Kurtarıcı mı? Cezalandırıcı mı? Yoksa ne? -2-


 
 

Yazı Dizisi Bölüm 2

Kurtarıcı mı? Cezalandırıcı mı? Yoksa ne?

Yazının birinci bölümünde ülkedeki siyasetin değişimine, dönüşümüne ve içinde bulunduğu duruma kısaca bir göz atmıştık. Yine yazının birinci bölümünde Kıbrıs Türk Siyasetinin içinde bulunduğu bu durumun, olası bir genel seçimde, seçmen eğilimleri üzerinde nasıl etkiler yaratabileceği konusundaki kişisel kanaatlerimi de sizlere aktarmıştım. Şimdi dilerseniz işte bu mevcut siyasal ortamda dünyaya gelen yeni partiyi kuruluşundan başlayarak kısa kısa ele almaya çalışalım...

 

Halkın Partisi’nin anası mevcut siyasetin ta kendisi mi?

Nerden çıktı bu parti diye soranlar aslında bu partiyi kendilerinin doğurup, elleri ile büyüttüklerinin umarım farkındadırlar.  40 yılı aşkın bir süredir her geçen gün kısırlaşan, üretkensizleşen, bireyselleşen, amaçsızlaşan, yozlaşan, parti hüvviyetini yitiren, bir araya toplanmayı bir olmak zanneden geleneksel partilerin kucağına doğdu Halkın Partisi...

Sağ’ın en temel argümanı durumunda bulunan KKTC’nin bir anda Türkiye’nin arkasından çekilmesi ile birlikte sallanması, Sol’un en temel argümanı olan çözümün çözümcülerin elinde olmadığının gün yüzüne çıkması, dışardan çözüm gazeli okuyanların müzakere masasına oturduktan sonra sihirli dokunuşlarla süreç içerisinde Denktaş çizgisine oturmaları, yıllardır gündelik hayatla alakalı en küçük bir açılıma dahi imza atamayan ve sadece bu iki temele oturtulan geleneksel sağ ve solun elindeki en temel argümanları da yok etmiş oldu. Hal böyle olunca elde avuçta çok da birşey kalmadı. Elinde avucunda hiçbirşey olmadığını fark eden, gündelik en temel sorunlarının dahi 40 yıldır çözülmediğinin farkına varan ve artık gözlerini açan toplumun kızması da gayet normaldi. Öyle de oldu.

Adı Halkın Partisi oldu lakin kendi halkın partisi olur mu?

Bu duygu ve düşünceler içerisinde hareket eden toplumun bir bölümünün önceleri Toparlanıyoruz Hareketi ile ardından Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve günümüzde de Halkın Partisi ile bir çıkış noktası arayacağı gün gibi açıktı... Gidilecek köyün minareleri çok uzaklardan görülüyordu aslında...

Daha kapıları açmadan birilerine kapıları kapatmak da nerden çıktı?

Gelinen nokta meyvesini vermek üzereydi ancak, daha kurulma aşamasında gelen bazı açıklamalar, mevcut konjonktürün de etkisi ile çok kısa sürede çok daha geniş kitlelere ulaşması muhtemel bir yapının kapılarını da toplumun önemli bir bölümünü kapatmış oldu...

Kurulan bu partinin çekirdeğini oluşturan kadrolarda pek çok parlak ve umut vaad eden ismin aslıda eski siyasetin oyun kurucularının çocuklarından oluştuğu gerçeği bu kadar ortada dururken partinin bu söylemi abestle iştigaldi... Bu söylem hem partinin kendini büyütmesi, hem de rakiplerin dağılması yönünde hala ciddi bir engel olarak duruyor...

Herşeyin başı hijyen mi?

O kadar abartılı bir temizlik vurgusu yapıldı ki, biz temiz herkes pis söylemi o kadar gereksiz kullanıldı ki, yeni kurulan partinin tüm rakipleri dikkatlerini bir anda bu grupta leke bulmaya yönelttiler. Bunu sağlayan yeni partinin kendisi oldu. Siyasal partiler doğası gereği temiz olmalılar zaten, ama siyasal partiler oyunlarını düşünce, vizyon ve projeler üzerine kurmalılar. Oysa kimsenin bunlar pis diye bir iddiası yokken, daha en başından toplumun dikkatini açılımlara çekmeyi başarsalardı kimse de bir leke avına çıkmayacaktı. Rakipler tabi ki bu söylem fırsatını kaçırmadı “o zaman 49 Özersay daha bulsunlar da görelim” anti tezini hemen ortaya koydular...

Aslında bazı sitayişlerde haklılık da yok değil... Bir de şu açıdan bakmakta fayda var... Kim bu bizim temizlik derecemizi ölçecek uzman. Bu işin bir aleti mi var? Kim kime göre temiz bu ülkede... Kimin ailesinde köşesinden bucağında ordan burdan eski siyasetçi yok? Yoksa üzerinde 10 yıl geçince herkes aklanıp paklanıyor da halkın haberi mi yok?

 

Risksiz ama buna mukabil renksiz bir liste mi oldu acaba...

Aman bize bişey bulmasınlar, aman kimse bize bişey demesin noktasından yola çıkıldığı için kurucular listesi tek tip, suya sabuna dokunmayan, ayağı ömrü hayatı boyunca tökezlenmemiş, iyi yerlerde okumuş, efendi efendi insnlarla doldu. Halkın bir algısı bu...  Bu kötü bişey mi hocam? Ne münasebet tabii ki kötü bişey değil. Ancak halkın bir algısı daha var... Toplumun genel demokrafik yapısı da bu değil... Hani çiftçi, hani hayvancı, hani köylü, hani cahil, hani işçi, hani işsiz, hani tüccar, hani emekçi, hani emekli?

Tabi ki en az 10 tanesini tenzih ederek söylüyorum fikrime göre evet liste risksiz, ak pak bir liste ama liste aynı zamanda çok renkli olmayan da bir liste... Tek tip bir liste... Zaten genel anlamda kurucular listesi algısı da bu yönde oluştu...

Oysa Özersayı’ın çevresinde, benim de çok yakından tanıdığım ve bu işe yüreğini koymuş daha pek çok umut vaad eden insan, başarıdan başarıya koşan iş insanları var... Listede onlara  bu stratejik kurgulamada biraz haksızlık yapıldığı kanaatindeyim...

 

Örgütsüzlük, tek merkezli bir mantığı beraberinde getirir mi?

Parti kurulur kurulmaz örgütsel formasyonu hakkında da bilgiler geldi... Geleneksel partilerin aksine yeni partinin örgütleri, örgüt binaları olmayacak, herşey genel merkezin kontrolündeki bir ekip tarafından yürütülecekti. Bu akıllara çok farklı soruları da getiriyor... Bunun gerekçeleri neler?

Adı halkın partisi olan bir parti yoksa yerelden kopuk tek merkezci  bir anlayışla mı yönetilecekti...

-Kimilerine göre bu Özersay’ın hiç kimseye güvenmediği için ipleri kendi elinde tutması ile alakalı bir tavır.

-Kimilerine göre bu tavrın kökeninde yatan sebep zaten yola çıkılsa da kısa bir sürede geleneksel partilerin örgütsel genişliğine ulaşmanın hem çok masraflı ve hem de çok zor olacağı gerçeği...

-Bir başkasına göre temizlik vurgusundan yola çıkarak bu noktalara ulaşan yeni partinin örgütlerinin kontrolsüz şekilde büyütülmesi, örgütlere tırnak içinde söylüyorum “istenmeyen adamların” sızmasını sağlayabilir.

-Yine bir başka ve yaygın görüşe göre ise aslında örgütler ve örgütleri kontrol eden bireylerin bu makamları aşırı sahiplenmesi ve partiyi kendilerinin zannetmesi zaten partilerin son dönemlerde büyümelerinin önündeki en büyük engel.

Gerekçesi ne olursa olsun. Seçim yasalarımza göre bizde siyasal partiler örgütlenmelerini ve ilçe kongrelerini yapmazlarsa seçime dahi giremiyorlar. Dolayısı ile her ne kadar örgütümüz olmayacak denilse de bu yasal da bir zorunluluk aslında. Dolayısı ile ilerleyen günlerde örgütsel çalışmaların başlaması kaçınılmaz olarak görünüyor... Bu belki bilindik bir şekilde olmayabilir anca bu bir şekilde yapılacaktır diye düşünüyorum...

 

2/3'ün sonu....

Yarın;  Kimin bu parti... Bu kez babalarını elinden tutup sürükleyen çocuklar kimler... CHP’nin yıllarca yaşadığı aydınların partisi sıkıntısını bu parti de yaşar mı? Sokağa göre Halkın Partisi mi Özersay’ın partisi mi? Bu parti Özersay’sız da yaşayabilir mi? Parrtinin geleceği tek kişinin omuzlarına mı inşaa ediliyor? Yeni nesil siyasette ön plana çıkan partinin önüne geçen liderlik anlayışında bir sıkıntı var mı? Bu parti parlamenter sitemin partisi mi? Yoksa bu parti bir başkanlık sistemi partisi mi? Bu işin sonu nereye varır... Tek başına iktidar mümkün mü?

 

 
 
8 Ocak 2016 Cuma 11:09
Okunma: 5995
 

(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
2017 yılı içerisinde bir erken seçim olmalı mı?
Evet
Hayır
Krarasızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)
 
Devlet Piyangosu