır. Aradıklarını bulamayacaklardır. Biz bu türden oyunlara gelecek değiliz, ancak haklarımızı koruyacak adımları atmaktan kaçınmayacağız."

GÖRÜŞME SÜRECİ

Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'la görüşmelerinin devam ettiğini, gizlilik ilkesi olduğu için görüşmelerle ilgili ayrıntılara girmek istemediğini de ifade eden Eroğlu, "Sadece şunu söyleyeyim. Rum tarafının artık gereken esnekliği göstermesi gerektiğini, anlaması şarttır. Aksi halde bu süreç bir yere gitmez" dedi.

Türk tarafının sabırla, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban ki Moon'a verdiği sözler doğrultusunda çalışmaya, öneriler koymaya, makul açılımlar yapmaya devam etiğini belirten Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Değerli Kıbrıs Türk halkı, sevgili Yeşilırmaklılar; sizden aldığımız güç ve sizin ne istediğinizi bildiğimizden dolayı iki kesimlilikten, Kıbrıs Türk halkının kendi bölgesinde gerek nüfus gerekse mülkiyet olarak sarih çoğunluğu mutlaka elinde bulundurması olgusundan, Anavatan Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin devamından ve Kıbrıs Türk halkının kendi kendini idare etmesinden taviz vermeyeceğimizin, bunların hiç birinin Rum halkının haklarına bir saldırı niteliğinde olmadığının altını çiziyoruz.     Umarız çok geç olmadan doğru yola gelirler ve bu yılın sonunda önce bir antlaşma imzalayarak referanduma sunma noktasına geliriz" şeklinde konuştu.

EKONOMİK GELİŞMELER

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ekonomik gelişmesinin, Kıbrıs Türk halkının refah seviyesinin yükselmesinin en az Rum tarafı kadar, hatta ondan daha da yukarıda bir gelişmişlik düzeyine erişmesine öteden beri son derece önem veren bir kişi olduğunu anlatan Eroğlu, ülkenin her tarafının yatırımlardan nasibini almasını; yol, su,  elektrik, telefon gibi yatırımlar için gerekli olan alt yapıların ülkenin her tarafına bir an önce ulaşmasını hep istediğini ve bunun için hep çalıştığını vurguladı.

Eroğlu, "İnşallah 2014 yılında Anavatan Türkiye'den buraya deniz altından geçecek borularla su getirilmesini göreceğiz" dedi.

Turizmdeki yatak kapasitesinin 30 bine, öğrenci sayısının 60 bine ulaşmasıyla kişi başına düşen milli gelirin bu günden çok daha iyi olacağının  altını çizen Eroğlu, bunlara ek olarak alınması gereken diğer ekonomik önlemlerle de iç barış gözetilerek, diyalog içinde KKTC'yi parlak bir gelecek beklediğini söyledi.

Eroğlu, "Lefkoşa-Güzelyurt çift gidiş-dönüş yolu Lefke'ye kadar uzatılmalı; Yeşilırmak'ın canlanması için yeni projeler üzerinde çalışılmalı; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin en verimli bölgelerinden biri olan bu topraklara doğayı koruyarak turizm yatırımları da yapılabilmeli" diye ekledi.

(KAR/GÜR)

 
5 Eylül 2011 Pazartesi 21:39
Okunma: 369
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)