"İki egemen eşit devlet siyasetinden geri adım atmayacağız"

 Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cenevre’deki son Kıbrıs görüşmelerinin dönüm noktası olduğuna işaret ederek, “Yan yana yaşayan iki ayrı egemen eşit devlet siyasetinden geri adım atmamız söz konusu değildir” dedi. 

23 Eylül 2021 Perşembe 14:28
"İki egemen eşit devlet siyasetinden geri adım atmayacağız"


New York’ta temaslarda bulunan Tatar, Haber Global canlı yayınına katılarak gündem ve Kıbrıs sorununa ilişkin açıklamalarda bulundu. 
Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, BM Genel Kurulu’nda Kıbrıs Türk halkının lideri olarak konuşma yapması gerektiğini, bu hakkın sadece Rum lider Nikos Anastasiadis’e verilmesinin yanlı olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’ta iki halkın var olduğuna dikkat çekerek, yaşanan bu durumun adaletsizlik olduğunun altını çizdi.
Kıbrıs konusunun tarihsel gerçekleriyle ilgili birçok yabancı siyasinin bilgi sahibi olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, Rumların hukuka aykırı bir şekilde AB’ye üye olarak kabul edildiğini anımsatarak, yaşanan bu tür hukuk dışı ve adaletsiz durumundan bihaber olunduğunu belirtti.
Rum tarafının tek taraflı AB üyesi yapılmasıyla birlikte Doğu Akdeniz’de Türk-Yunan dengesiyle oynandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, yaşanan bu gelişmeyle terazinin Rum tarafının lehine döndürüldüğünü söyledi.
Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş antlaşmasıyla bölgedeki Türk-Yunan dengesinin gözetildiğini ifade ederek dönemin Türkiye Başbakanı Adnan Menderes, Türkiye Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve o dönemki toplum lideri Dr. Fazıl Küçük’ü rahmetle andıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün çok büyük bedeller ödediğini söyleyerek, Türkiye’nin garantörlüğünden asla vazgeçilemeyeceğini, olası bir antlaşmanın ancak egemen eşit iki devletin iş birliğine dayalı olabileceğinin altını çizdi.
“YAN YANA YAŞAYAN İKİ AYRI EGEMEN EŞİT DEVLET SİYASETİNDEN GERİ ADIM ATMAMIZ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR”
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin silah zoruyla Rum devletine dönüştürüldüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, adada 60 yıldır 2 devlet bulunduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Tatar, Rumların, Kıbrıs Türklerini eşit görmediğini ve gösterilen esnekliklere rağmen tüm önerileri reddettiklerini vurgulayarak, Rum tarafının Kıbrıs’ı bir Helen adası yapma anlayışından vazgeçmediğini belirtti.
Kıbrıs’ın eski Kıbrıs olmadığını, Doğu Akdeniz’in eski Doğu Akdeniz olmadığını ve konjonktürün değiştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, “Artık bu oyunun kurallarını değiştirme zamanı gelmişti. Biz bu oyunun kurallarını değiştirdik” dedi. 
Cenevre’deki son Kıbrıs görüşmelerinin dönüm noktası olduğunu ve tarih yazıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Artık yan yana yaşayan iki ayrı egemen eşit devlet siyasetinden geri adım atmamız söz konusu değildir” şeklinde devam etti.
Türkiye Cumhuriyeti’nin tam desteğiyle ortaya konan yeni iradenin Kıbrıs Türk halkının geleceği için önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliğiyle Doğu Akdeniz politikası bağlamında da Kıbrıs konusunda ortaya konan yeni siyasetin önemine dikkat çekti. 
“BİZ BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİNDE EGEMENLİK HAKLARIMIZI SIFIRLAYACAK, DURUŞUMUZA ZARAR VERECEK HİÇBİR ADIMI ATMAYIZ”
Cumhurbaşkanı Tatar, Rum tarafının ortaya koyacağı yeni önerilere ilişkin soruyu yanıtında, “Rum tarafı uluslararası camianın aklını karıştırmaya çalışıyor. Asla kabul edilecek bir tarafı yok. Biz KKTC’yi ezdirmeyiz. Biz bağımsızlık mücadelesinde egemenlik haklarımızı sıfırlayacak, duruşumuza zarar verecek hiçbir adımı atmayız. Oynanan oyun, KKTC yetkisini Birleşmiş Milletler’e devretmektir ve bu şekilde Ercan Havalimanı’ndan direkt uçuşlar olsun. Böyle bir şeyi kabul etmemiz mümkün değildir. Kıbrıs meselesinin özündeki mücadelemiz eşit egemenlik meselesidir. Rum tarafı ne kadar egemense, biz de o kadar egemeniz” dedi. 
Bugüne dek verilen mücadele, özveri ve ödenen bedeller sonrasında KKTC’nin artık kökleştiğini, kendi devletimizin yeni politikasının Türkiye Cumhuriyeti tarafından tam destek görmesinin önemli bir kazanım olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, gelecekte de bu siyasetin başarılı bir şekilde kendisini göstereceğine inanç belirtti. 
Cumhurbaşkanı Tatar, “Kıbrıs’ın gerçeklerine baktıklarında, dünya da artık 1960’a geri dönmenin, bir federasyon veya ortaklığın bu konjontürde mümkün olmayacağını görüyorlar” dedi.  
“FEDERASYON GÖRÜŞMELERİ İÇİN ATANACAK TEMSİLCİYE KARŞI OLDUĞUMUZU SÖYLEDİK”
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yapacağı görüşmeden beklentilerinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Ersin Tatar şunları kaydetti: 
“BM Genel Sekreteri’nin görevi; yapılacak olan görüşmelerde arayı bulabilir mi, ortak zemin var mı yok mu bunu sağlamaktır. Cenevre’de bunu söylemiştik. O gün ortak zemin yoktu. Bugün de olmadığı görülmektedir. Kendisi de bunu kabul ediyor. Genel sekreter tekrar temsilci atayacak, bu atama konusunda da bizim çeşitli görüşlerimiz olmuştur. Kişisel olarak atayabilir ama iki toplumlu federasyon görüşmeleri için atayacağı özel temsilciye karşı olduğumuzu söyledik. Ancak kişisel olarak atayabilir. Genel sekreterin, 1960’larda gündeme gelen iki toplumlu federal parametrelerini içeren o düşüncesinden kurtulması lazım. Ortak zemin yoktur. Artık Kıbrıs’ta yeni bir siyaset vardır. Bu yeni siyaset de egemenlik temeline dayalı iki devletliliği içeren bir pozisyondur; Türk tarafının pozisyonu budur. Türkiye Cumhuriyeti’nin de siyaseti bunu destekliyor. Bu pozisyondan geri atmamız söz konusu değildir. Anastasiadis’in söylediği kendisini bağlar ama Kıbrıs’ta bir anlaşma olabilmesi için iki tarafın da onay vermesi lazım. Bizim onay vereceğimiz anlaşma, anlattığım gibidir. Benim geri adım atmak gibi bir düşüncem yoktur. Ben Kıbrıs Türk halkı adına orada konuşacağım. Bu ortak bir davadır. Her zaman Anavatan, Kıbrıs Türkü’nün yanında olmuştur. Anavatan’ın tam desteğiyle değerlendirdiğimiz bu siyasette Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkürü bir borç bilirim.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.