Ana Sayfa » Kıbrıs » Yurt Dışında Yaşayan Kıbrıslı Türkler'den "b Planı" Çağrısı...

Yurt Dışında Yaşayan Kıbrıslı Türkler'den "b Planı" Çağrısı...

Atca Bm Genel Sekreteri Ban'a Verilmek Üzere Bm Görevlisine Mektup Verdi.

 
 
Yurt Dışında Yaşayan Kıbrıslı Türkler'den

BAN'A SEMBOLİK KKTC KİMLİK KARTI HAZIRLANDI

Lefkoşa, 16 Nisan 12 (T.A.K.): Yurt Dışında Yaşayan Kıbrıslı Türkler Birliği (ATCA), 30 Haziran 2012'ye kadar Kıbrıs sorununa bir çözüm sağlanamaması halinde "yeni zemine geçmeyi ve KKTC'nin egemen varlığını kabul etmeyi" öngören B Planı'nın uygulanmasını istedi.

Yurt Dışında Yaşayan Kıbrıslı Türkler Birliği (Association of Turkish Cypriots Abroad - ATCA), Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği yetkilileri ve siyasi aktörlere hitaben yazdıkları "B Planı" çağrısını bugün Ledra Palace Sınır Kapısı'nda düzenlediği eylemde dile getirdi. Heyet daha sonra taleplerinin yer aldığı mektubu BM İyi Niyet Ofisi'ne iletilmek üzere BM Barış Gücü'ne sundu.

GENEL SEKRETER'E KKTC KİMLİK KARTI...

Genel Sekreter Ban Ki-Moon'a üzerinde resmi bulunan sembolik bir KKTC kimlik kartı da yollandı.

ATCA KKTC Temsilcisi Kerem Hasan burada yaptığı konuşmada dünya çapında 180'in üzerinde derneğin kendilerine destek verdiğini belirterek bu kuruluşlara teşekkür etti ve amaçlarının Kıbrıs Türk halkını sonuna kadar korumak olduğunu söyledi.

Kerem Hasan 1 Temmuz'a kadar Kıbrıs Sorununa çözüm bulunamaması halinde görüşmelerin ucu açık şekilde devamına karşı olduklarını ve KKTC üzerindeki izolasyona son verilmesini istediklerini söyledi.

KERİMGİL

ATCA Koordinatörü Hatice Kerimgil de, "tanınmanın" aslında Kıbrıslı Türklerin A Planı olduğunu bunun diğer devletler için bir B Planı olduğunu söyledi.

Kerimgil, tanınma talebinin Ban Ki-Moon'a iletilmesini ayrıca yabancı ülkelerin Kıbrıslı Türklere verdiği tüm sözleri tutmalarını istediklerini kaydetti.

MAGINNIS

Kıbrıslı Türkleri desteklemesiyle tanınan İngiliz Lord Ken Maginnis de diğer İngilizleri de bu konuda destek vermeye çağırmak için adada bulunduğunu belirterek, eylem yerine gelen BM temsilcisine KKTC'nin tanınması gerektiğini söyledi.

BM temsilcisine Kıbrıslı Türklerin çocuklarının yurtdışında eğitim hakları, uçuş ve ticaret yapma hakları bulunduğunu ve bunların üzerinde bir tecrit bulunduğunu anlatan Maginnis, kendisinin parlamentoda Kıbrıslı Türkleri destekleyen bir grubun başında olduğunu da söyledi.

Maginnis mektubun ve hazırlanan sembolik "Ban Ki Moon KKTC kimlik kartının" Genel Sekreter Ban'ın mutlaka eline ulaştırılmasını istedi.

Öte yandan Yurt dışında yaşayan ve kendilerini "Plan B Platformu-Global Action for Turkish Cypriots" olarak niteleyen bir başka Kıbrıslı Türk grubu da, "Rum tarafının uzlaşmazlığı yüzünden çıkmaza giren" Kıbrıs müzakerelerine desteklerini çekeceklerini duyurdu.

ATCA'NIN MEKTUBU

ATCA, "B Planı" çağrısını yinelediği mektupta, 30 Haziran'a kadar Kıbrıs sorununu çözüp, referanduma gidilmemesi halinde BM'nin yeni zemine geçip, KKTC'nin egemen varlığı ile Kıbrıs Türkü'nün self-determinasyon hakkını kabul etmesi ve izolasyonları hemen sona erdirmesini talep etti.

Mektupta, "Kıbrıslı Rumlar AB Dönem Başkanlığı'nı devralana kadar olan sürede görüşmelerden bir anlaşma çıkmazsa, BM'nin iki tarafı yeniden teşvik etmek üzere bir paradigma değişimine gitmesini, bu bağlamda da tüm seçeneklerin masaya konmasını talep ederiz. Bunlar, aşağıda sıralananlarla kısıtlı olmamakla birlikte: Kıbrıslı Türklerin üzerindeki tüm ekonomik, sosyal ve siyasi tecritlerin kaldırılması; KKTC'nin uluslararası konumunun yükseltilmesi ve Kıbrıs'ta iki ayrı, egemen ve tam tanınmış iki Devletin barışçıl varlığı yönünde 'bölünme için müzakere' seçeneklerini içermelidir" denildi.

Kıbrıs Sorunu'na adil ve sürdürülebilir bir anlaşma bulmak için sürdürülen 'iyi niyet misyonuna' tam destek vermekle birlikte Kıbrıslı Rumların gayri meşru 'Kıbrıs Cumhuriyeti' sıfatıyla Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığı'nı devralmaya hazırlandığı bu süreçte BM'den yeni ve cesur bir yaklaşım beklendiğine işaret edilen mektup, şöyle devam etti:

"Bizler, müzakere sürecini katı ve gerçek dışı taleplerle uzatan Kıbrıslı Rumların aynı zamanda Kıbrıslı Türkler üzerindeki tecridi ağırlaştırdığının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) ve uluslararası topluma anlatılmasının, sizin başlıca göreviniz olduğuna inanmaktayız. Kıbrıslı Rumların bu davranışının temel nedeni, müzakerelerde Kıbrıslı Türklerden daha fazla taviz almaktır. Eğer AB Dönem Başkanlığı'nın Kıbrıslı Rumlar tarafından devralınmasından önce bir anlaşmaya varılmaz ve referanduma gidilmez ise müzakere sürecinin Kıbrıslı Türklerin tecridi devam ettiği bir ortamda 'dondurulmuş' ve 'ucu açık' bırakılmasının, hiçbir hak ve hukukla bağdaşmadığına inanmaktayız"

Uluslararası toplumun, 2004 yılında Annan Planı sonrasında oluşan talihsiz durumun tekrarlanmaması için gerekli önlemleri alması gerektiği kaydedilen mektupta, "AB'nin hala Kıbrıslı Türklere verdiği sözleri yerine getirmeyerek onların yaşadığı adaletsizliklere göz yumması, Kıbrıslı Türklerin haklarının ihlal edildiğinin ve diplomasi aracılığıyla ayrımcılığa tabi tutulduğunun en acı göstergesidir" denildi.

Mektup, şöyle devam etti:

"Bizler, Kıbrıslı Türklerin mağduriyetinin sürekli bir biçimde göz ardı edilmesinin, hem Kıbrıslı Rumların 'Kıbrıs Sorunu'na çözüm bulma arzusunu azalttığına, hem de Kuzey Kıbrıs halkının uluslararası topluma olan güvenini kaybetmesine yol açtığına inanmaktayız. Bunun başlıca nedeni, Kıbrıslı Rumların çözümsüzlük ortamında dahi, uluslararası tanınmışlık, ekonomik refah, doğal kaynaklara erişim ve Avrupa Birliği ve birçok uluslararası kuruluşa tam üyelik de dahil olmak üzere, ikili ve çokuluslu ilişkiler kurabilme imkanına sahip olmasıdır. Diğer yanda, Kıbrıs Türkler ise, ya tanınmamış bir devlette yaşamaya, ya da olumsuz ekonomik koşullar sebebiyle adadan ayrılmaya zorlanmaktadır. Kıbrıslı Türklerin bu durumdaki tek tesellisi, demokratik ve egemen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin sağladığı güvenli yaşamdan başka bir şey değildir"

Mektupta ayrıca, Kıbrıs Türk halkının kırk yıllık tecridine son verilmesi ve Kuzey Kıbrıs'ın BM'nin Kuruluş Anlaşması'nda öngörüldüğü gibi tüm dünya ülkeleriyle sosyal, ekonomik ve siyasal ilişki kurması yönündeki engellerin kaldırılması için BM Güvenlik Konseyi'ne tavsiyede bulunulmasını istendi.

"PLAN B PLATFORMU"

Bu arada "Plan B Platformu" adına açıklama yapan Çetin Ramadan ise artık daha fazla ödün verilmeyip, ivedi olarak tüm ambargoların kalkmasını ve Kıbrıslı Türklere tüm haklarının önkoşulsuz iadesini istedi.

Kıbrıs müzakereleri için verdikleri desteği geri çekmeye kararlı olduklarına işaret eden Ramadan, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'a "1963 olaylarından yaklaşık 50 yıl sonra, şu anda olan süreç 1 Temmuz 2012 de doğal olarak sonuna ulaşınca, Birleşmiş Milletler adada fiili statükoyu, iki devlet ve iki millet olduğu gerçeğini tekrardan değerlendirmeli ve kabul etmelidir. BM, Birleşmiş Milletler Tüzüğü çerçevesinde geçmişte alınan kararlarını ve adadaki barışı koruma operasyonunu yeniden gözden geçirmelidir" çağrısında bulundu.

Türk heyetinin BM parametreleri içinde sunduğu köprü önerilerinin, Rum liderin ilerleme istememesinden dolayı geri teptiğine işaret eden Ramadan, 1 Temmuz 2012'ye kadar bir antlaşma sağlanamaması ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı'nı devralması halinde devam eden müzakerelerin başarısız olduğu sonucuna varmak gerektiğini kaydetti.

Ramadan, "Biz artık daha fazla ödün vermemeyi ve ivedi olarak tüm ambargoların kalkmasını ve de tüm haklarımızın önkoşulsuz olarak iadesini istiyoruz" dedi.

Çetin Ramadan, hazırladıkları alternatif planı ise şu şekilde açıkladı:

"Kıbrıs Türk halkı artık, Kıbrıs Rumlarının varoluşumuzu reddetmesine, Kıbrıs'ta eşitlik ve haklarımızı gölgelemesine izin vermeyerek, aile kurma hakkı, gelecek hakkı ve yaşam hakkı dahil tüm insan haklarını kullanma hakkına sahiptir. BM, kendi tüzüğünün self determinasyon maddesi gereği iki devletle dayalı çözüm çerçevesinde Kıbrıs Türk halkının tüm arenalarda tam bir uluslararası statü kazanmasını kolaylaştırmaya yardımcı olmalı ve teşvik etmelidir. BM, Kıbrıs Türk halkının 1963 yılında, Kıbrıslı Rumlar tarafından hükümetten zorla atılmasının ve BM'nin gayrı yasal bir şekilde Kıbrıslı Rumlara bahşettiği gücün ardından, Kıbrıs Türküne 1959/1960 antlaşmalarından doğan aynı ve benzer haklarını vermelidir. BM Genel Sekreteri eşitlik ve adil ve kalıcı barış sürecini tahrif edip engelleyen tüm önergeleri yeniden gözden geçirmesi için BM Güvenlik Konseyi'ne öneri sunmalı.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi uyarınca, Kıbrıs Türkünün eşitliğini sağlayabilmek adına önündeki, politik, ekonomik dahil tüm engelleri kaldırmalı.  BM Annan 2004 planı referandumu öncesi-ve sonrası- verilen sözlerini tutmalı ve endişe giderici söylemlerine hürmet etmelidir. BM, Kıbrıs Ortak Konseyi tarafından kabul edilen müzakere, tazminat ve teslim kararlarına göre uygulama yapılmasına olanak sağlamalıdır. BM, ithalat ve ihracat da dahil olmak üzere, doğrudan uçuş ve normal uluslararası ticaretin sağlanabilmesine ve ilk denetimlerin yapılmasına olanak sağlamalıdır. Kıbrıs Ortak Konseyi ayrıca, Kıbrıs'ın tüm insanlarının yararına olacak yasaların her iki parlamentoya önerilme ve uygulamaya geçilmesinde yetkili kılınmalıdır"

(FEZ-RU/HÖ) FOTOĞRAFLI

 
17 Nisan 2012 Salı 18:37
Okunma: 462
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)