Ana Sayfa » Kıbrıs » Yurtdışında Yaşayan Kıbrıslı Türkler Birliği "b Planı Çağrısı" İçin Destek İstedi

Yurtdışında Yaşayan Kıbrıslı Türkler Birliği "b Planı Çağrısı" İçin Destek İstedi

Hasan: "artık Yeter Diyoruz. Artık B Planının Zamanı Geldi".

 
 
Yurtdışında Yaşayan Kıbrıslı Türkler Birliği

"30 HAZİRAN'A KADAR KIBRIS MÜZAKERELERİNDE BİR SONUCA VARILAMAMASI HALİNDE, ULUSLAR ARASI İZOLASYONLARIN KALDIRILMASINI, BM'NİN KKTC'NİN VE KIBRIS TÜRK HALKININ EGEMENLİĞİNİ KAALE ALACAK YENİ BİR ZEMİNE KAYMASINI İSTİYORUZ"

Lefkoşa, 19 Mart 12 (T.A.K.): Yurtdışında Yaşayan Kıbrıslı Türkler Birliği (ATCA), halktan ve Kıbrıslı Türk sivil toplum örgütlerinden, Kıbrıs sorunu konusunda yaptığı "B Planı Çağrısı" için destek istedi.

ATCA, "Kıbrıs müzakerelerinde 30 Haziran 2012'ye kadar soruna kapsamlı bir çözüm bulunmaması halinde Kıbrıslı Türkler'in insan haklarının yürürlüğe konması ve BM tarafından Kıbrıs'ta iki eşit halk ve iki egemen devletin barışcıl varlığını göz önüne alan, mevcut müzakere çerçevesinden farklı, yeni bir yaklaşımın benimsenmesini" talep etti.

ATCA KKTC Temsilcisi Kerem Hasan,  Eski İngiliz Parlamenter ve Yerleşik İngilizlerin Temsilcisi Stephen Day ile birlikte basın toplantısı düzenledi.

HASAN

Dış Basın Birliği Lokali'nde yer alan basın toplantısında konuşan ATCA KKTC Temsilcisi Kerem Hasan, Rum Yönetimi'nin AB Dönem Başkanlığı'nı devralacağı 30 Haziran'a kadar Kıbrıs müzakerelerinde bir sonuca varılamaması halinde, uluslararası izolasyonların kaldırılmasını, BM'nin KKTC'nin ve Kıbrıs Türk halkının egemenliğini kaale alacak yeni bir zemine kaymasını istediklerini söyledi.

İki aylık çalışmanın ardından AB, BM ve diğer siyasi aktörlere "B Planı Çağrısı"nı aktaracaklarını kaydeden Hasan, "Artık yeter diyoruz. Artık B Planı'nın zamanı geldi" dedi.

Kıbrıs Türk halkının Annan Planı referandumunda "evet" diyerek elinden geleni yaptığını ve yapmaya devam ettiğini kaydeden Hasan, Kıbrıs Türk halkının çözüm istediğini ancak 30 Haziran'dan sonra Rum tarafı AB dönem başkanlığını aldığında BM'nin söylediği gibi sürecin yavaşlatılmasının kabul edilemeyeceğini söyledi.

Kıbrıs Türk halkının ucu açık müzakere sürecinden bıktığını vurgulayan Hasan, Kıbrıs Türk halkına verilen sözlerin de yerine getirilip izolasyonların da kaldırılmadığını kaydetti.

"B Plan Çağrısı" için bugüne kadar İngiltere, KKTC, ABD, Avustralya ve Holanda'dan 100'ün üzerinde derneğin destek verdiğini belirten Kerem Hasan, "BM'den randevu talebinde bulunup en kısa zamanda çağrımızı dernek isimleriyle birlikte BM temsilcilerine teslim edeceğiz" dedi.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon'a çağrı yaparak Kıbrıs Türk halkına yardım etmesini isteyen Hasan, Rum tarafının amacının Kıbrıslı Türklerden daha fazla şey koparmak, sporda bile izolasyon uygulayarak Türkleri dünyadan soyutlamak olduğunu belirtti.

DAY

Eski İngiliz Parlamenteri ve Yerleşik İngilizlerin Temsilcisi Stephen Day de konuşmasında, binden fazla üyesi olan bir komitenin temsilcisi olarak ATCA'ya destek için toplantıya katıldığını belirtti.

B Planı Çağrısı'nı İngiliz Parlamentosu'na ve İngiltere'deki kuruluşlara göndereceğini kaydeden Day, "ATCA'nın geç kalan adalet çabasını" desteklediklerini kaydetti.

Kıbrıs Türkleri'nin barış için elinden geleni yaptığını Annan Planı'nda da evet dediğini hatırlatan Day, referandum sonrası verilen sözlerin tutulmadığını ve artık değişim zamanı geldiğini ifade etti.

Kıbrıslı Rumlara herhangi bir kötü hisleri olmadığını da vurgulayan Day, birlikte yaşadıkları Kıbrıslı Türklerin de artık bu adaletsiz durumdan kurtulması gerektiği görüşünde olduklarını söyledi.

Day, 1974'den beri Kıbrıs'ta barış olduğunu ve bunu adaya Türk askerinin getirdiğini vurgulayarak, Kıbrıs Türk halkına yönelik adaletsizliğin ortadan kalkması için ATCA'nın yanında olmaya devam edeceklerini belirtti.

ATCA'NIN B PLANI ÇAĞRISI

Basın toplantısında BM'ye gönderilecek yazıyı da basın mensuplarına dağıtan ATCA yazıda özetle şöyle dedi:

"İki liderin 30 Haziran 2012 tarihine kadar kapsamlı bir anlaşmaya varmalarına olan arzumuzu ve yürütülen müzakerelerde onlara destek verme yönündeki kararlılığımızı tekrar vurgularız. Ancak, Kıbrıslı Rumlar AB Dönem Başkanlığı'nı devralana kadar olan sürede görüşmelerden bir anlaşma çıkmazsa, BM'nin iki tarafı yeniden teşvik etmek üzere bir paradigma değişimine gitmesini, bu bağlamda da tüm seçeneklerin masaya konmasını talep ederiz. Bunlar, aşağıda sıralananlarla kısıtlı olmamakla birlikte: Kıbrıslı Türkler'in üzerindeki tüm ekonomik, sosyal ve siyasi tecritlerin kaldırılması; KKTC'nin uluslararası konumunun yükseltilmesi; ve Kıbrıs'ta iki ayrı, egemen ve tam tanınmış iki Devletin barışcıl varlığı yönünde 'bölünme için müzakere' seçeneklerini içermelidir.

Bizler 'Kıbrıs Sorunu'na adil ve sürdürülebilir bir anlaşma bulmak için sürdürdüğünüz 'iyi niyet misyonu'na tam destek vermekle birlikte; Kıbrıslı Rumlar'ın gayri meşru 'Kıbrıs Cumhuriyeti' sıfatı ile Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığı'nı devralmaya hazırlandığı bu süreçte, BM'nin soruna yeni ve cesur bir yaklaşım göstermesi için yaptığımız çağrıyı tekrarlarız. Bizler, müzakere sürecini katı ve gerçek dışı taleplerle uzatan Kıbrıslı Rumlar'ın aynı zamanda Kıbrıslı Türkler üzerindeki tecridi ağırlaştırdığının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) ve uluslararası topluma anlatılmasının, sizin başlıca göreviniz olduğuna inanmaktayız. Kıbrıslı Rumlar'ın bu davranışının temel nedeni, müzakerelerde Kıbrıslı Türkler'den daha fazla taviz almaktır. Eğer AB Dönem Başkanlığı'nın Kıbrıslı Rumlar tarafından devralınmasından önce bir anlaşmaya varılmaz ve referanduma gidilmez ise, müzakere sürecinin Kıbrıslı Türkler'in tecridi devam ettiği bir ortamda 'dondurulmuş' ve 'ucu açık' bırakılmasının, hiçbir hak ve hukukla bağdaşmadığına inanmaktayız.

Uluslararası toplum, 2004 yılında Annan Planı sonrasında oluşan talihsiz durumun tekrarlanmaması için gerekli önlemleri almak zorundadır. O dönemde BM ve tüm dünya, AB'nin bölünmüş bir Kıbrıs'ı adadaki iki Halk'ın temsilcisi olarak tam üyeliğe kabul etmesini sessizce izlemekle yetinmişti....Bizler, Kıbrıslı Türkler'in mağduriyetinin sürekli bir biçimde göz ardı edilmesinin, hem Kıbrıslı Rumlar'ın 'Kıbrıs Sorunu'na çözüm bulma arzusunu azalttığına, hem de Kuzey Kıbrıs Halkı'nın uluslararası topluma olan güvenini kaybetmesine yol açtığına inanmaktayız. Bunun başlıca nedeni, Kıbrıslı Rumlar'ın çözümsüzlük ortamında dahi, uluslararası tanınmışlık, ekonomik refah, doğal kaynaklara erişim ve Avrupa Birliği ve birçok uluslararası kuruluşa tam üyelik de dahil olmak üzere, ikili ve çokuluslu ilişkiler kurabilme imkanına sahip olmasıdır. Diğer yanda, Kıbrıs Türkler ise, ya tanınmamış bir devlette yaşamaya, ya da olumsuz ekonomik koşullar sebebiyle adadan ayrılmaya zorlanmaktadır. Kıbrıslı Türkler'in bu durumdaki tek tesellisi, demokratik ve egemen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) sağladığı güvenli yaşamdan başka birşey değildir..."

(ŞEB/HA) FOTOĞRAFLI

 
19 Mart 2012 Pazartesi 14:59
Okunma: 492
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)