Ana Sayfa » Kıbrıs » Yorgancıoğlu "Erken Seçim" istedi

Yorgancıoğlu "Erken Seçim" istedi

KKTC’nin 2012 bütçesinin Cumhuriyet Meclisi’nde görüşülmeye başlanmasının ardından siyasilerle görüşebilmek adına bizlerin de oralara taşındığımızı geçtiğimiz hafta sizlere iletmiştik. Biz gazeteciler adına bu gibi ortamlar ilişkilerinizi geliştirmek adına bulunmaz bir fırsat.

 
 
Yorgancıoğlu
Bakanlıkların bütçelerinin ele alınıyor olmasından dolayı bakanlık bürokratlarını da oralarda bulmanız mümkün. Bu nedenle ilgilendiğiniz konularla doğrudan bilgi sahibi olmanız mümkün. Konuşuyorsunuz, tartışıyorsunuz ve kafanızdaki soruları onlara yönlendirip çoğu zaman “kayıt dışı” da olsa aldığınız bilgilerle kendinizi geliştirme fırsatı buluyorsunuz. Bunları da sizinle paylaştıktan sonra, hemen CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu ile gerçekleştirdiğimiz röportajımıza geçelim. Kendisi ile uzun zamandır bu röportajı yapmak istiyordum ancak bir türlü fırsat bulamamıştım. Uzun zamandır CTP’den bireysel de olsa bazı karşılıklı açıklamalar yapılması, birbirilerini cevaplamaları gibi birçok konu kamuoyuna yansıdı. Bu da doğal olarak insanların kafasında “CTP’de neler oluyor?” sorusunu getirdi. Bunun yanında Kıbrıs sorununda yaşanan son gelişmeler ile son zamanlarda siyasi partilerle ilgili kamuoyuna yansıyan anket sonuçlarını da Özkan Yorgancıoğlu’na sorma fırsatı bulduk. Kısacası birlikte ülke gündemini değerlendirdik.  



“2011 her açıdan yıkım yılı oldu”

HAVADİS: Bir yılı geride bırakıyoruz. Bizlere geride bırakmakta olduğumuz 2011 yılını değerlendirebilir misiniz? Sizin açınızdan nasıl geçti?

YORGANCIOĞLU: 2011, KKTC halkı açısından, ekonomik olarak, Kıbrıs sorununun ulaştığı sonuç olarak, yıkım yılı oldu. Hükümetin yasaları ayaklar altına alması açısından, adi suçların artması ve trafikte gelinen nokta açısından da yıkım yılı oldu. Alınan ekonomik tedbirlerin ülkeye yansıması açısından da, yıkım yılı oldu. Bunu artık yalnızca çalışan kesim değil, iş adamları da yüksek sesle dile getirir oldu. Görünen o ki, UBP Hükümeti, layıkıyla ülke halkını yönetemiyor. UBP’ye olan güvensizlik halk açısından hemen hemen hat safhada. UBP’nin kendi içinde yaşadığı sıkıntıların ülke yönetimine olan yansıması gözle görülecek boyutlara ulaştı. Bu nedenle artık halkın UBP Hükümeti’nden kurtulması kaçınılmazdır. Toplumsal tüm kesimlerin kendine özgü sorunları olduğu gerçekken, bugünlerde yapılması gereken esas olarak toplumsal tüm kesimlerin, ortak sorunlarını gündem yaparak UBP’ye karşı mücadele etmesidir.



HAVADİS: Sizce UBP içerisinde sorun var mıdır?

YORGANCIOĞLU: Siz de biliyorsunuz bunu. Sigortalar Değişiklik Yasa Tasarısı’nın komitede görüşülmesi sırasında yaşananlar bunu açıkça gösterdi. Komite üyelerinin tutumuna karşın UBP Meclis Grubu’nun farklı kararlar üretmesi bunun göstergesidir.



“UBP, toplumsal çatışma yaratıyor”

HAVADİS: Peki sizin için, toplumun mücadele etmesi gereken ortak payda nedir?

YORGANCIOĞLU: Birincisi Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetebilmesidir. İkincisi ise, kendi ekonomik ve sosyal projelerini, kendi üretimini hayata geçirmesi ve Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik olarak daha yoğun bir çabanın ortaya konmasıdır. UBP, bu sorunlara çözüm ürettiğini iddia eder ancak, toplumsal kesimleri, sorunun çözümüne ortak etmediği için bir toplumsal çatışma yaşanmaktadır. Ve “ben bilirim, ben yaparım” mantığından da vazgeçme niyeti olmadığını yaşananlardan görüyoruz. Sigortalar Değişiklik Yasa Tasarısı’nda yapılan tam da budur.



“2012 ortasında erken seçim kaçınılmaz”

HAVADİS: Tüm bu saptamalarınızdan sonra sizce 2012’de bir erken genel seçim olur mu?

YORGANCIOĞLU: Erken seçimi 2012 yılının ortalarına doğru beklemekteyim. Bu kaçınılmaz gibi görünüyor.



HAVADİS: Neden peki?

YORGANCIOĞLU: Bunu ekonominin giderek daralmasına, hazırlanan bütçede bazı bakanlıklar altında öngörülen ek personel ve sözleşmeli kadrolara ayrılan ödeneklere ve zaten 2011 yılında çalışanlara ödenmeyen veya ödenemeyen HP’nin, 2012 yılında da ödenmesinin mevcut kaynaklarla mümkün olamayacağı için ortaya çıkacak huzursuzluklara bakarak bunu görebiliyoruz. UBP’nin toplumu yönetirken kullandığı araçların, ekonomide uyguladığı partizanlığın toplumsal huzuru bozucu yönde etkileri olması dolayısıyla, 2012 yılında bir erken seçim olması güçlü bir ihtimaldir.



“CTP, iktidardaki yanlışlarının deneyim ve derslerini çıkardı”

HAVADİS: CTP olası böyle bir erken seçime hazır mıdır?

YORGANCIOĞLU: CTP böyle bir seçime tabii ki hazırdır. CTP geçmiş hükümet döneminde yaptığı iyi işler yanında yanlışlarının da deneyim ve derslerini çıkararak, önümüzdeki dönem iktidarına daha iyi hazırlanmaktadır.



HAVADİS: UBP iktidarda bu kadar olumsuz şeyler yaşarken, ana muhalefet olarak CTP anketlerde neden istenilen yükselişi gösteremedi?

YORGANCIOĞLU: UBP’nin çok büyük oranda oy kaybetmiş olmasına rağmen CTP’nin yerinde sayması bana göre avantajdır. Aradaki oranlardaki fark kapanmaya yakındır. Dolayısıyla böyle bir durumda partimizin ortaya koyacağı performansla erken seçimde birinci parti olarak çıkmasının çok mümkün olduğunu düşünürüm. Seçim ortamı olmadan yapılan kamuoyu araştırmalarında partimizin oy oranının ne olduğu, seçim sürecinde ortaya konulan çalışma yöntemleri, belirlenen adayların profili, çoğu seçim sonuçları partimizi olumlu noktalara taşıdı. Bu nedenle bugünkü oy oranıyla seçim sonuçlarını değerlendirmenin çok da doğru olmayacağını düşünüyorum.



“CTP’de farklı görüşler olabilir, doğaldır”

HAVADİS: CTP içerisinde sizce sıkıntı var mı?

YORGANCIOĞLU: Partimiz içinde bazı farklı görüşlerin olmasını çok doğal ve partimizin bir zenginliği olarak görüyorum. Partimizin bu farklı görüşlere saygılı davranması, kucaklayıcı olması durumunda bunun bir sıkıntı değil, zenginlik olacağına inanıyorum. Zaten bugün de parti yönetimimizin yaptığının bu olduğunu düşünüyorum. Bütün partililerimizin, Kıbrıs Türk halkının daha iyi bir ekonomik yaşam, daha kurumsallaşmış bir demokratikleşmiş bir sistem ve Kıbrıs sorununun federal bir yapıyla çözümlenmiş olacağı bir sonucun dışında herhangi bir mücadele nedeni olmadığını ve tüm partililerimizin bu amaca yönelik olarak çalıştıklarını biliyorum.



HAVADİS: Zaman zaman sizi Mehmet Ali Talat ile bağdaştırıyorlar. Bunu nasıl yorumlarsınız?

YORGANCIOĞLU: Benim, Özkan Yorgancıoğlu olarak kendi kişiliğim, karakterim, görüşlerim vardır. Bunların bazıları dostlarımla uyuşur, bazılarıyla uyuşmaz, bu doğaldır. Bu da benim kendi kişiliğimden kaynaklanır. Ben de başkan olarak kendim ve ekibimin tartışarak üreteceği politikaları partide yürütmek gibi bir görüşe ve politikaya sahibim.



“Çapraz oyun masadan çekilmesi sıkıntı yaratacak”

HAVADİS: Son dönemlerde Kıbrıs sorunu konusunda yürütülen görüşmelerde sıkıntı olduğu basına yansıyor. Downer’ın açıklamaları var. CTP olarak bu konularda sizin görüşünüz nedir?

YORGANCIOĞLU: Parti olarak Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun uzlaşılan konulara sadık kalması konusunda hem parti başkanlarıyla yaptığı toplantılarda, hem de ikili görüşmelerde görüşlerimizi ifade etmiştik. Ancak görünen odur ki özellikle çapraz oyun masadan çekilmesi Rum tarafına dönüşümlü başkanlıkla koşut olmamasına rağmen, Rum tarafına dönüşümlü başkanlığı masadan çekme cesaretini getirdi. Bu, tıkanıklığa giden ilk adım olmuştur. Her iki liderin genel sekreterin Cenevre’de kendilerine yüklediği görevi yerine getirmedikleri apaçık ortadadır.



“Eroğlu’nun ‘Talat’ın bıraktığı noktaya’ dönme zorunluluğu var”

Ancak Türk tarafının, mülkiyet ve çapraz oy konusunda geri adım atmış olması ve görüşmelerin çökmesi halinde uzlaşmaz taraf olarak Türk tarafının gösterileceğini, diplomatlarla yapılan görüşmelerden algılıyorum. Bu nedenle Sayın Eroğlu’nun, bir an önce seçildiğinde söylediği noktaya yani; “Talat’ın bıraktığı yerde olma” noktasına dönme zorunluluğu vardır. Mehmet Ali Talat ve ekibinin hazırladığı, Türkiye yetkililerinin de kabul ettiği 4 Ocak paketinin bütününe sahip çıktığını; bu paketin olduğu gibi masada olduğunu yeniden ilgili BM görevlilerine ifade etmesi gerekir. Görüşmelerin Türk tarafı suçlanmadan devam edebilecek bir noktaya gelmesi ancak bununla olur. Ve ocak ayına giderken anlamlı ilerleme sağlanması ve uluslararası konferansa gidilebilmesinin önünün açılması da bununla olur. Türk tarafı olarak bizlerin görevi, bunları sağlayıp Rum tarafının tepkilerini ölçmektir. Çünkü yeniden Türk tarafının uzlaşmaz taraf olarak işaret edilmesi halinde ülkemiz insanlarının dünyadan izole edileceği, ekonomik ilişkilerin gerileceği ve Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinin zayıflayacağı bir döneme gireceğiz. Kıbrıslı Türkleri böyle bir konuma düşürmeye kimsenin hakkı olmadığına inanıyorum.



HAVADİS: Rum Yönetimi’nin 2012’nin altıncı ayında AB Dönem Başkanlığı görevini alacak olması size süreci nasıl etkiler?

YORGANCIOĞLU: Görüşme sürecini olumsuz etkileyecek diye düşünüyorum. Bu nedenle de anlamlı ilerlemenin önemine işaret ediyorum. Uluslararası konferansın önünü açacak noktaya gelirsek bu riskler daha az olabilir.



“Askerlik Yasası yeni yıldan önce Meclis’e gelmeli”

HAVADİS: Son günlerde gündeme düşen bir Askerlik Yasa Tasarısı var. Özellikle yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türkler açısından büyük önem taşıyor. CTP’nin buna bakış açısı nedir?

YORGANCIOĞLU: Bunun ilk versiyonunu sunan biziz. Bugün yurt dışında yaşayan insanların çok daha iyi koşullarda ülkeyi ziyaretini sağlamak gerekiyor. Ancak UBP, muhalefetin, partimizin herhangi bir konuda yasa önerisi hazırlayıp sunacağı dönemlerde aynı konuyla ilgili yasa tasarısı hazırlayacağını söyleyerek muhalefetin Meclis’e sunduğu yasa önerilerini geciktirmeye çalışmaktadır.

Bu konu da böyle oldu ve kendileri yasa tasarısı hazırlayacaklarını söyleyerek gelen öneriyi görüşmeme eğilimine girdiler. Askerlik Yasa Tasarısı’nı yeni yıl öncesinde sunacaklarını söylemektedirler.

Eğer yeni yıl öncesinde Meclis’e herhangi bir öneri sunulmazsa, biz kendi sunduğumuz yasa önerimizi komitede ivedilikle ortaya koyacağız. Eğer yeni yıl öncesinde bir tasarı sunulursa da, iki önerinin komitede birleştirilmesi için gerekli katkıyı koyacağız.

Bugün kendi nüfusumuzdan fazla Kıbrıslı Türk’ün yurt dışında yaşadığını düşünürsek böylesine bir tasarının yasalaşması halinde yurt dışında yaşamak zorunda kalan vatandaşımızın ülkelerini ziyaret etme veya gelip yerleşme imkanı bulacaklarına inanıyorum.

havadis gazetesi

 
18 Aralık 2011 Pazar 13:12
Okunma: 602
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)