Flaş Haber
Kapat

“Türk tarafı çözümü zorlayan bir tavır içerisine girmeyecek”

CTP Milletvekili Özdil Nami, "Türk tarafı, çözümü zorlayan bir tavır içerisine girmeyecektir. Rum tarafı da statükodan zaten memnun, onlar da böyle bir çaba içerisine girmeyecektir. Böylece statüko devam edecek" açıklamasında bulundu.

30 Mart 2021 Salı 08:43
“Türk tarafı çözümü zorlayan bir tavır içerisine girmeyecek”

CTP Milletvekili Özdil Nami BRT’de 14. Saat programına katılarak siyasi gündemle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

İşte CTP Milletvekili Nami’nin söylediklerinden öne çıkan başlıklar…

“UMARIM ÖNÜMÜZDEKİ 5 YIL BÖYLE GEÇMEZ”

“Cumhurbaşkanlığı makamı ülkenin birlik ve beraberliğini temsil eden bir makamdır. Onun ağırlığını, hak ettiği ağırlığı vererek cumhurbaşkanının davranmasını bekliyoruz. Umarım önümüzdeki 5 yıl böyle geçmez."

“TIRMANDIRMA POLİTİKASINA NEDEN İHTİYAÇ DUYUYOR?

“Sayın Tatar federasyon ile ilgili gerginlik politikasını da artırıyor. Ve federal çözüm tezini desteklemenin işte bizi Rum’a tahakküm etme, onun altına sokma ile eşdeğer bir görüş olduğunu ifade ediyor. Ve tam bu şekili söylemese bile olayı neredeyse hainliğe kadar götürmeye çalışıyor. Öyle bir tırmandırma politikası var. Neden buna ihtiyaç duyuyor? Anlamak mümkün değil. Daha yeni seçildi, önünde uzun bir dönem var. Neden ülkeyi bu şekilde germeye çalısıyor? Neticede tamam küçük bir farkla seçildi. Demek ki ülkenin yüzde 50’sine yakın bir bölümü federal çözüm yönünde son cumhurbaşkanlığı seçiminde oy kullandı. Diğer taraftan yapılan bütün anketler aslında fiiliyatta federal çözüme evet demeye hazır yüzde 50’den çok daha yüksek oranda bir seçmen kitlesi olduğunu da gösteriyor. Demek ki cumhurbaşkanlığı seçiminde mesele sadece Kıbrıs konusu değildi. Türkiye ile ilişkiler ve başka konulardı. Tüm buna saygı göstermeyerek yine o görüşte olan insanları böyle ayrıştırması, ötekileştirmesi ve böyle bir cumhurbaşkanından beklenmeyecek şekilde saldırı altına almaya çalışması kabulleneceğimiz şeyler değil. Bu ülkenin öyle bir hale dönmesine izin vermeyeceğiz."

“BELKİ GÜNDEM OLMAYA ÇALIŞIYOR”

“Ülke zor bir dönemden geçiyor. Sinirler gergin, geçim derdi ile cebelleşiliyor. Böyle bir ortamda birbirimize daha sıkı sarılmamız gerekirken, böyle suni tartışmalar olmaması gerekir….Toplumu germek, kamplaştırmak bir cumhurbaşkanından beklenen birşey değil. Biz bunun da aleti olmak istemiyoruz. Belki Cumhurbaşkanı kendi gündem olmak için çünkü farkındaysanız pek yaptığı birşey yok. İşte kelebeklerin, çiçeklerin resimlerini çekerek twitter’ten paylaşıyor. Toros dağlarını gördüm diyor v.s. Onu bunu yapıyor. Belki bunun verdiği bir ruh hali ile gündem olmaya çalışıyor.Birşey yapıyorum havası yaratmaya ama birşey yapmadığını da zaten herkes biliyor. Şuanda kendi kendini hapsettiği çerçeve bu. Dünyada kendisini dinleyen biri yok.

Görüşlerinin sahiplendiği bir ortam yok. Bırakın dünyayı bize en yakın olarak gördüğümüz ülkelerin bile itibar ettiği bir politikası bile yok. Hiç kimseyle bir temas sağlayamadı. Bir telefonla ulaşamadı. Ne kendi ne ekibi bir davet alamadı. Dolayısıyla Kıbrıs Türk halkını öyle 2000 öncesi içinde olduğu tecrite sürüklüyor. Tabi bu nereye kadar? İşte bunun verdiği bir cıvınma var. Bunu anlıyoruz ama bu kendi politikasının neticesi. Bunun faturasını halka gerginlik olarak çıkarması dediğim gibi bir cumhurbaşkanlığına yakışmıyor. Cumhurbaşkanlığının bir ağırlığı var. Oraya giderken mizacla gidebilirsiniz ama o makama oturduktan sonra bütün ülkeyi kucaklamanız lazım. Bütün görüşleri kucaklamanız lazım. Siyasi partiler arasında gerginliğe doğru bir gidiş varsa onu da durdurmak sizin göreviniz. Meclis’e gelecek anladığımız kadarı ile bütün bunları orada kendisine doğrudan söyleme imkanı bulacağız diye düşünüyorum."

“CTP’NİN KİMSEDEN CESARET DERSİ ALACAK BİR HALİ YOK”

Nami, TKP Genel Başkanı Çakıcı’nın CTP’ye yönelik sert sözleri ile ilgili soruya da şu yanıtı verdi.

“Birlik olalım, ortaklaşa bu mücadeleyi verelim” derken samimi iseniz bu çağrıyı yaptığınız insanlara böyle sıfatlarla hitap etmezsiniz. CTP’nin kimseden cesaret dersi alacak bir hali yok. Bizim bugünlere gelmek için verdiğimiz mücadeleyi en iyi toplum bilir. Bunu da ben birazcık aslında sayın cumhurbaşkanının gündem olma çabalarının diğer uçtaki yansıması olarak görüyorum. Bu şekilde olmaz. Evet, çok ciddi bir dönemden geçiyoruz. Bahsettiğim ekonomik ve sağlıkla ilgili krizler bir yana işte geleceğimiz ne olacak? Acaba Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’la ilgili düşünceleri nedir? Kimliğimizi muhafaza edebilecek miyiz? Çocuklarımıza nasıl bir miras bırakacağız? Bunlarla da ilgili ciddi endişelerimiz olan bir süreçten geçiyoruz. O zaman benzer görüşte olduğunu iddia eden arkadaşların kullandıkları lisanda daha yapıcı olmaları özlenir. Bu konuda da CTP yine akıl yolunda, sakin ve toparlayıcı bir uslüple gitmeyi bugüne kadar tercih etti. Bizi bundan söküp başka uç noktalara çekmek isteyenler olduğunu da biliyoruz. Biz böyle bir noktaya sürüklenmeyeceğiz. Biz kendi bildiğimiz doğruları halka anlatacağız. Ve o temelde halkın desteğini isteyeceğiz.Neticede takdir de halkın olacak”.

“MEVCUT KURGUDAN MESUTLAR”

“Benim anladığım, gördüğüm, hissettiğim bu kurgunun bizi mutlaka federal bir çözüme götüreceğini bildikleri için Türk tarafı bunu masaya getirmek istemiyor. Görevde olan sayın Tatar ve ekibi Kıbrıs’ta bir federasyon olmasından korkuyorlar, istemiyorlar, arzu etmiyorlar….. Korktukları Rumların bizi tahakküm altına alması değil.Federal bir çözümü istemiyorlar. Yani federal bir çözüm olursa burası AB normlarında, dünya standartlarında bir ülke olacak.Ve burada kurulu bazı çıkar ilişkileri ortadan kalkacak, daha şeffaf hesap verilebilir böyle bir vizyon kendilerine ters geliyor. Çünkü mevcut kurgudan mutlu ve mesutlar. Hayatlarını bu şekilde devam ettirmek istiyorlar. Türkiye’de de bir seçim atmosferi orada da başladı. Türk kamuoyunun Kıbrıs’la ilgili görüşleri belli. Burada bir çözüm olursa oradaki hassasiyetler seçimde kimin nasıl işine yarar o hesaplara girmek istemiyorlar”.

“TÜRK TARAFI ÇÖZÜMÜ ZORLAYAN BİR TAVIR İÇERİSİNE GİRMEYECEK”

“Eğer biz Kıbrıslı Türkler olarak Sayın Cumhurbaşkanı bir şey yapmaz ise Türkiye’deki seçimlerden önce Kıbrıs’ta öyle önemli bir gelişimin olmasını mümkün görmüyorum. Türk tarafı kartlarını çok gögüsüne kapalı tutacaktır. Çözümü zorlayan eskiden olduğu gibi bir tavır içerisine girmeyecektir. Biz zorlamadığımız için Rum tarafı da statükodan zaten memnun. Onlar da böyle bir çaba içerisine girmeyecektir. Ve statüko devam edecek… Bizim şu anda göremediğimiz bir nedenden dolayı Türkiye’de hava değişirse sayın Tatar ona göre hareket etmeyi gayet hızlı bir şekilde başaracaktır. Ondan şüphem yok."

“ÇAVUŞOĞLU İLE DOSTLUK İLİŞKİMİZ BAKİ”

“Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ile dostluk ilişkilerimiz baki. Kendisi ile uzun zamandır doğrudan bir görüşmem olmadı. Ama Dışişleri Bakanlığının bazı yetkilileri ile diyaloğlarım devam ediyor. Görüş alış verişinde bulunuyoruz”.

“KRALDAN FAZLA KRALCI YARANMA ÇABASI İÇERİSİNDE”

“Şöyle bir kısır döngü başladı. Halk arasında pire ısırdı çık yukarı derler. Öyle birşey var. Yani Türkiye bir söylüyorsa burada başta cumhurbaşkanlığı olmak üzere diğer taraftan hükümet yetkilileri de o bir söylerse biz üç söyleyelim şeklinde. Örneğin Türkiye ilk başta ne demişti. Biz her türlü çözüm modelinin masaya gelmesini istiyoruz. Bizimkiler ise biz sadece devlet konuşmak istiyoruz dediler. Yani birazda kraldan fazla kralcı yaranma çabası içerisinde. Bunun ne Türkiye’ye ne de bize yararı var. Bunu görebilmemiz lazım”.

“TAÇOY’A SORUN KENDİSİ ANLATSIN”

“Çok derinden üzülüyorum. Kıbrıs konusunda verdiğimiz mücadeleler. Bunların birçok safasında şuanda karşı tarafta olan arkadaşlarla da mücadele verdik. Onların içerisinde de bunların nasıl verildiğini bilinler var. Mesela sayın Hasan Taçoy’a Avrupa Parlamentosunda ne mücadeleler verdiğimizi sorun kendisi anlatsın. Bunların ne kadar zor mücadeleler olduğunu. Avrupa Konseyi’nde yaşadıklarımızı oraya giden bizimle UBP’li vekilleri çağırın anlatsınlar. Bir oda için hak kazandığımızda, genel kurulda bir koltuk için hak kazandığımızda, Mali Yardım Tüzüğünün Rum engeline rağmen geçmesini sağladığımız, Yeşil Hat Tüzüğü’nün Rumların engellemelerine rağmen geçmesini sağladığımızı ve nasıl hissettiğimizi . Lokmacı Barikatı’nın herhangi bir tezimize zarar vermeden açılmasını sağladığımızı ve Rumların lobi gücü göz önünde tutulduğunda bunlar kolay şeyler değil. Bir avuç insan manevi güçle bunlar için seve seve mücadele verdi”.

“BÜTÜN SORULARA CEVAP: HAYIR”

“Peki şimdi yeni politika ile ne sağlanacak? Avrupa Konseyinde ek haklar mı elde edeceğiz? Yoksa Avrupa Birliği’nden Kıbrıs Türk toplumuna yönelik daha büyük yardımlar gelmesini mi sağlayacağız? Rum’un üzerinde baskı oluşmasını mı sağlayacağız? Deniz yetki alanları ile ilgili Türk tezlerine dünyanın yaklaşmasını, gelmesini mi sağlayacağız? Bütün bu sorulara cevap hayır olacak. Bu ülkeye bunu neden yapıyorlar? Ama bu şahıslara oy verenlerin de kendi kendilerine sormaları lazım. Ne yaptık biz? Çocuklarımızın nasıl bir geleceğe doğru yelken açılmasına vesile olduk? Bize ne faydası olacak? Bunun da herkes tarafından sorulması gerektiğini düşünüyorum."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.